İçeriğe geç

Amber Kokusu 1977

Bölüm 16 · 6 dk okuma

Amber Kokusu 1977

Bölüm 16

16.

Ceylan'dan " Kumaş olarak yeşil olanı uygundur masa için." Dediğimde karşımdaki Orhan bey kafasını sallayıp paketlemişti kumaşı.. parasını verip dükkandan çıktığımda kapımı açan Bahri beye elimdekilerini verip arka koltuğa yerleştim annem çarşıya inip bir şeyler aldığımı duyarsa beni parçalardı bunları artık diğer eve bırakacaktım.. sevgili ailem zor bir zamandan geçtiklerinden herkesi yas tutmalarını bekliyordu.. gerçi yas olayı sadece abimde vardı ama neyse.. " Nereye gidelim hanımın." " Sen beni çayırlık yola bırak ben arkadaşımın evine giderim." Araba çalıştığında arkama yaslayıp çantamın ağzını açtım umarım anahtarı evde unutmamışımdır.. neyseki yanımdaydı gözlerim yolu izlerken arabanın durması ile aşşağıya inip poşetleri elime aldım. " Sen gidebilirsin Bahri bey ben kendim gelirim." Kafasını olumlu anlamda salladığında yavaşça ilerledim topuklular ile kumluk alanda yürümek zor olsada evin önüne gelmiştim.. burası iki katlı büyük bir evdi.. tam hayalimdeki gibi.. içeri geçip anahtarı kapının deliğine geçirdiğimde bir kaç defa çevirdim kapı açılırken burnuma o hoşlandığım koku dolmuştu.. seviyordum burada olmayı.. İçeri geçip kapıyı kapattığımda ayakkabılarımı çıkarıp çıplak ayak ile ilerledim.. poşetleri yukarı kata odama bırakırken yemek için mutfağa ilerledim.. birazdan gelirdi elimi hızlı tutup halletmeliydim işimi. Tava çıkarıp pilavımı yaparken diğer taraftan etleri kızartıp salata için sebzeleri doğruyordum iki ayağım bir papuca girmişti ama yetiştirmiştim sonunda.. masayı süslediğimde mumları yerleştirip peçetelikleri düzelttim.. Ben Ceylan Akkaya.. Akkayaların şanslı kızı ve insanlar tarafına şımarık bilinen kızıydım. Altın kaşıkta doğup masal gibi bir hayata sahiptim ama her masalın içinde istenmeyen şeyler vardı işte o istenmeyen şeyde sevdiğim adamdı annem ve abim tarafından yıllarca ayrı kaldığımız yetmezmiş gibi üstüne Uluborludan sürgün edilen adama aşıktım.. Abim sadece aşkın kendisinde olduğunu sanardı sadece Narine olan aşkı için izin verirdi herşeye.. neyse kötü düşünmeyeceğim.. Yukarı kata çıkıp üzerime mavi etek ve beyaz gömleğimi giydiğimde kahverengi ve sarı arasındaki saçlarımı açıp bırakıp biraz parfüm sıktım.. bunca şeyi insanlardan annemden abimden saklamak bana zor gelsede mesut olmak için yapıyordum.. annem tüm herşeyi abimin mesut olması için yapıyordu diğer yanda olan beni fark etmiyor bile.. oysaki izin verseler şu an öyle güzel bir evliliğim olacakki anlatılmaz. Gerçi onlar bilmeseler bile biz dini nikah kıymıştık yani benim bir kocam vardı beni oradan çekip koparacak. Ama herşeyin yolunda olmasını istiyorum çünkü bir kaç yıl önce neneme annemin rızası ile bir evlilik gerçekleştireceğimi söyledim ama sözümde duramamıştım çünkü Ferman helali olmayan bir kadınla ömrünü geçirmek istemiyordu bunu başta önemsemedim ama sonra benim içinde önemli bir hâl almıştı bunun yanında ona olan güvenim artmıştı.. benimle param olduğu için değilde gerçekten sevdiği için yanımda olduğunu bilmek yüreğimi ferahlatıyordu.. merdivenlerden aşağıya indiğimde kapı sesini duymuştum annemin evinde çalışanlar oradan oraya koştururken elimi bir şeye deydirmezdim ama evimde ayrıydım her şey ile ben ilgilenirdim bunu yapmak bana iyi geliyordu ama iki yıl önceki Ceylan bunu yapmazdı zaman benide hayatımıda değiştirdi.. Kalbim hızla atarken aynadan son kez kontrol ettim kendimi kapıyı yavaşça açarken gözlerim önüne gelen gölge ile derince yutkundum.. hayır ya bu olamazdı. " Senin ne işin var burda Ceylan!.." annemin sert sesi ile bir kaç adım geriye gittim. Nasıl bulmuştu burayı kaşlarım çatılırken hızla kolumdan tutup duvara yaslarken salona geçip etrafı kontrol ediyordu.. kim söyledi ona burada olduğumu umarım Ferman gelmezdi yoksa annem ve aramda sonsuz bir soğukluk olacaktı.. " Kimle buradaydın sen kiminle yemek yiyeceksin abin bu haldeyken!." Derin bir nefes alıp yanına yaklaştım annem Mükerrem Akkaya oğlundan başka hiç bir şey düşünmeyen iffetli kadın onun gibi olmayı öylesine isterdim ki güçlü güvenilir olmayı isterdim onun annem olduğu için seviniyorum bazen şükür ediyorum evet ama keşke biraz beni görebilseydi biraz bile ilgisini bana verseydi ondan hiç bir şey saklamayıp kanatları altına sığınırdım.. " Bir arkadaşım sadece anne ." Sakin tuttuğum sesim ile korkuyordum Ferman ile aramızdan olanlardan değil neneme verdiğim sözü çiğnemekten korkuyordum ve bunun yanında annemi kaybetmekten o görmesede ben onu seviyordum.. " Seninle hususi şekilde hangi arkadaşın görüşüyor üstüne ev tutuyor." Verecek bir cevabım yoktu ne diyeceğim desem bile bana inanır mı.. gözlerimin dolmamasına dikkat ederek yanına ilerledim.. dedim ya onun karar güçlü görünmek istiyorum ben aslında o kadar güçsüz bir kızım ki her konuda her olayda saatlerce ağlarım şimdiki gibi. Elim ayağım titriyordu bunu isteyerek yapmıyordum .. annemin yanına yaklaştığımda ellerimi ona uzattım tutması için çünkü ona ihtiyacım vardı.. " Anne.. ben ben söylemekten korkuyorum.." küçükken cezalandırdığında korkardım şimdiki gibi beni odaya kitleyip gittiğinde ondan nefret ettiğimi söylerdim içimden ama sonra anne diye ağlardım beni o odaya kitleyen o değilmiş gibi yardım isterdim ondan.. " Sakın Ceylan sözümü çiğnediğini söyleme sakın!" Büyük hanımın merhameti bir bana bir de Narine yok galiba onu istemediği bir adam ile evlendirdiler benide sevdiğim adama veremediler sorduğumda ise koca bir hiç dediler neden ya neden babamı mı öldürdü canınızımı yaktı düşmanımızmı anlamıyorum.. Göğsüm hızla inip kalkarken ayakta durmaya çalıştım.. benden cevap bekliyordu ne söyleyeceğim bilmiyorum yalan söylemekte istemiyorum o yüzden açıkladım zaten bir gün ortaya çıkacaktı ben ona söyleyemezdim bekli ama o gene beni bu sekilde bir gün yakalardı.. "Abimin mesut olması için ne olduğunu bilmediğin evli bir kadın getirdin ona, neden sırf mesut olsun diye o kadın kaçtı ama sen kimseye tek kelime etmeyip o kadını getirip tekrar abimin odasına yerleştireceksin... Benim mesut olmam için başkasıyla evli olan bir insana ihtiyacım yok anne.. ben.. ben fermanı seviyorum biz onunla burada-." Yanağıma deyen parmakları canımı yakmıştı dengemi kaybetip düşerken derince yutkundum.. yalan değildi ki söylediklerim. Hayatımda bir adamı sevdim mesut olmak istiyorum başka bir şey istemiyorum.. " Sana o adamla görüşmeyeceksin demedim mi.. birde ev tutup... Allah'ım sen yardım et bana. Bak kızım Ceylan'ım annecim hayır o adamla mesut olamazsın. " Dudağımdaki kanın tadını aldığımda aktı yaşlarım ona doğru dönerken ne akan yaşımı nede akan kanımı önemsedim. " Neden anne neden..Ferman kötü biri değil ki sırf bizim kadar güçlü olmadığı için mi böyle yapıyorsun. " Yavaşça ayağa kalktığımda tekrar düşmemek için yanımdaki dolaba tutundum. Ondan bir cevap bekliyordum yere düşen çantasını aldığında gözlerime baktı bu bakış canımı acıttı.. öfke vardı.. nefret vardı..ama en son gözlerinde acıma duygusunu hissettim.. Bir şey demeden yanımdan geçip giderken arkasından son kez konuştum bile bile.. " Babam ile mesut olmadığın için benimde mesut olmayacağımı düşünüyorsun öyle değil mi anne." Sırtı dönüktü bir kaç saniye öylece durdu babam ona değer verirdi evet ama elalemin önünde çalışanların önünde onlar odasına çekilince iki ayrı insan oluyorlardı.. bunu her ne kadar bize yansıt masalarda ben fark ediyordum abime rağmen.. " Babanla mesut olmamamızın en büyük nedeni sendin Ceylan." Duyduğum cümle ile yerdeki bakışlarım onu buldu.. ne demek en büyük nedeni bendim.. " Nasıl yani." Dediğimde burnundan güldüğünü duydum hayla yüzüme bakmıyordu.. yavaşça ilerlerken hızla ayakkabılarımı giyip arkasından ilerledim arabanın önünde kolundan tutup kendime çevirdiğimde tekrar sordum sorumu bana cevap vermek zorundaydı.. " Ne demek istiyorsun anne." Gözleri dolmuştu..inatla arabanın kapısını açıp bindiğinde izin vermedim. Anlamıyorum hiç bir şeyi.. " Ya bir şey söylesene anne! Kapıyı aç anne!" Cama elimle vurduğumda yüzünü çevirip bakmamıştı bile.. araba çalıştığında kapıyı açmaya çalıştım ama olmuyordu.. o arabanın içinde ağlıyordu annem yıllar sonra yaş akıtıyordu ve benim yüzümdendi... Bir kaç dakika olanları anlamaya çalıştım.. Ferman neredeydi neden gelmemişti.. annem nasıl bizi buldu yoksa Ferman ile mi konuşmuştu. İyide annem onunla konuşsa bile o gelirdi ki.. gelmemesinin bir nedeni vardı peki ya annemin söylediği şey neydi.. eve girip telefonun başına geldiğimde numaraları çevirdim telefonu kulağımın önüne getirdiğimde sakince beklemeye çalıştım aç hadi aç.. sertçe telefonunu yerine koyarken çantamı alıp evdden çıktım anahtarı çantama yerleştirdiğimde.. çayırlık yola kadar yürüdüm.. Bu buradan en zor ayrılışımdı.. ilk kez yürüyerek gideceğim için korkuyordum.. etrafımı kontrol ede ede ilerlediğimde yola çıkıp gelen arabalara elimi kaldırdım.. hiç biri durmuyordu..ne olacaktı bilmiyorum ama ben hayatımdaki gizli olan hiç bir şey istemiyordum artık... ***** Merhabaa Bu bölüme Ceylanı ekledim başta şımarık bir kız gibi görünüyordu yani öyle yansıtmak istedim umarım olmuşturr daha sonra Ceylan'ın hayatına yavaşçatan geleceğiz gerçi şu an girmiş bulunmaktayız ama neyse😀 Oy ve yorumunu bekliyorum canımm❤️

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

17. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

1 yorum