Gözlerime deyen keskin ışık ile yavaşça yan tarafa dönüp sırtımı ışığa döndüm. Bedenimdeki dün geceden kalma büyük sızı yoktu daha iyiydim.. kahvelerim yavaşça aralanırken yavaşça doğrulup sırtımı yatağın başlığına dayadım.. kaldığım odasa kimse yoktu dün gece buraya geldiğimizde uyumuştum. Bir kaç dakika gözlerimi kapatıp kendime gelmeye çalıştım o evden kaçmıştım evet bu bugünün en güzel haberiydi ve geriye kalan tek şey kimseye görünmeden Boranın yanına kaçmaktı.. Ayaklarımı yataktan sarkıtıp yere bastığımda canım yanmıştı, dün yürümekten ayaklarım ağrıyordu bu hissi ikinci defa tatmak berbattı.. Odadan bir yere çıkamazdım ya evde birileri varsa beni görmelerini istemiyorum. O yüzden beklemek en iyisi.. Bir kaç dakika beklemeye çalıştım, keşke abim burada olsaydı, neredeydi şimdi evemi döndü acaba?. Karşımdaki ahşap kapı çaldığında derince yutkunup dudaklarımı araladım. " Gel." Kısık sesimi duydumu bilmiyorum ama içeri giren Zeynep'ti elindeki tepsiyi masanın üzerine bırakıp kapıyı yavaşça kapadı. " Günaydın Narin sana kahvaltı getirdim." Gülümsediğinde aynı şekilde bende tebessüm etmeye çalıştım.. " Teşekkür ederim.. şey abim gittimi?." Dediğimde yavaşça kafasını olumlu anlamda salladığında tepsiyle birlikte yatakta yan tarafıma oturup tepsiyi ortaya yerleştirdi. Açmıydım bilmiyorum ama getirdiği portakal suyundan içebilirdim. " Hüseyin yani abin seni nasıl buldu." Hüseyin mi? Abimle aralarında bir iki yaş vardı ona abi demesi gerekiyordu ama sanırım ikiside düşmüş bir yangına aslında bunu o kara gün olan eve dönüş günümde anlamıştım ama hiç üstünde durmadım zaten o günden sonra hiç görmedim onları. " Yolda karşılaştık sonrada buraya geldik öyle, peki seninle abimin arasında ne var?." Bunu direkt sormama şaşırmıştı yanakları kızarırken gülümsedim. " Bir şey yok ki.. olmadı yani." Ardı ardına kurduğu cümlelerden anladım saklıyorlardı ikisine bir şey diyemezdim Zeynep'i fazla tanımam sadece Asya'nın arkadaşı olarak biliyorum. Ama her karşılaştığımızda sıcak kanlı lığını hissederdim.. gözlerini kaçırdığında bir kaç lokma almaya çalıştım.. " Herkes senin kendi isteğin ile Esat Bey'le evlendiğini sanıyor aslında düne kadar bende öyle sanardım ama dün akşam abinin anlattıklarından sonra ne kadar yanlış düşündüğümü anladım." Duyduklarım ile burnumdan güldüm, evet herkes böyle düşünüyordu ve bunu nasıl değiştiririm bilmiyorum. Sesizce portakal suyundan yudumlar alırken sesini duymuştum.. " Çok konuşmak gibi olmasın ama şimdi ne yapacaksın gidecek misin buradan, bence gitme sonuçta hamilesin her şey senin için daha zorlaşır burada kal burası bizim eski evimiz kimse bulamaz seni burada." Şimdi tek isteğim Bora ile konuşmak'tı buradada kalmazdım bir esaretten kaçıp diğerinemi girecektim..derin bir iç çektiğimde elimdeki bardağı tepsiye bıraktım. " Bilmiyorum Bora ile konuştuktan sonra bakacağım ne yapacağıma ama bunun için Ankara'ya gitmem gerek." Gözlerimi gözlerine çıkardığımda kaşları çatılmıştı. Derin yutkunuş sesini duyduğumda sesinide duymuştum. " Söylemek ve söylememek arasındayım ama sevdiğin adamı uzun zaman önce buradaki cezaevine aldırdılar hatta geçen hafta Asyalar onu görmeye gitti ve senin fotoğrafını istemişti o." Nasıl yani..buradamıydı buraya Isparta'damıydı.. dudaklarım kıvrılırken anlamak için sordum. " Anlamadım Bora bu şehirde değil mi aynı yerdeyiz." Heycanlı sesim ile parmaklarım karnımı bulmuştu fark etmesemde. " Evet burada abin sana söylecekti ama başına gelenlerden sonra söyleyemedi." Abimin başına ne geldi? Bunu daha sonra öğreneceğim.. gözlerim önüne düşen saçlarımı kulaklığımın arka kısmına sıkıştırdığımda bir anda hızla atan kalbimi sakinleştirmeye çalıştım.. Burada sadece bir tane cezaevi vardı oda sarıkamışın oradaydı oraya gitmem gerekiyordu bu kadar yakınken birbirimize görmeden yapamazdım.. " benim gitmem gerek." Ayağa kalktığımda kolumdan tutması ile durdum. " Gidemezsin Hüseyin ben gelene kadar burada durman gerektiğini söyledi bırakamam." Abimin ne zaman geleceği belli değilki o gelene kadar ya beni bulursalar herşey boşa gider o zaman. Kolumdaki elini yavaşça indirdiğimde kapıya doğru ilerledim. Benden önce davranıp kapıyı üzerimize kapadı. Ben gitmek istiyorum. " Abin bana güvenerek seni bana emanet etti şimdi gitmene izin versem aramızdaki güven kırılır.." Derin bir nefes aldığımda bir kaç adım geriye gittim. " Abimin ne zaman geleceği belli değilki." Dediğimde yanıma yaklaşıp elimden tuttu.. abimle arasında olan güven duygusu bununla sarsılmazdı gitmemem için söylüyordu. " Ya hadi kendini düşünmüyorsuj bari karnındaki bebeği düşün hiç bir şey yemedin , sen stres oldukça oda hissediyor..kıyacakmısın ona.." Gözlerim bir kaç saniye kapandı, kafamı yavaşça olumlu anlamda salladığımda yatağın karşısındaki tekli koltuğa ilerleyip oturdum. kendim strese grip onun hissetmesini istemiyorum tabiki ama burada durmakta zulüm gibi.. kafamı geriye yaslayıp kollarımı karnıma sardım. Umarım çabuk gelirsin abi.. **** Parmaklarım arasındaki cam bardağı dudaklarım arasına aldığımda bir kaç yudum aldım.. zaman ilerledikçe başıma giren ağrı'da büyüyordu. Nerede kaldın abi , acaba Esat ona bir şey mi yaptı bu düşünce daha kötü şeylere yol açıyor.. " Birazdan gelir merak etme. " Zeynepin sesi ile gözlerimi ona çevirdim yirmi dakika öncede böyle diyordu ama sonuç yok. " Annenler seni merak etmiyor mu?" Dediğimde elindeki bardağı bırakıp bana döndü. " Annemler beni teyzemde biliyor sağolsun teyzem beni idare ediyor... neyse benim sana söylemek istediğim bir şey var." Tedirgin sesi ile oturduğum koltukta dikleştim tahminimce abimle ilgili bir şey soracak. Beklenti ile bakan gözlerime baktığında dudaklarını aralamıştı.. " Sence ben ve Hüseyin'in arasındaki ilişki duyulunca ne olur." Bu soru bana eski beni hatırlattı.. eskiden Bora ve aramızda olanların abim ve diğerleri duyacak diye korkardım en büyük nedeni ise doğup büyüdüğüm yerde kötü kadın olmamdı ve neyden korkarsan başına gelir derler ya öylede oldu herkes öğrendi ve biz paramparça olduk.. o zamanlar böyle olacağını bilseydim bir saniye durmaz herşeyi söylerdim..bir kaç saniye gözlerim boşluğa bakarken dudaklarımı araladım. " Bir şey olmaz bence en kısa zamanda birlikte olduğunuzu duyurun yoksa sizinde bizim gibi olmanız uzun sürmez." Gözlerindeki o korkuyu görebiliyordum kafasını yavaşça sakladığında düşünceliydi.. bu sessizliği bozan arka kapının çalma sesi idi. Ayağa kalktığımda Zeynep'le birlikte kapıya doğru ilerledik. Kapının yanındaki küçük pencereden baktığında gözlerini parıltı almıştı. " Sakin ol." Fısıldadığımda yüzünü utanç kaplamıştı bu haline gülümsemeden edemedim.. yavaşça kapıyı açarken abim içeri gelmişti yüzündeki kan lekesi dikkatimi çekerken derince yutkundum. " Yüzüne noldu abi , Esat mı yaptı." Telaşlı soruma cevap vermedi , birlikte odaya ilerlerken bu sefer Zeynebin sesini duydum. " Bir şey söylesene.." korku dolu sesi ile çekmeceden bir bez çıkarıp yanımıza yaklaştı. Abimin yanına oturuduğunda hayla ondan bir şey demesini bekliyorduk. " Sayılır, deli gibi seni arıyor Narin." Bu çok kötü abimin yüzü fazla zarar görmemişti ama bu görmeyeceği anlamına gelmiyordu ki annem babam onlara bir şey yaparsa.. pişmanım şimdiden pişmanım ya her şey daha kötüye giderse. Bora'ya bir şey yaparsa o zaman nasıl yaşarım. " Özür dilerim abi hepsi benim suçum." Kollarımı sırtına sardığımda göz yaşlarımı tutmakta zorlandım.. saçlarımda gezinen parmakları ile burnumu çektiğimde sert soluğunu duymuştum. " Özür dileme Narin bana bak." Yavaşça geri çekilirken yüzüne bakındım nasıl özür dilemeyeyim şu hale bak. Derin bir iç çektiğinde sesini duymuştum.. " Bora ile olmanı başta istemedim yalan yok..ama senin yaşadığın bu hayatada göz yumamam..Bora sabaha doğru ülke dışına kaçacak Narin" Kaşlarım çatılırken derince yutkundum nasıl yani nereye gidecek tek başına üstelik beni bırakıp mı gidecek.. boşluk hissi bedenimi sararken gözlerim karnımı buldu. Bebeği öğrendiği için mi beni bırakıp kaçacak.. kurumuş dudaklarımı ıslattırken kelimeler zorla çıktı dudaklarımdan.. " Ne..zaman hiç bir zaman gelmeyecek mi?" Titreyen sesim ile gözlerim dolmuştu anlamakta zorluk çekiyordum.. " Ağlama hemen... madem arkasından bu kadar göz yaşı dökeceksin o zaman sende onunla git. Ben onun seni koruyacağına eminim.." gelmemi Bora mı istiyor yoksa abim mesut olmam için mi gönderiyor bilmiyorum ama içimden bir his Bora'nın bana soğuk olduğunu söylüyor.. sanki hiç eskisi gibi olamayız gibi.. Ben onunla her yere giderim ama onun beni yanında istemesi gerekiyor.. " Bora nerde abi."Dediğimde Zeynep'te olan gözleri beni buldu. " İl sınırında evet dersen seni yetiştirmeye çalışırım." Yatağın demir kısmından destek alıp ayağa kalktım, bu zamana kadar başımıza ne geldiyse benim yüzümden geldi düzeltemiyorum ama yeniden inşa etmeye çalışacağım.. " Gidelim... yetişelim ona.." yoksa hayat yaşarken üzerimize toprak atacak. Abim için bu karar zordu evden çıktığımızda oyalanmadık her an ensemize çökecek olan Esat vardı abimin nereden getirdiğini bilmediğim arabaya binerken Zeynebe minnetle bakındım.. yüzümü kapattığım çarşaf ile nefes almak zor geliyordu heleki tedirginlik içindeyken.. yolda ilerlerken abim bir kaç şeyden bahsetmişti..daha doğrusu anlatamadığı şeylerden sakladığı şeylerden bahsetmişti.. Gazetelerde Esat ile çekindiğimiz fotoğraflardan..annemden babamdan ve canımı yakan o cümleyi de duydum.. boranın beni sildiğini...o gazetedeki yazıyı okuyunca rahatsız oldum ve onunda benim kadar rahatız olduğunu hissettim..o yüzden kaçıp gitmek istemiş o yüzden aynı şehirde kalmak istememiş.. Beni bu kadar çabuk mu kalbinde silmiş bir kere bile görmek istememiş mi beni.. belki şu an onun yanına giderek yüzsüz olabilirim onun gözünde, yalancıda olurum ama bilmediği şeyler yüzünden böyle düşünüyor ve evet ona kızgınım bana güvenmediği için ama kalbime söz geçiremiyorum her gece kafamda çocukluğum her gece yanımda yabancı bir adam ve ben bu döngüden çok yoruldum.. Kafamı geriye yasladığımda kollarımı karnıma sardım.. baban bize hak verecek buna eminin bebeğim...
Bölüm 14
14.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.