Saatler ilerliyordu herkes yemeğini yemiş sohbet ediyordu.. bu iyi bir fırsattı yan tarafımda oturan Esat'a döndüğümde kaşlarım çatılmıştı.. " Benim midem biraz bulanıyor yukarı çıkıp dinlenmek istiyorum." Dediğimde elindeki bardağı bırakıp bana doğru dönmüştü. Yüzüme düşen saçlarımı geriye doğru atarken sesini duydum. " Tamam güzelim istersen hastaneye gidelim." " Yok sağol dinlenesem geçer." Gülümseyip ayağa kalktığımda masadakiler ile vedalaşıp konağa doğru ilerledim. " Gelin hanım bir şey mi istediniz." Gültenin sesini duyduğumda gözlerim onu buldu her yerden çıkmak zorundamıydı. " İstesem getireceksin sanki misafirler ile ilgilen sen." Alt tarafı bir tabak turşu istedim haylada getirmedi içeri geçip merdivenlerden yukarı çıkığımda arkamı kontrol ettim , gelen kimse yoktu.. hızla odaya ilerleyip üzerimdeki elbiseyi çıkarıp pijema ve hırka giydiğimde saçlarını yukarıda toparlayıp yatağın altındaki bavulu çıkardım. Kapıya ilerlerken bir şey beni durdurmuştu, ne olur olmaz diye almalıydım geri dönüp çekmeceden Esat'ın silahını çıkarıp çantaya yerleştirdim.. abim bana bir zamanlar kendimi korumam amaçlı öğretmişti o zamanlar şehre inip çalışması gerekiyodu annemlerde tarlada çalıştığında evde tek kalıyordum bazen.. sahi onlar neden gelmedi hadi annem ve babamı geçtim abim peki o neden gelmedi, büyük hanıma salonda oturduğumuzda annemlerin gelip gelmeyeceğini sormuştum oda bana biz çağırdık gelirler demişti ama yanım boş şimdi.. evde telefon olsaydı konuşurduk ama konuşmamız için abimin şehre inmesi gerekiyordu.. İstemsizce gözlerim dolarken derince yutkundum her şey geride kalacaktı.. ben Bora'nın yanına gidecektim ne olursa olsun.. Kapıyı açıp koridoru kontrol ettiğimde sessizce aşşağı indim bahçe kalabalıktı o yüzden arka tarafa bakan Ceylan'ın odasına ilerledim merdivenleri inince burası misafir odası ve Ceylan'ın odasına ayrılan koridordu odaya girdiğimde pencerenin önünü kontrol edip camı açtım.. önce bavulu yavaşça yere bırakırken bedenimi kaldırıp geçmeye çalıştım . Ayaklarım toprağı bulurken gözlerim etrafta gezindi tam karşımda seranın yan camı görünüyordu arkamı dönüp ahıra doğru ilerlerken bir adamın sesini duymam ile önümdeki kamyonun arkasına sığındım. " Esat bey Veli beylerin arabasını istedi kalkacaklarmış al gel Sülo." Hızlı olmam gerekiyordu. Görünmeden arka taraftaki yola ilerladim burası marabaların evlerine yol alıyordu hızlı adımlar iler tekrar yoldaydım ama bu sefer tek değildim.. ilerledikçe dumanı tüten çadırları görüyordum . Boğazımda oluşan kuruluğu hissediyordum yürümekten ayaklarım kadar göğsümde ağrıyordu yapacağım bir şey yoktu.. Tek sevdiğim şey konağın şehire yakın olması ama yürüyemiyordum elimdeki bavulu yere bıraktığımda yavaşça yere oturdum.. etraftan köpek seslerini duyduğumda kalbim daha hızla attı. Biraz daha durursam yem olacaktım, yavaşca ayağa kalktığımda bavulumu alıp ilerledim.. gözlerimi etrafta gezindirirken gözlerim tanıdık bir çift göz ile karşılaştı.. Abim.. a. Abim buradaydı tam karşımda, içimde oluşan özlem duygusu ile elimdeki valiz yere düştü.. gözlerimin doluluğu ile kollarımı açıp abime doğru ilerlerken kollarını bedenimde hissetmiştim.. " Senin ne işin var burada Narin." Sert sesini duyduğumda gözlerim kapandı bir kaç saniye.. beni görmeye mi gelmişti. Yavaşça ayrıldığımda kafamı kaldırıp dudaklarımı araladım.. " Gidiyordum abi.. Ankaraya Bora'nın yanına." Belki kızardı ama ben artık dayanamıyorum bekledikçe herşey dahada berbat oluyor.. saçlarımda gezinen parmakları ile kafamı göğsüne yasladım. " Ah be abim..ben bir şey duydum ama inansanmı bilmiyorum o yüzden geldim. sen gerçekten hamilemisin." Kaşlarım çatılırken kafamı kaldırdım bilmiyormuydular ama büyük hanım onlara söylediğini davet ettiğini söylemişti. Bir kaç adım geriye giderken kafamı yavaşça salladım.. " Evet abi hamileyi.., büyük hanım torunu oluyor diye yemek verdi siz neden gelmediniz." Dediğimde şaşırmıştı ne olduğunu bilmiyorum ama büyük hanımın yalan söylediğini anladım. " Bize kimse bir şey demedi. " Gözleri karnımdaki elime deydiğinde elimi indirdim.. gözlerindeki ifade çok garipti.. " Pişmanım seni istedikleri gün alıp götürmediğime deli gibi pişmanım Narin.. o.. o şerefsizin sana bunları yakacağını bile bile sustum. " İsmimden sonra sesi kısılmıştı , karnımdaki bebeğin babasını Esat diye biliyordu abim bile buna inanmışken diğerlerini nasıl inandıracağım.. Derin bir iç çektiğimde bebeğin Boradan olduğunu sonra söyleyeceğime karar verdim.. şimdi konaktakiler yokluğumun fark etmeden kaçmaktı isteğim.. " Olan oldu abi senin suçun değil herşey benim suçum aslında ama üzülme... Bak ben buradan gitmek istiyorum burda mesut değilim.. beni boranın yanına götür abi yalvarırım..." Düşünüyordu ama zamanım o kadar uzun değil ki , başka bir yerede götürebilir yeterki gidelim. " Tamam Ankara'ya gitmeyelim başka yere götür be--.." " Belliki senden saklamışlar ama madem buraya kadar yürüyerek geldin buradan gitmek istiyorsun yanında olurum." Benden ne saklıyorlar bilmiyorum ama şu an içimdeki umut tekrar yeşerdi.. Ellerini omuzlarımdan çekip arkamdaki bavulu aldığında birlikte ilerledik, abim sanki bir şey söyleyecekmişte söyleyemiyormuş gibi. Ne kadar yolda yürüdük bilmiyorum artık çok yorulmuştum bedenim halsiz düşmüştü gözlerim kapanıyor gibiydi.. " Abi..abi dur." Nefes nefese yaşça yere çökerken parmaklarım karnımı buldu bu kadar yürümek ona iyi gelmedi hissediyorum bunu. " Yaklaştık Narin biraz daha dayan, bebeğin için.." bebeğim için dayanacaktım ama kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Abimden destek alarak ayağa kalktığımda koluma girmişti bundan sonrasına gücüm yoktu ama ilerledim.. Saat geceyarısını bulmuştur yokluğumu çoktan fark etmişlerdir. Umarım çok geç olmadan gidebilirim.. Evlerin olduğu bölüme ilerlediğimizde şaşırdım .Bizim burada kimsemiz yoktu ki nereye gelmiştik abime sorguyla bakarken sesini duymuştum. " Seni burada saklayacağız şimdi bir yerlerde görünmen iyi değil burası güvenilir merak etme." İki katlı evin arka kısmı olduğunu düşündüğüm yere geldiğimizde kapıyı çalmıştı abim. Kimin evi burası? Kapıyı açan kadın ile kaşlarım çatıldı, burası Zeynebin evimiydi abim beni neden buraya getirdi içerden biri görürse haber verirdi onlara.. " Hoşgeldiniz." Telaşlı sesini duyduğumda yanıma gelip önce etrafı kontrol edip sonrada içeri almıştı bizi. Başımdaki ağrı ile şu an neyin ne olduğunu sorgulayacak durumda değildim. " Narin gel buraya canım uzan böyle." Elimden tuttuğunda bir kaç basamak çıktım yavaşça sağ taraftaki odaya ileelediğimizde tek kişilik yatağın üzerine uzandım.. bedenimdeki yorgunluk stres ve halsizlik uykuya itiyordu beni.. üzerime örtülen battaniye ile gözlerimi kapadım. Uyumadan önce kulağıma gelen seslerini duyduğumda bebeğime sarıldım, bugün en çok onu yormuştum... ***** Selamm nasılsın 🙃 Belki diyorsundur Narin yerinde olsaydım şöyle yapardım yada böyle.. Bu eski bir hikâye o zamanda bu zamanın ne cesareti nede zamanı aynı herşey farklı, kaçıp başka bir şehre gitmeyi aklından geçirse bile bunu gerçekleştiremez , ev telefonu var ama öyle her evde yok zengin ailelerde var , araba desen aynı şekilde. Narinin tutunacak sadece bir sevdası var onun peşinde..
Bölüm 13
13.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.