Aradan geçen zamana rağmen hayla hazırlıklar tam anlamıyla bitmemişti.. gelecek olan misafirlerin listesi uzun olduğundan masaların düzeni uzun sürüyordu. Aşşağısı tam anlamı ile düğün yeriydi hemde daha bebeğim doğmamışken bu kadar kalabalık fazlaydı. Pencereden aşağı bakmak başımı döndürdüğünden içeri geçip yatağın üzerine oturdum. Ne yapacaktım şimdi. En iyisi küçük bir valiz hazırlamaktı. Ayağa kalkıp odanın açık olan kapısını kapattığımda anahtarı çevirip dolaba yöneldim, alt kısımdam kahverengi bavulu çıkardığımda önce bir kaç parça kıyafet ve çekmecede ki mücevherlerden aldım. Şu an hayatımdan yapmayacağım bir şeyi yapıyorum ama beni buna mecbur bıraktılar Esat'ın kasa şifresini bilseydim para alırdım ama bilmiyorum.. Çekmeceden bir şişe suda valize koyduğumda yatağın altına ittirdim. Umarım birileri gelip odayı kontrol etmez.. Havanın kararmasına az bir zaman kalmıştı üzerimi giyinip aşağı inmeliyim yoksa şüpe çekerim. Dün akşam Esat'ın hediye paketinde getirdiği kırmızı elbiseyi çıkardığımda gözlerim önüne gelen anılarımı hatırladım... " Sence Bora beni beğenir mi?" Filizin son örüdüğü saçımı bırakdığında aynadan kendime bakındım. Üzerimde belime oturan kırmızı dantelli bir elbise vardı gerdanı hafif açık ayak bileğimin üzerinde biten bir elbiseydi çok güzeldi.. aynadan filizin hayran bakışlarını gördüğümde gülümsemeden edemedim.. " Bora abi kalpten gidecek çok güzel olmuşsun Narin su gibisin.." buradaki en yakın arkadaşımdı aramızda diğerleri gibi kıskançlık yoktu bu yüzden için rahattı her söylediğine.. " Bakma öyle heyacanlanıyorum.." kıkırdadığında ince örgülerimi tutup saçlarımı yukarıda toparlamasına izin verdim çok kabarıktı ve sanırım toparlamak yetmeyecek tokalar ile topuz yaptığımızda anlımın iki yanında bir örgü olacak şekilde bıraktım.. masanın üzerindeki küpemi ve ucunda kelebeğin olduğu kolyemi takıp kapıdaki abime döndüm.. " Nasıl oldum abi ." Heyecanlı sesim ile gülümsemişti , bugün köydeki sevdalılar evleniyordu büyük hanımın kuruduğu düğüne herkes davetliydi birbirlerini sevipte evlenemeyenleri evlendiriyordu.. " Çok güzel olmuşsun nazar boncuğunu takmayı unutma." Geçip giderken ağzım kulaklarımdaydı.. annem ve babam gelmeyecekti abimle gidecektim.. annemler abime küs olduğundan gelmek istemediler nedeni bendim.. köydeki bir aile beni istemeye gelmişti abimde yaşım küçük diye vermedi daha on yedi yaşında nasıl bir başkasına karılık yapar dedi abim, annem ve babamda abim evden çıkıp gitmesin diye hayır demişlerdi üstüne abimle konuşmuyorlardı.. Neyse böyle düşünceler ile yormayacağım kafamı.. " Tamamsan çıkalım hadii." Filizin heyecanlı sesini duyduğumda onun uzerinde gözlerimi gezdirdim. Oda yeşil uzun bir elbise giymişti çok yakışmıştı.. Çantasını aldığında abimide alıp Bora'lara doğru yol aldık. Abim ve Filiz önden okul hakkında konuşurlarken gözlerim yolda beni izleyen kara gözleri buldu.. Çok yakışıklıydı..kalbimin sesi öylesine gür ki duyulacak diye korkuyorum.. heybetli duruşu, bakışları yüzü ben her gün dahada aşık oluyorum galiba bu adama .. bakışları üzerimde dolaştığında yanına yaklaşmıştık. Abimle selamlaşırken gözleri bana kayıyordu. Abim duysa neler olur tahmin edemiyorum.. ama olsun Bora ile birlikte olmak çok güzel... Gözlerimin içinin parladığına yemin edebilirim zaten filizin imalı bakışları beni utandırıyordu. " Ben abini oyalarım." Ve gene abimi oyalamak onun işiydi lafa tutup önden yürüdüklerinde durup bizim için kaçıncı olduğunu bilmediğim yalanını söylemişti. " Bora abi bizim evden paltomu getirirmisin, Narin biliyor zaten alıp gelirmisiniz." Dediğinde gözlerim onu buldu. " Getiririz." Sert sesi kulaklarımı doldurduğunda derince yutkundum.. Bu sıralar askere gidecekti o yüzden uzun bir zaman görüşemeyebiliriz ve bu zamanlarımız tadını çıkarmak istiyorum.. elimden tutup evlerin görülmediği ağaç dibine geçtiğimizde sırtımı ağacın gövdesine yasalayıp önümde dağ gibi durmuştu.. gözlerinde o parıltı aşk içimde bir sıcaklığa neden oluyordu.. İki eli ellerimi bulduğunda kaldırıp dudaklarını bastırmıştı.. " Çok güzelsin be kızım." Derin yutkunuş sesini duyduğumda yüzüme eğilip anlıma dudaklarını bastırmıştı.. gözlerim saniyesinde kapandı bu dokunuş içimi gıdıklandırıyordu .. Burnu saçlarım arasından boynuma deydiğinde nefesimi tuttum.. ellerimi kaldırıp yüzüne sakallarına koyduğumda kokusunu içime çektim.. Bazen bu adamın yanında kendimi çok küçük görüyorum daha çok çoğunlukla öyleydi ve bu beni çok heyecanlandırıyordu kocamandı sarıp sarmalıyordu rüya gibiydi.. " Bu gecenin en güzel kızısın Narin'im yanımdan bir saniye ayırmayacağım o gözlerin daima gözlerimde olacak sevdiğim.." Yüzümdeki gülümsemeyi fark ettiğimde içime bir ferahlama gelmişti.. o günler çok güzeldi o gece dediği gibi kahverengi harelerim karalarından hiç ayrılmamıştı, abim arkadaşlarının yanına gidince filizde gönlünü kaptırdığı oğlanı izlemişti tüm gece.. Ellerim elleri arasındaydı saçlarımda dolaştığı burnu kokusu ile çok güzeldi. O gece eve döndüğümde penceremin önüne gelmişti bana kahverengi taşlı bir bileklik hediye etmişti. Evdekiler uyumadığı için fazla konuşmamıştık ama boynuma dudaklarını bastırdığında kendimi bulutların üzerinde hissetmiştim.. Her rüyanın gibi sonu kabusla bitiriyormu bilmiyorum ama rüyadan uyandım uzun zamandır hemde.. göğüs kafesimdeki sıkılaşmayı gidermek amaçlı elbiseyi üzerime geçirip saçlarımı salık bıraktım. Her şey tamam gibi görünüyordu kapıdaki anahtarı çevirdiğimde odadan çıkıp merdivenlere ilerledim.. konakğa giren çıkan kadınların telaşı yüz ifadelerinden belki oluyordu büyük hanım şu an nerede bilmiyorum ama kızı bahçede emir vermek ile meşguldu. Onu görmezden gelip mutfağa doğru yol aldığımse bi ses kulaklarımı doldurdu . " Bir şey mi istediğiniz gelin hanım." Gültendi , ona doğru dönerken dudaklarımı araladım. " Salatalık turşusu getirin sert olanından." Bir an aklıma geldi salona ilerleyip kanepeye oturduğumda masanın üzerindeki altınlar gözüme çarptı. Bunlar çalışanlara dağıtılacak altınlardı. " Birtanem." Esat'ın sesini duyduğumda yanındaki kuzenine deydi gözlerim.. oturduğum yerden yavaş ayağa kalktığımda gülümsemeye çalıştım. " Abim baba oluyormuş hayırlı olsun yenge." Dediğinde Esat'ın vereceği ifadeye bakındım sadece kabullenmişlik vardı. Gözlerim karşımdaki benden bir iki yaş büyük olan adama deydiğinde gülümsedim.. " Teşekkür ederim." Kuzeni Mücahitin yeğeni sandığı bebeğim için sevinirken sessizce izledim onları, iyi anlaşıyorlardı kuzen olmalarıda daha yakın kılıyordu. Gözlerime deyen Esat'ın yeşil gözleri huzurla doluydu anlamsız yere.. kahvelerimi yeşillerden alıp kapıya çevirdiğimde büyük içeri girmişti. " Nasılsınız çocuklar." Heycanlı çıkan sesine yavaşça gülümsediğimde yan taraftaki koltuğa geçip oturmuştu. " İyisiz hala , sen nasılsın." " Benden iyiyim sağol oğlum , siz isterseniz bahçeye çıkın Veli beyin küçük oğlu geldi." Veli kim bilmiyorum ama Esat ve mücait gülerek kalktığında Esat yanıma ilerleyip beklenmedik bir şey yapmamıştı. Anlımda hissettiğim dudakları ile derince yutkunduğumda gülümsedim.. İkisi salondan dışarı çıktığında büyük hanımın imali bakışlarını fark etmiştim yani tekrar nasihat dinleyeceğiz. Ve aklıma Gültenden istediğim tuşu geldi nerede kaldı ki. " Esat sizi kabul etti seni seviyor bunu fark etmemen aptallık Narin , oğlumu üzme o üzülürse bende üzülürüm.." Esat'ın bizi kabullenmesi yanlıştı, kendi bildiği kuralları ile hüküm sürüyordu onun için benim duygumun bir önemi yok ve evet gözlerindeki o sevgi denilemeyecek kadar garip şeyi görmüştüm.. geçen zamana dönüp baktığımda tokat attığı yanağımı okşaması her gün hediyelere boğması ve en önemlisi ise ben istemeden bana dokunmaması tamam elimden tutmasını yada öpmesini istemiyorum ama bana dokunmak için bir engel yoktu bir hafta öncesine kadar.. ilk gece mesela korkuyordum yanında uyumaktan özellikle ama şimdi aynı yatakta iki yabancı insanız ama bu demek olmuyor ki onun bana yaptıklarını unutmam. Daha kötüsünü düşüyorum evet çünkü olmasından korkuyorum... Onun gerçek öfkesi ile karşılaşmadığımdan adım kadar eminim... Annesine fazla düşkün değildi ama kıymet verirdi ona bazen ikisine bakınca imreniyorum ama sonra Ceylan ve büyük hanımın arasına bakınca bu imrenme geçiyor çünkü anlaşamayan anne kız ilişkisi var. Zaman öylece akıp gitti karanlık yavaştan kendini belli ediyorken elim ayağıma dolaşmıştı.. Korkuyorum ama heyecalıyım tarif edemiyorum aylar sonra onu görebilecekmiyim.. istemsizce göz pınarlarım dolarken yanındaki büyük hanımın arkadaşı olan Media hanımın sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Narin'cim kız mı istersin oğlan mi?" Daha önce hiç düşünmedim.. Bora ile sadece bir iki kez konusu açılmıştı o sağlıklı olmasından başka bir şey istemiyordu ama bir oğlan istiyordu bunu gözlerinden anlıyordum.. " Sağlıklı olsunda ha kız ha oğlan farketmez." Beni onayladıklarında parmaklarım karnımı sarmıştı.. bir an önce doğup yanımda olsaydı keşke.. henüz çok erken evet ama hayatımın tamamı olduğunu biliyorum... Yavaşça nefesimi verirken Esatın elindeki mikrofon dikkatimi çekmişti.. yavaşça seranın önüne ilerleyip boğazını temizlemişti.. Yeşilleri parıltı ile gözlerimi bulduğunda sesi kulaklarımı doldurmuştu.. " Sevgili konuklar bir kaç dakikanızı almak isterim.." bahçe bi an sessizliğe büründü fısıltılar kesildi bardak çatal sesleri durdu..herkesin gözü onda idi.. " Önce sevgili Eşimi yanıma alabilirmiyim." Alkış sesleri kulaklarımı doldururduğunda derince yutkundum sanki bir yerlerden tanıdık gözler izliyordu beni hissettiğim duygu tedirginlikti.. yanıma gelen Ceylan ile ayağa kalktım.. kulağıma fısıldarken yüzüme yapabildiğim kadar bir gülümseme yerleştirmeye çalıştım.. " Fazla konuşma sadece gülümse.." Bunu neden söylediğini anlamıyorum duyanda cahilim sanacak hoş ona göre öyleyimya yavaşça Esat'ın yanına ilerlerken uzattığı eline parmaklarımı sardım.. üzerimize tutulan ışık ile gözlerim bir kaç saniyeliğine kapanırken gazetecilerinin burada olması beni rahatsız etmişti.. şimdi gazetede fotoğraflarımız yayınlandığında kimse bana inanmayacak... " Rahmetli babam her zaman ailenin kıymetli olduğunu dile getirirdi, mesut bir aile tüm mücevherlerden kıymetlidir derdi.. gerçektende öyle ailemizin bu mesut gününe ortak olduğunuz için teşekkürediyoruz Akkayalar olarak ve.." Konuşmasını yarıda kesen bahçedeki alkış sesleri idi. İnsanların gözlerindeki o duyguları hissedebiliyorum..otururken kulağıma gelen bu kadın da kim, Narin bu muymuş .. fısıltıları başımı ağrıtıyordu neden küçük gördüklerini anlamıyorum büyük bir aileden gelmediğin için mi yada diğerleri gibi abartılı giyinmediğim için mi?.. Esat'ın kurduğu cümledeki mesut bir aile tüm mücevherlerden kıymetlidir söylemine hak veriyorum ama gerçek mesut bir aile tüm mücevherlerden daha kıymetlidir.. biz hiç bir zaman mesut olamayacağız bunu konağın salonunda ilk gün geldiğim zaman söylemiştim.. yüzümde dolaştığı gözlerini görmezden gelerek sıkıca tuttuğu elimi gevşetmek amacı ile parmaklarımı geri çektim. " Ve biliyorsunuz ki baba oluyorum bu gerçekten çok güzel bir his bu akşamki eylencemiz doğacak çocuğumuz içindir keyifli saatler..." Bu adam çok garip kendi çocuğu olmadığını bile bile bunca şeyi yapması neden? Derin bir nefes aldığımda belime sardığı kolu ile gözlerim onu buldu. " Kameraya gülümse güzelim.." nasıl fotoğraflar çekildi bilmiyorum ama yüzümdeki o kırık ifadenin göründüğünü biliyorum.. Esat'ın çocukluk arkadaşları gelip tebrik ederken yorulduğumu hissetmiştim.. sabahtan beri ayakta büyük hanımın o para göz arkadaşlarını ağırlamak berbattı.. Umarım dakikalar hızla geçer bende gidebilirim buradan bu evden.. gözlerim misafirlerin arasında dolaşırken büyük hanımın gözünün üzerimde olduğunu hissediyordum. ***** Merhabaa Olayları geç mi yazıyorum bilmiyorum yazınca aklıma bir sürü şey geliyor onları lense edince doğal olarak büyük olay diğer bölüme kalıyor ki çizgi fazla kelimeli bölümleri yayınlamıyor geçen bölüm yarıda kalmış ya 😑 Eski döneme ait bir kaç söz yazıyorum ama sanki güncel yazılar fazla sen ne düşünüyorsun? Ve geçmiş ile ilgili alıntıyı renkli yazmak istedim fakat olmadı sorun oluştu ya 😑 Oy ve yorumunu bekliyorumm hoşçakall 🎀
Bölüm 12
12.
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.