İçeriğe geç

Amber Kokusu 1977

Bölüm 11 · 7 dk okuma

Amber Kokusu 1977

Bölüm 11

11.

Asya'dan " Tezkereni ver kızım." Babamın sesi ile annemden aldığım tezkeremi babama uzattım. Komutanlar kontrol edtiğinde demir kapı açılmıştı biz annem ile önden yürüdüğümüzda babamda arkamızdan gelmişti. Yol boyunca abime nasıl söyleyeceklerini konuşmuştu annem Narin ablanın sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesin diye ettiği duaların haddi hesabı yoktu. Bir şey diyemedim ama o her ne kadar amin dese bende o kadar tövbe dedim. Masum bir bebek tüm hıncımızı onadan mı alacaktık. Derin bir iç çektiğimde görüş odasına doğru yol aldık. Babam askerler ile konuşurken annemle kalabalığın olduğu yere doğru ilerledik. " Arabanın arkasındaki çanta sende değil mi." Annemin sesi ile dudaklarımı araladığımda elimdeki çantayı gösterdim. " Evet anne aldım." Emin olduğunda babam yanımıza gelmişti ikisinin yüzünden düşen bin parçaydı . " Birazdan çağırırlar geçin oturun hanım sende yorma kendini tansiyonunun çıkar." Annem sandaliyeye oturduğunda bende yanındaki tabure ye oturdum. Dakikalar sonra askerin sesini duyduğumda gözlerim onu buldu. " Bora Arslanın yakınları görüş odasına." Ayağa kalktığımda birlikte odaya doğru ilerleyip boş bir masaya geçtik abim birazdan gelecekti ona vereceğim fotoğrafı bir kez daha kontrol ettim kaybolmasından korkuyorum.. Abim benden Narin ablanın fotoğrafını istemişti bende ona nüfus tezkeresindeki fotoğrafını getirmiştim almak biraz zor olmuştu Zeynepten yardım istemiştim.. " Oğlum duyunca mahfolacak ama o kızı sevmesi yerine nefret etmesi en iyisi." Annemin sesini duyduğumda arkama yaslanıp kollarımı göğsümde bağladım.. neden anlamıyorlar anlamıyorum. Abimin sevdiği kadından nefret etmesi imkansız çocukluğundan beri onunla her anı onunla hadi nefret etse geçmişi değiştiremezki yaşadıklarını Uluborlu'nun her köşesi onlarla dolu nefret asıl onu mahfedecek haberleri yok.. Kafamı kapı tarafına çevirdiğimda abimle göz göze gelmiştik.. içimde hayla küçük bir kız vardı , abimi özlemiştim eskiden gitsinde kurtulsam derdim evlensede evde tek kalsam derdim ama şimdi her an evde olabilir her zaman yanımda durabilir. Ayağa kalkıp kollarımı kaldırıp yanına İlerledim. Sıkıca sarıldım ona abimsiz hayat ne zormuş .. " Asya'm.." dediğinde gülümsedim bu onun ne kadar özlediği anlamına geliyordu . " Abi seni çok özledim." Saçlarıma dudaklarını bastırdığında annemin sesini duyabiliyordum. " Oğlum benim.. gel otur ." Geri çekildiğimde abim annemin yanına oturmuştu. Pek fazla değişiklik görmemiştim yani en azından dışından öyleydi ama ruhunu bilemem.. Yanlarına geçip oturduğumda abimin koğuşta iyi olduğu falan söylüyorlardı . Abim bir kaç hafta önce Ankara'da ki hapisanede kalıyordu ama şimdi onu Uluborludaki hapisaneye naklettiler buna sevinmiştim çünkü Ankara gidip gelmek bir kaç dakika için baya yorucu oluyordu.. Geçen hafta geldiğimizde Narin ablanın burada olduğumuzdan haberi var mı demişti bana bir şey diyemedim şimdide sorsa bir şey diyemem haberi olsaydı ne pahasına olsun gelirdi ama onu göremiyorum görmek istesem bile bu çok zor.. ona getirebileceğim tek şey cebimdeki fotoğraf keşke daha fazlasını yapabilsem. Konu dönüp dolaştı babam konuyu Narine getirse annem engel oluyor annem konuyu Narine getirse babam engel oluyor ikiside abimin üzüleneceğini bildiği için susuyor ama artık her şey için çok geç. " Neyse evlat bizim sana diyeceğimiz bir şey var ." Babamın sesini duyduğumda gözlerim abimi buldu kuşkuyla bakıyordu bana bakındığında gözlerimi kaçırdım.. babamın sesi kulaklarımı doldurduğunda abimin yüzüne bakmaya çekindim.. " Biliyoruz Narin'den konuşmamızı istemezsin ama bunu bilmen en doğrusu böylece nasıl bir kadın için ne hallere düştüğünü görebilirsin." Bir kaç dakika sesiz kaldığında abim " Dinliyorum baba." Dediğinde mecbur devam etmek etmişti hayla nasıl söylediklerini anlamıyorum.."Narin yüklü oğlum evlendiği adamdan bir çocuğu olacak ." Bugüne kadar görmediğim bir şey gördüm gözlerinde , abim boşluğa düşmüş gibiydi bir kaç dakika hiç bir şey demedi kalbinin ağırlığını hissedebiliyorum.. masadaki elini geri çektiğinde yutkunma sesi kulaklarımı doldurdu. Yıkılma abi sen hiç bir zaman böyle olmadın ki... Ne diyebilirim ki içimden o kontrolsüzce düşüp parçalara ayrılmıştı.. annem elini abimin omzuna koyduğunda gözlerimin dolduğunu hissediyorum. Neden söylediniz ki hiç mi bilmezsiniz yıllarca dört duvar arasında olacak bir adama sevdiğin kadın başkasından hamile demiyeceğinizi .. Ne eli ne kolu uzanır sadece düşünecek ne bir mektup ne bir telefon gelecek o sadece düşünecek belki bir hastalığı olacak yada bu acıya dayanamayıp aklını kaybedecek.. sorumlusu Narin abla mı olacak... Belki buraya girişi Narin abla ama içeride ruhen öldürecek kişi annem ve babam olacak.. " Görüş bitti." Askerin sesi tüm odayı doldurduğunda derince yutkundum. Abim ne annemin ne babamın sözüne bir şey diyordu ayağa kalktığımızda kollarımı boynuna sardım.. " Fotoğrafı getirdin mi." Kulağıma fısıldarken kaşlarım çatıldı.. haylamı babam ve annemin dediklerinden sonradamı istiyordu gözlerine bakmayı.. Geri çekildiğimde başımı salladım. Bir elim cebime gittiğinde diğer kolumu koluna sarılıp kafamı göğsüne yasladım. Cebimden çıkardığımda küçük fotoğrafı elinin arasına sıkıştırdığımda saçlarıma sertçe dudaklarını bastırıp geri çekilmişti.. bu sefer bize dönüp üzülmeyin demedi saçlarımı okşayıp derslerine çalış demedi... Çekip gitti yüreğindeki acı ile çekip gitti gerçekliğini bile bilmediğimiz bir haber için çekip gitti. Babam ve anneme döndüğümde bu sefer dilimi tutamadım her ayrılışımız can yakardı ama bu bambaşkaydı. " Abim kahroldu pişman oldunuz mu merak ediyorum.." annemin gözlerinden akan yaşları gördüğümde anladım pişmandı o ama babam en doğru yolun bu olduğunu düşünüyordu.. Aşk ne kadar acı az önce sevdiği kadının başka birinden hamile olduğunu öğrenen abim ona rağmen fotoğrafını istedi ona rağmen gözlerin bakıp hayallere kapılmak istedi... **** Narin'den Perdenin arkasından süzülüp gelen yaprağa bakındım.. şimdi o yaprak evdekiler tarafından ezilecek parçalara ayrılıp kırılacak..Oysaki dalından kopmasaydı sert rüzgar uçurmasaydı ağacında süzülecekti.. Tıpkı benim gibi Esat beni istemeseydi rüzgar gibi koparmasaydı dalımdan şimdi bende evimde olacaktım. Parçalara ayrılıp ezilmeyecektim belki.. derin bir nefes aldığımda gülümsemeye çalıştım, belki yere düşmüş olabilirim ama düştüğümde gibide kalmam için bir gücüm olduğunu biliyorum.. Karnına sarılı olan ellerim olduğu yeri bir süre okşadı yavaşça.. iki aydır benimleymiş.. bebeğim benim.. hemşire bir şey demişti bununla ilgili ama o gecenin üzerinden iki ay geçti, bir an önce doğsada kucağıma alabilsem.. Uzandığım yerden doğrulduğumda bileğimdeki toka ile saçlarımı toparlarığımda üzerimdeki yorganı yavaşça yan tarafa bıraktım. Esat uyuyordu hayla yada gözlerini kapatmıştı sesizce ayağa kalkıp yatağın yanındaki sabahlığı üzerime geçirdiğimde pencereyi kapadım. Esat her sabah bu pencereyi neden açıyor anlamıyorum. Perdeyi önüne çektiğimde dolabın yanına ilerleyip lacivert rengindeki elbisemi çıkardım. Esat'a döndüğümde az önce gözlerini kapattığını anlamıştım. " Günaydın birtanem." Dediğinde dolabın ağzını kapatıp dudaklarımı araladım." Günaydın." Giyinme odasına yol alıp üzerimi değiştirdiğimde saate bakındım sabahın sekiziydi tarlada çalışmaya alıştığımdan daha erken kalkıyorum odaya geri döndüğümde Esat yarı çıplak hâlde üzerini giyiniyordu aldırmadım dün akşam bir şeyler değişir sandım ama hayla aynıydı. " Yarın büyük bir yemek ile bebeğimizin gelişini kutlayacağız.. " Kulaklarımın duyduğu cümleyi idrak edemedim bebeğimizmi ne çabuk kabullendi birde yemek düzenleyip herkese söyleyecek tamam köklü aileler bir çocukları veya torunları olduğunda insanları toplayıp yemeğe davet ederler altın dağıtırlar ama benim bebeğim onlardan değiliki o benim ve Bora'nın canı. Ama bir şey demedim dün akşam çok düşündüm ve Bora kimseden duymasın diye bensöyleyeceğim ona bir bebeğimizin olduğu madem mektuplarım gitmiyor ben gidip ona söylerim görürüm kokusunu içime çekerim sarıp sarmalar beni.. Kaçış planım verecekleri yemekten sonraya kaldı yada o akşam herkes odasına çekilmeden yorulma bahanesi ile odaya çıkarım oradanda Ankaraya gitmenin bir yolunu ararım.. Gömleğini giydiğinde kravatını bağlamıştı yanıma yaklaştığında bir kaç adım geriye gittim.. uzanıp anlıma dudaklarını bastırdığında bir şey demedim dokunmasını istemiyorum ama ya terslediğimde daha kötüsünü yaparsa diye korkuyorum..Arkasından bende aşağıya indiğimde büyük hanım ve Ceylan masaya oturmuşlardı bile.. geçip yerime oturduğumda servisler başlamıştı.. " Hayırlı olsun Esat bey hayırlı olsun Gelin hanım." " Hayırlı olsun efendim." Çalışanların söylediklerine zoraki bir gülümseme bıraktım.. en son konağın baş çalışanına Gültene sıra geldiğinde beni yok sayısı sadece Esat'a hayırlı olsun demişti.. bu kadını anlamıyorum arkamdan konuşması ayrı beni yok sayması ayrı büyük hanımın sağ kolu olduğu içinde herşeyden çabuk haberdar oluyordu. ." Sağolun, Gülten sen marabaları topla öğlene altın dağıtacağız baba olmanın şerefine.." Esat'ın dediği ile tükürüğüm boğazımda kaldı. Çaktırmamaya çalışarak çayımdan yudumlar aldığımda derin bir iç çektim.. umarım en hayırlısı olur.. " Yarın bir yemek verelim oğlum çoluk çocuk sevinsin soyadımız yürüsün." Büyük hanımın dediği ile gülümsedim sadece soy adını düşünüyorlar bunların hepsi gösteriş için bunu biliyorum ve Yemeğin yarın olması beni heyecandırıyordu . Çok yakında babayla tanışacaksın bebeğim.. bizim ona ihtiyacımız var... tıpkı onun olduğu gibi. Kahvaltıyı yaptıktan sonra herkes odasına çekilmişti Esat arabasına binip şirkete gittiğinde yavaşça bahçeye çıkıp seraya doğruyol aldım.. Son günlerde kimse bakım vermiyordu çiçeklere gerçi bende bu konakta yetişsem kurur kalırım.. dışarıdaki çeşmeden su alıp onları beslediğimde bahçeye çıkıp iki avcumu birleştirip akan sudan bir kaç yudum aldım.. Yavaşça doğrulduğumda gözlerim karşımdaki konağı buldu.. büyük hanımın yılardır başında olduğu konağı çiftliği namusuna tek bir kelime gelmesin diye kan kusup kızılcık şerbeti içtiği konağı.. bebeğim buradamı oynayacaktı burayımı evi bilecekti.. içinde herkesin diken üstünde oturdukları hayatlarına mı girecekti.. dün akşam düşünürken yanlış ve doğruyu kendimce tarttım da burada durmak büyük yanlıştı nerede mesut olmak nerede huzur.. burada bana çocuğuma bir gün bile huzurlu bir an bırakmayacaklar buna adım kadar eminim ve ben işler daha zorlaşmadan bebeğim büyümeden buradan gitmek istiyorum.. Karnımın çıkması hareketlerimin zayıflaması engeller beni o yüzden elimi çabuk tutmalıyım.. kime nereye gideceğimi bilmiyorum gidersem neler olur onuda bilmiyorum Bora'ya ne olur toprağın altınamı girecek sevdiğim adam idam cezasımı verilecek elimi kolumu bağlayan tek şey bu... **** Selamm nasılsın 🙃 Bu bölüm hakkında ne düşünüyorsun merak ediyorum doğrusu.. Narin gitmekle doğruyumu yapacak?Peki Asya 😦Narin'in abisi Hüseyin'e aşık way be genlik böyle birşey işte bazen olmayacak hayallere dalıp gitmek 🌸Neyse oy ve yorum yaptıysan bir sonra ki bölüme bekliyorum seni bayss🐥

Bölüm sonu

2 yorum

  • Ya hayır ya Esat'ı hiç sevmiyorum ama oda olabilirdi çocuk Bora'nın nasıl birleşecekler aklım almıyor kafayı yiyeceğim

  • Sonunda geldi o efsanevi hikaye hemen okuyup yorum yapmalıyım yuppi çok mutluyum

    1Yanıt