Hemen evden çıktım.Elimde müzik kutusu ve o fotoğraf ile kapıya gittim.Sertçe kapıyı çaldım.
"Bu nedir?!"
"Fotoğraf ve senin o gün getirdiğin müzik kutusu."
Fotoğrafı gösterdim ve gözleri fal taşı gibi açılıp ağzı düştü.Iste şaşırdı!Bana yalan söylemiş...
"Lütfen doğruyu söyleyin ailem mi?..."
"Devlin..."
"Ailem yaşıyor mu şöyle yoksa polise giderim!"
"Tamam!Dur sakin ol!"
"Sizi dinliyorum!
"Eve geç kapı ağzında olmaz..."
Eve geçtim ve oturdum.Anlatmaya başladı...
"Evet,o müzik kutusu annenindi..
"Biliyordum işte!"
"Ailen seni terk etmedi.Evet,7 yaşında iken ailenin yanındaydin ve ailen yaşıyor.Ama şöyle ki ailen seni 7 yaşında iken kaybetmişti.O fotoğraf doğum günü fotoğrafı.7 yaşına girdin ve ailen seni lunaparka götürmüştü.Şansa ben de oradaydım.Seni kaybettiler.Ve bende seni iki sokak ötede buldum.Ağlıyordun ve ben de seni aldım..."
"Ve evine götürdün.. Hiç mi acımadın bana?Neden evine götürdün?!Ailemi bulabilirdin!7 yaşında ki küçük bir kız çocuğunu neden kaçırdın?!Neden!?Hayatımı mahvettin sen!Bir de ailemin beni terk ettiğini ve bunun nedeninin çirkin olmam olduğunu söyledin!Senin yüzünden ben hiçbir zaman mutlu olmadım ya!Sürekli zorbalandim,asagilandim!Senin haberin yok ama!Bunu bana nasıl yaptın?..."
Dedim ağlayıp bağırarak...
"B-ben çok pişmanım Devlin.Beni affet!Benim hiç çocuğum olmadı ve ben çok üzülüyordum.Seni görünce..."
"Sen mutlu oldun...Ben peki?..."
"Özür dilerim!"
"Sen hayatımda gördüğüm en vicdansız,yalancı insansın!Seni Allah'a havale ediyorum!Ve ailem nerede?!"
"Bilmiyorum!Aileni bulabiliriz ama..."
"Nasıl?!"
"Annen ünlü bir psikolog..."
"O zaman annemi bulabilirim!"
"Evet.Ejim..Psikolog Ejim..."
Bunu öğrendikten sonra direk çıktım evden ve şoku atlatmaya çalıştım...
İnsanlara güvenmek demek kendini azicik da olsa öldürtmekle ile eşdeğerdir...

