İçeriğe geç

ALTÜST OLMUŞ HAYATIM

Bölüm 30 · 9 dk okuma

ALTÜST OLMUŞ HAYATIM

Bölüm 30

29. Bölüm

Araba hala hareket halindeyken patladı!...

&&&

Yazardan

___________________

Karan birkaç dakika ne olduğunu kavrayamayarak şaşkınlıkla yerinde kalsa da eski soğukkanlılığını kazanarak hızla kendi arabasına doğru koştu. Arabadan küçük yangın söndürme tüpünü alarak yanan arabaya koştu bu sefer de. Arabanın yanına gelince yangın söndürme tüpünü kaldırarak alevlere püskürtmeye başladı. Alevler biraz olsun sönünce arabaya yaklaşmaya başladı. Arabanın içinde herhangi bir beden göremeyince atlama ihtimaline tutunarak arabanın etrafına bakmaya başladı. Arabanın arkasında çalıların orada bir beden görünce koşarak oraya gitti. Hemen Arya'nın yanına çöktü. Üstünde az da olsa az öncenin şoku vardı ancak soğukkanlı davranmaya çalışıyordu. Elini boynunda ki damara koyarak nabzını kontrol etti. Nabzının attığını görünce rahatladı. Hareket ettirmesi riskli olduğu için telefonundan ambulansı aradı. Durumu anlatıp kapattı ve tekrar Arya'ya döndü. Kafasını çarpmış olmalıydı. Karan onu kontrol ederken birden derin nefes alarak yerinden doğruldu ve iki üç kere öksürdü.

Arya "Hay am*na koyayım. Zaten anca beni bulur bunlar. S*ktiğimin p*ştları."

Karan bir an kızdan duyduğu küfürlerle gözlerini kocaman açtı.

Karan "İyi misin?"

Arya "İyiyim de senin ne işin var burada?"

Karan "Kafa dinlemeye uçuruma gelmiştim ama..."

Arya Karan'a bakınca gülmemek için kendini tuttu. Hala şokta olmalı ki alık alık bakıyordu.

Arya "Yazık adamı da delirttim. Aferin Arya."

Arya'nın alayla mırıldanmasını duyan Karan kaşlarını çatarak Arya'ya baktı.

Karan "Sen çok alışkınsın herhalde patlatılmaya."

Arya "He valla. Pek severler beni. Bir bakmışsın patlatıyorlar. Bir bakmışsın sıkıyorlar. Bende anlamadım."

Karan hiç birşey anlamamıştı ancak üstelemedi.

Arya "Ulan tam da yarın göreve başlayacağım. İzin vermeseler bari. Gelçi çok iyiyim. Daha beterlerini yaşadık bu koyar mı lan bize?"

Karan hiç birşey anlamıyordu. Bunda ki en büyük etken kızın mesleğini bilmemesi de olabilirdi tabii.

Ambulans ve polis sirenleri duyan Arya Karan'a döndü.

"Ambulansa gerek yoktu ya."

Karan "Saçmalama kızım. Az kalsın patlıyordun!"

Arya "Ee yani?"

Karan kafasını havaya kaldırarak sabır diledi. Polisler çoktan inmiş ellerindeki yangın tüpleriyle yanan arabayı söndürmüştü.

Polis 1 "Komiserim iyi misiniz?"

Karan "İyiyiz koçum."

Arya Karan polisle konuşurken düştüğünde az ilerisine sürüklenen silahını alıp beline koydu. Ayağa kalktığında polis bu sefer onun yanına geldi.

Polis 1 "İfadenizi almalıyız."

Arya cebinden asker kimliğini çıkarıp polise uzattı. Polis anında ciddiyetle dikleşti.

"Bu askeri bir durum."

"Emredersiniz komutanım."

Polis gidince Karan şaşkınlıkla Arya'ya döndü.

"Sen asker misin? Hadi lan!"

Arya'dan

_________________

Kısa bir kahkaha attım şaşkın ifadesine. Uzun zaman sonra bu kahkaha iyi gelmişti.

"Tabi olm. Yoksa bombayı nasıl farkedip atlayayım. Normal bir vatandaş farketmez."

Tam birşey diyecekti ki telefonum çaldı. Albay arıyordu. Açtığımda birşey dememe kalmadan konuştu.

"Hemen karargaha gel."

"Emredersiniz."

Hala bana bakan Karan'a döndüm.

"Hadi eyvallah. Ben artık gideyim."

Karan "Bırakmamı ister misin? Araban pert."

Kafamı kaldırıp arabaya baktım sonra etrafa baktım. Bu ıssız yolda taksi geçmezdi. Karargaha geç kalırsam albay ceza verirdi. Maalesef bu yeni gelen albay çok katı biriydi. Geç kalmam benim zararıma olurdu. O yüzden kafamla onayladım.

Karan önden ilerlerken bende arkasından ilerliyordum. Bir yandan da elimde çatlamış olan telefonu inceliyordum.

"Ulan kaç para vermiştik ya. Neyse idare eder. Artık yenisini alıcaz."

Sanırım Karan bebeğim senin artık deli olduğunu düşünüyor.

Deliyiz zaten olm. Hangi Türk askeri akıllı ki?

Karan sürücü koltuğuna geçti. Bende hemen yanındaki yolcu koltuğuna oturdum. Belimdeki silahı çıkarıp çizik var mı diye incelemeye başladım.

"Ulan bir gün şu silaha birşey olacak. Benim başım yanacak yeminlen."

Kabzasında gördüğüm çizikle kısık sesle küfür ederek baş parmağımı emdim ve çizgi silmeye çalıştım.

Karan ise 'ne yapıyor bu deli' dercesine bana bakıyordu.

Senin çenen nedense Karan'ın yanında fazla düştü haa.

Üff ne alaka. Bir siktir git ya.

(Arya ve iç sesi = Ben ve iç sesim)

Çizik geçince rahatladım. Silahlarımı seviyordum.

"Hah şükür."

Karan "Tövbe tövbe! Az önce patladın am*na koyayım. Patladın! Nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun ya!"

Kısık bir kahkaha attım. Patlamasını bekliyordum. Geç bile kaldı.

Yazık demek ki şoktan çıkamadı çocuk. Sense hala gülüyorsun!

Bombayı ben mi patlattım banane.

"Bak koçum. Ben askerim. Bunlar benim için çerez. Ben neler neler yaşadım. Bu mu koyacak?"

Karan tam konuşacaktı ki çoktan askeriyenin önüne geldiğimizi farkettik. Nöbetçi asker cama yaklaştı. Direkt asker kimliğimi gösterdim. Hızla hazır ola geçip tekmil verdi.

"Rahat aslanım. Hadi kapıyı aç albay bekliyor."

"Emredersiniz komutanım."

Karan hayran hayran bana bakıyordu.

Bu çocuk aşık aşık!

İç sesime göz devirdim. Askeriyenin otoparkında durunca hızla arabadan indim.

"Hadi eyvallah."

Hızlı ve sert adımlarla karargaha ilerledim. Tam içtima alanının oraya geldiğimde gördüğüm kişiyle küfür ettim. Arif Albay ve Caner Albay beni bekliyordu. Arif Albay geldiyse benim selam okunuyordur.

Hızla yanlarına gidip hazır ola geçtim ve tekmil verdim.

"Yüzbaşı Arya Öztürk! Mardin. Emret komutanım!"

""Rahat!""

Sorgu dolu gözlerle Arif Albaya döndüm.

"Arif albayım?"

"Yediğin naneleri ve başına gelenleri duydum. Hem seni kontrol etmek için geldim. Hem de Caner Albayla konuşmam gereken şeyler olduğu için geldim."

O sırada Karan'ın buraya geldiğini gördüm.

Karan "Baba?"

Hadi lan. Caner albayın oğlu mu?

Caner Albay "Hoşgeldin oğlum."

Karan "Hoşbuldumda ne yapıyorsunuz burada."

Caner Albay "Gel tanıştırayım. Yüzbaşı Arya Öztürk. Askeriyenin en iyi askerlerinden biri. Yanımdaki Arif Albay. Yakın dostlarımdan biri. Şimdi ise Arya tam da Arif Albaya bazı şeylerin hesabını veriyordu. Yüzbaşım bu da oğlum Karan."

Kafamla onayladım.

"Biz zaten tanışıyoruz komutanım."

Karan "Evet patlamaya şahit oldum."

Caner Albay tek kaşını kaldırarak sorgularcasına baksada kafasıyla onayladı.

Arif Albay "Şimdi gelelim vereceğin hesaba. Daha yeni seni Mardin'e gönderir göndermez adam dövmen ne demek oluyor Arya?!"

"Komutanım öncelikle bir tane değil 5 tane adam dövdüm."

Karan gülmemek için kendini tuttu. Albayların kaşları daha çok çatıldı.

"Ancak haklıydım komutanım. Üç tane şerefsiz 16 yaşındaki çocuğu köşeye sıkıştırmıştı ve birinin bıçağı vardı."

Arif Albay "Tamam hadi onu geçtim. Misafirliğe gelen ailenin oğlunu niye dövdün."

"Ahlaksız teklifte bulundu komutanım."

Arif Albay "Ne!"

Derin nefes alıp sakinleşti.

Arif Albay "Tamam. Ona da tamam. Peki esir düştüğünde işkence gördüğünde neden bana haber vermiyorsun!"

"Endişelenmeyin diye şey etmiştim komutanım."

Sesim kısılmıştı son kelimelerde. Ancak asla başımı eğmiyordum. Biz böyle eğitilmiştik. Ne olursa olsun başımızı asla eğmezdik.

Arif Albay "Sen benim elimde büyüdün Arya! Seni ben yetiştirdim. Her vurulduğunda geldim yanına. Bana haber vermek zorundasın. Eğer bir daha bir şey olurda bana haber vermezsen seni tekrar bir aylık ceza kampına sokarım."

Gözlerim kocaman açıldı. Çok acımasız bir kamptı o!

"E-emredersiniz komutanım!"

Arif Albay "Ayrıca o şerefsiz Murat'ın geldiğini de öğrendim. Onu da dövmüşsün. Buna birşey demiyorum kesin haketmiştir. Ancak yine gelirse bana yolla. Elini kana bulamanı istemiyorum."

"Emredersiniz komutanım!"

Arif Albay "Timi kurtarmak için esir düştüğünü de biliyorum aferin kızım. Tam da benim öğrettiğim gibi."

Gururla bakıyordu bana. Hafifçe tebessüm ettim.

Arif Albay "Gidip timini görebilirsin ben iki gün daha buradayım. Şu benim eşek sıpasına da bakmam lazım. Yanına geldimi hiç."

"Geldi komutanım merak etmeyin."

Arif Albay "Sizi koca şehirde beraber bırakmak hiç içime sinmiyor. Başınıza bela açmak yok. Habire alkol almak yok. Adam dövmek yok. Motor yarışı yapmak yok. Gerisini sen biliyorsun gözüm üstünüzde olacak."

"Emredersiniz komutanım."

Caner Albay "Oğlum sen bekle beni. Benim yarım saat daha işim var. Sonra çıkalım. Yüzbaşım bomba konusunu araştırıyoruz. Ayrıca yarın sabah 9 da harekat odasında toplantı yapacağız."

Karan "Tamam baba."

"Emredersiniz komutanım!"

Albaylar gittikten sonra rahat nefes verdim.

"Ohh. Allah'tan o olayı öğrenmemiş. Güzel."

Karan "Cidden o kadar şey yaptın mı ya?"

Ona yandan bir bakış atarak sırıttım.

"Daha bunlar hiç birşey. Her neyse hadi sende gel timle tanışırsın."

Karan "Olur."

Timin odasına girdiğimizde koltukta uyuyan Hakan abiyi, yanına elinde ki tüyle çökmüş Aras'ı ve onları koltuklarda oturmuş keyifle izleyen timin geri kalanını gördüm. Kapının oradayken kollarımı göğsümde bağlayarak kapıya yaslandım ve Karan'ı durdurdum. Onları izlemeye başladık.

Aras tüyü hafif burnuna sürttü ve sesini incelterek konuştu.

Aras "Aşkııım. Hadi uyan."

Timin geri kalanı ve biz kendimizi gülmemek için tutuyorduk.

Hakan abi "Hmm...biraz daha aşkım."

Hakan abi boğuk sesiyle konuşup yerinde kıpırdandı.

Aras "Hadi ama aşkım. Hem öperim seni."

Hakan abi "Gel öp kalkayım."

Hakan abi dudaklarını öne doğru büzdü. O sırada Aras ne ara koyduğunu bilmediğim bir odunu sehpanın altından çıkarıp Hakan abinin dudaklarına yasladı. O sırada Muhammet'te fotoğrafını çekti ve ardından herkes kahkaha atmaya başladı. Bizde kendimizi tutamayıp gülmeye başladık. O sırada Hakan abi çatık kaşlarıyla uyanmış olayı kavramaya çalışıyordu. Olayı kavrayınca sinirle Aras'a atıldı. Odada acı dolu bir inleme çıktı.

Aras "Ah!"

Diğerleri hafiften gülüyordu hala. Varlığımı belirtmek için boğazımı temizledim.

"Beyler!"

Hepsi beni görür görmez hazır ola geçti.

"Rahat!"

Emir "Komutanım gelmiş be."

Kanepelerin oraya doğru ilerlememle üstüme atılmaları bir oldu. Hafiften sendelesemde bende onlara sarıldım.

Aras "İyiki geldiniz komutanım sizsiz tadı tuzu yok buraların."

Ayrılınca Karan'ı farkettiler.

Yankı "Ooo komutanım sevgiliniz mi?"

Tekli koltuğa otururken tekme attım ona.

"Siktir lan! Ne alaka?"

Kemal "Ne bilelim sizin yanınızda erkek görmek imkansıza yakın olunca."

"Karan. Caner albayın oğlu."

Hepsi ciddileşti. Bende alayla onlara bakmaya başladım.

Hepsi sırayla isimlerini söyleyip el sıkışmak için ellerini uzattı.

"Yankı"

"Kemal"

"Hakan"

"Aras"

"Emir"

"Muhammet"

Karan "Memnun oldum. Bende Karan."

""Bizde memnun olduk.""

"Hayret kibar konuşabiliyormuşsunuz."

Aras "Ayıp ediyorsunuz ama komutanım."

"Öyledir tabii."

Hakan "Ee senin mesleğin ne Karan?"

Karan "Polisim."

Emir "Vaay yakışır."

Karan eyvallah dercesine kafasını eğdi. Bu hareket onu baya karizmatik gösterdi.

Adam taş gibi maşallah.

He valla.

Tövbe tövbe ne düşünüyorum.

Tam sohbete devam edeceklerdi ki Karan'ın telefonu çaldı.

Karan "Tamam baba geliyorum."

"Ben de artık kalkıyorum beyler. Sizde yavaş yavaş evlere dağılın. Yarın sabah 5 te güzelinden bir içtima yapacağız. Bakalım ben yokken hamlanmışmısınız?"

""Emredersiniz komutanım!""

Tam Karan'la kapıya yönelmiştik ki Aras'ın seslenmesiyle durduk.

"Komutanım akşam saat 9 gibi Halil abinin mekanına gidelim diyoruz sizde gelir misiniz? Tabi müsaitsen senide davet ediyoruz Karan abi."

Telefondan saate baktım. Şuanda saat 19:00 dı.

"Bana uyar 2 saat sonra görüşürüz."

Karan "Bende gelirim."

Odadan çıkıp birlikte askeriyenin otoparkına yürüdük. Motorun en son buradaydı. Ne olur ne olmaz diye motorumun anahtarını yanımda taşıdığım için mutluyum.

"Telefon numaranı versen iyi olur. Mekanın konumunu atarım. İstersen."

Karan "Çok iyi olur. Teşekkür ederim."

Kafamla onayladım ve telefonumu çıkartıp ona uzattım. Kendi numarasını yazıp bana verdi. Kaydedip cebime koydum.

Karan "İstersen senide gideceğin yere bırakalım. Araban da yok."

"Teşekkür ederim. Ancak gerek yok."

O sırada yanında durduğumuz motoruma bindim. Kask maalesef askeriyedeki odamda kalmıştı.

Karan şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı. O sırada anahtarı takıp motoru çalıştırdım.

Karan "Gerçekten sende sürprizler bitmiyor."

"Bu daha ne ki?"

Göz kırptım ve motoru gazlayarak otoparktan çıktım. Hala yüzümde bir tebessüm vardı. Bana hayranlık duyması hoşuma gitmişti...

Herkese merhaba!

Şu sıralar psikolojik sorunlar yaşıyorum ve sınav haftası da yaklaştı. Bu yüzden çok yoğunum şu sıralarda.

Yılbaşına kadar bölüm gelmeyebilir. Kusura bakmayın. Ancak yılbaşından itibaren tekrar aynı tempoda bölüm atmaya devam edeceğim.

Sizce Karan ve Arya ile ilgili ne gibi sahneler olsun?

Bölüm hakkındaki düşüncelerinizi yazmayı unutmayın!

Kendinize iyi bakın ❤

Bölüm sonu

4 yorum