1 Gün Sonra/Yazardan
____________________________
Bu bir günde kuzenler Arya'yla daha çok kaynaşmak için ellerinden geleni yapmışlardı.
Her ne kadar o gün Arya'nın yüzeysel olarakta olsa bahsettiği geçmişi hakkında soru sormak isteseler de kendilerini tutmuşlardı. Şahsen sorsalarda Arya cevap vermeyi pek düşünmüyordu.
Öztürk ailesi Arya'yı çok çabuk benimsemişti. Çocuklar da Arya'yla tanışmıştı. Güzelliğine hayran kalan minikler boş bulundukları her anda Arya'nın yanında nefes alıyorlardı. Arya'ysa zevkle onlarla ilgileniyordu. Arya'nın onlara bu kadar ilgili olması ve çocukları bu kadar sevmesinin nedeni bu dünyaya göre çok temiz ve saf olmalarıydı. En önemlisi masumlardı...
Şimdi ise Öztürk konağında bir telaş vardı. Öztürk erkeklerinin iş yaptığı bir aile akşam yemeğine gelecekti.
Arya'dan
___________________
Bu bir günde Öztürk ailesi benimle yakınlaşmak için ellerinden geleni yapmışlardı. Özellikle Ada'yı kurtardığımdan beri daha bir samimilerdi. Bir nevi minnet duyuyorlardı ama saçmaydı bu. Sonuçta bu benim görevimdi. Ancak yinede birşey demiyordum.
Öztürk ailesi her ne kadar benimle yakın olmak istese de yapım gereği ve geçmişim saolsun istisnalar dışında birileriyle yakın olamıyordum. Zaten onlarda soğuk ve mesafeli olduğum için pek sınırı aşamıyorlardı.
Şuan ise akşama gelecek misafirler için hazırlık yapıyorlardı. Bu kadar hazırlığa ne gerek varsa?
Misafir ağırlama edebi diye birşey var. Tabi senin bilmediğin birşey bu.
Ne alaka lan. Ayrıca gayette biliyorum.
Her neyse bense şuanda odamda spor kıyafetlerimi giymiş, sıkıldığım için bahçede spor yapmaya iniyordum.

Hava hafiften soğuktu. Ancak soğuk insanı dinç tutardı. Ayrıca zaten ilkbahara girdik sayılırdı. Bu hava benim için sıcak bile sayılır. Sonuçta günlerce karların arasında yatmak zorunda kalınca insan alışıyor.
Saçlarımı at kuyruğu bağlayarak odadan çıktım. Hızlıca merdivenleri inip avludan da gözüken ön bahçedeki çardağın oraya gittim. İlk olarak barfiksle başlamak istiyordum.
Şuanda avluda kimse olmadığı için burda olduğumu gören ve bilen kimse yoktu.
Hızla hafif sıçrayarak çardağın yukarıdaki demirine tutundum ve barfiks çekmeye başladım.
O sırada avluya Miran çıktı. Elindeki telefona bakarak koltuğa oturdu. Bir an telefondan kafasını kaldırıp bana baktı. Ardından telefona döndü. Beni gördüğünü yeni kavramış olmalı ki hızla kafasını tekrar kaldırarak bana baktı. Tabi ben o sırada barfiks çekmeye hala devam ediyorum.
Biraz şaşırmıştı beni bu halde görünce. Ardından bakışları karın kaslarıma düştü. Gözleri büyüdü.
"Oha!"
Onun sesini duyan genç tayfa avluya geldi. O sırada ikizler beni görünce sırıtıp onlara döndü.
Ares "Anlaşılan Miran abi ablamın karın kaslarının şokunu yaşıyor."
Asya'yla aynı anda kahkaha attılar.
Abimler her zaman ki gibi kıskançlıkla kaşlarını çattı. Kuzenler bana döndü. Spor yapmama şaşırsalarda ikizlerin dediği akıllarına gelmiş olmalı ki hemen kaşlarını çatıp karnıma baktılar. Karın kaslarımı gördüklerinde hepsinin kaşları yukarı kalktı.
""Oha!""
Ateş "Lan benim bile bu kadar kasım yok!"
Miraç abi "Ulan bu kıyafet ne!"
Arel abim "Alışın artık. Ne dediysek çıkarmadı."
Aytaç abim "Maalesef dışarı bile buna benzer bir kıyafetle koşmaya çıktı. Engel olamadık."
""Ne!""
Bütün erkekler kaşlarını çatıp bana bakmaya başladılar.
"Ulan ne vır vır yaptınız ha!"
Meriç abi ilgiyle bana döndü. Bende o sırada 500 barfiksi tamamladığım için kendimi yere bıraktım.
Meriç abi "Kaç barfiks çektin?"
"500."
Miran "Yuh!"
Ateş'i ise bir öksürük krizi tutmuştu. Ares dalga geçercesine sırıtarak sırtına vuruyordu.
Ares "Üzülme Ateş abi büyüyünce sende yaparsın."
Gençler kahkaha attı.
Gençler dediğimde Asya, Ares, Minel-17 yaşında olan kuzenim-, Ege-18 yaşında olan kuzenim-.
Diğerleri ise gülmemek için kendini zor tutuyordu. Ateş kaşlarını çatarak onlara baktı.
"Öyle mi!? Tamam lan. Var mısın Arya rekabete? Bende geliyorum lan."
Avludan aşağıya inip yanıma adımladı.
"Sen bilirsin."
Asya "Ablam bu lafıyla yeneceğini belli etti. Çünkü sen bilirsin dayanabileceksen gel demek istedi."
Bu sefer hepsi kahkaha attı. Ateş ise iyice hırslanmıştı. Diğerleri de avludan aşağıya inerek yanımıza adımladı.
"O zaman şınavla başlayalım."
Ateş onaylarcasına kafasını salladı. İkimizde yerde şınav pozisyonu aldık.
"Başla."
İkimizde komudumla şınav çekmeye başladık.
Ege "Boşuna aşık oldum demedim lan!"
Onun bu haline sırıttım.
Ares "Uzak dur lan ablamdan!"
Ege "Banane."
Kürşat abi "Kaç oldu?"
"127."
Ayaz "Oo daha şimdiden baya olmuş."
Akın "Daha 20 şınavı zar zor çeken ben bu duruma üzüldü."
Hepsi kahkaha attı. Bende çok küçük sırıttım. Beni övmeleri hoşuma gidiyordu vallaha.
G*tün kalkıyor işte.
Bir sus lan.
200 şınavı tamamladığımızda Ateş birden kendini yere bırakıp pes etti.
Ateş "Kollarım koptu anasını satayım. Sen nasıl dayanıyorsun Arya ya! Birde az önce 500 barfiks çektin."
Ben hala şınav çekmeye devam ediyordum.
"Alıştım çünkü. Bazen time 2 katını yaptırdığım oluyor."
Minel "Oha! Time üzüldüm şuanda abla ya."
Ares "Böylelikle ablamın kazandığını gördük. Helal be abla!"
Ateş homurdanarak yerden kalktı...
Akşam
_____________________
Tam olarak 500 barfiks, 500 şınav ve 500 mekik çektikten sonra sporumu bitirmiştim. Kuzen tayfası hayran kalmıştı bana. Zaten karın kaslarıma olan hayranlıklarını anlatmama gerek yok.
Şimdi ise duştan çıkmış üstümü giyiniyorum.

Üstümü giyindikten sonra saçlarımı tarayıp serbest bıraktım. Odamdan çıktığımda yan odadan birinin kapıyı açmaya çalıştığını gördüm. Kapı kolu hafifçe aşağı inip yukarı çıkıyordu. Yüksek ihtimalle Ada yanlızdı ve odadan çıkmaya çalışıyordu.
Kapıya ilerleyip elimi kapı koluna koydum. Yavaşça kapıyı araladım. Kapının arkasında olan Ada'nın düşmesini istemezdim. Tahmin ettiğim gibi odada sadece Ada vardı. Ada odaya benim girdiğimi görünce bacağıma sarıldı. Eğilip onu kucağıma aldım ve boynundan öptüm. Kısıkça kıkırdadı. Bende gülümsedim.
Bir an gözlerim daldı. Eğer ölmeseydi şuanda 8 yaşında bir prenses olacaktı. Gözlerimin dolduğunu hissedince hemen gözyaşlarımı geri gönderip kendime geldim.
Ada'yla birlikte aşağı inmeye başladık. Avluya geldiğimde herkes buradaydı. Tek boş yer olan Poyraz abinin yanına oturdum. Poyraz abi bize gülümseyip kolunu omzuma attı. Bende kafamı göğsüne yasladım. Ada ortamızdaydı. Poyraz abi ikimizinde saçını öptü. Ada da kafasını benim göğsüme yasladı. Yengelerim yoktu. Gençler köşede oturmuş kendi aralarında sohbet ediyordu. Diğerleri de kendi aralarında gruplaşmış sohbet ediyordu. Herkesi tek tek inceledim. Aileyi aramızdaki benzerlik bakımından değerlendirirsem ben hafif annemi andırıyor, Poyraz abime ve Arel abime benziyordum. Asya ise benim küçük kopyamdı. Diğerleriyle aman aman bir benzerliğim yoktu.
Ben böyle düşüncelere dalmışken zil çaldı. Birden hepimiz ayaklandık. Yengelerimde mutfaktan çıkıp yanımıza geldi. Nazlı yenge yanıma gelip Ada'yı kendi kucağına aldı.
"Uyandın mı sen annecim?"
Ada kafasını boynuna gömerek sarıldı. Nazlı yengede yanağını öptü.
Kapıdan iş ortakları olan aile girdi. 50 li yaşlarında bir adam. Yine 50 li yaşlarında bir kadın ve oğulları olduğunu düşündüğüm 20 li yaşlarında bir erkek girdi. Erkeğin tipi ben şerefsizim diye bağırıyordu resmen ama ben umursamadım.
Sırayla tokalaşmaya başladık. Sıra erkeğe gelince piçimsi bir şekilde sırıtarak elimi tuttu ve üstünü öptü.
"Serdar ben memnun oldum."
O sırada yanımda olan Poyraz abi kaşlarını çatarak kolumdan tuttu ve yanıma çekti. Böylece elim Serhat'ın elinden kurtulmuş oldu.
Ulan her dediğim tutuyor ha. Ciddin şerefsiz bu. Daha gelir gelmez sulandı.
Poyraz abi "Ben memnun olmadım koçum. Geri bas."
Ürkütücü bir ses tonuyla konuştuğu için büyük ihtimalle tırsan Serhat hemen annesinin yanında avluya ilerledi. Hava pek serin olmadığı için avluda oturuyorduk.
Hepimiz avluya geçip oturduk. Yarımız koltuklara sığmadığı için sandalyelerde oturuyordu. Aileler sohbet etmeye başladı. O sırada telefonuma mesaj geldi.
Arda/Arya Mesajlaşma
Napıyon lan?
Bir tane iş ortağımıymış
neymiş o aile geldi oturuyoz.
Yokluğum çok belli oluyor
dimi dimi
Yoo valla hiç hissetmiyorum
aklıma bile gelmiyorsun
Pis nankör. Beni çok ararsın ama
Yav he he.
Ee nasıl gidiyor? Bir sorun yok dimi lan.
Şu iş ortaklarının oğlunu birazdan boğacak olmam dışında bir sorun yok.
Kaksjksks. Azıcık sabret lan. İş ortağı dedin. Şimdi işleri mahvolmasın.
Ondan tutuyorum zaten kendimi. Yoksa şimdiye boğuşmuştum bu iti.
Ne yaptı da sinirlendin bu kadar lan
Gelir gelmez sulandı ayrı birde salak salak sırıtıyor karşımda bana şuanda. Elimde kalacak.
Oha lan onda da iyi g*t varmış ha o kadar abinin yanında. İyi cesaret.
Cesaret mi aptallık mı birazdan öğrenecek gibiyiz. Her neyse dikkat çekiyorum sonra konuşuruz.
Tamam hadi bay bay aşko.
(✓✓Görüldü)
--------------------------------------------------
Arda'nın son mesajında aşko yazmasıyla gözlerimi devirdim. Bu kadar yılışık biriyle nasıl arkadaştım bilmiyorum ama benim için değerliydi.
Kafamı kaldırdığımda bana sırıtarak bakan Serhat'a sert bir bakış attım. Aynı öldürücü bakışı şuanda yanımda oturan Poyraz abimde atıyordu. Diğerleri fark etmemişti. Nasıl fark etmediler şaşırmış olsam da düşünmedim.
Susadığım için ayağa kalktım. Bana soru dolu bakışlar atan aileme döndüm.
"Su içeceğim."
Kafalarını sallayıp önlerine döndüler. Bende avlunun arkasında kalan mutfak kapısına yürüdüm. Mutfak kapısı avluya bakıyordu. Ancak dediğim gibi arkada ve köşede olduğu için avludan mutfak gözükmüyordu.
Suyumu içtikten sonra bardağımı makineye yerleştirdim ve arkamı dönüp kapıya yöneldim. Tam çıkacaktım ki kapıya yaslanmış Serhat'ı gördüm. Gözlerimi devirip kollarımı göğsümde bağladım. Kapıya doğru yaklaştım. Serhat'ın karşısında dikilip tek kaşımı kaldırdım.
"Hayırdır yolu mu şaşırdın?"
"Hayır amacım yanına gelmekti."
Kaşlarımı çattım.
"Ne istiyorsun?"
"Seni."
Sinirlenmeye başlamıştım. Sabahtan beri zaten ona kıl oluyordum. Bunlar son damlalardı. Tek kelime daha ederse dalmayacağımın garantisini veremezdim şuanda.
"Ne diyorsun lan sen!"
Bir parmağını saçıma uzattı ve okşadı.
"Çok seksisin kızım. Takılalım diyorum işte."
İşte bu son damlaydı. Yakasından tuttuğum gibi kafayı gömdüm.
Yazardan
______________________
Birden kanepelerin oraya düşen Serhat'la herkes şaşkın ve endişeli bir şekilde ayağa kalktı. Serhat'ın burnunun kanadığını görünce daha çok endişelendiler. Ardından Arya'nın üstüne çıkıp yumruklamaya başlaması bir oldu.
Bunu gören aile daha çok şaşırmıştı. Serhat'ın annesi ise çığlık atmıştı.
Arya "Seni öldürürüm şerefsiz."
Arya'nın gözü dönmüştü ve şuanda Serhat'ı öldüresiye dövüyordu. Bu yüzden anında ayırmak için araya girmeye çalıştılar. Arya'ya güçleri yetmiyordu. Poyraz hızla aralarına dalarak kolunu Arya'nın beline sardı. Kürşat bir kolundan tuttu. Miraç ise diğer kolundan tuttu. Meriç ve Altay ise Serhat'ı kurtarmaya çalışıyorlardı. Arya'yı zorla Serhat'ın üstünden aldılar.
Serhat'ın annesi anında oğlunun koluna girdi. Babası ise çok öfkeliydi.
"Sizinle iş miş yapmam ben. Ne haliniz varsa görün!"
Serhat ve ailesi hızla konağı terk etti. Arya ise onu tutan kollardan kurtulmuş sakinleşmeye çalışıyordu. Elleri kan içinde kalmıştı.
Poyraz "Ne oldu da dövdün?"
Arya derin bir nefes aldı.
"Ahlaksız teklifte bulundu it!"
""Ne!""
Poyraz "Am*na kod*ğumun çocuğu!"
Arel "Ulan ben senin ağzına s*çmazsam!"
Miraç "Or*spu ç*cuğu!"
Bu seferde bu öfkeli 3 genci tutmaya başlamışlardı. Yoksa bu sefer de onlar dövecekti.
Arya'yı koltuğa oturtmuş bir eline Ares buz tutuyor, diğer eline ise Asya buz tutuyordu.
Arya "Ne dövdüm ama."
Arya'nın sırıtarak konuşmasıyla diğerleri kahkaha atmaya başladı.
Poyraz "Geldiğinden beri sana bakıp duruyordu zaten. İyi yapmışsın güzelim. İçimde kalacaktı yoksa."
Tekrar kahkaha attılar. Arya ise küçük bir tebessüm etti...
Herkese selaamm... Umarım bölümü beğenmişsinizdir. Elimden geldiğince kuzenlerle vakit geçirsinler diye uğraşıyorum. Umarım istediğiniz gibi olmuştur.
Yavaştan eniştenin olduğu bölümler yazmak istiyorum ama nasıl sahneler yazacağım bilmiyorum. Birde ben biraz odunum aga. Romantik sahnelerde yazamam ki. Ne yapacağım bilmiyorum. Ancak tabiki elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz.
Bölüm hakkında düşüncelerinizi yazmayı unutmayın...
Kendinize iyi bakın!❤
