İçeriğe geç

ALTÜST OLMUŞ HAYATIM

Bölüm 24 · 12 dk okuma

ALTÜST OLMUŞ HAYATIM

Bölüm 24

23. Bölüm

"Daha önce gelemediğim için özür dilerim.......anne."

&&&&

İnsan bazen öyle şeyler yaşar ki ölmek ister. Ancak o anda senin yaşaman için uğraşan, büyük fedakârlıklar yapan sevdiklerin gelir aklına.

'Onlar benim yaşayabilmem için bu kadar fedakârlık yapmışken bunları bir kenara itip yaşamıma son veremem.'

Düşüncesi beynini istila eder.

Bende bir çok kez kendimi öldürmenin kıyısından bu düşünce sayesinde döndüm. İyi ki de dönmüşüm. Çünkü annemin yaptığı bu fedakârlığı eğer kenara itip canıma kıysaydım kendimi affedemezdim. Annem benim için ölmüşken, benim canım uğruna kendini feda etmişken bunu yapamazdım. İntiharların eşiğinden hep annem döndürdü beni. Annemin benim yüzümden öldüğü gerçeği döndürdü.

Evet. Annem benim yüzümden öldü. Belki o gün ona

'anne beni kurtar' dememeliydim.

"Anne kurtar beni!"

"Bırak onu adi herif! Kızımı bırak."

"Anne uyan!"

"Anne soğuk olmuşsun üşüdün mü?"

"Hadi anne uyan bak babam gitti."

"Anne!"

Daha 7 yaşındaydım...

"Özür dilerim anne."

Bir yandan toprağı okşuyor bir yandan da konuşuyordum.

"Biliyorsun askerim. Görevlere falan gidiyorum o yüzden gelemiyorum. Sakın seni öz ailem için ihmal ettiğimi sanma olur mu? Çünkü kimse senin yerini tutamıyor. Çünkü aklımdan hiç çıkmıyorsun. Aklımdan çıksan vicdan azabım hatırlatıyor seni bana. Eğer şuan yanımda olsaydın ne vicdan azabı saçmalama derdin. Yapamıyorum anne kurtulamıyorum bu vicdan azabından. Bugün senin ölüm yıldönümün. Öz ailemin bulunduğu eve gidebileceğimi sanmıyorum. Ona anne diyebileceğimi sanmıyorum. Normal zamanda da bunu demek zorken bugün daha zor ve ben bunu kaldıramam. Aslında hiç anne demezdim ona ama hakediyordu. Buna rağmen onu üzemezdim. Buna hakkım yoktu. Ona anne dediğime bakma %100 kabullenmiş değilim. Hiç bir zaman tamamen hissederek anne diyemiyorum. Çünkü her anne dediğimde sen aklıma geliyorsun ve sanki senin dışında kimse anneliğe layık değilmiş gibi geliyor. Benim tek annem sensin. Seni ve yaptığın fedakârlıkları unutamam. Birlikte ağlayıp birlikte güldüğümüz günleri silemem. Sanki hiç birşey olmamış gibi ona da anne diyemem. Ben bunu yapamam..."

Derin bir nefes aldım ve göz yaşlarımı sildim.

"Bugün senin ölüm yıldönümün... 18 yıl oldu. Dile kolay yaşaması zor 18 yıl. Sen gittikten sonra herşey daha beter oldu. Normalde sadece vuran döven adam daha farklı ve daha beter şeyler yapmaya başladı. Şuanda herkes acıya bu kadar dayanıklı olmamı sadece asker olduğumdan sanıyor ama kimse bilmiyor ki ben bunlarla büyüdüm. Olsun artık üzülmeyi bıraktım anne. Sende üzülme olur mu? Hem bu acılar beni daha güçlü yaptı. Geçmişim hakkında üzüldüğüm tek şey sen ve o b-bebek. B-bebek kim diye sorarsan onu sana anlatamam."

"Yardım edin!"

"Yardım edin nolur o ölüyor!"

"Her neyse artık gidiyorum. Seni çok seviyorum anne. Kimse asla senin yerini tutamaz."

Eğilip çeşmenin kenarındaki su bidonunu aldım ve mezarı suladım. Bidonu çeşmenin yanına bıraktıktan sonra mezar taşını öptüm ve kalktım.

Çiçek

Akan iki damla yaşımı da sildim. Arkamı dönüp mezarlığın çıkışına yürüdüm. Mezarlıktan çıkınca eski ifadesiz güçlü duruşuma geçtim. Motoruma bindim ve kaskı yine takmadım. Son sürat sürüyordum. Saçlarım rüzgarda savruluyordu. Bu biraz olsun iyi hissettirdi.

.

.

.

Telefonum durmadan çalıyordu. Sırasıyla a-Defne hanım, babam, abilerim aramıştı. Açmamıştım.

Şuan nerede miyim?

Lojmanda ki daireme gelmiştim. Yanımda 5 tane bira şişesi 1 tanesi bitmiş 1 tanesi elimde içiyorum. Karşımda televizyondaki videoyu izliyorum.

10 dakika önce

___________________

Biraz yanlız kalmak için lojmanda ki daireme gelmiştim. Salondaki küçük kitaplığın önüne gittim. Eski olduğu belli ama annemin en sevdiği kitaplarda gezdirdim elimi. Annemin en sevdiği kitabı elime aldım. Sayfalarını açmaya cesaret edince hafifçe çevirdim sayfaları ve o anda kitabın içinden iki tane CD düştü. Birinci CD i elime aldım. Üstünde biricik kızıma yazıyordu. Ellerim titredi. Yavaş ve sarsak adımlarla televizyona ilerledim. Televizyonun önüne diz çöküp CD i yerleştirdim. Ancak çalıştırmadım. İçeriye gidip dolaptan 5 şişe bira aldım. Televizyonun karşısına çöküp dizlerimi kendime çektim. Birinci şişeyi açarak büyükçe 3 yudum aldım.

Şimdiki Zaman

__________________

Video başlayınca ekrana annem çıktı.

"Bugün güzeller güzeli kızım doğdu."

Fısıldayarak konuşuyordu. Kamerayı yanındaki bebeğe yani bana çevirdi.

"ismini Arya koymaya karar verdim. Çok güzel. Melek gibi. Umarım hep saf, temiz ve mutlu olursun."

Özür dilerim anne. Kızın artık saf, temiz ve mutlu değil.

Görüntü değişti. Kamera küçük 6 aylık bir kız bebeğe dönüktü.

"Arya hadi kızım konuş bakalım."

Bebek anlamsız sesler çıkardı.

"Hadi güzelim söyle bakalım. An-ne. Hadi güzel kızım benim."

"Ayye"

"Aferin benim kızıma. Ohh annesi yesin bu güzelliği."

Annem küçük bebeği öpücüklere boğuyordu. Küçük bebek ise kıkırdıyordu.

Yüzümde acı bir tebessüm oluştu.

Telefonum hala çalıyordu. Birden kapıdan tıkırtılar geldiğini duydum. Kumandayı alıp videoyu durdurdum.

Dayım endişeyle içeri girdi. Beni elimde ve etrafımda bira şişeleriyle görünce şaşırdı.

"Arya noldu?! Bu halin ne?!"

"Biraz içiyorum sadece. Yanlız bırak beni dayı."

Ruhsal anlamda yorgundum ve bu yorgunluk sesime yansımıştı. Yanıma yaklaşıcaktı ki elimi kaldırıp durdurdum.

"Arya ne oluyor güzelim. Hadi söyle. Söyle ne gerekiyorsa yapayım. Hadi güzel yeğenim ne oldu anlat bana."

Kafamı olumsuzca iki yana salladım. O sırada kapıdan biri daha girdi. Arda gelmişti. En yakın ve tek arkadaşım, kardeşim, yaşadığım herşeyi ayrıntısına kadar bilen tek kişi.

Onunla her gün telefonda konuşuyorduk Mardin'e geldiğimden beri. Normalde 1 hafta önce ben göreve gitmeden önce geleceğini söylemişti ama önemli ameliyatları çıkınca ertelemek zorunda kalmıştı. Demek bugün gelmiş. Gelçi bugün nasıl olduğumu biliyor yanlız bırakmak istememiştir.

Arda elini dayımın omzuna koyup dikkatini çekti.

"Onu bugün yanlız bırakın. Yarın konuşursunuz ama bugün olmaz ben yanındayım merak etmeyin."

Dayım "Sen kimsin?"

Arda "En yakın arkadaşıyım."

Dayım onay almak için bana döndü. Kafamı sallayarak onayladım.

"Bugün eve gelmem. Telefonumu da kapatırım büyük ihtimalle aramayın ve merak etmeyin."

Dayım isteksiz bir şekilde onayladı ve yavaşça evden çıktı. Telefonumu sessize aldım. Belki albay arar diye kapatmamıştım. Aslında aramazdı büyük ihtimalle çünkü 1 hafta izinliydim. Ancak yinede ne olur ne olmaz diye açık bıraktım.

Arda kapıyı kapattıktan sonra yanıma çöktü ve oda bir şişe aldı.

Sonra televizyonu işret etti.

"Bu ne?"

"Annem çekmiş. CD ler en sevdiği kitabın içinden düştü."

Kumandayı aldım ve videoyu devam ettirdim.

"Benim kızım artık tek başına oturabiliyooor."

Küçük bebek gülücükler saçıyordu anneme. Annemde ona sevgiyle gülümseyerek bakıyordu. Kamera tam karşılarında ikisinide çekiyordu.

"Bence yavaş yavaş adım atmaya çalışabiliriz. Ha ne dersin kızım?"

"Ayye"

"Efendim birtanem."

"Jayım ayye."

"Yaaa yerim seni! Sen canım annem mi diyorsun?! Canım kızım benimm.."

Bebeği kucağına alıp koklayarak öptü.

Gözümden bir damla yaş süzüldü. Arda da acı bir tebessümle izliyordu. Anlıyordu beni.

Diğer video bahçede çekilmişti. O ev bahçeli iki katlı bir evdi.

"Eveet bugün kızım 1 yaşına girdi. İyiki doğdun annem. İyiko doğurmuşum kız seni. Seni çok seviyorum veee bugünün şerefine yürümeye çalışıcaz tamam mı?."

Annem bebeği ayağa kaldırdı ve elleri hala havadayken sadece bir iki adım geri çekildi. Bebek ilk adımda sendeleyince düşecek sanan annem tam bebeği tutmak için atılmıştı ki bebek dengesini sağladı. Bebek iki adım daha atıp sevinç çığlıkları atarak annemin ellerine sarıldı. Annemde kahkaha atarak kucağına aldı ve sarıldı.

"Aferin benim kızıma!"

İki gözümden de birer damla yaş süzüldü. İkinci biramda bitmiş üçüncü şişeyi almıştım. Şişemden büyükçe iki yudum aldım ve izlemeye devam ettim.

Bu video da kız yaklaşık 2 yaşlarındaydı.

Annem bahçede yavaşça koşuyor kız da paytak adımlarla onun peşinden gidiyordu. Annem kahkaha attı.

"Ay benim kızım büyümüşte annesini kovalıyormuş."

Kız bi an dengesini kaybetti. Tam düşecekken annem onu yakaladı ve kucağına aldı.

"Hoppalaa! Merak etme kızım anne seni yakaladı. Anne seni hep koruyacak."

İki gözümden de yaşlar süzülüyordu. Artık silmeyi de bırakmıştım. Üçüncü şişenin yarısına gelmiştim. Arda da ikinci şişesine geçmişti. Başım Arda'nın omzuna yaslıydı.

Bir diğer video da 4 yaşındaydım. Annemin yatak odasındaydık.

"Annecim baba geldiğinde odadan dışarı çıkmak yok tamam mı?"

"Tayam yokşa baba kıjar."

"Evet bebeğim. Akıllı kızım benim."

Annem küçük kızın iki yanağını da koklayarak öptü.

"Ne güzel de konuşurmuş benim kızım."

Diğer videoda 5 yaşındaydım. 5 yaşından itibaren her anımı en ince ayrıntısına kadar hatırlıyorum.

"Minik kurbağa minik kurbağa kuyruğun nerede?"

"Minik kuyba minik kuyba kuyuyun nerede?"

Annemle beraber şarkı söylüyorduk. İkimizde gülümsüyorduk. O sırada videodan kapı sesi geldi ve annem hızla kamerayı kapattı.

Yumruğumu sıktım. Çünkü o gün ne olduğunu iyi biliyordum. Arda elini yumruğuma koydu. Yumruğumu açıp elimi tuttu ve baş parmağıyla elimin üstünü okşamaya başladı.

Bu CD burada bitmişti. Kalktım ve ikinci CD i taktım. Tekrar Arda'nın yanına oturup başımı omzuna yasladım ve aramızda kalan elimle elini tuttum. O da hemen elimi sıkı sıkı kavrayıp destek oldu bana. Boşta ki elimle bira şişesini aldım ve bir yudum daha içtim. O sırada video başladı. Kamera sadece annemi gösteriyordu. Arkasındaki yatakta daha yeni doğmuş ben uyuyordum. Oda karanlıktı. İçeriyi pencereden süzülen ay ışığı aydınlatıyordu. Annemin gözleri dolu doluydu.

"Bugün kızım doğdu. Çok mutluydum. İsmini Arya koydum. Bu cehennem hayatta yaşama sebebim o. Aslında onu başta doğurmak istememiştim. Çünkü bu cehennemin ortasında yaşayamazdı. O adam kızıma kötü davranırdı. Daha şimdiden sevmiyor. Aldıracaktım ama eve hapistim. Belki birkaç kez yaptığım gibi yine kaçar hastaneye giderdim ama kıyamadım. Asıl onu doğurarak daha mı çok kıydım ona bilmiyorum. Umarım öyle yapmamışımdır."

Başka bir video başladı. 6 aylık olduğum zamandı. Gündüz vaktiydi sanırım. Çünkü oda aydınlıktı. Güneş ışınları vuruyordu. Annemin yanağı kızarmıştı.

"Murat ufacık bir yanlışımda beni dövüyor. En azından yüzüme çok vurmuyor. Yoksa kızım korkabilirdi beni gördüğünde. Ağlarsa Murat ona birşey yapar korkusuyla kızım ağlamasın diye elimden geleni yapıyorum. Allah'tan kızım akıllı bir bebek. Belkide beni anlıyor ve zor durumda bırakmak istemiyor. Canım kızım benim. Onun sayesinde biraz olsun mutlu olabiliyorum bu esir hayatımda. Yaşama sebebim olduğu için onu İyiki doğurmuşum diyorum ama umarım Murat ona birşey yapmaz ve ben onu bu cehennemde dünyaya getirdiğim için pişman olmam. Merak etme meleğim anne seni ne olursa olsun koruyacak."

Diğer video başladı.

"Bugün kızım bana anne dedi. Tamam tam olarak anne demedi 'ayye' dedi ama olsun. -kıkırdadı- Bugün dünyanın en mutlu insanı ve annesi olabilirim. Bu berbat ve esir hayatıma neşe getirdiğin için teşekkür ederim bebeğim."

Bir sonra ki videoya geçti.

"Bugün kızım yürümeye başladı. Ancak onu doğru düzgün yürümesi için serbest bırakamıyorum evde. Olurda Murat eve gelirse kızıma birşey yapar diye korkuyor onu pek ortalıkta dolanmasına izin vermiyorum. Bazen hep beşiğine koyduğum için huzursuzlanıp ağlıyor ancak onunla konuşup rahatlatıyorum ve beni anlayarak susuyor en azından Murat gelmeden önce olduğu için bu huzursuzlanmaları mutluyum. Sanırım benim akıllı bebeğim beni gerçekten anlıyor ve annesini çaresiz bırakmıyor."

Ve sonraki bir video ya daha geçti.

"Benim minik kızım artık 2 yaşında. Murat şu sıralar eve daha az gelmeye başladı. Telefonla konuşurken duydum sanırım beni aldatıyormuş. Bu beni üzmek yerine çok mutlu etti. Çünkü Murat o kadının yanına giderse habire biz daha rahat ve mutlu oluruz. Bazen Arya'yı bahçeye çıkarıyorum. Çok mutlu oluyor. Başlarda birazcık çimenlerden huylanıyordu ama sonradan alıştı."

Annem gülümsedi. Sonraki video başladı. Her video da göz yaşlarım daha fazla akıyordu.

"Kızım artık 5 yaşına geldi. Murat son 2 yıldır tekrar eve gelmeye başlayınca mutluluğumuz kısa sürdü ama olsun. Murat evden gittiğinde kızımla yine mutlu oluyoruz. Murat beni son zamanlarda daha çok dövüyor. Yüzümdekileri Arya görmesin diye kapatmaya çalışıyorum ama bazıları kapanmıyor ve bunları görüyor. Hatta birkaç kere Murat beni döverken ve ben inlerken bunlara şahit olmuştu. Köşede ağzını sıkıca kapatmış ağlıyordu şahit olduğu zamanlar. Tabi ben bunu Murat beni dövüp gittikten birkaç dakika sonra farkediyordum. Eğer erken farketseydim belkide şahit olmasını engelleyebilirdim. En çokta ağzını sıkı sıkı kapatıp ağlaması içime dokunuyor. Evet ağzını sıkı sıkı kapatıyordu. Çünkü artık ağlarsa babasının kızacağını biliyor. Bazen bunu bana söyleyerek ağlayacağı zamanlarda kendini durduruyor. -hıçkırarak ağlamaya başlıyor- Daha bu...k-küçücük y-yaşında bunu bilmemeliydi. B-bunları yaşamamalıydı. Özür d-dilerim k-kızım. Belki de s-seni bu dünyaya bu c-cehennem h-hayata getirmemeliydim. Murat'tan senin bunları yaşamana sebep olduğu için nefret ediyorum. "

Bu video da akşamdı ve annemin yüzünde morluklar vardı. Göz yaşlarım daha çok hızlandı. Hıçkırarak ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Sonuncu video oynamaya başladı. Çoktan üçüncü şişemde bitmişti.

"Bugün içimde kötü bir his var. Kızım artık 7 yaşında. Murat ona bir kaç kere vurdu. Maalesef yetişemedim. Özür dilerim kızım. Sana anne seni hep koruyacak dedim ama sana vurmasına engel olamadım yetişemedim. Sırf banyoya yapmak için seni yanlız bırakmamalıydım. Eğer bugün bana birşey olursa veya olacaksa bu kötü hissin sebebi buysa bilmeni istiyorum ki. Seni çok ama çok seviyorum. Seni doğurduğum için pişmanım. Çünkü sen bu cehennemde yaşamayı haketmiyordun ama bana yaşama sebebi oldun. Bunun için İyiki dediğim o kadar çok an var ki. Umarım hep mutlu olursun. Umarım eğer bana birşey olursa geride tek başına kalırsan hayatta kalabilirsin ve kötü şeyler yaşamazsın. Bundan pek emin değilim ama olsun. Yinede bana birşey olmaması için çabalayacağım bugün çünkü eğer tek başına kalırsan başına kötü şeyler gelebilir. Eminim ki 5 yaşından sonrasını az çok hatırlıyorsundur. Hatırladığın hiç birşey yaşadığım hiç birşey senin suçun değil bunu unutma olur mu? Bugün olacak herhangi birşey de senin suçun olmayacak. Eğer bana birşey olursa kendini suçlamanı istemiyorum. Mutlu bir hayat yaşamaya çalış olur mu annecim? Seni çok seviyorum güzel kızım ve sonsuza kadar da seveceğim."

CD burada bitmişti. Ellerim titriyordu. Ayağa kalktım. Arda da benimle birlikte kalktı. Oda benim gibi ağlıyordu.

"Arda a-annem benim yüzümden ö-öldü."

"Hayır balım. Hayır Arya hiçbir şey senin suçun değil tamam mı? Hem bak annen de öyle dedi."

"Hayır hayır benim yüzümden öldü. Benim yüzümden....benim yüzümden...benim yüzümden"

Yazardan

______________

Arya şuanda kriz geçiriyordu. Arda arkadaşına bakarken ağlıyordu. Onun neler yaşadığını biliyordu. Arkadaşı bunları haketmemişti. Arya bunların hiçbirini haketmemişti.

Arda o an 'keşke daha önce karşılaşsaydık be balım. Keşke seni daha erken bulsaydım da kurtarabilseydim' dedi içinden.

Arya'nın içine atmasını istemediği için sakinleştiriciyi şimdi vurmamaya karar verdi Arda.

Arya 'benim yüzümden' diye sayıklıyordu. Birden elindeki şişeyi duvara fırlatıp "Benim yüzümden öldü!" Diye bağırdı.

Tek tek tüm şişeleri duvara fırlattı ve etrafı dağıttı. Duvara sert bir yumruk attı. Arda dayanamayarak Arya'nın yanına gitti ve sarıldı. Arya Arda'nın kolları arasındayken ellerini kendini saran kollara sararak dizlerinin üstüne çöktü. Arda da onunla birlikte çöktü yere. Arya kendini bırakıp kafasını Arda'nın boynuna gömdü ve hıçkırarak ağlamaya başladı. Kardeşim dediği arkadaşının haline dayanamayan Arda da hıçkırarak ağlamaya başladı.

İki genç sarılarak saatlerce ağladı. Arda en sonunda yorgun düşüp bayılan arkadaşını kucağına alıp yatak odasına götürdü ve yatağına yatırdı. Arda da yanına uzandı. Arya'yı göğsüne çekerek sarıldı ve saçlarını öptü. Ardından oda uyuya kaldı...

Ah Arya ve Arda hüzünlü keklerim...

Arda'nın sırf Arya için zor bir gün diye başka şehirden yanına gelmesi...

Arya ve Arda'nın arkadaşlığına biraz değinmek istiyorum bölümlerde. Bunun için uğraşacağım...

Yazarken ağlayan duygusal bir yazarınız var.

Arya'nın geçmişi baya acılı maalesef. Bebek kısmında kafanız karışmış olabilir ondan maalesef ileriki bölümlerde bahsedicez.

Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bölüm sonu

1 yorum

  • Oha yazara bak sırf biz iki arkadaşı shiplemeyelim diye isimleri planlamış son iki harfi bir diğerininkine falan koyamıyorsunuz