İçeriğe geç

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 4 · 5 dk okuma

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 4

Bölüm 4

Aşkım... aşkım...aşkım ... başlıycam aşkından senin beyninde sadece tek bir kelime dönüp duruyordu Taehyung yemek nasıl bitti eve haangi ara geldi hatırlamıyordu yemekten sonra eve döndüğünde üstünü bile diğişmemiş kendini öylece yatağa atmış boş boş tavanı izlemişti güneş kaç defa doğmuş batmış umrunda değildi beyninde sadece tek bir kelime yankılanıyordu AŞKIM ve bu kelime ona ithafende söylenmemişti.

Kapının alacaklı gibi çalmasıyla mecburen yataktan kalktı kapıyı açtı karşısında korkulu gözlerle kendisine bakan asistanı Hoseok vardı " tanrıya şükür iyiysiniz sizi onlarca kez aradım ulaşamadım ofisede gelmediniz birşey oldu sandım" diye tek nefeste açıkladı kendini

Taehyung boş gözlerle" iyiyim" dedi "git şimdi"

Ama efendim bu gün temel atma var

" umrumda değil "dedi Taehyung

Hoseok ne olduğiğuna anlam veremiyordu belkide patronu tükenmişlik sendromu yaşıyordu başka bir açıklaması olamazdı "ama orda olmalısınız numune almamız lazım"

Taehyung "başkası gitsin işide başkasına ver ben ilgilenmiyorum artık "dedi

Hoseok "ama olmaz sizin dosyanız yapamam yasal sorumluluklarınız var yapamam "dedi Taehyung bıkkın bir nefes verdi aslında Hoseok haklıydı şu işi bir an önce bitirip belkide yurt dışına gitmeliyim dedi kendi kendine "tamam kaçta bu tören "dedi

Hoseok "aslında çoktan başlamıştır" dedi Taehyung memnun bir edayla "iyi gidelim bakalım belki biz gidene kadar kalabalık da dağılır şu an onların samimiyetsiz sohbetlerine katlanamayacağım "dedi sadece anahtarlarını aldı üzerini bile değiştirmeden yüzünü bile yıkamadan bir aynaya bile bakmadan kapıyı çekip çıktı.

İnşaat alanına geldiklerinde Taehyung şok olmuştu araba durduğunda hemen vale kapılarını açtı bir dakika vale mi vardı sonra yerdeki kırmızı halı dikkatini çekti gülmesini tutamadı "bu da ne dedi düğüne mi geldik acaba"mekanı düğünden ayıran tek fark temel atmak için bekleyen çimento vidanjörü ve baretli tulumlu inşaat ustalarıydı ustaların yanında küçük bir sahne ve sahnede siyah abiye kıyafetleriyle grup tria vardı tezatların uyumsuzluğu vardı kim yaptı acaba bu saçmalığı diye düşünürken dikkatini yanına elinde içki tepsisi tutan garson böldü " buyurmazmısınız" dedi papyonlu takım elbiseli garson Taehyung "bende ne eksik diyordum seninle tam oldu" dedi ve bir viski aldı sarhoş olmak en iyi seçenekti şu an.

Yoongi" en sonunda bizde sizi bekliyorduk bay Kim hoşgeldiniz "diyerek elini uzattı Taehyung soğuk bir sesle "hoşbulduk bu saçmalıkda nedir" dedi bu arada sizi Bay Jeon ile tanıştırayım dedi Taehyung Yoongi'nin aşkım diye hitap ettiği kişi o muydu acaba onula birlikteyken telefonumuda açmamıştı kesin onunla ilişkisi var diye düşündü

Yoongi Taehyung'un sırtına elimi koyarak kalabalığa doğru ilerletti Bay Jeon sizi Kim Taehyung ile tanıştırayım dedi jungkook elini uzattı memnun oldum dedi ve aşkım gel bak dedi Taehyung yumruklarını sıktı evet kesinlikle Yoongi ve Jungkook sevgililerdi ona göre ama jungkook elini tuttuğu sarı saçlı bir adamla geri döndü bu sevgilim Jeon Jimin dedi Jimin sıcacık bir gülümsemeyle elini uzatarak memnun oldum dedi.

Taehyung jimin'in elini sıkarken mutluluktan gözleri dolmuştu Jimin " Bay Kim çok memnun oldum nasıl beğendiniz mi, organizasyonun tamammını ben yaptım" dedi övünerek

Taehyung "bayıldım harika "dedi sevinçle. Hoseok şok olmuş gözlerle patronuna bakıyordu hani saçmalıktı şimdi beğendim diyordu jungkook 'un sevgilisi olduğu içinmi birden tavrını değiştirmisti ki.teahyung Hadi daha fazla beklemeyelim başlayalım dedi kısa bir süre sonra temsili temel atılmış betondan numuneler alınmış Yoongi sonunda rahat bir nefes alabilmişti.

Taehyung un aklında ise tek bir soru vardı Yoongi'nin aşkım dediği kişi kim

Jimin sevgilisi Jungkook 'un koluna girerek Taehyung ve Yoongi'nin yanına geldi ve neşeyle hadi birlikte yemeğe gidelim bunu kutlamalıyız dedi.

Yoongi başka bir randevum var başka bir zaman yapalım diye cevapladı Taehyung kesinlikle Yoongi'nin o randevuya gitmesine izin veremezdi onun bir başkasıyla olduğunu düşündükçe kalbi duracak gibi oluyor nefesi kesiliyordu ama nasıl ne sıfatla ona karşabilirdiki derken aklına şahane bir fikir geldi

"Yalnız temelde bir sorun var..." Yoongi, Taehyung'u öldürecekmiş gibi bakarken Jungkook ve Jimin i'se şok olmuş haldelerdi.

Jungkook, uzunca bir süre yapılmasını beklediği evinin temel atma töreni bile gerçekleştiğinde tüm sorunların ortadan kalktığını düşündüyse de şimdi yine karşısına çıkan engel dizisi yüzünden aynı şekilde Jungkook da Yoongi'yle işbirliği yaparak bu mimar bozuntusunun ağzını burnunu dağıtmak istiyordu.

"Temelde bir sorun mu var?" Jimin ters bir bakışla Jungkook'a döndüyse de daha çok durumu analiz etmek ister gibiydi. Jungkook bu durumu anlıyor, yine de bir şey yapamıyordu. Çaresizlikle Yoongi'ye baktığında Yoongi de omuzlarını düşürmüştü.

"Ne sorunu varmış yine şu aptal inşaatta?"

"Aptal dediğin inşaata neredeyse bir yıldır başlayamıyorsunuz." Bilmiş bilmiş konuşan Park Jimin sevgilisinin onayını ya da başka bir durumunu umursamıyordu. Nihayet çevresine atabileceği havası varken şimdi yine ertelenmesine karşı tahammülsüzleşmişti iyiden iyiye.

"Aptal olmasaydı başlanırdı." Yoongi cevabı sanki Jungkook'a iletmek istiyor gibi dik dik ona bakmış, sözlerini bitirir bitirmez de kedi yavrusuna dönüşüp yalvaran gözlerle Taehyung'a bakmıştı. "Ne olmuş, söyleyin de bileyim."

Taehyung nihayet kendisine dönen ilgi karşısında oldukça mutlu olarak boğazını temizlemiş, söyleyeceği birkaç kelimeyi de tatlandırıp durmuştu. Oysa birkaç dakika daha gecikse etrafındaki üç adam tarafından canı naokunacaktı. "Zemin bana biraz kum gibi geldi."

Yoongi sabır dilercesine aldığı derin nefesi usulca bırakmaya özen gösterirken yumruklanı sıkıyor, içindeki öfkenin dışa vurmaması için elinden geleni yapıyordu. "Kum mu? Bunu şimdi mi söylüyorsun? Keşke birkaç dakika önce, şu beton dökülmeden söyleseydin!"

"Beklediniz sanki." Taehyung Hoseok'a döndü, Yoongi'nin ilgisi altında olmanın kısa ama tatlı hissini iyi değerlendiriyordu. "Geldiğimde her şey zaten hazırdı. Bana fikrimi sorma zahmetine bile girmediniz ki!"

"Sana daha ne kadar fikrini sormamız gerekiyor? En başında temel projesinin altındaki onay kaşesini sen basmadın mı? O zaman zemin kum değil miydi? Bir anda Tanrı katından bir emir geldi de her yer kuma mı dönüştü mucizevi bir şekilde?"

"Öyle olmuş demek ki. Ben de fazla sert esen rüzgarlara bağlayacaktım ama seninki çok daha inandırıcı görünüyor." Kollarını göğsünde bağlamış, ağırlığını tek ayağına verdi. "İzin veremem bu inşaata."

Yoongi öfkeyle açtı ağzını yumdu gözünü. Ağza alınmayacak küfürler sarf ederken Jimin ortamı terk etmiş, bu şekilde daha fazla kalamayacakları konusunda Jungkook'u da ikna ederek peşine sürüklemişti. O sırada tüm bu küfürlerin odak merkezindeki Taehyung ise yalnızca gülümseyerek izliyordu onu. Biliyordu ki bu daha fazla sinirlenmesine sebep oluyordu fakat bir daha bu kadar gözü dönmüş halde onu bulamayacağını düşündüğünden olabildiğince tadını çıkarmaya çalışıyordu.

Nefes nefese kalmış Yoongi elindeki dosyayı Taehyung'un ayaklarına doğru fırlatarak sonlandırdı sözlerini. "Ben gidiyorum!"

Ayakları ucundaki dosyayı asistanına göz ucuyla işaret edip üstünden atlarken Yoongi'nin peşine takılmıştı bile. "Nereye gidiyorsun?"

"Sana ne? Zemin tekrar tanrı tarafından taşlaşana kadar hiçbir şey yapamayız zaten. Burada boş boş dikilmenin bir anlamı yok." Yoongi telefonuna davranacakken kararmış gökyüzüne baktı. Yine planladığından çok daha geç bir saate kalmış olmasına karşılık öfke yüklüydü. Peşinde dolanıp duran bu adamı ciddi anlamda dövme arzusuyla yanıp tutuşuyordu.

Tam o anda telefonu çaldığında elini Taehyung'a uzatıp yerinde durması için işaret verdi. "Git sen de." Telefonu açtığındaysa Taehyung, Yoongi'nin ona aynı sıcak tonda konuşabilmesi için yalvarabileceği bir konuşmanın asıl sahibini merak etmekle fazlasıyla meşgul etmişti karmakarışık olan zihnini. "Efendim, aşkım?.. 10 dakikadan geliyorum."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.