İçeriğe geç

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Allah Belanı Versin [Taegi Fanfiction]

Bölüm 3

Bölüm 3

Teahyung Yoongi'yi uğurladıktan sonra asistanı Hoseok 'a seslenmiş "bu günkü tüm toplantıları iptal et şık bir restoranda iki kişilik rezervasyon yaptır konumunu bana at "dedikten sonra hızla ofisinden çıkmış arkasında şaşkın bir Hoseok bırakmıştı zira patronu yanında çalıştığı iki yıl boyunca hiçbir randevusunu iptal ettirmemiş hatta bir keresinde 38 derece ateşle işe gelmişti her saati planlı olan patronu ilk defa bu kadar fevri hareket ediyordu.

Kim Taehyung karşısındaki uykusuzluk ve yorgunluktan göz altları çökmüş adama dik dik bakarken ne kadar istersen veririm bana akşama sekize kadar mükemmel bir takım dikmelisin dedi sesinde rica yoktu ama sanki hayatı bu takıma bağlıymış gibi çaresiz bir ses tonuyla konuştu yalvarır gibi bakıyordu gözleri.

"Bay Kim tüm gece sizin için çalıştım hiç uyumadım öyle olmasa bile beş altı saat içinde bir takım dikmen mümkün değil maalesef bu isteğinizi geri çevirmek zorundayım " dedi sesi çaresiz ve üzgün çıkıyordu.

Kim Taehyung yavaşça elindeki çay fincanını önündeki sehpaya bırakırken dik dik karşısındaki bi çare adama bakıyordu en sonunda ayağa kalktı ve "bakın bay Lee benim bu gece çok önemli bir randevum var herşey mükemmel olmalı ben yıllardır bu geceyi bekliyorum sizde uyumak için birkaç saat bekleyebilirsiniz bence hem sizde size yapacağım ödemeyle uzun bir tatile çıkıp bolca uyuyabilirsiniz bence gün sonunda ikimizde mutlu ayrılabiliriz" diyerek göz kırptı.

Teahyung bir yandan üzerindeki takımın provası yapılırken bir yandanda Hoseok tan gelen konumla rahat bir nefes almıştı

- N.Grill restoranda rezervasyonunuz yaptırdım

*Konum

Gelen mesajla memnunca gülümsedi hemen Yoongi'ye mesaj atacaktıki aramaya karar verdi hem sesini duymak istiyordu içindeki heycanı bastırmaya çalışarak numarayı çevirdi ama telefon uzun uzun çalmasına rağmen açılmamış bant kaydına düşmüştü Taehyung yakasını çekiştirerek nefes almaya çalıştı sanki biri boğazını sıkıyor gibi hissediyordu" bay Lee bir cam açabilir misiniz " diye fısıldadı ne ara Yoongi'ye bu kadar tutulmuştu acaba hepmi böyleydi de şimdi yakınında olduğu için sabırsızlanıyordu kafasında türlü düşüncelerle günün geri kalanını sesiz geçirmiş birkaç saat içinde takımı bitmişti Bay Lee yine harika bir iş çıkarmıştı üzerindeki siyah takımıyla aynadan kendini bir süzdü harika görünüyordu umarım Yoongi ' de öyle düşünür dedi kendi kendine.

Diğer tarafta Yoongi gün boyunca jungkook projenin ayrıntılarını konuşmuş hafta sonu yapılacak olan temel atma töreninin ayrıntılarını incelemiş zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştı jungkook ile vedalaşıp arabasına bindiğinde eve gidip birkaç saat uyumanın hayalini kuruyordu telefonunu alıp asistanına ofise gelmeyeceğini haber verecektiki ekrandaki bildirimle tüm uykusu kaçmıştı" Kim Taehyung mu "bay gıcık neden onu aramıştıki yine ne oldu diye geçirdi içinden aramazsan duymam dedi kötü bir haberi kaldıracak psikolojide değildi ama korkununda ecele faydası yoktu numarayı çevirdi ilk çalışta telefon açıldı "Bay Kim merhaba bir toplantıdaydım telefonu duymamışım" diye tek nefeste konuştu bir an önce konuşmayı sonlandırmak istiyordu ama hiç beklemediği bir cevap aldı" kiminle birlikteydin " Yoongi şakınlıkla "Jeon jungkook ile" diye cevapladı neden kendisine hesap soruyor su ki galiba telefonlarına bakılmamasına çok sinirleniyordu karşıdan ses gelmedi biraz bekledikten sonra" bay kim ordamısınız hatmı kesildi acaba "diyerek telefonu kapatacaktıki karşıdan " burdayım ben akşamki yemeğimizi hatırlatmak için aramıştım Fransız mutfağını sever misiniz N .grill restorana ne dersiniz isterseniz başka bir yerede gidebiliriz" dedi.

Yoongi hep oraya gitmek istiyordum bence çok mükemmel bir seçim "dedi teahyung isterseniz sizi ben alabilirim dedi ama Yoongi gerek olmadığını kendisinin gelebileceğine dair birşeyler söylerek telefonu kapattı

Teahyung her ne kadar Yoongi'nin sesini duyunca rahatlasada yinede jungkook denen adamla samimi olmadından son derece rahatsız hissediyordu ama eninde sonunda Yoongi onun olacaktı.

Akşam olmuş Kim Taehyung Seul tower de bulunan restonda masına oturmuş Yoongi'nin gelmesini bekliyordu ne mükemmel Seul manzarası nede bulunduğu mekanın muhteşem dizaynı hiç bişey umurunda değildi ve en sonunda kapıda onu gördü bir an kalbinin teklediğini hissetti bembayaz teni onun zıttı takımı ile muhteşem görünüyordu şu an iş için değil sadece onun için gelmişti buraya teahyung bu düşüncelerle ayağa kalktı Yoongi garsonun yönlendirmesi ile teahyung u gördü ve ona doğru ilerlemeye başladı elini uzatıp merhaba dedi aslında teahyung ufak bir sarılma hayali kuruyordu ama olsun birgün oda olacaktı.

Kısa bir sohbetin ardından siparişlerini vermiş yemeklerinş beklerken Yoongi ayaklarının altındaki şehri izlemeye dalmıştı çok güzel dedi dalgınlıkla teahyung da evet dedi çok güzel gözünü kırpmadan izlediği genç adama ithafen söyledi ikisi içinde manzara çok güzeldi.

Bir süre sonra yemekler servis edilmiş teahyung " bana biraz kendinden bahsetsene seni yakından tanımak istiyorum "diyerek söze girdi

Yoongi anlam veremiyordu neden kendisini yakından tanımak istiyordu ki ayrıca bu samimi tavırlarda neydi sonunda bu iş bittikten sonra bir daha görüşmeyeceklerdi ama bay gıcığın suyuna gitmesi gerektiğini kendine hatırlattı tam kendinden bahsedecekken sözlerini kesen yanlarına gelen sommelier( restonralarda sadece şarap tavsiye eden ve servisin yapan özel garson) ile susmak zorunda kaldı

Sommelier elindeki şarap menüsünü ikiliye uzatırken diğer elinde tuttuğu şarap şişesini göstererek seçtiğiniz menü için bu şarabı öneririm dedi Yoongi şaraptan pek haz etmez viski tercih ederdi teahyung zaten içki sevmezdi ama Yoongi bin hafif çakır keyif halini görmek umuduyla olumlu anlamda başını salladı Yoongi şaraplar servis edilirken " aslında iş yemeklerinde alkol almam" dedi teahyung ne tesadüf " bende iş yemeklerinde asla içmem ama bu bir iş yemeği değil o nedenle içebiliriz " diyerek gülümsedi.

İlerleyen saatlerde Yoongi elindeki kadehle gözlerini kısıp gülümserken "eğer mimar olmasaydın ne iş yapmak isterdin " diye sordu teahyung bu görüntüyü ömrünün sonuna kadar izlwyebilirdi kedi gibi diye geçirdi içinden keşke kucağıma alsam o yumuşacık saçlarını okşayabilseydim diye düşübürken önünde sallanan elle kendine geldi "heyy sen beni dinlemiyorsun ama " diye karşısında dudak büzen bu şirin şey nasıl göründüğünün farkındamıydı acaba " çiftçi olmak isterdim" dedi teahyung "bence çok huzurlu bir iş kocaman bir çiftliğim olsun isterdim"dedi Yoongi neden hayalini gerçekleştirmedinde de gittin mimar oldun benim başıma bela oldun sistemle söyledi galiba sarhoş olmuştu çünkü ayık kafayla bunları asla söylemezdi ama söylemek iyi gelmiş rahatlamıştı.

"Babam ısrar etti bazen aileler çocuklarını proje olarak görüyor düşüncelerini umursamıyorlar benimkide öyleydi nem onun gerçekleştiremedi hayalini gerçekleştirdim ama ona teşekkür etmeliyim o olmasa mimar olamaz seninle tanışamazdım " diye ekledi.

Yoongi kendisi gibi yaralı adama bakıp boş ver bende hep müzikle uğraşmak besteler yapmak istemiştim ama babam ilk bestemi yırtıp attı erkek adam böyle şeyler yapmaz oku gerçek bir erkek gibi mühendis ol dedi bende mühendis oldum" sözleri birden kesilirken gözleri buğulanmıştı teahyung öfkeyle yumruklarını sıktı Yoongi'nin babasından nefret etmişti sonra Yoongi " yinede onu seviyorum kendince doğru olanı yaptı benim mutlu olmamı toplumda kabul görmemi istedi onu anlayabiliyorum " diyerek sözlerini tamamladı teahyung ise biraz olsun sakinleşmişti Yoongi severse oda severdi o nefret ederse teahyung da nefret ederdi.

İkilinin hoş sohbeti Yoongi'nin çalan telefonuyla bölündü Yoongi ekrana baktı pardon bu önemli açmam lazım diyerek izin istedi telefonı açıp kulağına götürdüğünde gülümseyerek söylediği tek kelime teahyung un dünyasını başına yıkmaya yetmişti

"Aşkım"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.