İçeriğe geç

Alacağın Olsun

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Alacağın Olsun

Bölüm 5

BÖLÜM-5

Fakültenin büyük demir kapısından bahçeye çıktıklarında yüzlerine vuran temiz hava uykularını biraz olsun açtı. Çardağa doğru yürürlerken Duman ayağa kalkıp Açelya’ya selam verdi. Yanında da dağınık saçlı, üzerinde rahat bir sweatshirt olan, elindeki kalemi parmaklarının arasında çeviren bir çocuk oturuyordu.

"Tebrikler kızlar, sesiniz ta buraya geldi," dedi Duman. Sonra yanındaki çocuğu işaret etti. "Bu Arda, bizim sınıftan."

Arda kalemi masaya bırakıp kızlara şöyle bir baktı, gözleri doğrudan üstü başı yapıştırıcı ve maket tozu içinde olan, saçları tepesinde darmadağın toplanmış Nisa’da kaldı. Yüzünde muzip bir gülümseme belirdi.

"Selam," dedi Arda, direkt Nisa’ya bakarak. "Geçmiş olsun da... Siz projeyi mi teslim ettiniz yoksa bina inşaatında bizzat çalıştınız mı? Bu hal ne, zombi istilasından çıkmış gibisiniz."

Nisa, çocuğun bu patavatsız ve rahat tavrıyla aniden dikleşti. Üstündeki tozu umursamadan kaşlarını çattı. "Pardon? Sabaha kadar maket kestik biz burada. Kolay mı sanıyorsun? Hem sana ne be, tipime mi laf ediyorsun sen?"

Arda, Nisa’nın bu anında parlayan haline karşı daha da sırıttı, oturduğu yerde arkasına yaslandı. "Yok, laf etmiyorum, durum tespiti yapıyorum. Ama dürüst olayım, o saçtaki yapıştırıcıyla bence vizyoner bir tarz yakalamışsın. Yeni akım falan mı?"

Nisa sinirle saçına elini attı. "Ay sahiden yapıştırıcı mı kalmış? Hivda baksana bir!" diye panikle dönerken, bir yandan da Arda’ya ters bir bakış fırlattı. "Sen de çok konuşma be, hukuk okuyup beyniniz kuruyor sonra gelip bize sarıyorsunuz."

Arda hafifçe güldü, gözlerindeki o flörtöz ve uğraşmayı seven ifade çok netti. "Tamam tamam, sustum. Hadi oturun da kahve ısmarlayayım, neşeniz yerine gelsin zombi grubu."

Efsun ve Hivda arkada birbirlerini dürtüp bıyık altından gülerken, Efsun içinden "Aha, Nisa dişine göre birini buldu" diye geçirdi.

*

Jüriden aldıkları o güzel notun kutlaması bitmiş, hayatın gerçekleri ve yaklaşan yurt taksitleri, malzeme masrafları kapıya dayanmıştı. İç mimarlık okumak demek; bitmeyen aydınger kağıtları, pahalı dereceli kalemler ve her projede yenilenen maket kartonları demekti. Efsun ve Açelya, yurt odasındaki masanın üzerine dökülen harcamalar listesine bakarken aynı anda iç çektiler.

"Bu gidişle bir sonraki jüriye kadar sadece simit ayran yiyeceğiz," dedi Açelya, elindeki hesap makinesini masaya bırakarak. "Duman’la bir kahve içmeye çıksam, cüzdanım ağlıyor."

Efsun yatağında doğrultu. "Benim de acilen bir şeyler yapmam lazım. Aileme daha fazla yük olmak istemiyorum. Kampüsün hemen arkasındaki o büyük tasarım ve sanat mağazasını biliyorsun değil mi? Hani şu hem mimarlık malzemeleri hem de tasarım ürünler satan yer. Camında 'Yarı zamanlı öğrenci aranıyor' yazısı görmüştüm geçen gün."

Açelya’nın gözleri parladı. "Şaka yapıyorsun! İki kişi alıyorlar mıdır acaba? Beraber çalışırsak var ya, hem eğleniriz hem de malzeme indiriminden faydalanırız!"

Ertesi gün, jüri yorgunluğunu üzerlerinden tamamen atmış olarak, üzerlerine çeki düzen verip o mağazanın kapısından içeri adım attılar. Mağaza; yüksek tavanlı, buram buram taze kitap ve mürekkep kokan, duvarlarında rengarenk boyaların, devasa tuval bezlerinin ve şık defterlerin dizildiği huzurlu bir yerdi.

"Buyurun, nasıl yardımcı olabilirim?" diyerek yanlarına yaklaşan, otuzlu yaşlarında, enerjik ve güler yüzlü mağaza müdürüyle göz göze geldiler.

Efsun, boğazını temizleyip öne çıktı. "Merhaba, biz kampüsteki iç mimarlık bölümü birinci sınıf öğrencileriyiz. Camdaki yarı zamanlı iş ilanı için gelmiştik. Arkadaşımla birlikte başvurmak istiyoruz."

Adam onları şöyle bir süzdü, ardından samimi bir şekilde gülümsedi. "İç mimarlık mı? Desenize bizim malzemelerin dilinden iyi anlayan birileri geldi. Ben de tam buradaki teknik çizim ve maket reyonuna bakacak, öğrencilerin ne istediğini bilen birilerini arıyordum. Haftada üç gün, ders programınıza uygun saatlerde çalışabilir misiniz?"

Açelya ve Efsun birbirlerine bakıp sessiz bir sevinç çığlığı attılar. "Kesinlikle çalışırız!" dedi Açelya heyecanla.

İş tahmin ettiklerinden çok daha hızlı çözülmüştü. Ertesi gün ilk vardiyaları için mağaza önlüklerini giyip reyonların arkasına geçtiklerinde, Efsun hayatında yepyeni ve okul dışı bir sayfanın açıldığını hissediyordu. Ama bu mağaza, sadece harçlık kazandıkları bir yer olmayacaktı; gün içinde buraya uğrayacak farklı müşteriler, belki de hiç beklemedikleri karşılaşmalara gebeydi.

Bölüm sonu

1 yorum