İçeriğe geç

Aklımdaki yabancı

Bölüm 7 · 7 dk okuma

Aklımdaki yabancı

Bölüm 7

HATIRLADIĞIM GECE

BÖLÜM 6:

~HATIRLADIĞIM GECE~

Elara o gece neredeyse hiç uyuyamadı.

Aria'nın evindeki odanın tavanına bakarken, Adrian'ın söyledikleri zihninde dönüp duruyordu.

“Çocukken seni gördüm.”

Bu cümle basit görünüyordu. Ama Elara için hiçbir şey artık basit değildi.

Adrian'ı birkaç hafta önce tanımıştı. En azından öyle sanıyordu. Oysa Adrian onu yıllar önce görmüştü. Belki de onunla konuşmuştu. Belki de Elara'nın hatırlamadığı başka şeyler yaşanmıştı.

En kötüsü ise, Elara'nın artık kendi anılarına bile güvenememesiydi.

Gözlerini kapattı.

Karanlık.

Sonra bir görüntü belirdi.

Bir bahçe.

Güneşli bir gün.

Çocuk sesleri.

Elara görüntünün içinde kendisini gördü. Küçüktü. Belki beş, belki altı yaşındaydı. Saçları dağınıktı ve elinde kırmızı bir balon tutuyordu.

Yanında annesi Evelyn vardı.

Ama Evelyn yalnız değildi.

Bir kadın daha vardı.

Elara onu hemen tanıdı.

Kütüphanede gördüğü kadın.

Kadın küçük Elara'ya bakıyordu.

“Beni hatırlıyor musun?”

Küçük Elara başını salladı.

“Evet.”

Elara'nın kalbi hızlandı.

Bu anıyı daha önce hiç hatırlamıyordu.

Kadın gülümsedi.

“Peki onu da hatırlıyor musun?”

Küçük Elara arkasına baktı.

Bahçenin diğer tarafında bir çocuk duruyordu.

Adrian.

Elara'nın nefesi kesildi.

Çocuk Adrian elinde küçük bir kitap tutuyordu. Sessizce onlara bakıyordu.

Küçük Elara koşarak ona gitti.

“Sen yine geldin!”

Adrian gülümsedi.

“Annen izin verdi.”

Elara bir anda gözlerini açtı.

Karanlık oda yeniden karşısındaydı.

Kalbi hızla çarpıyordu.

Yatağından doğruldu.

“Hayır...”

Az önce gördüğü şey bir rüya değildi.

Bir anıydı.

Elara bunu hissedebiliyordu.

Ve artık bir şeyden emindi.

Adrian'ı gerçekten çocukken tanıyordu.

---

Sabah olduğunda Aria odanın kapısını açtı.

“Elara?”

Elara yatağın kenarında oturuyordu.

“Uyumadın mı?”

“Bir anı gördüm.”

Aria'nın yüzündeki ifade değişti.

“Ne anısı?”

“Çocukluğumdan.”

Aria yavaşça odaya girdi.

Elara ayağa kalktı.

“Adrian oradaydı.”

Aria sustu.

“Annem de vardı. O kadın da.”

Aria'nın yüzündeki şaşkınlık Elara'nın gözünden kaçmadı.

“Sen bunu biliyordun.”

Aria cevap vermedi.

“Elbette biliyordun.”

“Her şeyi bilmiyorum.”

“Bildiğin şeyi söyle.”

Aria derin bir nefes aldı.

“Bazen bazı gerçekleri anlatmak, onları daha güvenli hale getirmez.”

Elara öfkeyle ona baktı.

“Benim hayatım hakkında konuşuyorsun, Aria. Bana neyin güvenli olup olmadığına karar verme.”

Aria'nın gözleri doldu.

“Ben sadece seni korumaya çalışıyorum.”

“Beni korumak için benden gerçeği saklamak zorunda değilsin.”

Aria bir süre sustu.

Sonra alçak bir sesle konuştu.

“Adrian'ı gerçekten çocukken tanıyordun.”

Elara'nın nefesi kesildi.

“Ne kadar zamandır biliyorsun?”

“Uzun zamandır.”

“Ne kadar?”

Aria cevap vermedi.

Elara onun zihnine kulak verdi.

Bu kez düşünceler çok zayıftı.

Sanki Aria zihninin kapılarını kapatmaya çalışıyordu.

Elara bunu fark etti.

“Sen de yapabiliyorsun.”

Aria başını kaldırdı.

“Neyi?”

“Düşüncelerini saklamayı.”

Aria'nın yüzü değişti.

Elara bir adım yaklaştı.

“Sen de benim gibi misin?”

Aria hemen cevap vermedi.

Sonunda başını iki yana salladı.

“Tam olarak değil.”

“Peki nesin?”

Aria gözlerini kaçırdı.

“Bilmiyorum.”

Bu cevap Elara'yı daha da sinirlendirdi.

“Artık kimse bir şey bilmiyor.”

Kapı açıldı.

Adrian içeri girdi.

“Bence önce sakinleşmelisin.”

Elara ona döndü.

“Sen de biliyordun.”

Adrian durdu.

“Ne?”

“Beni çocukken tanıyordun.”

Adrian bir süre sessiz kaldı.

Sonra başını salladı.

“Evet.”

“Bana neden söylemedin?”

“Çünkü sen hatırlamıyordun.”

“Belki hatırlamak istemiyordum.”

“Hayır.”

Adrian'ın sesi ciddileşti.

“Hatırlayamıyordun.”

Elara sustu.

Adrian masanın üzerine eski siyah defteri bıraktı.

“Çocukken yaşanan olaydan sonra hafızanın bir kısmı değiştirildi.”

Elara'nın yüzü gerildi.

“Değiştirildi mi?”

“Evet.”

“Kim yaptı?”

Adrian cevap vermeden önce Aria'ya baktı.

Aria başını eğdi.

Elara ikisine de baktı.

“Biri bana gerçeği anlatacak mı?”

Adrian derin bir nefes aldı.

“Bunu kim yaptı bilmiyorum. Ama neden yapıldığını tahmin ediyorum.”

“Ne?”

“Sen bir şey görmüştün.”

“Ne görmüştüm?”

Adrian cevap vermedi.

“Bunu hatırlarsan bazı şeylerin yeniden başlayacağından korktular.”

Elara'nın zihnindeki görüntü tekrar belirdi.

Küçük kendisi.

Kırmızı balon.

Adrian.

Ve o kadın.

Elara gözlerini kapattı.

Bir şey daha hatırlamaya çalıştı.

Bu kez görüntü daha hızlı geldi.

Kadın küçük Elara'nın önünde diz çökmüştü.

“Bunu unutman gerekiyor.”

Küçük Elara ağlıyordu.

“Neyi?”

Kadın elini onun alnına koydu.

“Onu.”

Elara görüntünün içinde Adrian'a baktı.

Küçük Adrian birkaç metre ötede duruyordu.

Ama yalnız değildi.

Yanında başka biri vardı.

Bir adam.

Yüzü görünmüyordu.

Elara görüntünün peşinden gitmeye çalıştı.

Adam küçük Adrian'ın omzuna elini koydu.

“Artık gitmelisin.”

Adrian başını salladı.

“Onu bırakamam.”

Adam sertçe konuştu.

“Bırakmak zorundasın.”

Görüntü kayboldu.

Elara gözlerini açtı.

“Bir adam vardı.”

Adrian hemen sordu:

“Kim?”

“Bilmiyorum. Yüzünü göremedim.”

Adrian'ın yüzü gerildi.

“Onu hatırlamaman daha iyi.”

Elara ona baktı.

“Sen tanıyorsun.”

Adrian sessiz kaldı.

“Adrian.”

“Evet.”

“Kim?”

Adrian birkaç saniye düşündü.

“Babam.”

Odadaki hava bir anda ağırlaştı.

Elara şaşkınlıkla ona baktı.

“Baban mı?”

“Evet.”

“Peki o gün neden oradaydı?”

Adrian'ın gözleri yere indi.

“Çünkü beni senden uzaklaştırmaya çalışıyordu.”

Elara'nın zihni karmakarışık oldu.

“Niye?”

Adrian cevap vermedi.

Elara'nın sesi yumuşadı.

“Benden korktuğu için mi?”

“Hayır.”

“Peki neden?”

Adrian ona baktı.

“Çünkü senin ne olduğunu biliyordu.”

Elara'nın kalbi hızlandı.

“Ben neyim?”

Adrian cevap veremeden Aria araya girdi.

“Bunu henüz bilmiyoruz.”

Elara Aria'ya baktı.

“Sen biliyorsun.”

Aria gözlerini kapattı.

“Bir kısmını.”

“Anlat.”

Aria bir süre sessiz kaldı.

“Senin gibi insanlar daha önce de vardı.”

Elara dikkat kesildi.

“Kaç kişi?”

“Bilmiyorum.”

“Peki ne oldu onlara?”

Aria'nın sesi kısıldı.

“Bazıları güçlerini kontrol etti. Bazıları edemedi. Bazıları ise...”

Durdu.

“Elara, bazıları kayboldu.”

Elara'nın aklına eski kitap geldi.

Kayboldu.

“Peki neden?”

“Bilmiyorum.”

Elara ellerini saçlarına götürdü.

“Yine bilmiyorum.”

Adrian yanına geldi.

“Bunun hepsini bugün çözmek zorunda değilsin.”

Elara ona baktı.

“Ya çözemezsem?”

“Çözeceğiz.”

Elara birkaç saniye sessiz kaldı.

Adrian'ın sesinde ilk kez kesinlik vardı.

Bu kez onun düşüncelerini duymaya çalışmadı.

Sadece söylediklerine inanmaya karar verdi.

---

Öğleden sonra Elara eve gitmeye karar verdi.

Annesiyle konuşması gerekiyordu.

Evin kapısını açtığında içerisi sessizdi.

“Anne?”

Cevap yoktu.

“Baba?”

Yine sessizlik.

Elara mutfağa gitti.

Masada eski bir kutu duruyordu.

Kutunun üzerinde kendi adı yazıyordu.

ELARA

Kutuyu yavaşça açtı.

İçinde eski fotoğraflar vardı.

Bir tanesini eline aldı.

Fotoğrafta küçük Elara vardı.

Yanında Evelyn.

Ve arka tarafta Adrian.

Elara'nın eli titredi.

Fotoğrafı çevirdi.

Arkasında bir tarih vardı.

12 Haziran 2016.

Altında ise şu yazıyordu:

“Eğer bir gün hatırlarsa, Adrian onu bulacaktır.”

Elara'nın nefesi kesildi.

Tam o anda kapının açıldığını duydu.

Annesi içeri girdi.

Elara fotoğrafı elinde tutuyordu.

Evelyn fotoğrafı görünce olduğu yerde kaldı.

Yüzündeki ifade tamamen değişti.

“Sen bunu nereden buldun?”

“Buradaydı.”

Evelyn birkaç saniye sustu.

“Elara...”

“Bana artık yalan söyleme.”

Annesinin gözleri doldu.

“Her şeyi anlatmamı istemiyorsun.”

“İstiyorum.”

Evelyn yavaşça sandalyeye oturdu.

“Sen beş yaşındayken bir gece yaşandı.”

Elara'nın kalbi hızlandı.

“Ne oldu?”

“Sen bir şey gördün.”

“Ne?”

Evelyn ona baktı.

“Bir insanın zihninin içinde olmaması gereken bir şeyi gördün.”

Elara anlamadı.

“Ne demek bu?”

Evelyn'in sesi titredi.

“Sen sadece insanların düşüncelerini duymuyorsun, Elara.”

Elara dondu.

“Başka ne yapabiliyorum?”

Annesi cevap vermeden önce uzun süre ona baktı.

“Hatırladığın şeylerin içinde başkalarının anıları da olabilir.”

Elara'nın yüzü bembeyaz oldu.

“Ne?”

“Sen insanların düşüncelerini duyduğunda bazen onların geçmişine de dokunabiliyorsun.”

Elara geriye doğru bir adım attı.

Bu yüzden gördüğü görüntüler gerçekti.

Bu yüzden Adrian'ın geçmişine ait anılar zihnine gelmişti.

Bu yüzden çocukluğunda yaşadığı şeyleri şimdi yeniden görmeye başlıyordu.

Evelyn ayağa kalktı.

“Bunu sana söylemek istemedim.”

“Neden?”

“Çünkü seni korumaya çalışıyordum.”

Elara'nın gözleri doldu.

“Beni korumadın. Beni kendimden habersiz bıraktın.”

Evelyn cevap veremedi.

Elara fotoğrafa tekrar baktı.

Küçük Elara.

Adrian.

Evelyn.

Ve arkalarında, yüzü karanlıkta kalan adam.

Elara fotoğrafı daha yakından inceledi.

Adamın elinde küçük bir kolye vardı.

Elara kendi boynuna baktı.

Çocukluğundan beri taktığı kolye.

Aynı kolye.

Elara'nın nefesi kesildi.

“Bu...”

Evelyn hemen fotoğrafı almak istedi.

Ama Elara geri çekildi.

“Bu kolye bana neden çocukluğumdan beri ait?”

Evelyn'in yüzü değişti.

“Çünkü onu sana o adam verdi.”

“Kim?”

Evelyn cevap vermedi.

Elara artık sorunun cevabını biliyordu.

“Adrian'ın babası.”

Evelyn gözlerini kapattı.

Ve sessizce başını salladı.

Elara'nın zihninde yeni bir görüntü oluştu.

Bu kez daha netti.

Beş yaşındaki Elara bahçede duruyordu.

Adrian karşısındaydı.

Ve Adrian'ın babası onlara bakıyordu.

Adam kolyeyi Elara'nın boynuna taktı.

Sonra Elara'nın kulağına fısıldadı:

“Bir gün hatırlayacaksın.”

Görüntü kayboldu.

Elara gözlerini açtı.

Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.

Çünkü ilk kez geçmişinden bir parçayı gerçekten hatırlamıştı.

Ama anının sonunda fark ettiği bir şey vardı.

Adrian'ın babası ona kolyeyi verirken...

Adrian ağlıyordu.

Ve küçük Elara ona bakıp tek bir şey söylemişti:

“Merak etme. Seni unutmayacağım.”

Elara'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.

Çünkü yıllar boyunca hatırlamadığı bir söz, şimdi zihninde yeniden yankılanıyordu.

“Seni unutmayacağım.”

Ve Elara o anda fark etti:

Belki de Adrian'ın zihnindeki gizemli kişi, onların geçmişindeki en büyük sır değildi.

Belki de asıl sır...

Elara'nın neden Adrian'ı unutmak zorunda bırakıldığıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.