İçeriğe geç

Aklımdaki yabancı

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Aklımdaki yabancı

Bölüm 11

HATIRLAYAN KIZ

BÖLÜM 10: ~HATIRLAYAN KIZ

Ertesi sabah Elara okula girdiğinde her şey normal görünüyordu.

Öğrenciler koridorlarda konuşuyor, sınıflardan kahkahalar yükseliyor, öğretmenler ellerindeki dosyalarla bir yerlere yetişmeye çalışıyordu.

Ama Elara için hiçbir şey normal değildi.

Çünkü artık bildiği bir şey vardı.

Nora her şeyi hatırlıyordu.

Elara koridorun sonuna baktı.

Nora pencerenin yanında duruyordu.

Koyu kestane saçları omuzlarına düşmüş, gri-yeşil gözleri dışarıdaki bahçeye çevrilmişti. Sol bileğinde ince bir bileklik vardı.

Elara'nın gözleri bilekliğe takıldı.

Nora başını çevirdi.

Göz göze geldiler.

Bir saniye.

İki saniye.

Sonra Nora gülümsedi.

Sanki hiçbir şey olmamış gibi.

Elara'nın içinden tek bir düşünce geçti.

Beni tanıyor.

Nora'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.

Elara dondu.

Bunu düşünmüştü.

Nora onun zihnini duymuş gibi başını hafifçe eğdi.

Sonra koridorda yürüyüp yanından geçti.

Hiçbir şey söylemedi.

Elara arkasından baktı.

Adrian yanına geldi.

“Neye bakıyorsun?”

Elara gözlerini Nora'dan ayırmadan cevap verdi.

“Dördüncü kişiye.”

Adrian'ın yüzü ciddileşti.

“Emin misin?”

“Fotoğrafı gördüm.”

“Fotoğrafta kim vardı?”

“Nora.”

Adrian bir an sustu.

“Bu imkânsız.”

“Elimde fotoğraf var.”

“Hayır, demek istediğim... Nora burada değildi.”

Elara ona döndü.

“Ne demek istiyorsun?”

Adrian sesini alçalttı.

“Çocukken Nora'nın öldüğünü söylediler.”

Elara'nın kalbi hızlandı.

“Kim söyledi?”

“Babam.”

Tam o sırada Nora'nın sesi arkalarından geldi.

“Baban her zaman doğruyu söylemez.”

Elara ve Adrian aynı anda döndü.

Nora birkaç adım ötede duruyordu.

Elara'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.

“Nora.”

Nora gözlerini Elara'ya çevirdi.

“Beni arıyordun.”

“Sen bizi hatırlıyorsun.”

Nora'nın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

“Ben sizi hiç unutmadım.”

Adrian öne çıktı.

“Sen öldün.”

Nora'nın bakışları ona kaydı.

“Bunu sana kim söyledi?”

“Babam.”

Nora başını hafifçe salladı.

“İşte sorun da bu.”

Elara'nın zihninde bir anda Nora'nın düşüncesi yankılandı.

O gece seni ben korudum.

Elara'nın gözleri büyüdü.

“Nora...”

Nora sustu.

“Ne?”

“Sen... o gece yanımdaydın.”

Nora'nın yüzündeki ifade değişti.

“Hatırlamaya başladın.”

Elara bir adım yaklaştı.

“Bana ne olduğunu anlat.”

Nora başını iki yana salladı.

“Henüz değil.”

“Neden?”

“Çünkü hatırladığın her şey doğru olmayabilir.”

Elara kaşlarını çattı.

“Ne demek bu?”

Nora bileğindeki bilekliği çıkardı.

Altında küçük bir sembol vardı.

Aynı göz.

Aynı daire.

Elara'nın nefesi kesildi.

Nora bileğini ona doğru uzattı.

“Bu sembolü daha önce gördün.”

“Elimdeki taşta vardı.”

“Evet.”

“Senin bileğinde neden var?”

Nora'nın gözleri bir anlığına Adrian'a kaydı.

“Çünkü kapıyı ben açmadım.”

Elara'nın sesi kısıldı.

“Kim açtı?”

Nora cevap vermedi.

Sadece Elara'ya baktı.

Sonra çok sessiz bir şekilde konuştu:

“Sen.”

Elara'nın yüzü bembeyaz oldu.

“Ben mi?”

Nora başını salladı.

“Beş yaşındayken.”

Elara geri çekildi.

“Hayır.”

“Hatırlamıyorsun.”

“Ben böyle bir şey yapmadım.”

Nora'nın sesi yumuşadı.

“Hatırladığında bana kızacaksın.”

“Ne yaptım?”

Nora birkaç saniye sustu.

Sonra tek bir cümle söyledi:

“Adrian'ı kurtarmak için kapıyı sen açtın.”

Elara'nın kalbi duracakmış gibi oldu.

Adrian Nora'ya baktı.

“Bunu nereden biliyorsun?”

Nora cevap vermedi.

Çünkü o anda okulun zil sesi çaldı.

Koridor öğrencilerle doldu.

Nora arkasını döndü.

Gitmeden önce Elara'ya baktı.

“Bugün okuldan sonra eski kütüphaneye gel.”

Elara şaşkınlıkla sordu:

“Neden?”

Nora'nın gri-yeşil gözleri karardı.

“Çünkü sana o geceyi hatırlatacak ilk şeyi orada bulacaksın.”

Sonra kalabalığın arasında kayboldu.

Elara yerinde kaldı.

Adrian yanına geldi.

“Gitme.”

Elara ona baktı.

“Neden?”

“Çünkü Nora'nın bizi nereye götürmek istediğini bilmiyoruz.”

Elara birkaç saniye düşündü.

Sonra çantasındaki siyah taşı hissetti.

Taş hafifçe ısınmıştı.

Elara'nın gözleri büyüdü.

“Bence taş biliyor.”

Adrian kaşlarını çattı.

“Ne?”

Elara taşı çıkardı.

Taşın üzerindeki sembol artık eskisi gibi değildi.

Gözün ortasında ince bir çizgi oluşmuştu.

Ve çizginin altında tek bir harf belirmişti.

K.

Elara fısıldadı:

“Eski kütüphane.”

Adrian ona baktı.

“Bu bir yer değil.”

Elara başını kaldırdı.

“Ne?”

Adrian taşın üzerindeki harfi gösterdi.

“K...”

Bir an sustu.

Sonra gözleri büyüdü.

“Bu bir isim olabilir.”

Elara'nın aklına tek bir isim geldi.

Kael.

Fakat Kael'i nereden hatırladığını bilmiyordu.

Ve daha da kötüsü...

Kael'in yüzü zihninde belirmeye başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.