İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 8 · 12 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 8

8

Hikayeye başlamadan önce bu bölümden sonra yeni bölüm hızlı gelmesi için 50 ve 100 arası yorum sınırı koydum . Lütfen bol bol yorum yazın. İyi okumalar. Medyadaki şarkı ilk parçada karartılmış yazı için büyük önem taşıyor yani ileriki bölümde aynı şarkı çıkabilir .

Birinci sene bittikten sonra üç ay geçen zaman

Küçük kız , tüm enerjisini toplayarak karanlık ormanın içinden son sürat koşuyor arkasında ölümden kaçmaya çalışıyordu.

Eğer hızını milim daha azaltırsa , onu yakalayacak ve acımasız biçimde öldürecekti.

Buna emindi kız. Onu çok iyi tanıyordu. Buraya bu yüzden gelmişti ya zaten.

Ama katilin bilmediği , kız ile ilgili bilmediği bir çok şey vardı. Karşısındaki rakip onun seviyesine gelebilecek hatta geçebilecek kadar güçlü , kurnaz ve zekiydi.

O çağın en zeki cadısı olmakla kalmıyordu aynı zamanda çağın en zeki büyücüsüydü de . Ama güçlerini gizliyordu. Bu yüzden çoğu kişi küçümsemişti onu. O bile.

Ama küçümseyen egosu ne kadar büyük bir hata yaptığını sonra anlayacaktı.

Şimdi , avının peşine takılan ve ondan bir parça isteyen kurttan farkı yoktu.

Onu öldürmek istiyordu ama yapamazdı. Kız ilk günden zaten çok sevilmiş ve konuşulmuştu.

'Güzel bile değil.' diye düşündü. Tombul yanakları ve Goyle'dan farksız kilosuyla bir Hufflepuff gibi gözüküyordu.

Herkes onu sevimli buluyordu. Onun gibi bir çok kişi Slytherin'e gitmesi çok şaşırtıcıydı. Yüzünde canilik , sinsilik ve kötülük göremiyordu.

Canavar , asasını kaldırdı ve kızın sırtını hedef aldı.

'AVADA KEDAVRA!'

( Okul zamanı hızlı geçmesi için ilahi bakış açısıyla yazacağım)

Kız terler içinde aniden uyandı. Masanın yanına koyduğu ayna , kızın uyanmasının etkisiyle yeşil ışıkla parlamıştı.

Kızın son zamanlarda gördüğü rüyaların normal olmadığını zaten çok uzun süre önce biliyordu. Geleceği görme yeteneği rüyalarında daha net kendini belli ediyordu. Çünkü uyurken yoğun bir odaklanma içinde ruhu serbest kalıyordu. Böylece görüleri daha net hatırlıyordu.

'Görümde karanlık bir ormanın derinliklerinde arkama bile bakmadan , kalbim yerinden çıkacak şekilde koşuyordum..' düşündü . Bunun ne demek olduğunu biliyordu ama görüsünü ayrıntılı şekilde düşünmeliydi.

'Arkamdan gelen birisinden kaçıyordum. Beni , fark eden ve zarar vermek isteyen birinden...'

Sonra kaşları çatıldı. Görüsündeki duyguları yeniden hissetmeye çalışıyordu. Ardından kafası karışmış şekilde saçlarını karıştırdı.

'Ondan korktuğum için kaçmıyordum. Ondan korktuğumu hissetmiyorum ama beni geriyor. Korkum daha çok yapacak olduğum hedefimi gerçekleştirememenin korkusu.' dedi gözleri kocaman açılarak. Gözleri üzüntüyle parladı sonra iki elini kafasının iki yanına koydu. Saçları şimdi hepten karışmış ve kabarık gözüküyordu. Aynaya baktığında Hermonie'ye benzediğini düşündü.

İçinde az da olsa altın üçlü dönemine gitme isteği doğmuştu ama hemen bastırdı. Bunu o seçmişti . Her ne kadar biri tarafından seçilmiş gibi hissetse de kabul etmişti . Ve bunun için bir sürü çaba sarf etmişti. Kimsenin yapamadığı şeyleri yapmıştı . Çiçeği bulmuş ve damarlarına kadar her şeyinden yararlanmıştı. Kurtuluşu yoktu . Yaralansa da , acı çekse de onu gelecekte yapacakları katliamları engelleyecekti. Eğer değişmezse , yedek planı da vardı. Onun gibi düşünecek ve tuzaklar hazırlayacaktı . En uygun zamanda kullanmak istediği gücün içine onun için dezavantaj olacak tohumlar ekecekti.

O noktaya gelse bile öldürdüğünü düşündüğü insanları aslında öldüremeyecekti. Onlara ne yapıyorsa öldürdüğünde aynı etkiyi kendine bırakacaktı ama kurbanlar ölmeyecekti. Bunun için sihir yaratmıştı ve hiçbir zaman eşitsizlik olmayacaktı .

Her ne kadar B planı olsa da ilk planının başarılı geçeceğini düşünüyordu. Sadece , çok ama çok zordu ve sadece onunla savaşmayacaktı . Çevresindeki köleleştirdikleri insanlarla da başa çıkması gerekiyordu. Bu yüzden , onlardan kurtulmak için Tom'un ona delicesine takıntılı olması lazımdı. Ya kendisini acı çektirmek için can atacak şekilde onu kendisine öfkeli hale getirmesi gerekiyordu. Yada onun değerli olduğunu ve kullanabileceğini düşünmesi gerekiyordu. İkincisinin gerçekleştirebilecek imkanı yoktu. Tom gibi birinin özellikle okul zamanında daha reşit bile olmamış birinin ikinci planı gerçekleştirebilecek imkan yoktu. Eğer , Tom'un yükselme döneminde olsaydı işler değişirdi. Ama yükselme döneminde değildi ve ölümler gerçekleşmeden engellemesi gerekiyordu.

'Zaten yükselme döneminde gelmiş olsaydım onu kurtarabilecek bir şey kalmayacaktı. Yapmam gereken ilk hedef onu öldürmek olurdu.'

Kafasını kaşıyarak gözleri masasının üzerinde duran yazılara kaydı sonra bir haftadır - geldiğinden beri- bavulu ağzı açık yatağının yanında duruyordu.

Tatil yeni başlamıştı ama şimdiden beş ay geçmiş gibi hissediyordu. Bütün tedavi için gereken malzemeler ve aletler tamamlanmıştı. Test edilmişti. Şimdi ise sihirlere çalışması gerekiyordu. Bütün sihirlere . Kendi bulduğu sihirleri test ediyor ve geliştiriyordu ama bir şeylerde yanlışlık yaptığını düşünüyordu kız.

İlk senesindeki insanlara karşı tutumu çok yanlıştı . Gerekliydi ama yanlıştı . Sonuçta , Hogwarts'a gittiğinde amacını belli etmemesi gerekiyordu. Normal , Fransa'dan gelmiş yetenekli bir kızın özelliklerine sahip olması gerekiyordu.

Ders notları kusursuzdu. Profesörler ona hayrandı ama fark ettiği bir çok şey vardı. Çevresindekiler ona hayran olsa da korkuyor gibi bir halleri vardı. Bazıları ondan tiksinircesine baktığını göz ucuyla görüyordu. İnsanlara her baktığında ona hayranlıkla baktığını görse de arkada gizledikleri duyguları sakladıklarını biliyordu. Ve sosyalleşmesi lazımdı .

Ayağa kalktı ve aynaya geçti. Yetimhane zamanı içinde yaşadığı dönem yüzünden şişman değilse de hafif tombuldu. Yetimhanede hiçbir zaman gerektiği gibi yemek bulunmazdı . Bu yüzden ne bulunursa hemen yenmeye bakılırdı . Ne kadar sihir dünyasında o zamanlar da bile bulunmuş olsa da hiçbir zaman yeterli yemek bulunmazdı. Malfoy ile geçirdi zaman dilimde ona yemek getirdiğini hatırlardı . Onla geçirdiği zaman gerçekten arkadaşı ile vakit geçiriyormuş gibi hissediyordu.

Ayrılırlarken ona her ay mektup yazacağını söylemişti . Sözünü de tutmuştu . Her ay mektup yazıyor sonra gönderdiği kuş ile ona karşılık olarak mektup gönderiyordu. Birbirlerine hediye gönderiyorlar sayfalarca mektup yazıyorlardı. Okul başladığı ilk yıl için sözünü tuttuğu için , çalıştığı için minnettardı . Ama bu sözü çok geçmeden yavaşça bozabileceğini çok iyi biliyordu. Çünkü yıllar geçtikçe karanlıklaşıyordu. Ve sadece Tom için değil en yakın arkadaşı için de bir ışık olmak istiyordu. Yoksa bu zincir devam edecekti. Draco Malfoy'a kadar.

-----------------------------------------------

Yaz tatili boyunca kız çok şey düşünmekten vazgeçmiş artık bir öğrenci hayatının yaşaması gerektiğine karar vermişti. İnsanlar ile kaynaşması öğretmenler ile arasını ısıtmaya çalışması lazımdı. Bütün önemli hazırlıkları tamamlamıştı. Sırada ise mükemmel bir imaj yaratması lazımdı. Hogwarts'a gelmeden önce bu çok gerekli bir şeydi. Çünkü Tom'un Hogwarts'da önemli büyük bir imajı vardı.

Onu küçük görmesine izin veremezdi . Rakip olarak görmeliydi veya bir tehdit . İlgisini çekecek her türlü etken. Ne olursa . Yoksa ona ulaşamazdı ve tedaviyi uygulayamazdı. Aslında uygulayabilirdi ama bu çok zor olurdu. Acele etmemesi gerekiyordu. İşini sağlama alması ve kolaylaştırması gerekiyordu. Çünkü Tom gibi biri sinirli veya birinden çok nefret ediyorsa dikkati çok dağılıyordu. Asıl amacını unutup önemli ayrıntıları kaçırıyordu ve bu zayıflığını kullanacaktı . Ondan nefret etmesi , rakip olarak görmesi lazımdı . Nasıl olsa karşısında normal biri yoktu. Onun hakkında çok şey bilen ve ne yapacağını atacağı adımları önceden biriydi sonuçta. Bir sürü zorluklarla karşılaşmıştı. Acıyı görmüştü . Ve bu durumdan nasıl baş edeceğini öğrenmişti...

Ona yenilmeyecekti.

---------------------------------------------------------

İnsan , uzun süre yaşadığı hayatı değiştirmeye çalışması zordur . Ama bir başkasının hayatını özellikle karmaşık ve tehlikeli olabilecek birinin hayatını değiştirmeye çalışması imkansız gibidir. Ama karın üzerinde bir karartı olabildiği gibi siyahın en karanlık tonunda bile beyazlıklar olur . Zehir can aldığı gibi hastalığın da şifası olabilir . Bu yüzden imkansız olan değişim değil o değişimi katkıda bulunan sizlersiniz . Her yerde ışık vardır . Sadece o ışığı görmezden gelmemeye çalışın.

Kız buna yürekten inanıyordu. İnsanın değişebileceğine . Sevebileceğine . Değer verebileceğine . Ama bazı insanlar doğuştan şeytan doğardı. Onlara hiçbir şey etki etmezdi . Sevgiyi öğrenmeye bile çalışmazlardı. Onlar sevgi dolu denizin içinde sarılı olmalarına rağmen öğrenmezlerdi. Adını sanını duymazlardı. Tıpkı Lily'nin kardeşi Petunia gibi . Sihir etrafında bulunmasına rağmen sihir hakkında kör bir cahildi.

Birde sonradan şeytanlaşan insanlar vardı. Kimse umursamamış , bir sürü zorluklara göğüs germiş , çok kötü şeyler yaşamış sevgiyi sadece isimden bilirlerdi. Onlara şans verilmemiş , öğretilmemiş ön yargı ile yaklaşılmış insanlar karşılarına çıkmış olanlardı onlar .

Kız Tom Riddle'ın doğuştan bir canavar olduğuna inanmıyordu. Bu saplantılı bir şey değildi. Ona saplantılı felan değildi . Sadece kriterleri değerlendiriyordu.

Tom'un ilk önemli sorunu annesinin babasına aşk iksiri vermesiydi. Böylelikle o etki altında doğmuştu. Sonra annesinin ölmesi ve aile üyelerinden kimse gelmediği için yetimhanede yaşamak zorunda kalmıştı . Böylelikle büyücü olduğunu öğrenmesi ile Muggle ve Muggle doğumlu karşıtı olmasının en büyük etkenlerden biriydi. Sonra Salazar'ın soyundan gelmesi de kendisinin daha da değerli biri olduğunu hatta bir Tanrı olduğunu kimsenin onu yenemeyeceği düşüncesi beyninde yerleşmişti . Sonra planlarını zaten Hogwartsa geldiğinde belirlemişti . Kız bu planlarının daha önceden planladığını düşünüyordu. Sonra bir grup kurmuştu ve artık geri dönülmez biçimde dönüm noktası ise Mytrle'ı öldürmüştü . Babasını ve onun ailesini öldürmüştü . Bundan sonra geri dönülemez bir noktaya girmişti .

Kız beşinci sınıfta orada olmalıydı. Beşinci sene çok önemliydi çünkü Tom sırlar odasını açıyordu. Mytrle'ı öldürüyordu. Hegrid okuldan kovuluyordu. Ve işler daha da çığrından çıkıyordu.

Kız bunları düşünürken kapattığı bavulun üzerindeki bez ile kaplanmış eski bir tabloyu yerleştirdi büyük bir dikkatle . Bu tabloyu kendisi yapmamıştı . Kapısında belirmişti . Üzerinde ise büyük harflerle ' BU TABLO ÇOK DEĞER VERDİĞİM BİR TANIDIĞIMA AİT. ONU SANA VERİYORUM . SENİN İÇİN ÖNEMLİ BİR İPUCU . ZAMANI GELDİĞİNDE ONA BUNU VER. ONUNLA TANIŞTIĞINDA CEVABINI ALACAKSIN. YADA ANLAYACAKSIN. YANINDAKİ KUTUYU DA O ZAMAN ONA VER . BUNUN İÇİN CANIMDAN OLDUM.' yazıyordu.

Kız ilk önce şüphelenmiş tabloyu ve kutuyu açmak istemişti . Ama açılmaması için çok güçlü bir tılsım yapılmıştı . Kırmak da istemişti ama bu özel hayata saygısızlık olurdu ne kadar kendi canından olma ihtimali olsa da . Bu yüzden sadece kutunun içini görebilecek bir sihir yapmıştı . İçinde ise tehlikeli gözükebilecek hiçbir şey yoktu . Ne kadar saklandığı bezin üzerinde kurumuş bir kan olsa da yazan her kimse doğruları söylediğini düşünüyordu.

Bu yüzden , hazine gibi kutuyu ve tablosunu çantasının içine sakladı bir eline sandığını aldı ve Beauxbatons a giden yola doğru hızlı adımlarla ilerlemeye başladı.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Genç kadın karnındaki bebeği ile konuşurken mutluluktan ağlıyordu. Yanında ise onu uzun süre arayan genç , yakışıklı bir adam bu göz yaşlarını eliyle siliyordu . Sonra adam eğildi ve kadının karışmış sağlarını eliyle kavrayarak dudaklarını bastırdı. Büyük bir ders çıkarmış ve kim ne derse desin bu hiç yaşamadığı duyguları yaşamak için evini terk etmişti. Çok yanlışlıklar yapmıştı. Ama telafi etmek istiyordu. Kendisi , karısı ve çocuğu için .

İlk başlarda yaptığı yüzünden kendinden utanıyordu. Diğer kadınlar gibi çekici olmadığı doğruydu . Ama sevgisi gerçekti. Onun için her şeyi yapmıştı . Hatta onu güzel bulması ve kabul etmesi umuduyla dış görünüşü bile değişmişti her ne kadar arkadaşı sadece kendisi için onu bakımlı haline getirdiğini söylemesine rağmen . Hamile kadın onun için yapmıştı her şeyi.

Adam anlıyordu onu şimdi. Babası ve abisiyle yaşadığı zamanlar onu mahvetmişti . Kendisi bu hale gelmesi doğaldı. O da psikolojik olarak çökseydi berbat bir durumda olurdu . Dış görünüş sadece bir kabuktan ibaretti.

Şimdi kadın , sevdiği adamın geri gelmesi ile birlikte çok güzelleşmişti. Ve ağlamadan duramıyordu. Adam ise onun ağlamasını istemiyordu .

Yanağını kadına yasladığı saçlarından çekti ve yüzünü kadının hizasına doğru eğdi. Ona bir itiraf yapması gerekiyordu . Bunu yapması lazımdı . Hak ediyordu biricik karısı.

"Mer .... ben.."

"Çok üzgünüm. Tam bir pisliğin önde gideniyim. Sana onca yaşadıklarından sonra bunu yapmamalıydım. Bunu hak etmiyordun . Ama ben yine de yaptım. Hiçbir şeyin farkında olmayan aptalın tekiyim. Duygular konusunda .... olgunlaştığımı düşündüm ama ben bir hiçim . Hayır hayır ağlama. Sen bana en büyük dersi verdin . Bana aslında neyin olması gerektiğini onca zorlukların arasından sevgiyi öğrettin ve beni , pis bir muggle'ı sevdiğin için çok şanslıyım ."

Genç kadın bir yandan ağlayarak gülüyordu. İşaret parmağını adamın dudaklarının üzerine koydu.

"B- bende büy-yük hatalar yaptım. Seni .... seni sözde ailemin içine sürükledim. S-seni rızan o-olmadan ele k-kodum. Suç-"

Şimdi adam gülümseyerek kızın dudaklarının üzerine işaret parmağını koymuştu. Uzun süre sonra artık içinde biriktirdiği suçluluk ve aşkını göz yaşları ile dışarı attı.

"Benim minik sevgilim bana el koyarak ne kadar suçlu olsa da bana büyük bir iyilik yaptığının farkında değil. Bu yüzden artık bu suçlamaları ve acıları bırakalım. Şu anda yoğunlaşmamız gereken şey .." ardından parmağını kadının dudaklarından çekerek şişmiş karnın üzerine elini koydu.

"..Bizim minik yumurcağımız. Ne senin ailen ne de benim ailem bu huzursuz yuvayı bozamayacak ...." ardından kadının başını kendi göğsüne yasladı ve devam etti bitirmediği cümlesine.

" Sana söz veriyorum."

Genç kadın ve genç adam birbirlerinin suratına büyük bir sevgiyle baktıktan sonra dudaklarını dudaklarına değdirdiler. Öpüşmeleri , sonunda birbirlerini aradıkları özlemle birlerine sokulmaları ile devam etti.

Bu anının karşısında ise okul üniformalı iki genç dikkatle izliyorlardı anıyı . Genç , daha zayıf ve daha kısa olan diğerinin kendinden büyük ve kemikli elini destek verircesine sıktı .

--------------------------------------------------------------------------------------------

Beauxbaton başlangıcı ile uzun süreli hasret gideren öğrenciler ve ilk yılı için heyecanlı olan öğrenciler ile doluşmuştu.

İlk ay alışma süresiydi ve değişme. Kız büyük bir değişiklikle bütün dikkati üzerine toplamıştı. Tabii insanlar ona şüphe ile yaklaşmışlardı. Bu yüzden iki ay ona şüphe ile yaklaştılar.

Ama her şerde bir hayır vardır derler. Bu yolla kız büyük bir felaketi önleyerek bütün güveni ve sevgiyi ele geçirmişti .

Derslerine başarılı olduğu kadar popüler biri de olmaya başlamıştı . Şu anlık küçük bir grubun içinde olsa da etrafındakilerinde dikkatini çeken kız ileriki zamanlarda konuşulmak için yanıp tutuşulan listenin içine girecekti . Ama şimdilik her zaman zamana bağlıydı.

Bu pozitif dönüş sayesinde binasının Quidditch takımında kovalayıcı pozisyonunda yer almıştı. İlk yıl hem çok meşgul olduğundan hem de birinci sınıfların takımda olmama kuralı yüzünden zamanı olmamıştı.

Quidditch takımına seçilmesi ve maçlarda sergilediği başarılar sayesinde elde ettiği ünü daha da yayılmıştı . Arkadaş çevresi en yakından uzağa doğru artıyordu. Artık öğrencilerin değil öğretmenlerin hepsinin de büyük ilgisini çekmişti.

Sene de bir kere gerçekleşen yarışmalara katılmış ve elde ettiğin ününe noktayı koymuştu.

Kız hakkında konuşulan konular artık bir sürü insanın kulağına giriyor ve daha farklı insanların kulağına giriyordu.

Ama kızın dikkatini çeken önemli konu vardı. Malfoy okulun başladığından beri seyrek yolladığı mektuplarından sonra ikinci dönemde kesilmişti. Ve artık gelmeyeceklerdi. Kız ona büyük bir ders vermeyi düşündü .

------------

Uzun süre yazmadığım için özür dilerim. Yazacak bir şeyler bulamıyordum. Bu yüzden yazıp siliyordum. Düzenleme olacaktır ama yayınlamak istedim. Ayrıca yukarıda da belirttiğim gibi yorum sınırı koyarak yeni bölüm gelme kararı aldım bu karar etkili olacağını umuyorum. bu yüzden lütfen bölüm başı 50 ve 100 yorum yapın bu sınır yeni bölüm gelmesini kolaylaştıracaktır. Ayrıca yazınca kitabımın emeğini almak istiyorum. Bu yüzden yorum atın bol bol . İyi geceler

Bölüm sonu

1 yorum