İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 31 · 5 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 31

Gelecekten Kareler

İyi Okumalar

Hogwarts da ki neşe daha önce hiç görülmemiş gibi gelen misafirlerle birlikte daha da artmıştı. Genç cadılar , güzel ve zarif kıyafetleriyle ışık saçarken genç büyücüler ise simsiyah takım kıyafetleri ile asil duruyorlardı.

Dünyanın bir çok köşesinden gelen farklı öğrencilerle birlikte , büyük salon rengarek parlıyordu. Ama baloda ön plana çıkan ve dedikoduları ağızdan ağıza dolanan sadece birkaç çift duruyordu.

Yarışma dolayısıyla insanların ilgisini çeken çiftlere olan ilgiler ve söylentiler daha da artmıştı. Dilleri farklı olsa bile balodagiyeceklerini , birlikte gelip gelmeyeceklerini büyük bir heyecanla tahminlerini yürütüyorlardı.

Büyük salonda neredeyse bütün öğrenciler bir araya gelmiş eğlenirlerken binasının kızlar yatakhanesinde genç bir cadı heyecanla kalbi atıyor insanların önüne çıkacağı için geriliyordu.

Boy aynasının karşısında yansımasına bakıyor , bir kusur veya eksik bulmak için dakikalardır kendini inceliyordu. Aslında , amacı sadece vakit öldürmekti. Çünkü baloya gitmek felan istemiyordu .

Görmek istemediği insanlar vardı , insanlar vardı , dans etmesi gerekiyordu ve insanlar vardı.

Dikkat çekmek istemesede bu görüntüsü ile başarısız olduğu söylenebilirdi. Zaten , paçavra veya sade birşey bile giyse ağza alıncak dedikodu malzemesi olurdu.

Üzerinde , Fransız nakış işlenmiş zümrüt yeşili bir elbise giymiş , boynuna iki kafalı birisinin gözlerinde yakut diğerinde safir renginde taş yerleştirilmiş yılan kolyesi takmıştı.

Topuklu ayakkabısı ağaçların yaprakları gibi yemyeşildi ve topuk kısmına sarmaşık işlenmişti . Saçları da topuz yapılmış yılan saç tokasıyla farklı bir hava katmıştı.

Bu haliyle Slytherin kraliçesinden bir farkı yoktu. Giydiği kıyafetlerin bembeyaz tenine yakıştığını da inkar edemezdi.

Kendini cesaretlendirmek için derin bir nefes aldı , düşmemek için adımlarına dikkat ederek merdivenlerden aşağıya inerek onu bekleyen Kont'a doğru yürüdü...

-------------------------------------------------------------------------------------------------

"O kadının neler yapabileceğini bilemezsiniz ?"

Yaşlı adam , mağaraya benzer bir inin içinde sandalyenin üzerinde oturmuş karşısında ona gergince bakan üç gence yorulmuş gözlerle bakıyordu.

" Beklenmedik kötülükler yapmayı sever ... Babasına hayan bir kadındır ve benimsedikleri de onu daha da tehlikeli yapıyor... Size de çok kin beliyor ... tetikte olun.."

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Yağmur büyük hızla yağarken dışarısı sisle birlikte görülmüyordu. Hogwarts , daha önce bu kadar şiddetli bir hava olayı yaşamamıştı. Öğrenciler ve profesörler havanın şiddetinden veya iç güdülerinin harekete geçmesinden midir bilinmez çok tedirginlerdi.

Hogwarts da sıcacık yataklarında yatan öğrencilerin yanı sıra , dışında ormanın içinde hiç de sakin geçmemekteydi.

Orman , yağmurun şiddetini engellerken karanlık ormandaki yaratıklar bu kötücül havayı kutlamak için harekete geçip karanlık inlerinden çıkarak prmanda daha yoğun hakimiyet sağlarlarken sırıl sıklam olmuş genç bir kadın yaralarını umursamayarak büyük bir cesaretle Hogwarts'ın yakınında durarak açık koridordan dışarıyı seyreden uzun saçlı kahverengi genç bir kızı gözlerini kestirir .

Genç kadının kıpkırmızı gözleri parlarken sol eli kontrolünü kaybetmemeyi ister gibi göğsünde yumruk yaparak birkaç kez aralıklı vurmaktadır.

Yıpranmış bu genç kadının deli gibi bakıyordu gözleri. Ardından yüzünü kaplayacak kocaman bir sırıtmayla kızı incelemeyi keserek tekrardan ormanın derinliklerine karanlığa karıştı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sol kolundaki derin yaradan gelen kanı durdurmak için birkaç büyü daha fısıldasa işe yaramıyordu. Bu yüzden Muggle yöntemlerini kullanarak kıyafetinin kullanmadığı kısmı bez yaparak yaranın üstünü sarmış ve tanpon görevi görmesi için sıkmıştı.

Nasıl bu hale geldiğini , sahtekar heriften soracaktı ama düşünmesi gereken evinde beklyen karısıydı. Kaybolduğunu şimdiden fark etmiş olmalıydı . Bu yüzden endişeden kavruluyor olmalıydı.

Ona bu acıyı tattırmak istemiyordu . Ama gafil avlanmış ve kaçırılmıştı. Bu onu çok sinirlendiriyor . Bir yandan da karısına bir şey yapacakalar diye endişeleniyordu.

Evde bekleyen karısı ise sandığının aksine evde felan beklememişti. Kocasının kaçırılmasını fark ettiği anda hemen ayağa kalkmış ve hazırlıklara başlamıştı. Karnındaki şişlik için kocasıyla birlikte Sihirsel Hastalıklar dairesine gidecekti ama kocası olmadan bunu yapamazdı . Başına birşey gelmiş olma fikri yapacağı işlerden doğal olarak engelliyordu.

Çantasını hazırlarken aklına Hogwarts yaşadıkları anılar geldi. Zor zamanlar da olsa güzel anılar yaşamıştı. Çantasını hızlıca hazırlaması eski anılarını canlandırıyordu.

Gülümseyerek hızla çantasını kapattı ve haritada işaretlediği yere buharlaştı.

----------------------------------------------------------------------------------------------

" Neden bana böyle davranıyorsun ?"

Freya , depresyondan yeni çıkmış veya günlerdir uyumamış gibi gözleri mosmordu. Dudakları , çok su kaybettiği için kurumuştu.

" Gözlerin morarmış ve dudakların da kurumuş ..." Tom , baş parmağını Freya'nın çatlak alt dudağının üzerine koydu.

" Ne zaman su içtin sen ?"

Freya sorusuna cevap alamadığı ve geçiştirildiği için sinirlenerek kaşlarını çattı ve hafifçe geri çekildi.

"Sorumu geçiştirme de cevap ver . Bu hareketlerinin sebebi ne ? Neden böyle davranıyorsun ? "

Tom , Freya'nın ters tepkisine karşın suratında bir gram rahatsızlık ifadesi olamadan içten bir gülümseme belirdi suratında.

Freya , bu gülümseme karşısında ne kadar içten olursa olsun güvenemiyordu oğlana. Yaptıklarını unutmamıştı. Çok yol kat etsede bu sefer o güvenemiyor inanamıyordu.

"Ne olduğunu sana daha önce de söylemiştim ..."

"Evet , sonradan olanları da yaptıklarını da çok iyi biliyoruz." dedi Freya kinaye yaparak. Tom suçlulukla gözlerini devirdi.

"Çok özür dilerim ... açıklaya bilirim ..."

"Açıkla o zaman ."

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Koyu kıvırcık saçlı kadın , büyük zaferle elinde tuttuğu şişenin camındaki koyu kırmızı sıvıya büyük hayranlıkla bakıyordu.

" .... Ve Varis'in çocuğundan düşen ilk kan...."

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

Salon , büyük mumlarla aydınlatılmış normalde yemek yenen masaları düello için temizlenip birleştirilmişti.

Kara büyücü ve cadıların artması müdürü endişelendirmiş ve düello kurallarının öğretilmesi için emir almıştı.

Öğrenciler , düello yapılacak olmanın heyecanıyla tek sıraya girmişler ve isimlerini yazdırmışlardı.

Freya , düello konusunda heyecanlı değildi ama yaşanacaklar için çok gergindi. Cedrella ve Olivia heyecanla sağında ve solunda yer almış düello hakkında kimlerin kazanacağını tartışıyorlardı.

Freya zaten düello etmenin nasıl bir şey olduğunu bildiğinden ve aklını kurcalayan başka bir şey olduğu için kızları dinlemedi .

Gözleri , düeallo edilecek masanın karşısında gruplaşmış ölüm yiyen çetesine takılmıştı . Ardından koyun gibi izledikleri liderlerine. Tom , onun gibi sıkılmış duruyordu.

Sonra gözleri Freya'yı bularak sinsice kıza göz kırptı. Freya ise bu davranışına sinir olarak gözleini devirdi. Bu hareketini gören Tom da hafifçe ve keyifle kıkırdamıştı.

-------------------------------------------------------------------------------------------

Evet kısa bir bölüm oldu çünkü görülerin çoğunu uzun uzadıya yazmak itemedim ve fikirlerim yavaş yavaş tükeniyor . Bölümler bir iki gün aralıklar olarak da gelebilir. Yazım şekli tuhaf ise özür dilerim çünkü kazıklı maria nın okuduğu huzur sokağını dinledim sfdfsdfdsf iyi geceler

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.