İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 25 · 10 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 25

Spiritus Confutatiodesit

Bol bol yorum yapmaya çalışırsanız çok sevinirim ayrıca şarkıları boşuna koymadım okurken bir yandan dinleseniz okuma sizin için daha iyi olacaktır. iyi okumalar..

Sihir tarihinde bir çok baş cadı ve büyücüler yer alır. Bazıları kahraman olarak bazıları da karanlık bir leke olarak kayıtlara geçmektedir. Ama elbette , kitapların arkasında gizli yerlerde gün yüzüne çıkmış olayların arkasında görünmeyen ama etkisi büyük insanlar vardır.

Bu insanların bir kısmı ya fedakarlıklarından , ya şöhretlerinin çalındığından veya adlarının duyulmamasını istediklerinden geçmezler tarihe.

Ne yazık ki iyi oldukları kadar kötü olanlarda aralarında gizlenmişlerdir insanlara görünmeden. Öyle sert hamleleri olurlar ki düzeltilmesi imkansıza yakındır.

Panoptikon ailesinin yaptıkları nesilden nesile geçen ilkeleri de bunlara dahildir.

Bu hastalıklı ve sapıklık benimsedikleri ilkelerin arasında elbette onlara zıt çıkan insanlarda çıkmıştır.

İnsanların dedikleri gibi hastalığın yakınında şifası da bulunur.

Panoptikon ailesi , her ne kadar sinsilik ve aradan sıvışma yetenekleriyle övünseler de . Aile üyeleri arasında da planlar döndüklerini hiçbir zaman anlayamazlar .

1800 yılında genç Jill Panoptikon , bu planı doğmasını katkıda bulunan ve uygulamaya geçirmekte cesaretinde bulunan ilk kişidir.

Internum Exitio Venenum - Intertiovenenum- ( Yani Freya'nın kolunda oluşan ölümcül lanetin ismi) lanetinin tedavisini geliştirilmesinde ve yayılmasında rol oynadığı söylenmektedir.

Soyadını aldığı ailesinin ilkelerini reddetmeden önce ailesinin göz bebeği ve en yetenekli kötücül şeytan lakabını alsa ve bilinse de aslında genç yaşında gerçek planlarını açık açık söyleyecek sonra başka soyadı altında aile oluşturacak , Panoptikon'ların nesiller boyunca yaptıkları kötülükleri silecek yöntemler geliştirip daha önce evlendiği ama başka soyadı yaratıp ayrıldığı eski kocası aynı zamanda kuzeni Felix Paanoptikon tarafından öldürülecektir.

Jill'in kurduğu yeni ailenin ismi Roosevelt idi. Penoptikon ailesi gibi Roosevelt ailesi ise bu yaygınlaşan kötücül enerjilerin arkasındaki kimsenin görmediği sinsilikleri engellemekti.

Kimse bu iki aileyi ve amacını bilmiyordu. Penoptikon her ne kadar Hogwarts'a çocuklarını göndermeseler de Roosevelt ailesi çocuklarını gönderiyorlardı.

Her zaman bu ailenin üyeleri Penoptikon ailesinden uzakta bulamayacakları yerde yaşadıkları için Penoptikon üyesi olan ve ilkelerini uymak istemeyenler Roosevelt ailesini tercih ediyorlardı.

Penoptikon ailesi ise Roosevelt ailesini zerre sevmezdi. Birincisi , onca kusursuz uyguladıkları planları gelenekleri vb onlar üzerinde işe yaramıyor üstelik bütün yaptıkları hedefleri tek tek bozup yok ediyordu Roosevelt ailesi.

Roosevelt ailesi ise senelerin elde ettiği bilgilerle birlikte aslında Penoptikon ailesinin yanı sıra bir sürü yetenekli cadı ve büyücü çıkarıyorlardı.

Christian , her ne kadar Muggle insanlarla beraber büyüse de bir Penoptikon üyesi başından aldığı eğitimle her şeyi biliyordu.

Aslında gerçekleri Alice Penoptikon da bilse de Christian ile kocası arasında iletişimi bozmamıştı. Bunun nedeni çocuğu her daim düşman oldukları Roosevelt ailesi için kullanmaktı . Böylece , özel geliştirdiği büyüyle aile hakkında konuşulan güzel imajı bozmak ve daha önce yaptıkları gibi hepsini şeytana dönüştürmekti.

Ama onun aklında planlar dönüp dururken bu düşüncelerin altında çoktan planlarını kurmuş insanlar vardı.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Christian , yaşadıklarının etkisinden çıkamadığı için yüzündeki ateşi söndürmek için soğuk havaya yemek için dışarı çıktı .

Karanlık ormanın yanında kara göldeki kütüğün üzerinde otururken derin derin düşünmeye başlamıştı yine.

Tom Riddle'a ne söyleyeceğini şimdiden biliyordu. Ama gördüğü görüntüden sonra içinde bir bağ kopmuş ve yerini korkunç bir boşluk ardından da kıpırtı kaplamıştı.

Çocukluğundan beri kendisine kimlik bulmaya çalışmıştı Ne olduğu ? Kim olduğunu bilmek istiyordu ? Saplantı haline getirmişti.

Güçsüz bir insan değildi. Karanlık büyücü yolunda ilerleyen Voldemort'un arkasından ilerliyordu. Aslında kendini geliştirmek için onu kullanıyordu . Böylece onun istediğini gerçekleştirerek aslında onu sömürecekti.

Ama yeni gelen kız hem amaçlarına engel oluşturuyor hem de Voldemort'un da amaçlarına engel oluyordu.

Üstelik o olayda yaşananları öğrenememişti.

Kızın gördüğü görüntüleri tekrar hafızasında hayal etmeye çalıştı. İki kadın arasında birlikte oynayan iki bebek . Biri ona o kadar benziyordu ki ... Yoksa...

Hayır diye düşündü. O erkek çocuk olsa da diğeri Freya olsa da şimdi ki halleri hiç benzemiyordu birbirlerine.

Belki de kızın annesi onu yanına almıştı. Bir an sinirlendi. Freya nın ailesinin Fransa da yaşadığını düşündü .

Büyük ihtimalle onu geride bırakmışlardı. Bir çöp gibi.

Elinde tuttuğu şırıngayı gözleri değdi bir saniyeliğine. Ona ilacı vermek istemiyordu ama yaptığına da pişman değildi. Eğer ölürse çok kötü şeyler olacağı aşikardı. O görüntünün nedenlerini de öğrenemeyeceği açıktı.

Gözlerini tekrardan kara göle çevirerek sessizce gecenin cızırtısını dinlemeye başladı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Alice Penoptikon siyah kıvırcık saçlarını arkasına alırken uzun zamandır atalarının miras aldığı hazineleri gizlemek için ayrı bir ev inşaat etmişti. Bu ev elbette çok yakında ve kimsenin bilmemesi gereken bir yere yeleştirmesi gerekiyordu. Böylece evinin altına bir ev daha inşaat etmeye karar vermişti.Babası , yüce Hades kendisine cehennemin efendisi ile seslenilirdi. Bir çok cinayet işlemiş , gereksiz insanları kara bir inciye dönüştürmüştü mükemmellikle . Gözleriyle görmüştü yaptığı işleri. Duymuştu hastalarının mükemmelleştirirken tatlı çığlıklarını. Zayıf olanlar ölmüştü. Güçlü olanlar onaylanmış bazılarıda akıllarını kaybetmişlerdi. Bu yüzden babası , her şeyi mükemmel yapması için karanlık büyüler geliştirmeye başlamıştı. Ölümleri ve intiharları azaltmak için. Böylelikle ellerinde yaşayan bir çok yaratık olacaktı. Babası özellikle öğretmişti ona İlk akıl hocasıydı. Hiç sözünden çıkmamıştı..... biri dışında . Kocası Zeus ile evlenmesi babası tarafından onaylanmamıştı aslında. Bu yüzden gizli bir evlilik yapmışlar ve babası ölünce evliliklerini resmileştirmişlerdi. Aslında .... kimsenin bilmediği bir sırrı daha vardı. Kimsenin bilmeyeceğinden emin olduğu için bunun üzerinde bile durmuyordu. Nasıl olsa hallettiğini düşünüyordu. Uzun senelerin verdiği kurumuş kan ve paslı demir kokusunu büyük bir zevkle çekti içine.

Son yaşanan olaydan sonra ruhunun doyduğunu hissediyordu. Loş ışığın arasından geçerken vampir gibi ilerliyor inceliyordu etrafını. Gözleri yerden tavana sonra kapalı dolabın üzerinde durdu. Zarif bir hareketle dolabın kilidini asasıyla açtı. Dolabın içinde yer yer yırtılmış ama sapasağlam eski kitaplarla doluydu. Bu kitaplar Alice'in atalarından kalmaydı ve hepsi el yazısıyla kendi oluşturdukları dille yazılmıştı.

Alice , aradığı kitabı hemen bulup uzun siyah ojeli tırnaklı elini uzatarak kitabı kavradı .

Kitabın üzerinde , değişik el işiyle 'Spiritus Confutatiodesit' yazıyordu.

Bu kitabın yazarı ve en büyük atası 1500 veya 1400 yılları arasında yaşamış koca Sokrates Penoptikon tarafından yazılmıştı.

Sokrates Penoptikon 1400 - 1500 yıllarının en karanlık Roma büyücüsüydü. Salazar gibi nadir dilleri konuşabilme özelliğini edinmişti. Ayrıca babasının işlerinde kullandığı bir çok içerik vardı bu kitapda .

Özellikle biri vardı ki zaten kitabın ismini almıştı bu büyü. Babası bu büyüyü seçtiğinde aramalarını bulmasına gerek kalmamıştı.

Spiritus ( 'Ruh') Confutatiodesit ise ( 'Çürütme') adı gibi işlevide benzerdi. Büyü yapılan kişinin ruhu yapan tarafından ele geçiriliyor içine yüksek miktarda kin aşılıyor zaman geçtikten sonra ruh çürüyerek iyi duygulara dair hiçbir belirtisi kalmıyordu. Geriye sadece , öfke , nefret , kötülük , kin vb kalıyordu. Buda onlar için en büyük fırsattı. Babası , onun isteği üzerine sadece bir kişi üzerine denemiş ama işe yaramamıştı. Her ne kadar babasını teselli etsede ikiside şaşkınlık ve korku içerisindeydiler. Çünkü bu büyü eski olmasına rağmen kusursuzdu . Bozulması imkansızdı. O gün babasını teselli etsede sinir krizi geçirdiğini ve kıza saldırdığını hatırlıyordu. Karşılık aldığı tek şeyde kızıl saçlı kadının ona büyük bir gülümseme göstermesi ve kaçmasıydı.

Hırsla kitabın kapağına eliyle gezdirdi. İçindeki bir ses bu büyüyü tekrardan kullanması gerektiğini söylüyordu. Öyle de yapacaktı ve kiminle başlayacağını çok iyi biliyordu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tom Morvolo Riddle , eski yaşantısına geri dönmeye başlıyordu. Çoğu öğrenci ve Profesörler Freya'nın ortalar da olmaması hakkında endişe verici konuşmalar yapsa da Tom halinden gayet memnundu.

Önlemlerini daha da sıkılaştırmuştı. Kızın kurtulamayacağını düşünüyordu. Hastane kanadında yanındayken yarasını görmüştü. Lanet suratına kadar yayılıyordu.

Aldığı önlemlerle birlikte ölse dahi olaydan sıyrılacağını düşünüyordu. Çünkü hatırladığı kadarıyla büyü gönderirken hiç bu kadar kalıcı bir lanet göndermemişti. Sadece anlık acı verecek Crusio gibi lanetler göndermişti. Sadece çığlık atması ve acıdan kavrulmasını istemişti.

Christian'a verdiği görevden bir sonuç alamaması onu sinirlendirse de lanet işini bitirecekti zaten. Artık bir önemi kalmamıştı. Kız çoktan ölmüş sayılırdı.

Kütüphanede toplanmış gruplardan uzak yasaklı bölümde her zamanki gibi kitapları incelerken Malfoy ise yanında sevgilisinin desteğiyle endişeler içerisindeydi.

Bu endişesini evleneceği kıza da açmıştı. O da ona çok mantıklı gözüken bir şey önermişti .

" Freya'nın senin çocukluk arkadaşın olup olamadığını bilemem ama kaybettiğin anıların geri getirilmesini çok iyi biliyorum. Her ne kadar anılar çekilip alınsa da sadece ön bellek silinir. İnsan beyninin iç yüzünde aslında onlar her daim dururlar . Eğer doğru iksirle o anılar tetiklenirse hatırlayabilirsin!" demişti.

Sonra da uygun zamanda plan kurmuşlar ve iksir için malzeme arayışına çıkmışlardı. İksir o kadar da basit bir iksir değildi. Ayrıca bulunması çok zor malzemeler vardı. Malfoy olmasının avantajı o anda devreye girmiş çeşitli yerlere mektuplar yazarak malzemeleri istemişti. Parasını malzemeleri gönderdikten sonra baykuşla birlikte geri verecekti.

Anılarına bulunan çözüm bir yana Freya'nın yanına artık gidilmesine izin verilmiyordu. Okula ünlü Sehebaz Edward Coi'nin de gelmesiyle birlikte çeşitli dedikodular da türemişti.

İnsanlar Freya'nın öldüğünü ve katilin bulunması için hemen Sihir Bakanlığının devreye girdiğini veya katilin okulda gezindiği hakkında söylentiler daha eklenmişti.

Yine de kimse Profesörler bile kızın ölüp ölmediğini bilmiyorlardı. Artık hastane kanadı da kullanıma kapanmış yaralananlar için ayrı bir kat ve oda ayarlanmıştı. Böylelikle kızın yanına gidilmeyecekti.

Tom ve çetesi ise bu haberi duyduklarında diğerlerinin yanı sıra o kadar da endişeli değillerdi hatta ağza alınmayacak pis sözlerle dalga geçerek konuşuyorlardı.

Bir konuşma sırasında Malfoy sözlerden o kadar rahatsız olmuştu ki kitabını sertçe kapamış ve erkekler zindanına doğru ilerlemişti.

Diğerleri bu haline anlam veremeseler de yine de gülerek aptallıklarına devam ediyorlardı.

Olivia ve Cedrella kuzenlerinin kötü bakışlarını umursamadan köşede oturmak yerine amaçlarının dışında Freya için de yandaşlar toplamaya çalışıyorlardı. Özellikle diğer binalardan öğrenciler toplamaya başlamışlardı.

Soyadları yüzünden akrabaları tarafından tehdit edilse de umursamıyorlardı.

Hatta ileri giderek zorbalığa uğramış her çocuk için öne atılıyorlar ve koruyorlardı. Callidore Black ve Tad Avery ise Lordu'nun aldığı buyrukla birlikte kızlarla uğraşmaya devam ediyor onları ezmeye çalışıyorlardı.

Kızların son yaptıklarından sonra daha da vahşileşmişler ve hırslanmışlardı.

Biri Hufflepuff diğeri ise Gryffindor olan iki kız öğrenciye karşı taciz edici davranış sergilerken Olivia ve Cedrella aralarına girmişti. Özellikle Olivia ne yaptıklarını öğrendiklerinde kıyametleri koparmış bir Muggle gibi kuzeni Tad Avery üzerine saldırarak burnunu kırmıştı. Aynı şekilde Cedrella abisi Callidore Black'in dudağını patlatmış ardından kızlar ikisine de kalıcı lanet yollamışlardı.

Sonuç Callidore Black poposuna geçmeyen şişlik laneti yemiş Tad Avery ise koluna işlev azaltıcı laneti yemişti.

İkisi bu saldırı karşısında şoka uğrarken Tad Avery öfke kusuyordu arkadaşlarının (!) yanında.

Çünkü kendisi Quidditch oyuncusuydu ve işi altın Snitch'i yakalamaktı. Şimdi maçlarda nasıl iyi oynayabilirdi ki!

Bunu duyan Slytherin Quidditch takım kaptanı ise onu takımdan çıkarmıştı. Tad daha da dehşete düşmüş ve sinirlenmişti.

Birkaç gün içine gömülüp sessizleşti. Callidore Black ile birlikte intikamlarını planlamaya başlamışlardı.

Akılda kalıcı ve utançtan okuldan bile atılabilecek bir leke sürmekte kararlıydılar.

Planları şuydu. İksir dersi çıkışında kızların hayran olduğu ve Slytherin Quidditch takımında olan Justus Rosier ve Fulcran Lastrange kullanarak onları zindana yönlendireceklerdi . İkisi kızları kandırırken bir büyü yardımıyla sesleri tüm Hogwarts'da duyulacaktı. Elbette erkeklere bir şey olmayacaktı ama kızlar çok kötü bir duruma düşecekti .

Callidore Black , kız kardeşi için zerre umursamasa da ailesi onun bu planda olduğunu bilmemesi için zaten önlemlerini almıştı. Böylece Black olarak tüm haklar ona ait olacaktı.

Yemek yendikten ve iksirden önce sıkıcı bitki bilim derslerine girdikten sonra toprak içinde iksir derslerine girdiler .

Callidore Black ve Tad Avery , planlarından renk vermemek adına Cedrella ve Olivia'nın masasında yerlerini almışlardı.

Anlaştıkları gibi Justus Rosier ve Fulcran Lastrange kızların masasına gerine gerine ilerlediler . Surat ifadelerinde çekici olmaya çalışan salak ifadeleri vardı yine de gerçekten yakışıklı olmaları bu ifadelerini gizliyorlardı.

" Merhaba kızlar nasılsınız ?" dedi Justus Rosier büyük bir gülümsemeyle. Black kızına bakıyordu.

Kızların ikisi de kızarmışlardı. Yine de amaçları hedefleri için duygularını belli etmemeye çalışıorlardı.

Fulcran ise Olivia'nın yanına ilerleyerek daha da yakınlaştı.

" Bugün sizin gibi güzel kızlarla birlikte iksirlerimizi yapmayı düşündük . Sizin için büyük problem olur mu? Nasıl olsa bizi izlerken bakabilirsiniz... sonuçta siz"

"Evet büyük problem olur ."

Gelen farklı sesle herkes kapıdan gelen sese döndü. Olivia ve Cedrella'nın surat ifadesinde gülümseme erkeklerde ise tam olarak şaşkınlık ve rahatsızlık vardı.

Freya ise yüzünde kocaman yandan bir gülümseme olsa da keskin gözlerini iki oğlana dikmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.