İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 21 · 11 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 21

Yılanın Sözleri

İyi okumalar ,

Sıcak havaya kıyasla sanki kötü olayların habercisi gibi gökyüzünü yavaş yavaş kaplıyordu kara bulutlar . Birazdan fırtınalı bir hava kopacaktı. Rüzgar ise karanlık ormanda ki ağaçları sallıyor ve titretiyordu.

Gelmekte olan kötü havaya rağmen Freya ve Tom hiç umursamadan birbirlerine bakıyorlar. Kimin saldırıya daha önce başlayacağını bilmediklerinden asalarını kollarının altında cüppesinin arasında gizliyorlardı.

İlk önce konuşan Tom oldu;

"Bir daha söylemeyeceğim Freya . Ne gizliyorsun? Söyle."

Sözleri , ağzından ne kadar yumuşak çıksa da gözleri o kadar keskin bakıyordu.

Freya yüzünü buruşturdu.

"Neden sana anlatacakmışım ?! Uzun süredir beni görmezden gelmeye karar veren sen değil misin ? Bana karşı lanet olasıca görünmez olmaya karar vermiş gibi görmezden geliyorsun. Üstelik aşağılık küçük gördüğün insanlarla yakınlaşmak için!"

Tom'un zümrüt yeşili gözlerinden şimşekler çaktı sinirle. Aptal kızın bunu düşünebildiğine inanamıyordu . Oysaki kafasının içindeki çatışmadan habersizdi . Ama o çok büyük bir yanılgıya düşmüştü. Kendisini geçecek zekaya ve yeteneğe sahip olmasına karşın.

Tom sinirle parmağını sağ taraftaki küçük gruba işaret etti.

" Benim o eziklerle ne işim olabilir! Seviyeme göre insanları seçtiğimin farkında değil misin?!"

"Ha ha Ne kadar komik?! Demek ben senin seviyene göre olmadığım için beni aylardır görmezden gelmeye karar verdin ?!"

Tom sinirle titredi. Teni kıpkırmızı kesilmişti. Eli titreyerek tam cevap verecekti ki Freya onun konuşmasını fırsat vermeden yönünü karanlık ormana çevirerek arkasına bile bakmadan hızla ilerledi.

"Cevabımı almadan nereye gittiğini sanıyorsun sen!!"

Sesi tüm ormanda yankılanırken ikisinin bir uzağında konuşmakta olan kız grubu korkuyla bakışlarını ona çevirdiler.

Tom , hızlı adımlardan sonra koşmakta olan Freya'nın arkasından yetişmek için son enerjisini kullanarak koşuyordu.

"Bana bak dedim Freya!!"

Ama kızın dinlediği yoktu . Sanki onun yüzüne bakmak istemiyormuş gibi sadece hızla koşuyordu.

"Seni lanet olası bücür! Her şeyi yanlış anladın!" homurdandı kendi kendine.

Uzun kovalama ne kadar eski anıları hatırlatsa da bir daha aynısı olmayacağını kendi kendine söz verdi Tom . Onun yerine sadece özünü kesebileceği taşa ve kütüklere büyü yapıyor. Kızı yavaşlatmaya çalışıyordu.

"Lanet olsun ! Nasıl bu kadar tavşana benzersin!" diye bağırdı sinirle yine.

Birkaç uzun dakika sonra Freya durmuş bir uzağında ise Tom onun yanına gelmek için hızla koşuyordu.

Freya gözlerini kocaman açarak bakışlarını ne kadar gizlemeye çalışsa da gözlerini alamıyordu.

' Hayır! Bunu Tom görmemeli! Has.... Ne yapacağım ben! Bunu neden görmem !' diye fısıldadı.

Freya bir şeylerin yolunda olmadığını Tom onu görmezden geldiğinden beri farkındaydı ama bu rahatsızlığının sebebini Tom olduğunu düşünüyordu. Ama fena yanılmıştı. Eğer bunu Tom görürse , eğer onlar bizim yüzümüzü görürse .... Sonuçları onu korkudan titretti. İlk defa korkuyordu. Ve hiçbir zaman bu kadar çaresiz hissetmemişti. Oysa her zaman bir planı olurdu!

Tom , Freya'nın arkasından ona yetişmiş bir elini kızın omzunu kavramak için öne doğru uzatmıştı.

Sonunda elini sıkıca kızın omzuna koyup sıkıca sıktı ve kendine çevirdi.

Freya ise gözlerindeki tuhaflığı Tom'un anlamaması için kafasını aşağıya eğmişti.

"Niye kafanı eğdin bana bak Freya." diye fısıldadı nefes nefese . Bu uzun koşu onu nefessiz bırakmış ve terletmişti.

Freya , kendini toparladıktan sonra yüzüne yapışmış uzun saçlarını sırtına attı . Tom , Freya'nın bakışlarının da ki yoğunluğundan dolayı donup kaldı .

Freya bir an tereddüt etse de fevri - düşünmeden - bir hareketle Tom'un kravatından tuttu ve çekti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Freya , yüzü bembeyaz dudakları mosmor yerde yattıktan sonra . Sınıfta bir panik havası olmuşmuştu.

Yeni gelen kızın ikinci haftasında bayılması bazılarının gözlerini Tom'a kısa bakış atıp korkmasını sağlarken bazıları da pek yemek yemediğini söylüyordu.

Birkaç Slytherinli ve Bay Slughorn hemen kızın yanına koştular . Olivia ve Cedrella zaten derslerde gün boyu Freya'nın yanında oldukları için bayıldığında düşerken onu tutmuşlar ve kazanının onun kafasına gelmesini engellemişlerdi ( Kazanın içinde leş kokulu ifrit losyonu yapıyorlardı.)

Abraxas gözleri zaten Freya'nın üzerindeyken her zaman tetikteydi. Kızın hasta olduğunu günler öncesinde fark etmişti. O bayılırken de refleks olarak sırasından kalkmış ve kızın yanına koşmuştu. Her ne kadar emin olmasa da arkadaşına olan bağlantısı onunla arasında bir bağ örmesine yol açmıştı.

Freya'yı omzundan tutarak kucağına almış , birkaç Slytherin ile ve Slughornla birlikte hastane kanadına doğru götürüyordu.

Hastane kanadının uzun ve geniş kapısını açtıklarında Madam Dixie elindeki kitabı okuyordu. Aceleyle açılan kapının gürültüsüyle birlikte kafasını hemen çevirdi . Şimdi bu yaşlı kadının da yüzünde endişeli bir ifade vardı.

Madam Dixie , bir melezdi. Annesi bir cadı babası ise Almanya'da yaşayan sihirli güzel bir dağ Elfiydi.

Şifa yeteneğini babasından almıştı ve bu konuda üstüne tanımazdı.

Freya , boş olan yataklardan birine bırakıldığında hemen muayene hazırlanmış ve kızı incelemeye başlamış onu getiren öğrencileri çıkarılmasını sağlamıştı.

" Ders bitmişti ve aniden bayıldı daha önce de derslerde ve yemek zamanlarında soluk olduğunu fark etmiştim. Sorun nedir Madam Dixie ?" dedi endişeyle . Birleşmiş parmaklarını göbeğinin üstüne koydu.

"Sorun sanırım düşündüğüm gibiyse Profesör sanırım bu okulda çok büyük bir suç İşlenmiş demektir."

"Ne demek bu ? Yoksa .... O olduğunu düşünmüyorsunuz değil mi? Oysa çok uzun zaman önce o olaydan sonra bulunamamışlardı."

Şimdi gözlerinde endişeden çok dehşet ve korku vardı.

"Profesör bu gibi kalıcı hasar bırakan büyüleri ancak onlar gibi nesiller boyu eğitilmiş sıkı psikopatlar yapabilir. Bu izleri daha önce de görmüştüm. Elbette hastaların başına gelenleri de ."

Kısa korkutucu sessizlikten sonra Profesör Slughorn korkuyla ve şefkatle mavi gözlerini kıza çevirdi.

Tom gibi hatta daha yetenekli bir öğrencinin böyle bir lanete hedef gitmesi büyük bir sorundu ...

Eğer düşündükleri doğru çıkarsa kız tehlikede demekti. Çünkü bu laneti yapanlar genelde yetenekli büyücü ve cadıları hedeflerlerdi. Kullanmak için.

Madam Dixie Freya'yı inceledikten sonra sağ omzunda ki kıyafetlerini kesti ardından şokla gözlerini açtı.

Yara , öncekinden de kötü bir hal almış yavaş yavaş genişliyordu. Profesör Slughorn korkuyla derin nefes çekti ve iki eliyle ağzını kapattı.

" Sanırım ne yapacağınızı çok iyi biliyorsunuz Profesör."

Profesör Slughorn rüyada uyanmış gibi bir an irkildi.

"Ha haa evet biliyorum ben en iyisi gidiyim."

Ardından tombul ayaklarını kapıya yöneltti . Kapıyı kapatmadan önce bir kez daha kızın olduğu tarafa baktı.

Madam Dixie , şimdi kızın bütün kıyafetlerini çıkartıyordu bir yandan da kendi kendine fısıldıyordu.

"Uzun zaman sonra tekrar harekete geçmeleri çok ilginç cidden çok ilginç ..." kızın yıpranmış kıyafetlerini yakmak için demir tezgaha koyarken acımayla bakışlarını kıza çevirdi.

"Çok yazık..."

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tom Riddle kızın bayılmasıyla birlikte artık kızın kendisine bir şey yaptığını kesin kez kanıtlamıştı kendince.

O gün olanları hatırlamaması bu kız sorumluydu.

Sinirle yüzü bembeyaz kesildi. Kendisini aptal yerine koymuş ve onunla dalga geçmişti. Şimdide bedelini ödüyordu.

Yüzünde sanki kızın acı çekmesi onu zevkten köşe bucak ediyormuş gibi gülümsedi.

'O gün bana ne yaptıysa o da karşılığını bin katı aldı. Şimdi cezasını çekmesi lazım.'

Derste düşündüğü karmaşık duygular öfkesi karşısında ezilmişti. Tedavi , işe yaradığı için belirtileri zamansız kendini gösteriyor kafasını allak bullak ediyordu.

Tom'un eli titredi . Ardından olay yatışması için kütüphanede gizlenmeye kararı aldı. Şu anda insanlar etrafı işgal ediyordu ve hiçbir şey yapamazdı. Yakalanmayı göze alamazdı. Şüpheli duruma düşerdi.

O sırada Malfoy ise endişeden kıvranıyor düşüncelerini yöneltmeye çalışsa da hep kızla son buluyordu. Cuma gününde Tom iksirler hakkında birkaç soru sormuştu. Ama onun gerçek Tom olduğunu düşünmüyordu. Evet onun gibi davranıyor onun gibi tavırlar sergiliyordu ama onu Tom yapmazdı . Sadece Tom davranışlarını sergileyen bir kabuk yapardı.

Ortak salonda , şöminenin karşısında oturmuş Tom Riddle a çevirdi bakışlarını. Etrafında ki Slytherinli kızlar Tom'un dikkatini çekmek için yer değiştiriyorlar bazıları da ona bakarak aralarında kıkırdıyorlardı.

Derslerde kızla uğraşması için verdiği emirleri düşündü.

O anda hiçbir kanıtlayacak ip ucunun olmadığını anladı. Olanlar Tom ve Freya arasında geçmişti. Ve aralarında kalacaktı.

Tavırlarını kontrol ederek daha da dik oturmaya çalıştı . Yanında oturan sarışın kadına baktı. Hogwarts'dan mezun olduğunda ailesinin de arasındaki anlaşmadan dolayı evlenmesi gerekiyordu . Her ne kadar bu evlilik zorunluluk gibi gelmiyordu. Çünkü evleneceği kıza zaten aşıktı. Ama geçmişinin canlanması içini kemiriyordu.

Yanında ki sarışın kız bakışlarını ona çevirdi ve ona tatlı bir gülümseme bahşetti. Sonrada ona daha da yanaşarak başını onun omzuna koydu.

Malfoy yüzünde her ne kadar büyük gülümseme olsa da bu bir maskeydi. Endişesini gizlemesi için yüzüne yerleştirdiği bir maske .

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Sağ omzum artık dayanılmayacak derecede yanmaya sızlanmaya başlamıştı. Gözlerimi açamıyordum ve nerede olduğuma dair en ufak bir fikrim yoktu. Hastane kanadına taşıdıklarını ümit ediyordum.

Omzumdaki laneti erken tedavi almayıp birkaç iksirle geçiştirmeye çalışmam tam bir aptallıktı. Ne olursa olsun herkes uyurken başlamalıydım tedavime.

Şimdi ise lanet aklımı allak bullak ediyor görüşlerimi bulanıklaştırıyordu.

Her geçen zamanda çok tuhaf şeyler görüyordum. Daha önce görmediğim insanlar ve kısa sahneler .

Bazen gerçek dünyadaymışım gibi üzerime eğilen insanları görebiliyordum. Dumbledore ve müdür Dippet . Beyazlar içinde bir kadın. Endişeyle bana bakıyorlardı.

Bazen de yanı başımda oturan öğrencileri görebiliyordum. Hep yanımda olan Cedrella ve Olivia nın ağlamaklı gölgelerini seçebiliyordum. Ama hiçbirinin sesleri gelmiyordu.

Malfoy'un da yanında ona benzer bir kızla geldiğini fark etmiştim. Ağzı oynuyor sesi gelmiyordu onunda.

Ardından tanımadığım büyük ihtimalle hayranlık duyan başka sınıflardan öğrenciler.

Kendimi daha iyi hissettiğim ama hala yataktan kalkamadığım zaman onu da gördüm.

Neden ziyaretime geldiğini anlamasam da fikirlerim vardı. O gün ona bir şey yaptığım konusunda keskin şüphesi vardı.

Haklıydı da . Ona bir şey yapmıştım. Tedavi etmiştim. Duygularının kapısını açmıştım. Ama bu kişiliğini değiştirmiyordu.

Zeki diye düşündüm. Benim gibi kimsede olmayacak iç güdüsü ve görüşleri vardı. Hemen yakalayabiliyordu .

Şu anda ayakta beni küçük gören bakışlarıyla incelemesi bunun en büyük kanıtıydı.

Sağ tarafımda boşluğa oturdu sonra yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Gözlerime odaklanıyordu. Zihnime girmeye çalışıyordu. Böylece ne yaptığımı öğrenebilecekti.

Ama benim zihnime hiç kimse giremezdi. Bu benim egomdan veya sıkı çalışmamdan kaynaklanmıyordu buraya geldiğimden beri kimse zihnime giremezdi.

Vücudumda ki işaretler yani doğum lekelerinden geldiğini düşündüğüm bir bakım özelliklerim vardı. Zihnime girilememesi gibi. Benim gibi tuhaf özellikleri olan birisinin zihnine girilemezdi.

Vücudumdaki dövmeleri araştırmış ama kaynağını bulamamıştım.

Ama sihir dünyası için bu ayrı bir türün varlığına işaret olduğunu söylendiğini okumuştum. Büyük ihtimalle ben onlardan biriydim de.

Tom bir süre zihnime girmeye çalıştıktan sonra sinirle elini boğazıma sardı. Bakışları şimşek gibi parıldasada onun tedavinin işe yaradığını görebiliyordum.

Bu beni memnun etse de hala çok şeye ihtiyacı vardı. İçini açacak birine ve onu anlayacak insana. Güveneceği dostlara . Etrafına bakılacak olursa bu çok zordu çünkü Tom şu anlık çoğu kişi için birer Lord , bir liderdi.

Dudakları kıpırdasa da sözleri kulağıma ulaşamıyordu. Uzun beyaz asasını yanağıma tutmuştu. Gözlerine ve mimiklerine bakınca beni tehdit ettiğini o anda anladım.

Sonra hafif geri çekildi gözleri sağ omzuma kaydı. Ardından etrafına bakındıktan sona sargılarımı açtı.

Ne gördüğünü bilmiyordum . Ama yüzünde donup kalmasını ve gözlerini hafifçe açmasını sağlayacak bir şey gördüğü aşikardı. Büyük ihtimalle yara izim çok kötüleşmişti.

Yüzü düşünceli ve endişeli bir hal aldı. Bu yarayı yapan kişinin o olduğunu düşünüyor ve büyük ihtimalle başına gelecekleri hesaplıyordu. Gözlerini büyük bir nefretle yüzüme çevirdi. Ardından asasıyla yaralarımı tekrar sardı ve hızla çekip gitti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tom Riddle , kızın bayıldığından beri kesin kanıtları elde etmek ve hatırlamadığı zamanı yaşadıklarını öğrenmek için düşünmüş ve bir plan oluşturmuştu.

Kız şu anda zihnine girmesini engelleyecek durumda değildi . Bu yüzden o uyurken zihnine girebilir ve yaşananları öğrenebilirdi.

Sorun şuydu ki kız neredeyse yalnız kalmıyordu ve artık durumu tüm okula yayılmıştı. Müdür Dippet ve yaşlı bunak Albus'un da öğrenmesi ve ciddiye alması büyük engel oluşturuyordu.

Eğer ondan kendisinden şüphelenirlerse bütün yaptıkları suya düşecekti. Okuldan bile atılabilirdi.

Her fırsatı denemiş ama bulduğu fırsatı başkalarına kaptırmıştı.

Hah , şimdiden büyük hayran kitlesi olması onu daha da sinirlendirmişti. Hiçbir zaman Albus'dan sonra nefret edeceği birinin olacağını düşmüyordu ama apaçık kanıtı olarak sunulmuştu önüne!

Birkaç sıkıcı ve uzun zaman sonra sonunda hastane kanadında kız dışında kimse yoktu . Madam Dixie ise uykusuz gecelerin acılarını çıkarmak için odasında şekerleme yapmaya çekilmişti.

Yavaş ve sessiz hareket ederek kapıyı açıp içeri girdikten sonra teker teker yataklara baktı.

Kızın yattığı yere geldiğinde ise durdu. Kız boylu boyunca ölü gibi yatıyordu. Yüzü bembeyaz dudakları ise mosmordu. Ellerinin uçları kıpkırmızı kesilmiş ayakları ise mavi gibiydi.

Alaycı gözlerle yanına yaklaştı.

'Şimdi cezasını alan kim?' dedi içinden .

Bir süre daha yatakta uyuyan kızı süzdükten sonra yanındaki boşluğa oturdu. Yüzünü kızın yüzüne yaklaştırdı ve gözlerini kızın hafif açılmış gözlerine odaklandı .

Deniyor kendini kızın zihnine bırakmaya çalışıyordu ama çıkmazla karşılaşıyor sonra büyük bir şokla geri atılıyordu. Bir iki denemeden sonra daha da sinirlenmeye başladı ve ne yaptığını bilmeden elini kızın boğazına yerleştirerek sıktı.

Her ne kadar nefessiz kalmış gibi görünmese de onu nefesini kesmek acı çekmesini istemişti. Asasını kızın yanağına daha sert bastırdı.

"Bana bak küçük ucube ! Benimle dalga geçtiğini düşünebilirsin veya kandırdığını ama en sonunda senin yaptıklarını teker teker ortaya çıkaracak ve Karanlık Lordun gazabının tadına bakacaksın! Bu yarayla kurtulacağını düşün veya düşünme sana verdiğinden fazla acının daha fazlasını ben sana vereceğim!"

ardından elini kızın boynundan çekerek nefretle kıza bakmaya devam etti. Sonra gözleri kızın sağ kolundan beline kadar sarılı olan sargılara dikti gözlerini.

Etrafına , yakalanmamak adına bir kez daha baktıktan sonra hızla kızın sargılarını açtı.

Sargının tamamını çıkaramadan gözüken yara onu yerinde dondurmasına yetmişti.

Yara , çok ama çok kötü gözüküyordu. Yanmış ama tenine işlemiş gibi kapkaraydı ve kökler gibi etrafına yayılmıştı.

Yaradan kül kokusu geliyordu.

Bunu o yapmış olamazdı. Bu derecede ileri karanlık sanatlara daha gelmemişti. Bunu mutlaka başka kara büyücü yapmış olmalıydı.

Ama o yapmasa bile ondan şüphelenebilirlerdi. Suç kolaylıkla onun üzerinde kalabilirdi.

Etrafındaki insanlara olan etkisi sayesinde bu işten sıyrılabilirdi. Ama bu kız kolay sıyrılabilecek birisi değildi. Her ne kadar kendisi gibi geniş onu seven ve hayran çok insan vardı. Ağzından çıkanlara bakıyordu .

Nefretle kıza baktıktan sonra yarasını asasıyla eski haline getirirken hızla çekip gitti.

--------

Birkaç problem yaşadıktan sonra yarım saat gecikmeyle de olsa yeni bölüm yayınlayabildim umarım beğenirsiniz. Hepimize iyi geceler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.