İçeriğe geç

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 20 · 10 dk okuma

Akıl ve kalp - Tom Riddle fanfic

Bölüm 20

Hastalık

Sislerin arasından karanlık köşelerde gizlenmiş bir yetimhane vardı. Buraya kimsenin istemediği veya bakacak durumları olmayan ebeveynlerin başlarında çıkarcı ve akıllarında sadece zayıfları ezmeyi ilke bilmiş insanların yönetiminde çocuklarını bırakırlardı.

Savaşın gelip kavurduğu yıllarda özellikle daha da ezici olurlar ve ellerine daha fazla mal bulundururlardı.

Bu eziyeti çeken zavallı çocuklar da ya dayanamadıkları için canlarını verirlerdi. Yada çeşitli akıl bozuklukları ile büyürlerdi.

Kader mi ? yoksa şans mıdır bilinmez ... Freya ve Tom aynı zorlukları ve duyguları yaşayan iki zeki insanlardı.

Elbette , akıllarında kalıcı olaylar kazınmıştı.

Tom , korkutucu görüntüsü yüzünden dışlanmış hem de alaylara maruz kalarak ezilmeye çalışılmıştı. Çeşitli hakaretlerin de çabası. Onun dışında , daha kötü şeyler yapmaya kimse cesaret edememişti.

Freya ise ne kadar aynılarını da yaşasa fazlası olmayacağı anlamına gelmezdi.

Kaldığı yetimhanenin suç oranları , Fransa'nın suç oranlarının toplamlarından bile fazlaydı.

Çeşitli zevklerinde kullanmaya çalışıyorlar hatta genel evlere satıyorlardı. Erkek çocukları ise zengin olan ailelere satıyorlardı.

Yaptıkları suçları o kadar uzun süre hayata geçirmişlerdi ki oluşan rahatlıkları onların sonu olacaktı.

Ve bu sonu Freya'yı küçük gördüklerinde başlamıştı.

Normal yetimhane yöneticisinin yapması gerekenler gelen isimsiz çocuklara isim vermek , anne veya yakınları varsa kayıtlara geçirmek sonrada eğitimini tamamlamasını sağlamaktı.

Elbette bu gibi kirli yerde bunlar işlenmeyecek gibi düşünülse de neredeyse bu işlemlerin çoğunu yerine getiriyorlardı.

Onun dışında belli çocukları hedefliyorlar , ele geçiriyorlar ve her birinin başına kötü gelecek felaketler getirmesini sağlıyorlardı . Hatta , konuşanlara göre bu yetimhanede büyüyen genç bir kızın hamile kaldığı öldüğünde de çocuğu bu yetimhanede kalmak zorunda olduğunu söylüyorlardı. Pislik ve cehalet o kadar yayılmıştı ki polisler bile ne yapacağını bilemiyor bu yüzden geneli görmezden gelip salıyorlardı.

Freya ise ilk karşılaştığında dehşete düşmüştü . Sinirden bembeyaz kesilmiş donup kalmıştı. Sonra da elbette bu olaya el atmış ve yetimhanenin daha önce başına gelmediği bir hareketlilik getirmişti.

Olay şuydu. İlk geldiğinden bir süre sonra hedef falan seçilmemişti . ( Çünkü çok küçüktü ve ergenliğe girmemişti .)

Yine de bu yaşananları görmeyeceği anlamına gelmiyordu.

Freya , her zamanki kaçtığı oda aslında bir zamanlar pis işlerin yürütüldüğü yerdi.

O zamanlar ise , iğrenç işlerin zirvede olduğu zamanlardı ve Freya'nın yapması gereken planları ve amaçları vardı. Ve burada yaşaması , bu insanların yaptığı faaliyetleriyle birlikte ona engel olacak temel sorundu. İlk çıkmazıyla karşı karşıya gelmişti.

Yirmi iki yaşından üç dört yaşlarına inmesi her ne kadar yetişkin bir zihne sahip olması gerektiğini düşünülse de sihir buna engel olmuştu.

Aklı bir çocuğun aklı ile eş değer olsa da eski yaşantısını unutmamanın verdiği olgunlukla yeni yeni keşfettiği yeteneklerini bu kötü insanların üzerinde uygulamaya karar vermişti.

İlk olay çıkarması ilk şoku ile birlikte olmuştu.

Tam olay yeri ise o kaçış yeriydi. On beş yaşında küçük bir kızı birisine bir gece karşılığında satmışlardı . Bu konuşmaları duyduğunda daha olay gerçekleşmesine bir saat vardı çünkü oda hazırlanması çocuğun temizlenmesi gerekiyordu. O süre ise ona bir hazineydi.

Elbette yeteneklerini tam anlamıyla kullanamadığı için , kızı kaçırarak kimsenin aklına gelmeyeceği yere saklamada çözüm bulmaya çalışmıştı. Kendi odasına . Sonra da yaşlı adamla ilgilenmesi için polislerin kulağına bu adam hakkında arananlar listesinde olduğuna dair bir takım sözlerin gitmesini sağlamıştı .

Polis ise yetimhaneye gitmiş adamı tutuklayarak götürmüştü. Üstelik oranın sahibini de ceza kesmişti.

Müdüre deliye dönmüş , kızı saklandığı yerden bularak çıkarmış suçu işleyenin de Freya olduğunu düşündüğü için , kızgın demirle birlikte sağ omzuna vurmuştu.

Eski hayatında Freya'ya her ne kadar masum deseler de Freya hiçbir zaman öyle olduğunu düşünmüyordu.

Takıntılı bir kinci olması ise bu düşüncesini kanıtlarından sadece biriydi.

O günden sonra Freya her ne kadar amacını unutmasa da bu kadını hayatını yaşatmama yemini etti.

Bu yemini ise , yediği yemeğinden sonra zehirlenmesinden sonra daha da kalıcı bir haldi. Çünkü yemeğine ölmemesini ama acı çekmesini sağlayacak zehri koyanın Müdüre olduğunu biliyordu. Her ne kadar yeteneklerini keşfedememiş olsa da çok güzel akıl okuyabiliyordu.

Freya , o günden sonra aldığı yaralardan dolayı bir ay kendine gelemedi. Sağ omzunda ki yarası çok kötüydü ve yanmıştı. Ve siyah bir görüntü ile kaplanmıştı. Üstelik iltihaptan dolayı acıyıp ağrıyordu. Aldığı zehirden dolayı da bünyesi zayıflamıştı.

Şimdiki hali ise dejavu gibiydi.

Slytherin kızlar yatakhanesinde yatağında yüz üstü uzanmış acıyla baygın halde yatıyordu. Sağ omzundaki lanet onu zaman geçtikçe tüketiyordu. Aynı yetimhanedeki zamanki odasındaki durumunu yaşıyor gibiydi. Yaranın olduğu yer alev almış gibi yanıp sızlıyor , vücudu ateşler içinde terliyordu.

O kötü yerde çok fazla şeytanlar olsa da onun yaralarını saracak genç yüzü üzüntüden çökmüş bir kadın vardı .

Ama şimdi yapayalnızdı ve yaptığı büyüyü bozduğu içinde çok pişmandı. Onun yerine derslere gidebilir ve yokluğunu fark ettirmeye bilirdi.

Bu etrafında elde ettiği başarısını düşürmeye yetecek bir olaydı . İlk haftadan sonra gelmemek. Onu sevmeyen öğrenciler için birebir hazırlıktı .

Yatakhanesinde uyuyan öğrencilerden bir saat önce yataktan kalktı. Zaten acıdan uyuyamamıştı. Ardından , kendini iyileştirmek için bir takım ilaç ve iksirden yardımlar alarak acısını dindirmeye çalıştı . Cübbesini giydi çantasını aldı.

Şimdi omzundan beline kadar uzanan sancı ve halsizliği vardı.

Yine de ona sıcakkanlı yaklaşan iki arkadaşı ile birlikte aşağıya inip derslere gitmekte kararlıydı.

------------------------------------------------------------------------------------

Tom Riddle , uzun süre uyumanın verdiği ağırlıkla gözlerini açtı. Hafızasını yokladı. Kaşları sinirle çatılmış uyuşmuş bedeninde ki tutulmaları gidermeye çalışıyordu.

En son kızı tuzağa düşürmek için kara göle açılan koridora doğru yağmurun altında ilerliyordu. Sonra yaşadıkları ise silik anılardan başka bir şey değildi.

Ağrıyan alnını sıvazladı. İçinde çok değişik duygular hakimdi. Sanki birisi soğuk bir ferahlama yayılması için içini açmış ve yıkamıştı.

Ruhu hiç olmadığı kadar sakindi ve bu onu endişelendiriyordu. Bu demek oluyordu ki birisi kendisinin üzerinde büyü kullanmıştı.

Sinirle çatılmış kaşlarının üzerine işaret parmaklarını koydu ve alev gibi parlayan gözlerini karanlık oda da gezdirdi.

Yeni gelen kızın planını fark edip sabote ettiğini düşündü. Ama aklında sanki yaşamamış ama yaşanmış olan olaylarla doluydu. Örneğin cuma günü müritlerinin yanına gitmiş ve planı hakkında bir şeyler gevelemiş ardından cumartesi günü bir kaç kişiyi cezalandırmış sonra da yeni görevler vermişti.

'Ama ben bunları yaşamadım.' diye düşündü içinde yeşermekte olan öfkesini bastırmaya çalışarak.

Tom Riddle , duygularını kontrol edemiyordu. Kızgınlığı ve öfkesini hat safhada yaşıyordu. Daha önce de çok sinirlendiği zamanlar olmuştu ama en azından bastırabiliyordu. Şimdi ise bütün dikkatini vermeliydi.

Uyanmakta olan müritlerine bakmadan hızla hazırlandı ve kimseyi beklemeden kahvaltı için ortak salona doğru hızla ilerledi.

------------------------------------------------------------------------------------

Tom Riddle ve Freya arasında yaşanan olaylar hakkında kimse bir şey bilmiyordu. Çünkü onlar için Tom toplantıdan sonra kimsenin ağzını açmamasını emretmiş sonra da normal yaşantısına devam eder gibi davranmıştı . Cezalandırılması gerekenleri cezalandırmış görev verilmesi gerekene görev vermişti.

Bu yüzden Freya arkadaşlarıyla Slytherin masasında oturarak kahvaltı etmeye başladıklarında Tom ise kahvaltı ederken bir yandan da keskin bakışlarla kızı göz hapsinde bulunduğunda hiç kimse bir şeyden şüphelenmemişti.

Tom , öfkelendiğinde veya birisini hedef aldığında etrafına yayılan kötü akım diğer insanlarda nasibini alırdı. Ama bugün tuhaf derecesinde kimse bir şey hissetmemişti.

Tom için ise bakışları her kıza çevirdiğinde sinirden patlayacak gibiydi. İçinde biriken kin sanki birine aktarılmasına ihtiyacı varmış gibi etrafına bakınıyordu.

İnsanların öfkesini veya yaşanan tuhaflığı fark etmemesi her ne kadar iyi bir şey olsa da insanların fark etmesi ve onlardan çıkmasını istiyordu.

Yine de kahvaltı sorunsuz bitmiş ve dersler başlamıştı.

Freya her ne kadar gitmek istemese de derslerde yerinde davranmış olabildiğince katılmamaya özen gösterse de Profesörlerin sorduğu soruları cevap vererek yarasını gizlemişti.

O zaman için de Tom araştırma yapmış insanları köşeye çekmiş akıllarında yaşananları geçmiş ve şimdiki zamanı okumuş ve hiçbir kanıt bulamamıştı.

İki gün sonra delirecek gibiydi. Sergilemek istediği şeytanlıklar çıkarmak istediği olaylar vardı .

Freya'dan tiksintisi onun yanına gitmesini zorlaştırıyordu. Konuşmayı bırak bakmak bile tiksindiriyordu onu.

Ardından dördüncü günde kızı göz hapsine aldığı gün kızda belirgin bir rahatsızlık fark etmişti. Derslerde her ne kadar profesörlerin önünde iyiymiş gibi davransa da dikkatler üzerinden çekildiğinde baygınlık geçirecekmiş gibi çöküyor nefes alamıyormuş gibi kesik kesik nefes alıyordu.

Bu görüntüsü eskiden olsa sadece zevkten keyfi yerine gelirdi.

Şimdi ise iki çıkmaz yola ayrılmış gibi çelişkiliydi duyguları.

Bir yandan acı çekmesi keyiflendirirken bir yandan da ne olduğunu merak ediyordu. Hasta mı olmuştu ? Bir yeri mi acıyordu?

Hayır hayır bunları düşünmemeliydi.

Kız her şeyi hak ediyordu. Bu düşünce ona çok tersti . Böyle yapmaması gerekirdi.

Bu yüzden bir karar alarak onunla uğraşmaya karar verdi.

Müritlerindeki insanları görevlendirerek ders çıkışında iki küçük arkadaşı ile birlikte köşeye sıkıştırmalarını emretti.

Avery ve Rosier bu işi çok güzel yapıyorlardı.

Elbette , kavga çıkarmak için alınmış bir görevdi . Ama sadece Freya'nın çıkarması beklenen bir görevdi .

Onun yerine Avery kuzeni Olivia Avery tarafından çirkin bir porsuk ve kanı bozuk dediği için bir lanet , Rosier ise Cedrella Black tarafından ağza gelinmeyecek laflar ettiği ve kadınların oyuncak olduğuna dair birkaç kelime gevelediği için çok güzel uğursuzluk büyüsü yemişti.

Freya ise o kadar yorgundu ki bu olay yaşanıp bittiğinde daha yeni kendini olaya adapte edebilmişti.

Freya akşam yemeğine gelmedi. Bu davranışı ise Tom da bir hırs uyandırmıştı ki ertesi gün derslerde diğer müritleri onun dersine sabote etmesini sağlamıştı.

Freya sabote edilmeye çalışılan dersi için çok sinirliydi. Her ne kadar bu dersi daha önce ezbere bilinse de çocukça davranışlar sinirlendiriyordu onu.

Ama siniri onun dersini sabote etmeye çalışan iki ahmak koyun değil Tom'du.

Freya , Tom'dan daha yaratıcı ve daha tatmin edici davranışlar bekliyordu. 'Belki yaptığı tedavi düşünce yapısını bozmuştur .' diye düşünmeden edememişti.

"Böyle aşağılık çocuk şeylere düşersem belki de böyle alttan şeye düşmemi sağlayarak seviyemi düşürdüğümü sanacak. Ve kendini yine tatmin edecek." diye de ekledi.

Ders sonunda üzerine dikilmiş gözlere gözlerini çevirerek kaşlarını çattı.

"Tuzağına asla düşmeyeceğim Voldemort . Benim hizama geleceksin! Hem de kendi isteğinle ."

Daha önce , karışık görüler görmüştü. Bu zayıf halinde ise görüleri ön plana çıkmış artık onu ele geçirmeye başlamıştı.

Bazen öyle şeyler görüyordu ki ağzı açık kalıyordu. Şimdiki haline baktığında ise gözlerini deviriyordu.

İlk görüsü aslında önceki hayatında çizdiği tablonun tıpatıp aynısıydı. Sadece daha yaşanılabilecek durumdaydı.

Tom Riddle , okul hayatındaki çocukluk hallerinden yoksun yetişkin halindeydi. Büyük ihtimalle 20 veya 22 yaşındaydı. Üzerinde damatlığa benzer siyah bir takım vardı.

Ellerinde ise beyaz bir eldivenle saçlarına dalgalı bir hava vermişti. Yüzü bembeyaz olsa da yanakları hafif pembelikler hakimdi . Heyecanla aynaya bakıyor sanki düzeltebilecek bir kusur arıyordu .

Yerinde duramayacak heyecan ve gerginliği vardı. Sonra cebinden bir fotoğraf çıkartarak uzun süre ona bakmaya başladı. Yüzünde , büyülü bir ifade vardı.

Düşecekmiş gibi , boy aynasının önünde duran sandalyeye oturdu . Fotoğrafı sağ eline aldı ve sol elini çenesinin altına koydu.

Biri Tom'un bu halini göre aşık olduğunu rahatlıkla söyleyebilirdi. Davranışları ondan beklenmeyecek cinstendi.

Sonra tekrardan cebinde ki saatini çıkarttı sonra da yerine koydu . Ardından pelerinini alarak kapıdan çıkıp gitti.

İkinci görüntü ise Tom'un Muggle kıyafetleri içinde aynı yüz ifadesiyle gülümseyerek elinde bezle örtülü sepetle lüks bir konağa doğru ilerliyordu.

Üçüncüsü ise bir balodan kesitlerden ibaretti .

Etraf Hogwarts'ın dört binasının renkleri ve simgeleriyle süslenmişti. Çok şık ve bir o kadar da zarafet içeriyordu. Fransız ve İngiliz modasının meyveleri konukların ağzını açtırıyordu.

İnsanlar , heyecanla konuşuyor olsalar da sesleri duyulmuyordu. Yine de İngiltere'nin cadı ve büyücülerini hatta diğer ülkelerin de halkı bu partiyi konuşacaklarmış gibi duruyordu.

Çünkü etrafta bir sürü fotoğrafçı ve not alan insanlar vardı.

Sonra , merdivenlerden iki insanın karartısı gözüktüğünde ve insanların bakışları heyecanla onlara çevrildiğinde görüntü bulanıklaşıp kaybolmuştu.

Freya ise bu heyecanlı yerde görülerinin kesilmesine sinir olmaya başlamış , Muggle televizyonların da ki sık reklam arası veren kanallara benzetmişti.

Sonra ki gün ise İksir dersinde , uğraşmalar akıl alınamayacak seviyeye gelmiş Freya da kontrolünü kaybettiğini düşünmeye başlamıştı. Çünkü kendini önceki günlerden daha kötü hissediyordu.

Tedavi için fırsat kolluyordu ama önünü geceleri sinsi sinsi dolaşan Tom yüzünden dışarı çıkamıyor fırsat kollamak için yatağında beklerken de uyuya kalıyordu.

İksir dersi bittiğinde ve insanların yavaş yavaş eşyalarını toplamaya başladığında olanlar olmuştu.

Freya'nın gözleri karardı , kazanı elinden kayarak büyük gürültüyle yere düştü ve bayıldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.