İçeriğe geç

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 37 · 2 dk okuma

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 37

Akasya

Bir kaç saat sonra tören başladığın da hep birlikteydik.

Bizimkilere anlatacaktım. Onlarda bilmeliydi.

Alpere ulaşmalıydık. Yanında olmalıydık koskoca dört yıl uzak kalmıştı bizden neler atlatmıştı bilmiyorduk. Bu haksızlıktı.

Marş okunmaya geçildiğinde ve saygı duruşunda Badeyi zar zor tuttuk.

Bittiğinde ise çoktan koşmaya başlamıştı.

~

Kimsenin daha bilmediğini bilmek ağırlık yapıyordu.

Alper bizim onu öldüğünü bilmemizi istemişti.

Hepimiz törenden sonra banka oturmuştuk Bade de önümüzdeki parkta bitmeyen enerjisini atmaya çalışıyordu.

"Hepiniz can kulağı ile beni dinleyin lütfen. Ben söylenenleri sindirmiş değilim. Hem hüzünlü ve kızgınım." Duygu artık dayanamayıp "kızım ön konuşmayı atlasana artık çatlatcan mı insanı!"

Göğüsüme doldurduğum nefesi verdim.

"Biz son harekata gitmeden önce Alper ve Kuzey plan yapmışlar. Fedakarlık yapıp esirler bilgiler ve biz uğruna anlaşma yapmışlar bilgi verdikleri anlaşılınca da öldürülmüşler. Alper yaşıyor ama Kuzey-" artık anlattıklarımın ağırlığı ve açıklığı ile dibe batmak ağırdı. Gözyaşlarımı tutamadan sel olmuştu.

Ahu elini kalbine götürmüş ağlamak için kızarmış gözlerini ovuşturuyordu. Karşımdan kalkıp yanıma gelip sarıldı. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladığın da Duygu Onur ve Demir de gelip kollarını bize doladı.

"Yani Alpere ulaşabiliriz değil mi?" Dedi titreyen sesiyle Onur. "Evet." Dedim.

"Niye şimdi haberimiz oluyor sen bu haberi kimden aldın? Kaynağı doğru mu?" Dedi Demir.

"Doğru Baş komutan anlattı ama neden şimdiye kadar değil de bu gün bilmiyorum bizden neden saklandı bilmiyorum." Dediğimde kafasını salladı.

Alperi bulacak onu da yanımıza alacaktık. Yarasını birlikte saracak birlikte iyileşecektik.

~Bir ay sonra~

Demirin sayesinde Alperin telefon numarasını bulunduğu konumu öğrenmiştik. Şimdi ona gidiyorduk. Ona kızgın mıydım yoksa onu anlamalı mıydım orası meçhuldu.

İçsel olarak daha kendimi rahatlatamamışken dört yıl öldüğünü sandığım dostumu görmek bunu bize neden yaptığını sormak onla hesaplaşmak... Bilmiyordum ne hissedeceğimi ne yapacağımı bilmiyordum. Sadece arabaya binmiş Antalya'nın en ücra kasabalarından birine gidiyordum. Aynı şehirdeydik ve bizden saklanma nedenini anlamıyordum.

Demir ben Ahu Duygu ve Onur bir arabadaydık. Badeyi ise Ahunun Annesine emanet etmiştik. Baş komutan bu yaptığımız şeyi bilmiyordu. Sadece böyle bir karar alarak çat kapı gidip evini basacaktık. Çünkü bir an da karşısına çıkmak söylemekten daha kolaydı. Bizde onu yapıyorduk.

Yaklaşık bir buçuk saatin ardından bir köyün içinden geçip gayet iyi denebilecek bir evin önünde durduk. Arabanın içinden çıkıp birinin kapıyı tıklatmasını bekledim ama herkes birinden bu eylemi bekliyordu.

Onur en sonun da pes edip bizim bile duyabileceğimiz bir nefes verdi.

Kapıya iki kere vurduktan sonra kimo diye bir erkek sesi geldi kapının arkasından.

Nefesimi tutum. Alperin sesine benziyordu hatta oydu bile. Onur ve kimse ne diyeceğini bilemedi. Kapı artık yavaş yavaş açıldığın da Alperin siyah sakallı yüzüyle karşılaştım. Fazlasıyla kilo almıştı beyaz göğüsüne yapışan beyaz atleti havanın çok sıcak olduğunu gösteriyordu.

"Alper ?" Dedi Onur.

"Siz beni nerden buldunuz ?"

Dedi daha fazla kalınlaşmış sesiyle.

"Konuşmamız gerek kardeşim hatta dört yıl kadar konuşmamız lazım."

Emek

vererek yazıyorum destek olur musun 🪻 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.