İçeriğe geç

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 30 · 3 dk okuma

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 30

Akasya

~Kuzeyden

Uyanık mıydım yoksa arafta bir yerlerde miydim bilmiyordum. Tek bildiğim şey o bombaların bizi öldürmeyeceğiydi.

Gözlerimi açıp etrafı kontrol etmek istedim lakin karanlıkla karşılaştım. Ellerim bağlıydı ayak bileklerim de öyle sandalye de oturuyordum. Bunu biliyordum.

"Abi?" Alperin sesi bende umut kırıntısı bıraktı.

"Alper? İyi misin?"

"İyiyim abi sen iyi misin asıl?"

"Bende iyiyim."

"Ne yapıcağız planım var dedin anladım biraz ama bu adamlara güvenmeyiz."

Haklıydı güvenmek aptallık olurdu. Onlar hala düşmandı ve onların tarafına da geçtiğimiz falan yoktu.

"Biliyorum Alper. Planım var ama işler mi orası ayrı. İçlerine sızacağız lakin önce bizimkilerle iletişime geçmemiz gerek bunun için içeri sızan Türk ajanlarından bazıları ile yardım almamız gerek.

Ardından bizimkilere bilgi vereceğiz ayriyetten çocukları ve kadınları kurtaracağız eğer işlerse sonlarını da getirebiliriz."

Alper kafasını karanlıkta ileri geri salladı. "Eğer ölmezsek."

~Aksya'dan

Koridorun sonuna geldiğimiz de bize içerde olduğu bildirilen kadın ve çocukların kapısının önündeydik.

Demir kapıdan içeri görünen hiçbir çıkıntı veya pencere yoktu. Lakin içeri koyduğumuz ajan esirlere üç kapı tıklatma da şifreli biz olduğumuzu bildiren bir ses üçlemesi öğretmişti. Bunu fırsata çevirmek o kadar da zor değildi.

Yiğit kapıyı üç kere tıklattığın da bir iki dakika sonra içeriden tekrarlanan üç tıklatma sesi geldiğin de onların olduğundan emin olduk.

Kapıyı silahla veya patlayıcı maddeyle asla açamazdık sesin yayılması çok da zor olmazdı aynı zaman da büyük bir riskdi. Türkiye'nin yeni ürettiği ve daha iki tane olan sessiz ve susturucu bomba anahtarlardan vardı elimde. Bu vatan ekonomik siyasi vs. Olanaklardan zayıf olabilirdi lakin askeri kısma söz etmek hakaret olurdu ve ben buna izin vermezdim.

Anahtarı tutup deliğe yerleştirdim. Hafif bir çevirme sesi çıktığında ardından bir gaz dumanı yükseldi.

Kapı aralandığın da Yiğit silahını kaldırıp kapının diğer pervazına geçti ben de aynısını yaparak kontrolü elimizden bırakmadık.

Duman kaybolup gittiğinde kapının kenarda küçük eli yüzü yaralı bir çocuk çıktığında neredeyse mutluluktan ağlıyacaktım. Ama buna izin vermedim zamanı değildi yeri hiç değildi.

Yiğit silahını indirip çocuktan uzaklaştırdı.

"Siz kimsiniz? Bize yemek mi getirdiniz ekmeğimiz bitti ama kuru. Annnem buna şükretmem gerektiğini söyledi. Bize gelip yardım edeceklermiş. Siz mi kapıya tik tik tik yaptınız?"

Çocuğun sürekli konuşmasından dolayı hangi sorusuna cevap vereceğimi bilemedim sadece ağzımdan "Evet." Yanıtı çıktığına bile şükrettim.

Yiğit durumu kurtarıp "Evet sizin için geldik bizi içeri alman gerek hepinizi tek tek çıkaracağız ama biraz sesiz olmamız lazım." Çocuk uyarımızla birlikte bizi içeri aldı kapı ise arkamızdan yavaşça kapanıp eski halini aldı.

İçeri karanlık olmasına rağmen kadın ve çocukların bitkinliği burdan gözüküyordu.

Bunları yapanların cezaları ağır olacaktı ekmek ve su olmaksızın acı çekeceklerdi.

Bir kadın bizi görünce ayağa kalkarak zorla tebessüm etmeye çalıştı.

"Geldiniz. Allah sizden razolsun evlatlarım bu vatana millete hayırlı evlatlar oldunuz." Dolan gözlerimi kırpıştırdım. Bu harekat çok duygusal gidiyordu. Ayarlarım gevşemişti. "Sağol teyzecim Allah senden de razı olsun içerdeki askerle iletişime geçen sizsiniz. Şimdi ise planın geri kalanı lazım sizi hepinizi burdan çıkarmamız gerekiyor." Dedim.

Herkes çocuk yaşlı kadın olmaksızın ayağa kalktı.

"Yiğite güvenebilirsiniz o sizi sınır kapısına kadar götürecek ardından hazır askerler tarafından Türkiye'ye götürüleceksiniz."

Herkes kafasını salladı.

Yiğit üç dört çocuk ve bazı kadınların alarak onları yavaş ama hızlı adımlarla kapılara doğru çıkardı. Kestirme yollar işimize çok yaramıştı yakalanma riskini neredeyse sıfıra düşürüyordu.

İçerde yaklaşık iki yıldır ulaşmaya çalıştığımız 17 tane esir çocuk ve kadın vardı. Bize bildirilen daha daha azdı. Bulmuştuk ve kurtarıyorduk bu planımdan bile güzeldi lakin bu kadar kolay olması şüphe uyandırıyordu. Umarım bu kadar kolaydır. Bir şey olmadan sağ salim hepsini vatanlarına kavuşturacaktık.

Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🪻 🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.