İçeriğe geç

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 28 · 3 dk okuma

Akasya |Yarı texting|

Bölüm 28

Akasya

~Aksya'dan

Öğlen vakti hazırlıklara başladığımız için kendimi akşama kadar perişan etsem de bu harekatın kusursuz geçmesi gerekiyordu. O labirentten hem bilgiler kadını ve çocukları kurtarmamız gerekiyordu.

Bunu başarmalıydım. Kuzey yanımdaydı kafamı gökyüzüne kaldırdığım da oradaydı her an benimleydi . Gölgesi beni koruyordu.

Bunu timle başaracaktık. Yavaşça yanıma yaklaşan Alper

"Bunları nereye koyalım komutanım?"

"Aynı yere koyun biraz yakında olsun çünkü ilk onları alacağız" dedim.

Kuzeye gözüm kayınca direk çevirdim yüzümü. Hala bana sinirliydi. Aslında kıskançlığını da anlıyordum. Adam resmen bana asılıyordu.

Lakin oda artık timdeydi. Benim için iş arkadaşıydı o kadar ilerisi olamazdı.

Önemli olan Kuzeyin bana güvenmesiydi.

Saat gece beşi gösteriyordu aslında sabah sayılırdı.

Bütün tim arabalara sınıra götüreceğimiz son şeyleri kontrol edip hazırlıyordu.

Akşama kadar da tim Yiğite alışmaya onu benimsemeye çalışmıştı. Sonradan gelmesine rağmen hızlıca baş komutana kayıtları yaptırmış adapte olmuştu. Profesyonel duruyordu onun kusursuz olacağından ve bir sıkıntı çıkarmayacağından emindim.

Onur hemen alışmasa da akşam vakitlerinde Yiğitle sohbet etmeye başlamıştı.

Kaynaşmanın ardından birbirleriyle atış idmanı yapmış yaptığı o bütün samimi şakaları da yapmaya başlayınca bu işin suyunu kaçırmıştı.

Onları ayırıp Onuru artık Kuzey boruya kelepçe ile takmıştı.

•••

Hepimiz masalara oturmuş sohbet muhabbet ediyorduk sanki yarın içimizden biri zarar görmeyecekmiş gibi. Hep anlamazdım. İnsanlar yarın belki de son günleri değilmiş gibi gezerler gülümserlerdi. Ölüm herkesin peşinde ve ensesindeyken onlar mutlu olmanın yolunu bulurdu.

Bu yaklaşım tek bana düşmemişti.

Bu gece ne olacağını belki de içimizden birinin öleceği düşüncesini bile kahredici bir nefesle geri soluyordum.

Artık yavaş yavaş anlayabiliyordum da. Bunu o ekipten öğrenmiştim. Onurun her zaman ki mutluluğu ve çocuk ruhundan Alperin bir abi edasıyla herkese yardım eli uzatmasından Duygunun gerçek bir dost ve kız kardeş gibi olmasından Ceydanın Kuzeye düşkünlüğünden ve time her zaman kriz anında müdahale etmesinden Yiğitin yeni gelmesine rağmen samimi ve içten olmasından ve son olarak Kuzey...onu tarif etmek nasıl yapılırdı bilmiyordum. O tarif edilemezdi.

Bu liste ise uzayıp giderdi. Ben artık ölürken bile mutlu olmayı ve gülmeyi onlardan öğrenmiştim öğreniyordum.

Şimdi ise zamanı gelmişti. Tüm bu timin kendini gerçek anlamda gösterme zamanı.

•••

~Kuzeyden

Alper karşımda ki tabureye geçmiş bana bir şeyler anlatıyordu lakin ben duymamakta ısrarcıydım.

Akasya. Arada bir gözleri etrafı kolaçan ediyor sonra tekrar derin düşüncelere daldığın anlıyabiliyordum. Karşısında oturan Ceyda ve Duygu konuşurken o dahil bile olmaya yeltenmemişti bile.

Onu anlıyordum. O tüm bunları biran önce bitirmek ve huzurlu olmak istiyordu. Ülkesini ailesini kadınları ve çocukları kurtarıp intikam almak istiyordu.

Biz de bunu yapacaktık buraya bunun için gelmiştik bunun için eğitilmiştik. Canımızı bu vatana ve millete feda etmek için bu yolda yürümüştük.

Ve her zaman öyle de olacaktı. Alper beni omzumdan sarsdığın da düşüncelerimden sıyrılıp ona döndüm.

"Komutanım yine yeniden dalmış gitmişsiniz. Ben ne anlatıyorum burda!" Diye sitem ederken omuzlarını silkti.

Tüm düşünceleri bir kenara bırakıp önemli olan konuya değinmenin an meselesi olduğunu düşündüm. " Alper. Biz bu anlaşmayı yaptık lakin ya orda kalırsak ya onu yanlız bırakırsam?"

Sesimin titrediğini fark ettim ama düzeltmeye hiç çaba göstermedim.

"Hayır kardeşim eğer işler ters gitmezse ordan sapa sağlam çıkarız. Bu yolda beraberiz ve başaracağımıza ben inanıyorum."

"Ya ters giderse?"

Ellerini birbirine kentleyip dizine yasladı.

"O zaman biz de yoluna koymaya çalışırız."

Emek vererek yazıyorum destek olur musun 🪻🖤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.