"Beni kandırman hiç adil değil!" Dedim isyan eder gibi." Sen beni kandırırken iyiydi." Diyip somurttu.Onu takmayıp tekrar atışların olduğu bölgeye gövdemi çevirdim. Nişan alıp hazırlandım. Tam tetikten elimi çekicektim ki iki elin belimi nazikçe kavradığını hissettim. Kuzeyin nefesini boynum da hissederken elim ayağım dolaşmıştı. Elimdeki silahı önümde duran masanın üstüne bıraktım. "Biraz böyle kalalım bence."Dedi daha fazla belimi sararak." Biri görücek." Dedim onun verdiği o etkiden çıkamayan sesimle. " Umrumda mı sanıyorsun? görürlerse görsünler."Dedi. Masanın üstünde duran ellerimi çekip belimi saran ellerini tutum. Dokunmamla birlikte beklemiyor olacak ki hafifçe irkildi. " Sakin ol öldürmiycem." Hafifçe gülümsedi " Hadi ya." "Ben senin elinde ölmeyi yelerim." Dedi. Ufak bir kahkaha attığım da tekrardan önüme döndüm. Elleri belime baskı yapıyor odak noktamdan sapmama neden oluyordu. "Ellerin dikkatimi dağıtıyorlar." Dedim tek nefeste. Bana daha çok yaşlandığın da ondan üç santim kısa olan boyuma erişebilmek için kafasını eğdi. Kulağıma yaklaşıp" Sende benim dikkatimi alt üst ediyorsun. Bir komutanın dikkatini alt üst etmek suçtur." Demesiyle gülümsemeden edemedim. Eski zamanlardaki gibi beni tehdit ediyor nerde ne yapacağını bilen elleri ben daha da köşeye sıkıştırıyordu. "Peki bu konu da ne yapacaksın?" Dedim arsızca. Bir elini belimden çekip pantolonunun yanında duran kelepçeye uzandı elleri. Ne yapacağını anladığım an arkama bakmadan elinden kurtulup kaçmaya başladım. Arkamdan gelip gelmediğini bilmiyordum. Sadece arkama bakmadan koşuyordum. Lakin durmam uzun sürmedi. Dümdüz bir bedene çarptığım an afalladım. Dengemi korumak için başımı çarptığım oldukça kaslı olan bedenden kafamı çekerek kim olduğunu anlamaya çalıştım."İyi misiniz? Geldiğinizi görmedim kusura bakmayın. Burda yeniyim sabah tim için geldim teşkilatın ihtiyacı varmış." Dediğinde kafama dank eden sorunla karşı karşıya kaldım. Arkamdan bana seslenen sesi duyduğum da Kuzeyin geldiğini anladım. Bu kim dermiş gibi baktığında gel işareti yaptım. Karşımda duran adam bana elini uzatarak. "Bana-" dediğinde birden sözünü kesmesine neden olan Kuzeyin eli adamın elini sıktı." Merhaba." Dedi Kuzey de adamın bana uzattığı eli sıkarak. "Ben timin komutanıyım yüzbaşı Kuzey Şancı." Dedi Kuzey. "Memnun oldum bende teğmen Alp Yalın." Dedi. Ben ortada etkisiz eleman gibi kalırken Yalın bana baktı sen kimsin der gibi. Kuzeyi öldürücektim. "Ben aslıda biraz karışık bu timin ana komutanı gibiyim." Dedim tek nefeste. " Yani asker değilsin." Kafamı iki yana salladım."Askerde sayılıyorum eğitimim var çünkü." "Bana Akasyayı bulmam söylendi." " Evet benim." Dedim gülümseyerek. Tabi Kuzey kıskançlıktan çıldırıyordu. Kuzey kolundan hafifçe tutarak" Bizde tanıştığımıza çok memnun olduk. Gidelim artık." Diyerek yürümeye başladık. " Akasya." Dedi arkamdan Alp. Ona dönüp "efendim." " Bir gün o karışık hikayeni anlatırsın değil mi?" Göz kırptım. "Elbette." Kuzey sinirli olduğu için hızlıca ilerlemeye başladığında ona yetişmek için hızlı adımlarla ilerledim. Emek vererek yazıyorum destek olur musun ����
Bölüm 27
Akasya
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.