Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlar. Keyifli okumalar💙 Kuzey Aras Bir kız kardeşe sahip olmak dünyanın en güzel hissi. İki kız kardeşe sahip olmak ise hislerinde ötesinde, bambaşka bir duygu. Yaşadığım sürece gözbebeklerim olarak kalacaklar. Onları koruma iç güdüsü ile çokmu üstlerine düşüyorum bilmiyorum. Tabii ki onlarında birer özel hayatları var. Ama şait olduğum bazı hallerini kaldıramıyorum. Belki bu konuda haksızım, belkide bir ağabey olarak haklıydım. Ama daha önce olduğu gibi Eylül ve Sıraç'ı bahçede yakaladığım son halleri yine çıldırma noktasına getirmişti beni. Sıraç'ı severdim, ama kardeşimle böyle gizli saklı halleri beni deli ediyordu. Yasmin'in gelip elimden tutarak beni sakinleştirme çabası olmasa belkide ikisininde acayip derecede kalplerini kıracaktım. Sıraç kendini açıklayarak, "Eylül'le ciddi bir ilişkimiz var Kuzey, sen benim en yakın dostumsun. Sana yanlış yapacak değilim. Seninle konuşmak istedim ama Eylül biraz daha zaman istedi benden" demişti. Onları bahçede bırakarak eve girmiştim. Şu anda ekip ile önemli bir konuşma yapacaktım ama kafamı bir türlü toplayamıyordum. Ben hala ayakta dikilirken Yasmin elimi sıkı sıkı tutarak sakin kalmam için bana destek oluyordu. Sıcacık elleriyle bunu başarıyodu da zaten. Hayatımdaki en iyi seçimi ona aşık olmakla yaptığımı hissediyorum. Bazen umursamaz hallere börünsede beni önemsediğini, bana aşık olduğunu kalbimden hissediyorum. "Arkadaşlar, önemli bir toplantı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Ekim ve Toprak hariç hepinizi çalışma odasına bekliyorum" dediğimde, meraklı bakışlar eşliğinde Yasmin'le toplantı odasına ilerledik. Ekim ve Toprak'ın herşeyi bilmelerine gerek yoktu. Herkes toplandığında, masa üstündeki laptoptan bağlantıyı açıyordum ki Devrim, "bir sorun mu var Kuzey" dedi. Başımı kaldırarak, "şu bizim eve saldırı düzenleyen, yeraltı dünyasının azılı suçlusunun yerini tespit etmişler. Ve onu alıp getirme görevini bize verdiler" dedim gözlerine bakarak. "Bizim tatilde bu kadar olur işte. Yıllar sonra bir tatil yapalım dedik, oda yine bir kanı bozuk yüzünden kursağımızda kaldı." Selim'in bu sitemine karşılık ekranı onlara çevirerek, canlı bağlantı kurduğum annemi işaret ettim. "Bu sitemini Feride başkana yaparsın Selim" dedim. Selim annemi ekranda gördüğünde şaşkın ve mahçup bir şekilde konuşarak, "kusura bakmayın başkanım, görev her zaman kutsaldır. Bu sitemim size değildi" dedi. Annem içten bir gülümsemeyle, "sizi çok iyi anlıyorum çocuklar, tatilinizi böyle erkenden bölmek istemezdim" dedi. "Ama yıllardır aradığımız, yeraltının azılı suçlusu Kulaksız Emin, İstanbul'un göbeğinde lüks bir otalde keyif sürüyor. Peşinde olduğumu bir şekilde öğrenen Kulaksızın, geçenlerde evime baskın düzenlediğini biliyorsunuz. Sizden, temiz bir şekilde fazla başınızı ağrıtmadan, Kulaksız lakaplı Emin'i alıp taşkilatımıza teslim etmenizi istiyorum. Kadınlara düşkünlüğüyle bilinen kulaksız için, bir plan belirlendi ve gereken bütün ayrıntıları Kuzey ile konuştuk. Size ayrıntıları anlatacaktır. Size çok güveniyorum çocuklar, bu görevden de yüzünüzün akıyla çıkacaksınız. Şimdi sorusu olan yoksa kapatıyorum" diyen annem, aklına birşey gelmiş gibi Yasmin'e seslendi. Benim gibi ayakta annemi dinleyen Yasmin, "efendim başkanım" diyerek cevap verdi. "Sizi tebrik ederim Yasmin kızım. Oğlumla bir karar almışsınız. Bu karınızı canı gönülden destekliyorum. Bu görev bittiğinde ailen ile bize güzel bir tanışma ayarla." Annemin, Yasmin'i içtenlikle kabul ettiği gözlerinden okunuyordu. O nedenle, Yasmin'i bize götürdüğümde, "eve saldırı olabilir, kızı bu şekilde karşılamamız çok ayıp olur, al götür buradan" demişti. Maalesef, o gece şait olmasını istemediği görüntüyü, yinede görmüştü. Yasmin gülümseyerek, "teşekkür ederim başkanım" dedi. "Kuzey, yalnız Yasmin'in yanlış anlamayacağını umarak, görev için partner olarak paşkasını ayarlamanı istiyorum. Mesela, Defne bunun için uygun olabilir." Cevap vermeden önce Yasmin'e bakma ihtiyacı duydum. Tepkileri benim için çok önemliydi. Etrafta bir sessizlik olurken Yasmin, o güzel gözlerini örten kaşlarını çatmıştı yine. "Başkanım, ekibimle ilgili görev dağılımını bana bıraksanız daha iyi olur" dediğimde "peki, size başarılar diliyorum o zaman. Size güveniyorum. En yakın zamanda halledin bu işi. Görüşmek üzere" diyerek görüntüyü sonlandırmıştı. Hala çatık olan kaşlarla bana dönen Yasmin, "annen neyden bahsediyor?" Diye sordu. "Ne demek partner olarak başkasını ayarla?" "Konuşacağız güzelim. Önce konuyu ve planı baştan anlatmalıyım ki bilinçli bir şekilde, hata yapmadan kısa sürede tamamlayalım görevi." Direk annemin kastettiği şeyi söylersem, Yasmin'in nasıl bir tepki vereceğini kestiremiyordum. Planı olduğu gibi anlatarak, ekibinde görüşlerini almaya çalıştım. Sonuçta, yakalayacağımız kişinin kolay biri olmadığını, ve bir orduyle gezdiğini biliyorduk. "Böyle bir otele nasıl giriş yapacağız?" Diye soran Devrim'e, "girişlerimizi teşkilattan ayarlayacaklar. Kulaksız, tüm kirli işlerini örtbas etmek için bu oteli bir paran olarak kullanıyor. Dikkat çekmemek içinde sayılıda olsa bir kısım zengin müşterilerde alıyor" dedim. "Kulaksız ne ya? Bu nasıl bir lakaptır. Kim kendisine kulaksız denmesini isterki?" "Bunu kendisine sorarsın Faruk" diyerek laptoptan otelin geniş açıyla iç ve dıştan görüntüsünü açtım. "Birileri, adamın kulağını kesipte eline vermiş. Bence gözümüzde çokta büyütmemek gerekir bu adamı." Duygu'nun söylediğine gülüşler eşlik ederken, konuşmama devam ettim. "Anlattığım gibi sabah ben ve Yasmin birinci çift olarak otele giriş yapacağız. İkinci çift olarak Devrim ve Tuğçe giriş yapacak. Defne ve Gizem garson olurken Duygu barmen olarak görev yapacak. "Konuşmamı bölen Gurur, "o.., tamda Duygu'a göre bir görev. Yakışır kardeşime" dediğinde İbrahim, "kırk yıllık barmenmiş gibi birde yakışır diyorsun. Orada her türlü it kopuk insana içki hazırlayacak? Koskoca otelde başka bir görev yokmuydu?" Diyerek itiraz etti. Duygu'ya karşı zaafı olduğunu biliyordum ama idare edecekti artık. "Kardeşim, bence çok aşırı bir tepki veriyorsun şu an. Bu bir görev, Duygu kendini nasıl koruması gerektiğini bilir. Ayrıca orada yalnız olmayacak." "Bu konu senin için çok normal olabilir Ceyhun. Ama benim için bu kadar basit değil." "Barmen yine iyiymiş ben ve Defne temizlikçi olduk" diyen Gizem'e Ceyhun, "olsun, sana oda yakışır" demişti. "Neyse arkadaşlar, konumuza dönelim. Bir an önce şu kulaksızı alıp gelelim" diyerek, operasyon ile ilgili bütün ayrıntıları anlatmaya başladım. ***** "Yasmin'in bu görevde başarılı olacağına eminmisin?" Beyaz gömleğimin kollarını iliklerken hoparlörü açık olan telefondan gelen annemin sesini dinliyordum. Nedense Yasmin'in bu görevi gerçekleştiremeyeceğine inanıyordu. "Anne." Derin bir nefes aldım buna ihtiyacım vardı. "Bu konuda neden bu kadar ısrarcısın?" "Oğlum, Yasmin çok güzel ve başarılı bir kadın. Ama işve, cilve, naz bilmez. Yani bu göreve uygun değil. Alımıyla, hareketleriyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeli." "Buna gerek kalmadan o kadın düşkünü piçi getireceğim sana. Benim nişanlım onun bunun eğlencesi olmayacak." İster istemez öfkelenmeye başlamıştım. Bunun düşüncesi bile deli ediyordu beni. "Yasmin'i kendine benzetiyorsun, bu nedenle yapamayacağını düşünüyorsun değilmi anne?" Kahkahası odayı doldururken, "aynen. Beni sevdiğini biliyordum oğlum ama tıpkı bana benzeyen bir gelin getirecek kadar sevdiğini bilmiyordum annem. Benim gibi inceliklerle uğraşmayan, tuttuğunu koparan, savaşçı ruhlu gelinim." "Artık kapatmalıyım." Telefonu kapatmadan önce, "Sen yinede Yasmin'e dikkat et. Kulaksızın akibetide Parla gibi olmasını istemeyiz. Adam bize sağ lazım." Umarım, bir sıkıntı çıkmadan bitirirdik şu işi. Yasmin'in odasına girdiğimde odada kimse yoktu. Hazırlanıp inmiştir düşüncesiyle salona indiğimde, herkes planlandığı gibi hazırda bekliyordu. "Yasmin'i gördünüzmü?" Diye sorduğumda, "bizim odamızda, birazdan oda iner aşağı" dedi Defne. Emin olmak için, "herkes görevini biliyor, bu konuda bir sıkıntı yok değilmi arkadaşlar?" Dedim. Her göreve çıktığımda kendim için olmasada ekibim için gergin oluyordum. Sonuçta ne ile karşılaşacağımızı kestiremiyorduk. "Tamamdır başkanım, hepimiz hazırız." Olumlu cevaplardan sonra Devrim, her zamanki gibi yanımda olduğunu hissettiren hareketiyle, elini omzuma koyarak sıktı. "Herşey yolunda gidecek arkadaşım. Kısa sürede adamı alıp sorunsuz bir şekilde çıkacağız otelden." "Umarım" dedim. Yasmin neden gecikmişti ki bu kadar. "Oğlum buda kim lan? Bu afette nereden çıktı?" Emre'nin baktığı merdivenlere döndüm bende herkes gibi. Gördüğüm görüntü önce afallamama sebep oldu. Takur tukur eden topuklu ayakkabılarıyla, işveli hareketlerle adımlayarak önümde durdu. Daha çok belirginleşen safir mavisi gözlerini kırpması kalp ritmimin bozulmasına yetmişti. Dudaklarına sürdüğü kırmızı ruju, gözlerindeki maskara ve sarı saçları onu bambaşka bir kadın haline getirmişti. Çok çekici bir kadın. Ona bakan her erkeğin dönüp bir kere daha bakacağı bir kadın. Çok dikkat çekici olmuştu. Zorlukla gözlerinden ayırdığım gözlerimi üzerindeki yere kadar uzanan beyaz elbisesine çevirdiğimde, kaşlarımı çattım."Kendine n'aptın böyle?" "İstediğinizde buydu değilmi sevgili başkanım? Rolümün hakkını veriyorum" diyerek kıravatımı düzeltir gibi tuttu. "Ben böyle birşey istemedim. Bu halde gelemezsin Yasmin, gidip eski haline döner misin? Hadi güzelim." Her hali başka güzeldi. Ama başkalarının da böyle dikkatini çekmesini istemiyordum. Sesli bir gülüş sergileyerek, "kusura bakma Kuzey'cim, emir büyük yerden. Böyle geliyorum." "Valla bir afet olmuşsun Yasmin" diyen Ceyhun, Yasmin'in elinden tutarak onu kendi etrafında döndürdü. Sonrada Selim. Kızlar alkış tutarak, ne kadar harika olduğuyla ilgili övgüler yağdırırken, benim gözüm hala üzerindeki kıyafette oyalanıyordu. Görünürdeki göğüs dekoltesi, belini sağ ve solunda bulunan açıklıktan teninin görünmesi, çıldırmama ramak kalmıştı. Birde bu şekilde başkalerının onu seyredeceği gerçeği beni deli etmeye yeterdi. Bu düşünceler beynimdeyken, Gurur'un, Yasmin'i koluna takarak dışarı çıkmaları bile gözüme normal gelmişti. Yasmin'in bu hali yol boyunca canımı sıkmama yetmiş, istemsizce kaşlarımı çatmıştım. Otel girişine diktikleri iki adam üzerimizi aramak istediklerinde kibar bir şekilde, "otelde kayıtlarımız var beyefendi, aramanızı gerektiren bir durum yok" dedim. Üzerimiz temizdi ama başka bir erkeğin Yasmin'e dokunma düşüncesi beni katil edecekti. "Kusura bakmayın, otelimizin prosedürü bu efendim. Arama yapmadan sizi içeri alamam." Sanki otel değil gece kulübüydü. Kollarımı iki yana açarak, "peki" diyerek karşısında durdum. Ellerini üzerimde gezdirdi. "Eşimi aramanıza gerek yok." Arama cihazları diye birşey varken, adamlar elle dokunarak bu işi gerçekleştiriyordu. Bana cevap vermeden işini bitirdiğinde, Yasmin'e yönelmişti ki Yasmin, "kusura bakmayın bedenime herkesin dokunmasına izin veremem" diyerek hızlı adımlarla döner kapıdan içeri girdi. N'apıyordu bu kız. Ardından seslenerek onu takip eden iki adamla bir bende içeri girmiştim. Yasmin, otelin büyük restoranına girerek, ağlamaklı ses tonuyla etraftakilere seslenerek, "bakarmısınız? Bu iki adam bedenime dokunmak istiyor" diyerek eteğinin bir tarafından tutarak etrafında bir tur döndü ve eliyle üzerini göstererek, "bana dokunmalarını istemiyorum. Bu zarif kadının üzerinde bu güzel elbiseden başka ne olabilir ki" çok masum görünüyordu. Adamlar onu tutmak için yeltendiğinde, "uzak durun" diye bağırdı. Herkes yemeğini bırakarak Yasmin'e odaklandı. "Kadın haklı, kendisine dokunulmasını istemiyor" diyen kadının ardından bir erkek seslendi. "Kızı korkutmanıze gerek yok, üzerinde birşey olmadığı apaçık ortada." Başka masada oturan bir diğer kadın, "buraya gel güzellik, bize katılabilirsin" dedi oturduğu masada ayaklanarak. Yasmin'in ağlamaklı bakan yüzü ardında dikilen adamlara döndüğünde kısa bir bakış attıktan sonra masasına davet eden kadına doğru ilerledi. Kadın, adamlara başıyla işaret ettiğinde geri çekilmişlerdi. Yasmin, dört erkek ve iki kadından oluşan masaya oturacağı vakit kolundan tutarak, "karıcığım, odamız hazır güzelim, hadi gidelim" diyerek masadakilere döndüm. "Kusura bakmayın, eşim biraz korktu. Biz sizi daha fazla rahatsız etmeyelim" dedim. Az önce konuşan kadın, dikkatimi çekecek hareketlerde bulunarak, "kusurumu olur yakışıklı, birlikte yemek yiyelim buyrun" dedi. "Teşekkür ederiz. Biraz dinlensek iyi olur" diyerek Yasmin'in elini tutup resepsiyona ilerledim. Ama yaramaz sevgilim yine uslu durmayıp kadına el sallayarak, "bu teklifinizi daha sonra gerçekleştirebiliriz" dedi neşeli sesiyle. "Memnuniyetle, ismim Alev. Otelde kime sorsanız beni tanırlar." Yasmin yürürken kahkaha atıyor, dikkat çeken vücut kıvrımlarını kullanıyordu. Bu halleriyle burada olan herkesin dikkatini çekerken, beni de acayip derecede germişti. Bunun hesabını odamıza gidince soracaktım. Resepsiyonda girişlerimizi onaylatdıktan sonra bir erkek görevli bize eşlik ederek bavullarımızı taşıdı. Dördüncü kat 602 nolu odaya geldiğimizde kart ile kapıyı açarak bize iyi günler diledi ve gitti. Odanın kapısını kapatırken derin bir nefes çektim içime. Buraya kadar atlatmıştık. Ellerimi belime koyarak çatık taşlarla baktım etrafı inceleyen Yasmin'e. "Ne yapmaya çalışıyorsun? Aşağıda sergilediğin gösteride neydi?" Umursamaz bakışlarını bana çevirerek, "tuhaf göründüğümü biliyorum. Bir şekilde paçayı kurtarmalıydım" diyerek yatağın üzerine oturdu. "Kurtardım da. Bak, kendime dokundurtmadan içeri girebildim." "Bilmem gereken birşeymi var Yasmin?" Gözlerini gözlerime sabitleyerek öylece durdu. Yerinden kalkarak kollarını boynuma sardı. Burnuma gelen kokusu, bütün gerginliğimi alıp götürmüştü. Kulağıma doğru iyice yaklaştı. "Şu Gurur nerede kaldı?" Dediğinde elimde olmadan gülmeye başldım. "Bu hissi bana sık sık yaşatıyorsun maviş. Gurur'u soracağına beni öpebilirdin." "Gurur gelmeden asla." Kısık ses tonu bile beni tahrik ediyordu şu an. "Başlayacağım şimdi Gurur'a. Ya öpersin maviş yada ben öpersem bırakmam." Kahkaha atarak yanağıma öpücük kondurdu. "Aklını aldığımı kabul et yakışıklı. Ama görevdeyken seni bu kadar etkilememe izin verme. En önemli şeyi hemen unutuverdin. Gurur odayı aramadan rahat hareket etmemeliyiz. Sevgilim." Gözlerimi sıkıca kapatıp açtım. Buna inanamıyordum. "Aklımı alıyorsun maviş" dedim. Kapı çaldığında Yasmin'den ayrılarak açmıştım. Kapıda sırıtarak dikilen Gurur, "merhaba kumrular, çok beklettimmi?" Dedi. "Hoş geldin Gurur'cum. Kuzey'de yollarını gözlüyordu" diyen Yasmine,"Eminim öyledir" demişti. Gurur elindeki dedektörle odanın etrafını aramaya başladı. Etrafta kamera ve ses kayıt cihazları olabilirdi. Hiç bir yer ötmezken, yatağın üzerine denk gelen tavandaki yangın alarmı ötmeye başladı. Şerefsizler, demek bu şekilde gelen her müşterilerin uygunsuz videolarını alıyorlardı. Gurur yatağın üzerine çıkarak tavandaki düzeneği açtı ve içindeki küçük kamerayı söküp aldı. Sonrada düzeneği şüphe çekmemek için tekrar yerine oturtmuştu. "Artık rahatça hareket ederek konuşabilirsiniz. Oda temiz." "Girişte bir sıkıntı oldumu? Diğerleri ne durumda haberin varmı?" Dedim. "Arama yapsalarda, eşyalarımı valize öyle bir kamufle ettim ki hiç birşey farketmediler. Bir alt katta 455 te kalıyorum. Defne ve Devrim benim ardımdan giriş yaptılar." Elindeki kulaklıkları bize uzatırken, "kızlarla henüz iletişime geçmedim. Dikkat çekmeden çıkıyorum ben. Hadi size bol şanslar." Gurur çıktığında, "maviş, şu peruğu çıkar artık" dedim. Bu haline alışamamıştım. "Sana bakınca, sanki odama başka bir kadın atmışım gibi hissediyorum." Hemen o güzel kaşları çatıldı. Bana arkasını dönerek cam durava ilerledi. Koltuğa oturup bir bacağını diğerine atarken, sarı peruğunu çıkarıp orta sehpaya bıraktı. Yüz hatları fazla ciddileşmişti. Bazen bu ifadeden çekinmiyorum desem yalan olurdu. Üzerimdeki takımın ceketini ve kıravatımı çıkararak yatağa fırlattım. Karşısına oturduğumda o ruhsuz bakan gözlerini bana sabitledi. "Bana öyle bakma maviş. Amacın beni korkutmaksa, bunu çok iyi başarıyorsun. Ruh halin çok değişken güzelim. O güzel aklından neler geçiyor bilmek istiyorum." Parmağındaki ona taktığım tek taş yüzüğü diğer elinin parmakları arasına alarak çevirdi. "Bir gün beni aldattığını düşünmek bile beni germeye yetti" dedi. "Nereden çıktı şimdi bu." "Her kadın gibi bende kıskanırım erkeğimi. Her geçen gün sana biraz daha bağlanıyorum. Elimde değil, dış görünüşümden belli olmasada duygularımı içimde yoğun hissediyorum." Gülümseyerek oturduğum yerden kalkarak yanına oturdum. "Sen benimi kıskanıyorsun?" Başını kollarımın arasına alarak kokusunu çektim içime. Başını göğsüme dayadım. "Yasmin, beni kıskanmanı gerektirecek bir şey olmayacak güzelim. Benim gözüm senden başkasını görmez. Gözümde, gönlümde sende güzelim." Başını kaldırarak gözlerime baktı. "Bana ihanet edersen, seni öldürebilirim." "Öldürürsün" dedim başımı aşağı yukarı sallayarak. Tatlı bir gülümseme sunarak başını göğsüme yerleştirdi tekrar. Bana hissettirdiği duygular mutluğunda ötesindeydi. Sıcaklığı, kokusu, varlığı içimde yanan bir volkan gibiydi. Birde onu bir başkası ile aldatacağımı düşünüyor. Onu bulmuşken ondan kopmak aptallıktı. Kokusunu içime çekerek, "bu iş bittiğinde, seni istemeye geleceğiz. Aynı gece nişanımızıda yapalım diye düşünüyorum. Senin için bir sakıncası yoksa." "Olabilir. Kendi evimize geçseydik dahamı iyi olurdu?" "Bu riske giremeyiz sevgilim. Pamir ve adamlarını bulana kadar güvende olmalısınız." "Annen bu göreve neden beni uygun görmedi?" Yine aynı konuya geliyorduk. Ben kafamda cevabımı biçip tartarken, benden önce cevaplamıştı sorusunu. "Rol yapma kabiliyetimin olmadığını düşünüyor. Ben işve, cilveden anlamıyormuşum." "Nereden biliyorsun bunları?" "Sizi dinledim." "Demek bu yüzden böyle giyindin" dedim inanamaz gözlerle baktım yüzüne. "Böyle giyinmene gerek yok güzelim. Erkeklerin sana bakmasından hoşlanmıyorum. O Kulaksız herifi her türlü bulurum ben." "Görevim için herşeyi yaparım Kuzey. Kimsenin beni başarısız görmesine tahammülüm yok." "Konuşmamızın nekadarını duydun?" "Annen, bu görevi Yasmin'e vereceğine eminmisin? Yasmin işve, cilve bilmez dediğinde canım çok sıkıldı doğrusu. Tamam biraz suratsız olabilirim ama görevim için herşeyi yaparım. Söylesene bunu annene düşündüren nedir? Elimden gelenin en iyisini yapacağım."Gülümseyerek sıkıca sarıldım. "Annem seni kendisine benzetiyor. Senin için, savaşçı ruhlu ifadesini kullandı. Her görevin altından çıkacağını oda biliyor. Böyle ince ayrıntılarla uğraşmayıp, kendini tehlikeye atarak, adamı alıp geleceğini yada çekip vuracağını düşünüyor." Düşünceli bir bakış atarak, "merak etmeyin, daha dikkatli olacağım" dedi Sonrada yüzünü buruşturarak, "müsadenle hayatım, biraz rahatlamam gerekiyor diyerek benden ayrılarak doğruldu. Uzun beyaz elbisesinin eteklerini tutup yukarı doğru sıyırdığında önce üzerinden çıkaracağını düşündüm. Beni bir heyecan sararken, gördüğüm manzara beni afallattı. Dizlerinin üzerine çektiği eteğinden görünen ince çorap içine, iki silah, iki bıçak yerleştirmişti. Hepsini tek tek çıkararak orta sehpaya yerleştirirken, "rahatsız etmişti artık" dedi. Şaşkın ifademle, "bu yüzden sen" diyerek durdum. Kahkaha atarak, "evet, bu yüzden saçmaladım. Ama bir yandan da iyi oldu gibi. İnsanların dikkatini çektim. Özellikle de seni yiyecekmiş gibi bakan, şu sahte ismi Alev olan kadının. Valla sen ve annen hiç kusura bakmayın Kuzey'cim. Bu iş bittiğinde o Alev denen kadının haddini bildiririm. Büyük bir zevkle. "Bölüm hakkında düşüncelerinizi merak ediyorum canlar. Yorumlarda buluşalım .Hoşça ve sağlıcakla kalın💙
Bölüm 19
19.Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.