İçeriğe geç

AJAN HANIM

Bölüm 4 · 3 dk okuma

AJAN HANIM

Bölüm 4

İŞ GÜNÜ

Yine o aynı rüyadaydım. Yine o bomboş beyaz oda ve çocuk sesleri..

Bu sefer ise bebek sesi geliyordu. Sonra ise biranda bir bebek arabası gördüm. Benden baya uzaktı. Bebek boğazı yırtılırcasına ağlıyordu. Ve sonra yine o çocuk...

Bana yaklaşıyordu. O yaklaştıkça vücudum titriyordu. Yanıma geldiğinde eliyle yine 'eğil' hareketi yaptı. Vücudum benden bağımsız diz çöktü.

Çocuk kahverengi gözleriyle gözlerime derince bakıyor saçımı okşuyordu. Çocuk sakince bebek arabasının olduğu kısmı gösterdi.

" Bebek ağlıyor. Hadi git onu sustur " deyip bebek arabasına yürümeye başladı.

Ayağa kalkmaya çalıştım. Bebek sanki daha yüksek sesle ağlayabilecekmiş gibi ağlıyordu. Ayağa kalkmaya çalışıyordum ama vücudum sanki yine yere zincirlenmiştim gibi kalkmıyordum.

Ben yerden kalkmaya çalışırken ise çocuk sürekli bana bakarak "hadi" diye bağırıyordu.

Sonunda ayağa kalktığımda biranda frenlemeye çalışan bir yanan araba gözlerimin önünde onları vurmuştu. o bomboş odada ben, yanan araba ve 2 ceset vardı.

Ellerim ayaklarım titriyordu. Odada benden başka kimse olmamasına rağmen bir kadın haykırıyordu.

" Onları niye kurtarmadın niye kurtarmadın çocuklarımı " diye bağırıyordu. Uzaktan o çocuk ve kucağındaki bebekle bana yaklaşıyordu.

Yanıma geldiğinde önümde durdu. Gözlerimin içine bakarak tek bir kelime söyledi.

" Katil " deyip tam gidecekken sonunda kolumu kaldırıp " dur " dedim. Çocuk geri dönerek yine eğilmemi söyledi. Eğildiğimde kulağıma tam bir şey söyleyecekken uyandım. Nefes nefeseydim. Kalbimi tutarak yataktan doğruldum.

Vücudum titriyordu. Gözlerim yine dolmuştu. 5 yıl önce bir operasyonda bir araba bombalamıştım. O günden beri hep rüyalarıma o çocuk ve o gün giriyordu.

Derin nefes alarak elime telefonumu alıp saate baktım. Saat 7'ydi. Ayağa kalkıp duş alıp hazırlandım. Üstüme tatlı bir yeşil giyip saçlarımı dağınık bir topuz yaptım. Gözlüğümü de takıp tam gidecekken yüzümün kireç gibi olduğunu fark ettim.

Oflayarak makyaj masasına oturup makyaj yaptım. Aceleyle evden çıkıp emniyete gittim. Eflal'in odasına girdiğimde ölü gözlerle bilgisayara bakan Eflal'i gördüm. Acelem olduğu için hemen yanına bir kahve ile simit bıraktım. Koşarak arabaya binip.

Holdinge gittim. Arabayı park edip şirkete girecekken otoparka giden Demir, havuç kafa olan bir şahıs ile korumaları gördüm. Demir beni görünce durdu. Koşar adımlarla yanlarına gittim.

" Günaydın efendim " dedim. Havuç kafa elini uzatarak " ben Arel tanıştığımıza memnun oldum. Derin " bende elini sıkarak "bende memnun oldum. Arel bey " dedim. Demire dönünce pür dikkatle beni izlediğini gördüm.

" Demir bey geç geldiğim için özür dilerim " dedim. Sonunda gözlerini benden çekince rahat bir nefes aldım.

Düz bir ifadeyle " çalışanlarımın makyaj yapması yasak bir daha makyajlı şekilde şirkete gelme Derin " dediğinde şaşkınlıkla ağzım açıldı. Şirketteki bütün kadınlar filli boyaydı. Benim yaptığım sade makyaj mı? gözüne batmıştı.

DEMİRİN ANLATIMI

Çocukları sakladığımız depodaki en sağlam korumalarımdan Efe aramıştı. Dün gece bütün çocukları organ mafyası olan Karan'dan kurtarmıştık.

Ve depoyu basmaya çalıştığını söylemişti. Yanıma aldığım 5 korumayla depoya gidecektik. Nehir geç kalmıştı. O yüzden hemen gidecektim o ise masasına bıraktığım dosyalarla ilgilenecekti ama Nehir gelecek zamanı bulmuştu.

Bizi gördüğü gibi dar eteğinden dolayı küçük adımlarla yanımıza koşmuştu. Giydiği o yeşil takımla çok güzel dururken makyaj yaparak nefes kesici gözükmesi sinirimi bozuyordu.

Yanımıza varınca selam verip Arelle tanışmıştı. Yaptığı makyaj yok denilecek kadar sadeydi. Yüzüne baktığımda " Demir bey " demesiyle gözlerimi üzerinden çektim. Sesimi düz tutmaya çalışarak.

" Çalışanlarımın makyaj yapması yasak bir daha makyajlı şekilde şirkete gelme Derin " dediğimde şaşkınlıkla ağzı açık kalınca gülmemek için kafamı başka yere çevirdim.

Kafamı ona geri çevirince çantasını karıştırıp çıkardığı ıslak mendille yüzünü silince afalladım. Yüzünü silmeyi tamamladığında elindeki mendili çöpe atıp yanıma geldi.

Gülümseyerek "bir daha bu yanlışı mı görmeyeceğinize emin olabilirsiniz. Demir bey " dediğinde içimden bir küfür savurdum. Yüzü bembeyazdı. Ya hastaydı ya da kansızdı.

" hasta mısın? " diye sorduğumda afalladı.

Kendi isteğim dışı sorduğum bir soruydu. Gülerek " hayır efendim " dediğinde gülüşüne hayran kaldım. Hayır Demir bu kıza aşık olamazsın. Kafamı hafifçe salladım.

NEHİRİN ANLATIMI

Hasta mısın diye sorduğunda çok pis afallamıştım.

Ellerini cebine koyarak " odamın yanındaki oda senin Derin yarın eşyalarınla oraya tam yerleşirsin ha bir de galiba kansızsın odana gitmeden önce kantinden vişne suyu al kan yaptığını duydum " deyip otoparka gitti. Hey bu kalbim niye bu kadar hızlı atıyordu.

Dikkat çekmemek için nereye gittiğini sormamıştım. Oflayarak şirkete yöneldim.

DÜŞÜNCELERİNİZİ YORUMA YAZIN BAYBAY

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.