Dedektif Robert Brown
Robert Brown, sabahın erken saatlerinde savcılık binasının önünde duruyordu. Elindeki dosyayı sıkıca tutuyordu. Dosyanın içinde Michael'ın cinayet raporu, olay yeri incelemeleri, otopsi sonuçları, tanık ifadeleri ve son olarak De Clermont ailesi hakkında yaptığı araştırmalar vardı.
Merdivenleri ağır adımlarla çıktı. Binaya girdiğinde doğrudan savcının odasına yöneldi.
Kapıyı çaldı.
“Girin.”
Robert içeri girdi.
Savcı masasının başında oturuyordu. Önündeki evraklardan başını kaldırıp Robert'a baktı.
“Dedektif Brown. Bu saatte burada olmanızın önemli bir nedeni olduğunu düşünüyorum.”
Robert elindeki dosyayı masaya bıraktı.
“Var.”
Savcı dosyaya baktı.
“Michael Brown davası mı?”
“Evet.”
Savcı dosyayı açtı. Birkaç sayfayı inceledikten sonra gözlerini Robert'a çevirdi.
“Yeni bir gelişme mi var?”
“Evet. Hector De Clermont hakkında ciddi bir ihbar aldım.”
Savcı kaşlarını hafifçe kaldırdı.
“De Clermont mu?”
“Evet.”
Robert birkaç saniye sustu.
“Bana ulaşan kişi, oğlumun ölümünden doğrudan Hector De Clermont'un sorumlu olduğunu söyledi.”
Savcı arkasına yaslandı.
“İhbarın kaynağını biliyor musunuz?”
“Hayır.”
“Peki elinizde başka ne var?”
Robert dosyadan birkaç belge çıkardı.
“Michael'ın öldürüldüğü gece yapılan sevkiyatla ilgili bazı kayıtlar var. Saatler uyuşuyor. Ayrıca olay yerinde De Clermont ailesiyle bağlantılı olabilecek bir iz bulduk.”
Savcı belgeleri tek tek inceledi.
“Bunlar şüphe uyandırabilir. Fakat henüz doğrudan cinayeti Hector De Clermont'a bağlayan bir delil göremiyorum.”
Robert'ın sesi sertleşti.
“Savcı Bey, oğlum öldürüldü.”
“Biliyorum.”
“Ve katil hâlâ dışarıda.”
Savcı başını salladı.
“Bunun farkındayım.”
Robert öne doğru eğildi.
“Hector De Clermont için arama emri çıkartılmasını istiyorum.”
Savcı birkaç saniye boyunca ona baktı.
“Ne?”
“Malikanesi, çalışma odası, ofisi... Ne varsa aranmalı. Cinayetle bağlantılı herhangi bir delil orada olabilir.”
Savcı dosyayı kapattı.
“Dedektif Brown, bunu yapamam.”
Robert'ın yüzündeki ifade değişti.
“Neden?”
“Çünkü şu anda elimizde yalnızca bir ihbar ve dolaylı bağlantılar var.”
“Yeterli değil mi?”
“Hayır.”
Savcı sakin bir sesle devam etti.
“De Clermont ailesi hakkında ne düşündüğünüzü anlıyorum. Fakat bir kişinin yalnızca şüpheli olması, onun evini aramak için yeterli değildir.”
Robert ellerini masanın üzerine koydu.
“Peki daha ne gerekiyor?”
“Somut delil.”
“Ya o delili bulamazsak?”
Savcı birkaç saniye sustu.
“İşte bu yüzden soruşturmayı genişletmelisiniz. Hector De Clermont'u takip edin. Görüştüğü insanları araştırın. Para hareketlerini inceleyin. Sevkiyat kayıtlarını bulun. Michael'ın neden o gece oraya gittiğini kesin olarak ortaya çıkarın.”
Robert başını eğdi.
“Yani arama emri yok.”
“Şimdilik yok.”
Robert dosyasını yeniden eline aldı.
“Peki ya başka bir delil bulursam?”
Savcı ona baktı.
“O zaman ilk işim arama emrini imzalamak olur.”
Robert başını salladı.
“Anladım.”
Kapıya doğru ilerledi.
Tam çıkacakken savcı arkasından seslendi.
“Dedektif.”
Robert döndü.
“Bu davayı kişisel bir meseleye dönüştürmeyin.”
Robert birkaç saniye boyunca savcıya baktı.
“Benim için zaten kişisel.”
Ve odadan çıktı.
Koridorda yürürken yüzündeki ifade giderek sertleşti.
Savcı arama emrini vermemişti.
Ama Robert Brown vazgeçmeyecekti.
Hector De Clermont'un suçlu olduğuna inanıyorsa, bunu kanıtlayacaktı.
——————————————————————————
Moretti Malikanesi
Öğleden sonra De Clermont Malikanesi'nin önünde siyah bir otomobil durdu.
Arabadan Ruth De Clermont indi. Ardından Rosalié.
Şoför kapıyı kapattığında Rosalié annesine baktı.
“Anne, gerçekten bunu yapacak mıyız?”
Ruth'un yüzü oldukça sakindi.
“Evet.”
“Ya bizi içeri almak istemezlerse?”
Ruth kızına baktı.
“Merak etme. Moretti ailesi bizimle konuşmak zorunda.”
Rosalié derin bir nefes aldı.
Ruth merdivenleri çıktı ve kapıyı çaldı.
Kısa süre sonra kapı açıldı.
Uşak karşılarında belirdi.
“Bayan De Clermont. Bayan Rosalié.”
Ruth doğrudan konuştu.
“Bayan Margaret Moretti ile görüşmek istiyorum.”
Uşak birkaç saniye tereddüt etti.
“Hanımefendimiz şu anda salonda.”
“Öyleyse bizi götürün.”
Uşak başını eğdi.
“Elbette.”
Salona girdiklerinde Margaret Moretti, Boris Moretti ve Laura birlikte oturuyordu.
Margaret onları görünce şaşırdı.
“Ruth?”
Ruth hiçbir şey söylemeden salona girdi.
Rosalié de annesinin arkasından ilerledi.
Boris ayağa kalktı.
“Bayan De Clermont, sizi burada görmek…”
“Beni burada görmek istemediğinizi biliyorum.”
Ruth'un sesi soğuktu.
“Ama konuşmamız gereken bir konu var.”
Margaret'in yüzündeki ifade değişti.
“Ne hakkında?”
Ruth birkaç adım ilerledi.
“Dedektif Robert Brown'a yaptığınız ihbardan bahsediyorum.”
Salonda bir anda sessizlik oldu.
Laura'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Boris Margaret'e baktı.
Margaret ise birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.
Sonunda sakince konuştu.
“Ne ihbarından söz ettiğinizi bilmiyorum.”
Rosalié öne çıktı.
“Biliyorsunuz.”
Laura ona öfkeyle baktı.
“Sen yine mi?”
Ruth kızına bakarak sakinleşmesini işaret etti.
Sonra Margaret'e döndü.
“Dedektif Brown'a oğlunun katilinin Hector De Clermont olduğunu söylediniz.”
Boris'in yüzündeki ifade değişti.
“Bu ciddi bir suçlama.”
Ruth'un gözleri sertleşti.
“Suçlamayı yapan sizsiniz.”
Margaret ayağa kalktı.
“Bunun nereden çıktığını anlamıyorum.”
Rosalié dayanamadı.
“Bizi aptal mı sanıyorsunuz?”
Laura ayağa kalktı.
“Rosalié, haddini—”
Ruth bu kez sert bir sesle araya girdi.
“Laura.”
Laura sustu.
Ruth bakışlarını Margaret'e çevirdi.
“Dün kızımın size söylediği sözler hoşunuza gitmemiş olabilir. Kızgın olabilirsiniz. Ancak bir cinayet soruşturmasını kendi aile kavganız için kullanmanız kabul edilemez.”
Margaret'in yüzünde küçümseyen bir gülümseme oluştu.
“Bunu bana ahlak dersi vermek için mi söylediniz?”
“Hayır.”
Ruth'un sesi soğudu.
“Buraya size bir şeyi bildirmek için geldim.”
Boris kaşlarını çattı.
“Ne?”
Ruth, Laura'ya baktı.
“Bu nişan sona ermiştir.”
Laura'nın yüzündeki ifade bir anda dondu.
“Ne?”
Rosalié de sessizce annesine baktı.
Ruth devam etti.
“Luke ile Laura'nın nişanı bugün itibarıyla bozulmuştur.”
Laura'nın gözleri büyüdü.
“Bunu yapamazsınız!”
Ruth başını kaldırdı.
“Yapabiliriz.”
Margaret öfkeyle ayağa kalktı.
“Ruth, bu aileler arasındaki bir meseledir. Böyle bir karar—”
“Tam da bu yüzden buradayım.”
Ruth sözünü kesti.
“Kızınızın yaptığı şey yalnızca Rosalié ile yaşadığı tartışma değildi. Daha sonra ailemize zarar vermek için bir dedektifi kullandı.”
Margaret'in yüzü gerildi.
“Bunu kanıtlayamazsınız.”
“Belki bugün kanıtlayamayız.”
Ruth çantasından küçük bir kâğıt çıkardı.
“Ama dedektif Brown'ın telefon kayıtlarına ulaşmak bizim için zor değil.”
Margaret'in yüzündeki ifade bir anda değişti.
Ruth kâğıdı masanın üzerine bıraktı.
“İhbarın yapıldığı saat elimizde. Aramanın yapıldığı numara da.”
Boris kâğıda baktı.
Margaret birkaç saniye boyunca sessiz kaldı.
Rosalié annesinin bu kadar hazırlıklı olmasını beklemiyordu.
Laura'nın sesi titredi.
“Anne…”
Margaret kızına baktı.
“Sus.”
Ruth son kez konuştu.
“De Clermont ailesi bu evlilikten vazgeçmiştir.”
Boris ayağa kalktı.
“Ruth, bir dakika. Luke'un da bu kararı bilmesi gerekir.”
“Luke biliyor.”
Rosalié şaşırdı.
Annesi devam etti.
“Bu sabah onunla konuştum.”
Laura'nın gözleri doldu.
“Luke bunu kabul etti mi?”
Ruth'un yüzünde hiçbir yumuşama olmadı.
“Luke'un seninle evlenmesi için sana güvenmesi gerekiyordu. Artık sana güvenmiyor.”
Laura'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Ben onu seviyorum.”
Rosalié ilk kez Laura'ya karşı öfkesinin azaldığını hissetti.
Fakat yine de sessiz kaldı.
Margaret kızının yanına gidip omzuna elini koydu.
“Bu yaptığınızın karşılığını ödeyeceksiniz.”
Ruth kapıya doğru yöneldi.
“Tehdit olarak algılamıyorum.”
Sonra arkasını dönüp Margaret'e baktı.
“Çünkü bugün burada yaptığımız şey yalnızca bir nişanı bozmak değildi.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Size olan güvenimizi de bitirdik.”
Ruth Rosalié'ye baktı.
“Gidiyoruz.”
Rosalié annesinin ardından salondan çıktı.
Kapı kapanmadan önce Laura'nın ağlamaklı sesi duyuldu.
“Rosalié…”
Rosalié durmadı.
Malikaneden çıktıklarında derin bir nefes aldı.
Annesine baktı.
“Anne…”
Ruth arabaya doğru yürürken cevap verdi.
“Efendim?”
“Bence bu iş burada bitmeyecek.”
Ruth durdu.
Kızına baktı.
“Ben de aynı şeyi düşünüyorum.”
——————————————————————————
İtalya — Sanches Ailesi
Hector De Clermont, Londra'dan ayrılalı birkaç gün olmuştu.
De Clermont ailesinin bazı ticari bağlantılarını düzenlemek ve yurt dışındaki işleri kontrol etmek için İtalya'ya gelmişti.
Ancak asıl amacı bundan biraz daha farklıydı.
Morettiler yüzünden başlayan sorun büyüyordu.
Dedektif Brown artık De Clermont ailesinin peşindeydi.
Savcının henüz arama emri vermemiş olması geçici bir rahatlık sağlıyordu. Fakat Hector bunun sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyordu.
Bu nedenle yeni bir müttefike ihtiyacı vardı.
Sanches ailesi.
İtalya'nın güçlü suç ailelerinden biri.
Hector, büyük bir konağın önünde duran siyah otomobilden indi.
Kapıda iki adam onu karşıladı.
“Bay De Clermont?”
“Evet.”
“Bay Sanches sizi bekliyor.”
Hector içeri girdi.
Koridor boyunca ilerledikten sonra büyük bir çalışma odasına ulaştı.
Kapı açıldı.
İçeride yaklaşık altmış yaşlarında, gri saçlı ve sert bakışlı bir adam oturuyordu.
Dimitri Sanches.
Sanches ailesinin lideri.
Dimitri ayağa kalktı.
“Hector De Clermont.”
Hector elini uzattı.
“Dimitri Sanches.”
İki adam tokalaştı.
Dimitri hafifçe gülümsedi.
“İngiltere'den buraya kadar gelmenizin önemli bir sebebi olmalı.”
“Var.”
Dimitri masasının arkasındaki koltuğuna geçti.
“Dinliyorum.”
Hector karşısındaki koltuğa oturdu.
“Moretti ailesi.”
Dimitri'nin yüzündeki ifade bir anda değişti.
“Morettiler mi?”
“Onları tanıyorsunuz.”
“Fazlasıyla.”
Dimitri arkasına yaslandı.
“Birkaç yıl önce yollarımız kesişmişti.”
“Ben de bunu biliyorum.”
Dimitri'nin gözleri daraldı.
“Ne biliyorsunuz?”
“Laura Moretti'nin oğlunuzla nişanlandığını.”
Dimitri'nin çenesi gerildi.
“Sonra nişan bozuldu.”
Hector başını salladı.
“Ve bunun nedenini de biliyorum.”
Dimitri birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonunda konuştu.
“Laura Moretti benim oğlumla nişanlıyken gizlice ofisime girdi.”
Hector dikkatle dinliyordu.
“Ne arıyordu?”
“Aile sırlarımızı.”
Dimitri'nin sesi sertleşti.
“Belgelerimizi, bağlantılarımızı, ticari kayıtlarımızı… Ne bulursa alacaktı.”
“Peki yakalandı mı?”
“Evet.”
Dimitri masanın üzerindeki kaleme baktı.
“O gece nişanı bozduk. Morettiler özür diledi. Fakat o olaydan sonra onlara hiçbir zaman güvenmedim.”
Hector başını salladı.
“İşte bu yüzden buradayım.”
Dimitri gözlerini kaldırdı.
“Devam edin.”
“Morettiler bana da ihanet etti.”
Dimitri şaşırdı.
“Size?”
“Bana karşı yürüttükleri plan yüzünden ailem ciddi bir sorunla karşı karşıya.”
Dimitri birkaç saniye düşündü.
“Ne istiyorsunuz?”
“İttifak.”
Dimitri'nin yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
“Düşmanımın düşmanı dostumdur.”
Hector başını salladı.
“Tam olarak.”
Dimitri ayağa kalktı ve pencereye doğru yürüdü.
“Morettiler iki güçlü aileyi karşılarına aldı.”
“Evet.”
“Ve siz onların bunun bedelini ödemesini istiyorsunuz.”
“Evet.”
Dimitri arkasını döndü.
“Peki siz bana ne sunuyorsunuz?”
Hector'un cevabı gecikmedi.
“İngiltere'de bizim sahip olduğumuz bağlantılar. Ticaret yolları. Güvenli geçişler. Ve gerektiğinde De Clermont ailesinin desteği.”
Dimitri bir süre düşündü.
Sonra elini uzattı.
“Öyleyse anlaşmışızdır.”
Hector elini sıktı.
“Anlaşmışızdır.”
Dimitri'nin yüzünde soğuk bir gülümseme oluştu.
“Fakat bir şartım var.”
Hector kaşını kaldırdı.
“Nedir?”
“Morettiler bana geçmişte yaptıkları hatanın bedelini ödeyecek.”
Hector'un yüzünde ilk kez hafif bir gülümseme belirdi.
“Bunun için endişelenmeyin.”
Dimitri başını salladı.
“Çünkü bu kez yalnız değilsiniz.”
Hector birkaç saniye sustu.
“Dimitri…”
“Evet?”
“Bana yardım ettiğiniz için pişman olmayacaksınız.”
Dimitri'nin cevabı kısa oldu.
“Umarım.”
Hector odadan çıkmak üzereyken Dimitri arkasından seslendi.
“Bay De Clermont.”
Hector döndü.
“Bir gün bu ittifakı kutlamak için bir balo düzenleyelim. Hem iki aile tanışmış olur, hemde bu Morettilere açık bir savaş ilanı olur.”
Hector gülümsedi.
"Elbette."