İçeriğe geç

Ailemiz gerçek değilmiş

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Ailemiz gerçek değilmiş

Bölüm 5

İlk akşam yemeği

"Şey uyanırmısın artık? Annemler yemeğe bekliyor." Arasın sesni ikinci kez duymamla gözlerimi araladım ve yatakta oturur hale geldim.

"Tamam aras,sen in bende geliyorum hemen." Başını sallayıp kapıya yöneldi ve çıktı. Ben arasın arkasından bir süre kapıya baktım. Aras biraz çekingen ve utangaç biriydi. Yada samimi olmadığımız için böyleydi. Yataktan sonunda kalkıp yüzümü yıkadım. Zaten sabah üstümde olanlarla uyuduğum için hemen odadan çıktım. Ben çıkınca yan tarafımdaki odanında kapısı açıldı ve içerden yağız çıktı. Göz göze gekdiğimizde gülümseyince bende ufaktan tebessüm ettim. Merdivenlerin önüne geldiğimde kolunu omzuma atınca kasıldım.

"Nasılsın yeni best kardeşim?" Kardeşim mi? Ben girdiğim şoku atlatamazken yürümeye başladı. Tabi kolu omzumda olduğu için bende yürümek zorunda kaldım.

"İyiyim."

"Bende iyiyim sağol sorduğun için." Hiç bişey demeden önüme döndüm. Arkadan gelen adım sesleriyls arkamı döndüm ki dönmez olaydım.

arkadan karun geliyordu...

Bizi görünce kaşlarını çatıp olduğu yerde durdu bir kaç saniye. Sonunda yağızda arkasını dönünce göz göze geldiler. Bugün göz göze gelen yarın göt göte gelir.

Kendi kendime düşündüğüm şeyin saçmalığına nefes verir gibi gülümseyince karunun bakışları bana döndü.

"Sen niye gülüyorsun deli gibi? Komik birşeymi var?" Tebessümüm yüzünde solunca hiç birşey söylemeden yağızın kolunun altından çıkıp merdivenlerden inmeye başladım.

YAZARIN ANLATIMIYLA

Yağız öylece giden kız kardeşinin arkasından bakakaldı. Abisine döndüğünde onunda arinin arkasından baktığını gördü.

"Ne diye kızı azarlıyorsun abi? Ne yaptı kız sana?"

"Yapmayacağı ne malum? Kim bilir nerelerden alıp getirdiler bunları." Dedi arkadan gelen tuna. Yağız abisine inanamaz gibi baktı ve kafasını olumsuz anlamda salladı.

"Biraz empati yapmanı isteyeceğim abi ama bu yaşına kadar bunu öğrenemediysen yersiz bir istek olur. Yemekte görüşürüz." Deyip arin gibi hızla merdivenlerden indi. Tuna öfkeyle arkasından ilerleyecekti ki karun yumruk yaptığı elini tutup geri çekti.

"Abartma tuna." Tuna sinirden sıktığı dişlerinin arasından konuştu.

"Neyini abartmayayım abi? İki saat önce tanıştığı veletleri bize savunuyor!" Karunda bu durumdan memnun olmamıştı. Ama kendi hatası yüzünden kardeşletinin kavga etmesini istemezdi.

"Boş ver sen yağızı. Yemeğe inelim yoksa geç kalacağız." Tuna başını sallayınca merdivenlerden inmeye başladılar. Onlar arkasındanda en başından beri onları dinleyen Aren...

ARİNİN ANLATIMIYLA

Sonunda aren ve bio abilerde gelip oturduğunde tüm sandalyeler dolmuştu. Ben,aral ve tumayın ortasında otururken,aren araf ve yağızın ortasında kalmıştı. arafta kalmış garibim... Ben yine düşünceme kendi kendime gülerken üzerimde birinin bana baktığı hissiyatı oluştu. Kafamı çevirip karşı tarafta kalan karuna baktım ve kafamı ne var anlamında salladım. Ben böyle yapınca direkt önüne döndü. En başta oturan dede bey gözünü herkeste gezdirdi ve başını hafifçe eğdi. Sanırım bu çöq esma çöq demekti. Çünki herkes yemeğe başlamıştı.

"Çarşamba günü yani iki gün sonra Erge aşiretinin düğünü var,ona göre hazırlanın hemen." Aşiret düğünümü? Mardinde yaşamamıza rağmen arenle hiç aşiret düğününe gitmemiştik. Aslında bi ara bizimkilerle sırf pasta yemek için gidecektik ama süleyman amca göndermemişti bizi.

Yemeğim bitince sandalyede geriye yaslandım ve ellerimle oynamaya başladım. Kafamı kaldırıp masadakileri bilmem kaçıncı kez incelerken sencerle göz göze geldik. Gülümseyince çilli yanaklarında iki tane çukur açığa çıktı. Bende aynı şekilde gülümseyip masayı incelemeye devam ettim. Ama bacağımda hissettiğim şeyle irkilerek başımı yan tarafıma eğdim. Kuzey masanın altında,dudağını büzmüş ve kollarını bana uzatmıştı. Onu kucağıma aldım. O kucağımda rahat bir pozisyon alırken bu kadar hızlı ilerlememize şaşırıyordum. Aynil yenge şaşkınlıkla konuşmaya başladığında ona döndüm.

"Kuzey öyle kolay kolay kimseye yaklaşmaz arincim. Demekki seni çok sevmiş." Diyerek gülümsedi. Bunun üzerine bars alayla konuştu.

"Sevse ne olacak ki anne? İki gün sonra geldikleri çukura giderlerse görürsün şansı."

"Bars! Kuzeninle düzgün konuş." Sinan amcanın sesiyle ona dönüp sorun yok dercesine başımı eğdim ve barsı hiç duymamış gibi yapıp kuzeye döndüm. Dikkatle gözlerime bakıyordu.

"Noldu kuzey? Neden öyle bakıyorsun?"

"Gözlerimizi değiştirelimmi arin abla?" Sorusuyla bir iki saniye mal mal baktım. Sonra hayvan gibi anırmaya başladım.

"Nasıl yapıcaz onu?" Omuz silkti.

"Yapamazmıyız." Dedi dudaklarını bükerek. Bende bilmem dercesine omuzlarımı kaldırdım. Kuzey sonra arene döndü.

"Seninkilerle değiştirebilirmiyiz peki aren abi?" Arende başını olumsuz anlamda sallayınca dudakları titredi. Gözleri dolunca başını omzuma yasladı. Masadakiler bu duruma gülerken ben kuzeyin sırtında ellerimi gezdirdim. Tam o sırada ayşe abla Salona girince herkes ona döndü.

"Misafiriniz var ağam." En başta oturan dede bey başını sallayıp ayaklanırken babanne şahsiyeti gözlerini ayşe ablaya kilitledi. Benimse gözlerim arasa takıldı. Gözleri kuzeye ve sırtındaki elime bakıyordu. Kıskandımı acaba diye düşünürken az önce ayaklanan dede beyin arkasından masadakiler kalkınca masada sadece aren,aras ve kucağımdaki kuzeyle kaldık. En sonunda bizde kapıya gitmek için ayaklandık. Ama kapıda hazar ağayla el sıkışan kişiyi ve arkasındakileri görınce ağzım açık kaldı

Bölüm sonu

9 yorum