İçeriğe geç

Ailemiz gerçek değilmiş

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Ailemiz gerçek değilmiş

Bölüm 3

Konak

Elif hiç beklemediğim bi anda kahkaha atmaya başladı. noluyoruz la bakışlarımla ona dönerken hala gülüyordu.

"Güzel şakaydı bir daha olmasın." Diyerek yemeğine devam etti. Ancak bizim ciddi olduğumuzu fark edince yerinde dikleşti.

"Nasıl ya?" Diyen mert sonunda şoktan çıkmayı başarmıştı.

"Müdür gerçek ailemizin bugün onlara ulaştığını ve bizi yanına almak istediğini söyledi." Diyerek açıklama yaptı aren. Mert çorbadan bir kaşık daha alırken konuştu.

"Şu zamana kadar akılları neredeymiş peki?"

"İnan aynısını bende söyledim. Ne gerek var dedim,biz böyle veri veri mutluyuz dedim."

"Ee o ne dedi?"

"Ne diyecek! Bi deneyin olmazsa arkadaşlarınızla olan hayallerinizi gerçekleştirmek için yardım ededim dedi."

...

Sabah olmuş,alarmdan yarım saat önce kalkmıştım. O yarım saati mal mal instada gezerek harcamıştım. Şuan ise saçlarımı kurutmakla meşguldum. Yemekten sonra müdür okuldan sonra bizi yetimhaneden alacaklarını söylemişti. Saçlarım iyice kuruyunca elimdeki havluyu bir kenara savurdum. Makyaj çantamı çıkarıp göz altlarıma kapatıcı sürdüm. Daha sonra a-101den aldıgım lipstiki dudaklarıma sürdüm. Saçımıda tarayınca hazırdım. Yeşil converselerimi bağlayıp çantamı boynuma geçirip odadan çıktım. Bahçeye inince bizimkilerinde erkenden hazir olduklarını gördüm. Kısa bi günaydın faslından sonra okul için yola çıktık.

"İnşallah dönay dünki olayı unutmuştur."

"Ohooo! Onun üstüne kaç tane şey daha unutmuştur o." Diyerek güldüm.

"Dün nolduki?" Dedi Aren.

"Beden dersindeyken,yan tarafında yürüyen zeki vatandaş,dönay hocanın sınıfına top sallama fikrinde bulundu. Bizde salladık." Eee der gibi bakan arene mert cevap verdi.

"Meğersem cam açıkmış. Bizde topu dikince..." ellerini hızla birbirine vurdu. "Dönay hocanın kafa nanay."

Aren anırmaya başlqrken ben devam ettim.

"Sonra bizi gördü bağıra bağıra sınıfa çağırdı. Atlattık işte bi şekilde."

★

"Ya bu okul bugün neden erken bitti!" Kafamı sırama daha çok gömüp ağlar gibi sesler çıkardım.

"La kalksana hadi. Geç kalacaz bir saatte azar yiyecez!" Aren kalkmadığımı görünce kapşonundan tutup çekti. Onun çekmesiyle ben yerle bir olurken-espiri mükemmel-o beni sürüklemeye başlamıştı.

"Ulan göt herif,ne yapıyorsun!"

"Halay çekiyorum canım ikizim. Sen ne yapıyorsun?"

"Valla iyi bende,sürükleniyorum." Kafasını iyi iyi der gibi sallarken çıkışa ulaştık. Bzim halimizi ilk önce mustafa fark etti. Önce mal mal bakttı sonra dişisini etkilemeye çalışan iguana gibi değişik hareketler yaparak gülmeye başladı. Bu sırada bende yerden kalkmıştım.

"Hayırdır hiç ikizini sürükleyen görmedinmi?" Dedi aren. Mustafa daha çok gülmeye başlamıştı. Umursamadan kol kola girip yanından geçip mert ve elifin yanına gittik.

★

"Şimdi gidiyorum ama kafam atarsa geri geliriz ha!" Diyerek bağırdım camdan bakan müdüre.

"Atan kafa senin,ben niye geliyorum lan!"

"Sen dokuz ay benim odamı paylaştığım insancıl değilmisin? Sende geliceksin tabi. Ben yalnızmı geleyim? Ağzımı burnumu kırsınlarmı buralarda!"

"Tamam artık be! Gidin nereye gidiyorsanız. Bizimkide kafa canım." Diyen merte boş boş baktım.

"Gel aslan parçası,senide götüreyim. Hatta benim yerime siz gidin arenle!" Bir saattir kapıda bekleyen şöför abinin kafası atmis olacakki söver gibi uzunca kornaya bastı. Bu hadi gelin demekti sanırım. Elimin birini sol tarafıma koyup diğer elimi halkı selamlar gibi salladım. Bahçedekilerde bana el sallayınca bir elimle valizi diğer elimle Areni tutup bahçe kapısından çıktım. Sabah o değilmiydi beni sürükleyen? Şimdi ben onu sürüklüyordum işte. Sonunda arabaya bindik. Lakin bu toplantıda eksiğimiz hatta eksiklerimiz vardı.

Anamızla babamızı yemişler galiba...

"Ee şöför bey abiciğim,isim neydi acaba?" Aren bana ne saçmalıyosun mal temalı hakışlarını fırlatırken arkasını dönüp bana bakan şöför abiyle göz göze geldik.

"Abi bana bakma yola bak." Burnundan gülüp önüne dönerken konustu.

"Aziz."

"Heh aziz abi,bizim anayla baba şahsını gelirken düşürdünmü acaba?"

"Pek görünmüyorlarda."

"Konakta durumlar biraz karışık çocuklar. O yüzden gelemediler,yoksa dün çok heyecanlılardı. Bu arada sizin gözler neymiş öyle ya!" Tekrar arkasına dönüp bu sefer Areni göz hapsine aldı.

"Aziz abi,bana bakma yola bak."

Sonunda büyük bir konağın önünde durunca biz ve valizlerimiz araban indik. Aziz abi arabayı park etmeye gitmişti. Konak çok kalabalıkmolacakki içerdeki sesler dışarıya kadar geliyordu.

"Durumları iyiymiş."

"İlk seçeneğimiz elendi canım kardeşim." Kapıdaki koruma abiler bu iki mal ne yapıyo awk der gibi bize bakıp büyük tahta kapıyı açtılar. Biz de sessizce içeriye girip gelen tartışma seslerini takip ettik. Sonunda avlu dedikleri yere ulaşınca oldukça kalabalık olduğunu gördük. Bizi ilk kızıl kıvırcık saçlı çocuk diyemiyeceğim kadar büyük adam diyemeyeceğim kadar küçük şahsiyet fark etti.

Tabi o öküz gibi bize bakınca herkes bize döndü. Bizi gören kızıl saclı kadın hızla bize gelip sarılınca neye uğradığımı şaşırdım.

"Evinize hoş geldiniz çocuklarım!" Tam o esnada kalın bir ses duyuldu.

"Kızında olduğuna göre berdel yapılacak Aslan ağa!"

"Af buyur!?"

Bölüm sonu

14 yorum