Mahkeme Günü: İlahi Bakış Açısı
Her iki tarafta en iyi avukatları tutmuştu. Bir yanda tanınan, seçkin bir aile olan Soylu ailesi, diğer yanda Mardin'in en büyük aşiretlerinden biri olan Arslanbey ailesi.
İki ailenin de tek isteği Almira Dolunay'dı. Ancak hayatın gerçekleri can yakıyordu. Çünkü henüz 17 yaşında olan Almira Dolunay, Arslanbey'lerin kanını taşıyordu.
Ve sonunda genç kızın hayatını değiştirecek kadar verilmişti.
Hakim Bey "Karar! Yaz kızım... Azad Arslanbey, Almira Dolunay SOYLU'NUN birinci dereceden akrabası olması sebebiyle Almira Dolunay Soylu'nun velayeti Türkiye Cumhuriyeti Kanunları tarafından Azad Arslanbey'e verilmiştir.!"
Her iki tarafta bu kararın verileceğini biliyordu. Ancak Soylu ailesi bir umutla gelmişti o mahkemeye. Şuan o umuttan eser kalmamıştı.
Mahkeme çıkışı Azad Bey kızı Almira Dolunay'ı bir saat sonra evinden gelip alacağını söylemişti.
Almira Dolunay Mardin'e giderse abisi onu bırakamazdı ve o da kız kardeşinin peşinden Mardin'e gitmeye karar vermişti. Ancak önce şirket meselelerini halletmeliydi.
Almira Dolunay
Mahkemeden sonra abim ile eve gelmiştik. Bugün Mardin'e gideceğim için odama çıkıp bavulumu toplamaya başladım.
Abim de ben de bu kararın verileceğini biliyorduk. Ancak yine de savaşmaya karar vermiştik.
Abim yaklaşık bir hafta sonra tüm işlerini Mardin'e taşıyacaktı. Yani bir hafta sonra şirketi Mardin'den yönetecekti.
Odam da valizini toplarken telefonum çaldı. Arayan kişiyi baktığımda korkmaya başlamıştım dört gündür ne okula gidiyor ne de aramalarına cevap veriyordum.
📳Sevgilim📳
Almira Dolunay: "Alo sevgilim?"
Yiğit: "Güzelim sen beni delirtecek misin! Neden aramalarıma cevap vermiyorsun. Kaç gündür ne okula geliyor ne de telefonunu açıyorsun. Senin için ne kadar endişelendim farkında mısın. Sarp abiyi arayıp seni sormasaydım olanlardan haberim dahi olmayacaklardı. Şimdi bana işin aslını tek tek anlatıyorsun..."
Almira Dolunay: "Özür dilerim sevgilim. Beni affet psikolojik olarak kendimi çok kötü hissediyordum. Özür dilerim."
Yiğit: "Ben de sana bağırdığım için özür dilerim. Ama başına bir şey geldi diye çok endişelenmiştim. Şimdi bana olanları tek tek anlat lütfen."
Almira Dolunay: "Geçen gün hani abim beni okuldan erken almıştı ya hatırlıyor musun?!"
Yiğit: "Evet..?"
Almira Dolunay: "O gün abimi hastaneden aramışlar. Doğduğum hastaneden. Benimle birlikte o gün sadece bir kız daha dünyaya gelmiş ama o kız doğar doğmaz ölmüş. Doğduğum gün sistemde arıza varmış. Beni ve doğan kızı karıştırmışlar. Yani kısaca ben Soylu ailesinin biyolojik kızı değilmişi. Bunun sonucunda biyolojik ailem beni almak istediler. Ancak ben onlarla gitmek istemediğimi söylediğim de velayet davası açtılar. Biraz önce mahkemeden geldik. Velayetimi biyolojik aileme verdiler. En bomba olan ise biyolojik ailem Mardin'de yaşıyorlarmış. Az sonra beni de alıp Mardin'e geri döneceklermiş."
Ben olanları anlatırken göz yaşlarım yüzümü ıslatmaya başlamıştı bile. Sıkıntılı nefesler veriyordum
Yiğit: "Seni orada yalnız bırakmam güzelim korkma tamam mı? Bir kaç güne Mardin'e döneceğim. Üzme kendini lütfen. Göz yaşlarına yazık lütfen ağlama..."
Almira Dolunay: "Seni çok seviyorum Yiğit. Yanımda olup bana destek olduğun için teşekkür ederim."
Yiğit: "Önemli değil prensesim. Bu prens sizi daima koruyacaktır. Çünkü bu prens size sırıl sıklam aşık"
Diyince istemsizce gülümsedim...
Almira Dolunay: "Bu prensesin artık telefonu kapatması gerek. Hoşçakalın kalbimin prensi."
Yiğit: "Görüşmek üzere dünyamın prensesi..."
📳Dedikten sonra telefonu kapatmıştım.📳
Bavuluma son olarak alerji ilaçlarımı, astım ilacımı ve annem ile babamın fotoğraflarımı kattıktan sonra kapattım.
Bavulumu da alıp abimin yanına gittim.
Ben bir şey demeden abim konuşmaya başladı "Seni çok seviyorum Dolunay. Seni her şeyden çok seviyorum. Eğer orada bir sorun olursa hemen beni arıyorsun tamam mı? Anında yanına gelirim." dedi.
"Bu bir veda konuşması mıydı Sarp Bey. Benden bu kadar kolay kurtulacağınızı falan mı sandınız!? Bir hafta içinde Mardin'de olmazsan geri İstanbul'a döner sizi diri diri mezara gömerim haberiniz olsun. Nasıl deniyordu... Bileeesıın (yalı çapkını repliği)" dedim.
Son dediğim ile ikimizde kahkaha atmaya başladık.
Aniden kapının zili çalmaya başladı. Kapıyı açmaya gittiğimde Azad Bey ve Simay Hanım gelmişti.
Bavulumu bir tane koruma alıp arabaya götürdü. Mardin'e git!eden önce son kez abime sarıldım "Her aradığımda o telefon açık olacak Prenses Hanım: )" dedi abim.
Ardından Azad Bey'e dönüp " Sizin telefon numaranızı verebilir misiniz. Almira Dolunay'a güven olmaz. Eğer ona ulaşamazsam sizi ararım" dedi.
Azad Bey abime telefon numarasını verdikten sonra arabaya binmiştik.
Yolculuk sessiz geçerken sessizliği ben bozdum. "Azad Bey Mardin'e gitmeden önce bir yere uğrayabilir miyiz acaba?" dedim.
" Tabi nereye gidiyoruz?" dedi Azad Bey.
"Ben size yolu tarif ederim" dedim...
•••
Bir süre sonra araba durmuştu. ---- -- ------- --------- gelmiştik.
🕚BÖLÜM SONU🕕
Gelecek bölümler çok daha fazla uzun olacaktır. Takip ederek destek olabilirsiniz 🦋