Araba durmuştu gelmiştik. Anne ve babamın yanına, mezarlığa gelmiştik.
"Siz burada bekleyin birazdan gelirim" dedim. Arkama bakmadan mezarlığa doğru ilerledim. Mardin'e gitmeden önce anne ve babamla vedalaşmalıydım.
Anne ve babamın mezar taşlarını gördüğümde istemsizce adımlarım hızlanmıştı.
Önce annemin yanına gittim. Mezar taşını öpüp yanına oturdum. Mezarda çıkan otları temizledim.
Annemin mezarının toprağına dokunurken farkında olmadan hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Bunca yıl onların kızıydım.
"Anne bak kızın geldi... Anne biricik prensesin geldi hadi kalk... Anne özür dilerim. Çok özür dilerim her şey benim yüzümden oldu affet. Her şey benim suçum. Eğer o araba da dikkatinizi dağıtmasaydım şuan da yanımda olurdunuz, toprağın altında değil. Özür dilerim anne lütfen affet beni. Biliyor musun sizin kanınızı taşımıyor muşum. Damarlarımdan akan kan Soylu kanı değilmiş. Öyle söylüyorlar anne. Kendimden nefret ediyorum anne. Sizin ölümünüze sebep olduğum için, damarlarımdan akan kan Soylu kanı olmadığı için kendimden nefret ediyorum. Anne hadi kalk herkese benim Soylu'ların kızı olduğumu söyle anne lütfen. Cevap ver anne kalbim acıyor. Sen benim kalbimin acımasına dayanamazsın ki anne. Ben de yanına gelmek istiyorum anne beni de yanına al. Söz orda senin sözünden çıkmam anne. Prenses'ini bu acımasız dünya da mı bırakacaksın. Ben de gelmek istiyorum. Seni çok seviyorum anne, canımdan daha çok seviyorum anne" dedim.
Hıçkırıklarım da boğulmaya başlamıştım resmen. Nefesim kesiliyordu ama umrumda değildi. Göz yaşlarımı silip babamın mezarının yanına gittim.
Onun da mezarında ki otları temizlemeye başladım. Ardından mezar taşına sarılmıştım.
"Baba uyan, kalk hadi bak prensesin geldi. Almira'nın geldi baba hadi kalk lütfen. Uyan baba, uyan ve onlara Almira Dolunay'ın senin kızın olduğunu söye. Hadi baba onlara senin kızın olduğumu söyle. Baba sana çok ihtiyacım var. Senin sevgine, şefkatine, °Almira'm° demene ihtiyacım var baba. Kızını götürüyorlar baba. Kızını senden kilometrelerce uzağa götürüyorlar. Sen benim kalbim de hep yaşıyor olacaksın hayatım Kralı... Sana söz baba, o gün size arabayla çarpan kişiyi bulup kendi ellerimle cezasını vereceğim. Sizi çok seviyorum baba. Ama artık gitmeliyim. Bir gün tekrar geliceğim beni bekle baba. Beni bekle koruyucum."
Göz yaşlarımı silip arabaya doğru ilerledim. Simay Hanım ve Azad Bey bana şaşırmış gibi bakıyorlardı. Büyük ihtimal ile gözlerim ağlamaktan kan çanağına döndüğü içindir.
Yol boyunca arabada ki sessizlik devam etmişti. Kimse konuşmuyordu. Bende arabanın camından dışarıyı izliyordum.
Araba durduğun da bir uçak pistine gelmiştik. Uçağın üzerinde ARSLANBEYLER yazıyordu. Bu yazıyı okuyunca özel uçak olduğunu anlamıştım.
Doğrusu çok şaşırmamıştım. Dış görünüşüne bakan bir çocuk bile onların zengin olduğunu anlardı. Abartılı giyinmiyorlardı ama kaliteli ve şık giyiniyorlardı.
Hoş Soylu ailesinin de özel uçakları falan olduğu için fazla garipsememiş olabilirdim.
Yavaş ve sakin adımlar ile uçağa doğru ilerliyorduk. Uçağa binmeden önce İstanbul'a tekrar bakıp uçakta yerimi aldım. Bu kesinlikle bir veda değildi bir gün geri geleceğim.
Kulaklığımı takip telefonumdan müzik açtım.
🎶 Isabel Larosa - I'm yours 🎶
Bir süre sonra uykuya dalmıştım.
💤RÜYA💤
Gözlerimi açtığımda bir ormandaydım. Ormanın içine doğru yürüyordum sanki nereye gideceğimi biliyormuşum gibi üzerimde beyazın tonlarında bir elbise vardı. Peri kızı gibiydim

Ormanda ilerledikçe karşıdan bir ışık beliriyordu. Nereye gideceğimi bilmiyordum ancak ayaklarımı kontrol edemiyordum. Bu yolda ışığa doğru ilerliyordum.
Biraz yürüdükten sonra ışığın girişine varmıştım. Bir kapı vardı tam o kapıyı açıp girecekken. Kapı kendiliğinden açıldı.
Kapıdan çıkan annem ve babamdı.
Almira Dolunay: "Anne, baba?...sizi çok özledim yanınıza gelmek istiyorum."
Annem ve babama doğru ilerlemek istiyordum. Ancak ayaklarım hareket etmiyordu. Sanki yere sabitlenmiştiler.
Anneme ve babama doğru ilerlemek isterken yerimde sabit kalmam yetmiyormuş gibi onlar benden uzaklaşıyordu.
Almira Dolunay: "Anne, baba gitmeyi. Ben de gelmek istiyorum anne. Beni de yanınıza alın lütfen. Baba gitme lütfen. Yanıma gelin bir kere sarılayım, kokunuzu özledim lütfen. Ölmek istiyorum baba yanınıza gelmek istiyorum. Anne ben de geleyim lütfen..."
Gülay(anne): "Buraya elbet bir gün geliceksin kızım. Herkes bir gün buraya gelicektir. Ama şimdi olmaz kızım. Sen şimdi yaşamalısın. Bizim katilimizi bulmalısın kızım."
Yusuf (baba): "Prensesim Allah bizi buraya getirdi. Ama seni o zalim dünya da tek başına bırakmadı. Sana yeni bir aile verdi."
Almira Dolunay: "Ben başka bir aile istemiyorum baba sizi istiyorum."
Gülay: "Kızım benim. Eğer bizi seviyorsan o aileye bir şans vermelisin. Almira'm gelecekte mutlu olmak için savaşmalısın. Hem abini yalnız mı bırakacaksın?!"
Dedikten sonra benden uzaklaşmaya başlamışlardı. Onlar ışığın içerisine girerken ben bulunduğum yere sanki sabitlenmiş gibi hareket edemiyordum.
Almira Dolunay: "Anne bırakmayın beni anneeee gitmeee. Babaaaa seni özledim babaaaa. Annneeeeeee...."
💤RÜYA SON💤
⭐BÖLÜM SONU⭐
Instagram: gul_clk21
TikTok:gul_clk21
.
Sosyal medya hesaplarımı takip ederek bana destek olabilirsiniz