İçeriğe geç

Ailem Aşiret Mi?

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Ailem Aşiret Mi?

Bölüm 3

Velayet Davası

Sabah alarmın sesi ile uyandım. Cumartesi olduğu için okula gitmiyordum. Banyoya gidip ılık bir duş aldıktan sonra yürüyüş yapmaya karar verdim. Üzerime sportif bir takım giydim. Aynanın karşısına geçip saçımı gelişigüzel bir şekilde topuz yaptım. Son bir kaç gündür lenslerimi takmıyordum çünkü gözlerim acımaya başlamıştı. Onun yerine çekmeceden gözlüğümü çıkarıp taktım.👇

Yüz bakımının ardından kulaklığımı alıp evden çıktım. Abimin beni merak etmemesi için mesaj attım.

Kimden: Almira Dolunay

Mesaj: Abi ben yürüyüş yapmak için dışarı çıktım. Haber vermek istedim.

Abime mesajı yazdıktan sonra müziğimi açıp sahilde yürüyüş yapmaya başladım. İzlendiğimi hissediyordum. Ancak etrafa baktığımda kimse şüpheli bir harekette bulunmuyordu.

Bir süre daha yürüdükten sonra eve geri döndüm.

Eve gittiğimde hemen odama çıktım üzerime rahat bir şeyler giydim

Giyindikten sonra aşağı inecekken kapı zili çaldı. Abim uyanmıştı.

Abim kahvaltıyı hazırlarken ben de kapıya baktım. Postacı gelmişti. "Almira Dolunay Soylu için gelmiş. Siz misiniz?" dedi postacı. "Evet ben Almira Dolunay" dedim. "Efendim buraya imza atmanız gerekiyor" dedi sonra postayı teslim aldığıma dair bir belge imzaladıktan sonra gitti

"Dolunay kim gelmiş canım" dedi abim. "Önemli biri değildi abi. Adres sorup gitti" dedim ve sonra koşar adımlar ile odama çıktım.

Zarfı açtığımda Azad Bey'in beni almak için velayet davası açtığını fark ettim. Hepimiz iyi biliyorduk ki davayı Azad Bey kazanacak.

*Anı*

Anne ve babam ile arabadaydık. Doğum günüm için parti yerine gidiyorduk. Abim şirketten çıktığında bize katılacaktı.

O gün çok mutluydum. Annem babam abim ve diğer tüm akrabalarım benim doğum günüm için parti hazırlıyordu.

"Babasının biricik doğum günü kızı nasılmış. Heyecanlı mısın Almira'm?" dedi babam. Beni çok seviyorlardı. Hatta bazen annem ve babam 'kim daha çok seviyor' gibi yarışmalar yaparlardı.

"Çok heyecanlıyım babacım. Sizi çok seviyorum" dedim. Arka koltukta oturuyodum. Annemi ve babamı öpmek için kendimi onlara doğru çektim. Önce annemi öptüm. Babam "Bize de öpücük yok mu prenses?!" dedi.

Araba sürmesine rağmen onu öpmemi istiyordu. Ben de onu öpmek için kendimi öne doğru eğmiştim. Keşke yapmasaydım. Babam da yolu unutup benimle ilgilenmeye başlayınca hızla gelen bir arabaya çarpmıştık.

Bir süre bilincimi kaybetmiştim. Gözlerim yavaş yavaş aralanırken babam ve annem kanlar içindeydi. Ağlıyordum. Çok korkuyordum. Onları kaybedemezdim.

"Baba.. baba uyan lütfen baba lütfen uyan..... Anne kalk hadi kalk lütfen kızınızı doğum gününde yalnız mı bırakacaksınız. Anne kalk söz bir daha seni kızdırmam. Yeter ki kalkın lütfen" diye hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Benim yüzümden olmuştu her şey.

Annem hafifçe gözlerini aralayıp konuşmaya başladı "Kı...kızım ben gidiyorum artık... Abine söyle sana çok iyi baksın tamam mı?" diyordu. "Hayır annem sen gelip bana bakacaksın lütfen" dedim ağlayarak

"Kızım abin seni çok seviyor seni koruyacaktır. Sen de onu koru tamam mı?! Birbirinizi koruyun abin sana emanet!" diyip gözlerini kapattı.

"Anne hayır.. hayır aç gözlerini anne aç şu gözlerini lütfen. Baba anneme bir şey söyle lütfen açsın gözlerini. Baba uyan hadi kalkın abim bizi bekliyor babaaaa babaaaaaaa...."

*Anı Son*

O anları hatırlayınca gözlerimden istemsizce göz yaşlarım akıyordu.

Abime bunu yapamam. Eğer Arslanbey'ler ile gitmezsen mahkeme de velayetin ona verilecek. Abim de buna izin vermez. Beni kaçırmak isterse başı belaya girer. Abimi riske atamam. Annem onu bana emanet etti. Abim ile konuşmalıyım.

•••

Şuan abim ile yemek yiyoruz. Konuyu nasıl açacağımı bilmiyorum. Ama bir yerden başlamalıyım.

"Şey... Abi sana bir şey söyleyecektim" dedim tereddütle. "Söyle güzelim dinliyorum" dedi

"Abi Azad Bey denen adam velayet davası açmış. İki gün sonra mahkeme var" dedim. Abim çok sinirlenmişti.

"Bunlar kendini ne sanıyor! 17 yıllık kardeşimi kimse elimden alamaz. Ne olursa olsun seni onlara veremem. Seni benden alıp Mardin'ne götürmlerine izin veremem olamaz böyle birşey!" dedi.

Bir dakika o Mardin mi demişti. Mardin ne alaka

"Ne Mardin'i abi?" dedim. Sinir ve merak karışımı bir duygu yaşıyordum.

"Dolunay'cım şey... Dün ben adamlarıma Azad Arslanbey'i araştırmalarını söyledim. Ve sonuç olarak Mardin'de yaşadığını ve Arslanbey Aşireti'nin gelecekteki ağası olduğunu öğrendim"

"Ağa falan olmaları umrumda değil sonuçta hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız abi. Benim sana demek istediğim şey farklıydı. Mahkeme velayetimi onlara verecektir. Bunu ikimizde çok iyi biliyoruz. Beni buralardan kaçırmaya kalkarsan yine bizi bulacaklardır. Onlar beni Mardin'e götürecekler abi. Sana diyeceğim asıl şey Mardin'e gel. Mardin'de ki şirketi yönet olmaz mı? İstanbul'da ki şirketi de bir müdüre teslim edersin senin yerine işleri yürütür. Lütfen abi senden ayrılmak istemiyorum lütfen"

"Sen çok olgun bir kızsın Almira Dolunay. Çok zeki bir kızsın. Dediğini yapıcam senin ile beraber Mardin'e gelicem. Ama bir şartım var." dedi

"Şartın ne abi?" dedim. Aslında şartı ne olursa olsun kabul edicektim. "Eğer anne ve babamız vefat etmeseydi Türkiye'nin dört bir yanında ki 'ÖZEL SOYLU KOLEJİ' ni yönetme hakkını sana vereceklerdi. Tabii 17 yaşında olduğun için direk yönetemezdin bu yüzden sana yardım edicektim. 18 yaşına geldiğinde ise tamamen senin yönetiminde olacaktı. Belki biyolojik ailen değiliz ama Soylu ailesinin sana vereceği mirası red etme olur mu?" dedi. Kısaca geleceğimi düşünüyordu...

"Peki abi kabul ediyorum. Sen de benimle Mardin'e gelecek Mardin'deki Soylu Holding'in başına geçeceksin."

"O zaman tamamdır... Seni asla yalnız bırakmazdım ki zaten" dedi

"Yaa abi çok kötüsün" dedim alayla.

••••

Mahkeme Günü

"__________ _______"

.

.

Instagram: gul_clk21

TikTok:gul_clk21

.

BÖLÜM SONU

Gelecek bölümler çok daha fazla uzun olacaktır. Hoşçakalın hayan masum kalmaya çalışan insanları🦋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.