İçeriğe geç

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 4 · 6 dk okuma

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 4

3.0

Bölüme Başlamadan Emojiler Buraya; ⚜️ 🌸 💜

𓆸 𖧧 DEVRİM 𖧧 𓆸

Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi irkildim.

Hamza Bey'in tüm çocuklarının anlaşmaları duyurulmuştu.

Yalnızca Aden vardı.

"Aziz Timur'la Aden mi?"

Annem titreyen sesiyle, "Evet." dedi.

Kalbimin acısıyla yutkunmaya çalıştım ancak boğazım düğümlenmişti.

Annemin bana seslendiğini duydum.

"Öğren." dedim.

"Neyi öğreneyim, evladım?"

"Aden de bu anlaşmayı istiyormuymuş onu öğren, anne!"

"Tamam."

Telefon kapanmıştı ve kulak tırmalayıcı bir sesle ötüyordu ama telefonu kulağımdan çekemedim.

Tüm gücüm tükenmiş gibi hissediyordum.

Bunca yıl sonra Hamza Bey bunu yapıyorsa... Aden istediği için olabilir miydi?

Aziz iyi bir çocuktu. Sanırım Aden'le aralarında 2 yaş kadar vardı, zevkleri de birbirine uyuyordu. İkisi de bir süre Rusya'da kalmıştı ve ara sıra görüştüklerini duymuştum.

Aralarında bilmediğim bir yakınlaşma olmuş olabilir miydi?

Boğazımdaki kravatı sertçe söktüm ve masanın üzerine fırlattım.

İhtimali bile beni nefessiz bırakıyordu.

Aden eğer başkasına gönlünü kaptırdıysa, sessizce aralarından çekilebilir miydim?

Onun mutluluğu için bunu yapmalıydım. Ama yapabilir miydim? İşte onu bilmiyorum.

Ayağa kalktım ve doğruca odama çekildim.

Kıyafetlerimle soğuk suyun altına girdim, beynimi düşüncelerimden ve olası teorilerimden dolayı patlayacak gibi hissediyordum.

Kendi gözlerimle görmeliydim.

Annem bunu Aden'e sorarken ne tepki verecekti, izlemeliydim ve bilmeliydim.

Kendimi toparlayıp hazırlandıktan sonra istikametim doğruca annemin yönettiği dernek oldu.

İkinci katın balkonundan aşağıyı izlemeye başladım.

Aden kapıdan girdiğinde bakışlarım ona döndü. Perçemleri uzamıştı, sanırım en son iki ay önce kestirmiş olmalıydı.

Bu tarz işlerini evde özel kuaförüne yaptırdığı için hemen fark edemiyordum. Her gün evinden dışarıya çıkmıyordu. Aslına bakarsanız, Aden'in dışarıda olduğu günler son derece sayılıydı.

Gergin gibi gözüküyordu. Nefes aldı ve sandalyelerden birine oturdu. Kalabalığı kesinlikle sevmiyordu.

Ceyhan'ın kayınvalidesi Nazlı Abay, Aden'le konuşmaya başladı. Kızı Gaye'nin Aden'le iyi anlaştığını biliyordum.

Hamza Özkan'a o kadar öfkeliydim ki, Aden'in gülümsemesine bile mutlu olamıyordum.

Herkes bir anda ayaklanınca onları dikkatli şekilde izlemeye başladım.

Acaba Aziz Timur olayını öğrenmişlerdi de Aden'i tebrik mi ediyorlardı?

Benim onayım olmadan anlaşmayı duyurmuş olabilirler miydi?

Annem bana doğru kısa bir bakış attı ve 'şimdi soracağım' diye dudaklarını oynattı.

Aklımdaki düşüncelerden uzaklaşmaya çalışırken, annem Aden'le konuşmaya başladı.

O an da hayat benim için durdu.

Aden'le göz göze geldik.

Sanki burada olduğumu ve onu izlediğimi biliyormuşcasına kafasını çevirdi ve direkt beni gördü.

Annemin sorduğu soruya gözlerimin içine baka baka kafa salladı.

İçimdeki öfke harlandı ve parmak uçlarıma kadar titredim.

Aden, Aziz Timur'la evlenmek istiyordu.

Benim cennet bahçem, benden gitmek istiyordu.

Kalbimin sıkışmasına mani olamadım.

Bakışlarından içime yayılan garip hislerle paramparça oldum.

Aden'le aramızda adını koyamadığım bir çekim vardı.

Belki de kalbimden taşanlar artık bedenime sığmıyor ve Aden'e ulaşmaya çalışıyordu.

Aden, annesinin seslenmesiyle Gülizar Hanım'a döndü.

Nazlı Abay imayla bir şeyler söylemeye başladı.

O sırada telefonum titredi. Gelen mesaj annemdendi.

"Gediz Abay için anlaşma yapmak istemişler, Hamza Bey kabul etmemiş."

"Aden, Aziz Timur'a karşı hislerinin olduğunu kabul etti."

Avucumun içindeki telefonu sıkıca kavradım.

"Ne yapacaksın, Devrim?" Bilmiyordum.

Yıllardır bu ihtimal canımı acıtmıştı ve şimdi en kötü ihtimali bizzat yaşıyordum.

Aden'i kimseye vermek istemiyordum.

Hiç kimseye!

Ama mutlu olacaksa...

Yutkundum.

İki arada bir derede kalmıştım, Aziz'in Aden'i hak ettiğini düşünmüyordum.

Sanki benim gibi yıllarca Aden'i mi beklemişti?

Aden lavaboya girince arkasından gittim ve kapının önünde onu beklemeye başladım.

Daha fazla dayanamıyordum, onunla konuşacak ve her şeyi bilmesini sağlayacaktım.

Öfkeliydim, haksızlığa uğramış hissediyordum.

Kırgındım. Sevdiğim kadının başkasıyla evlenmesine, konseyde kendi ellerimle izin vermek istemiyordum.

Aden bakışları yerde lavabodan çıktı ve bana bakmadan koridora ilerledi.

Beni görmemiş miydi? Yoksa görmezden mi gelmişti?

Onun için yine görünmez mi olmuştum? Yoksa kalbinde Aziz Timur olduğundan mı böyle davranıyordu?

❉ ⚜ ADEN ⚜ ❉

Bizim düzenimizde aileleri birbirine bağlayan kadınlardı.

Yoksa şimdiye kadar bir sürü kan davası çıkmış olurdu.

Çünkü erkeklerin hepsi birbirine bileniyor ya da en ufak egosal savaşta birbirlerine silah çekiyorlardı.

"Ah! Hoş geldin Aden, nasılsın yavrum?"

Gülümseyerek Gaye'nin annesi Nazlı Hanım'a baktım. "İyiyim efendim, siz nasılsınız?"

"Çok iyiyim." diyerek kıkırdadı.

"Hem de az önce duyduklarımdan sonra iyi de laf mı? Harikayım." dedi.

Ne duymuştu ki?

Adelina Soypak, "Hayırlı olsun Gülizar Hanım, torununuz oluyormuş." dedi.

Annem önce şaşırdı, sonra da sevinerek Gaye'nin annesi Nazlı Hanım'a sarıldı.

Herkes onları tebrik edip sarılırken Adelina Hanım kulağıma eğildi.

"Sana da hayırlı olsun Aden, duyduğuma göre Aziz Timur'la..." derken bakışlarım ikinci katta gördüğüm adama kaydı.

Bakışları ateş saçıyordu ve doğrudan gözlerimin içine bakıyordu.

Annesinin söylediklerine odaklanamadım, sadece geçiştirmek amacıyla kafamı salladım.

Devrim Soypak.

Farklı bir adamdı. Her karşılaşmamızda aramızdaki garip çekimi fark ediyordum.

Sürekli birbirimize çekiliyorduk ve nerede olursak olalım, gözlerimiz bir anda birbirine kenetleniyordu.

Onu her yerde görüyordum, sanırım ortak ilgi alanlarımız vardı.

Ya da sadece beni takip ediyordu.

Yine de onu görmezden geliyordum çünkü Soypak ailesi ve Özkan ailesi arasında neden olduğunu bilmediğim bir düşmanlık vardı.

Ben 18 yaşına bastıktan sonra bu gerilim daha çok artmıştı. Aslında öncesinde, Devrim'in babası ve benim babam iyi anlaşırlardı. Hatta yakın arkadaştılar.

Bir gece... Devrim'in babası Zahid Bey hastalıktan öldü ve babasının sefirlik koltuğuna oturan Devrim'le her şey değişti.

Konseyi genç yaşında yönetmeye başladı. Hem de etrafındaki yaşlı kurtlara rağmen!

Aslında Devrim'in babası, en yakın arkadaşı olduğu için babama o koltuğu bırakmıştı ama nasıl olduysa, Devrim ve babam aralarında anlaşamamışlardı.

Tahminimce Devrim babamdan bir şey istemişti ve babam da yapmamıştı.

Sonuçta Devrim babama koltuğu devretmemiş ve kendisi konseyin sefiri olmuştu.

"Aden..."

Annemin sesiyle kendime geldim.

"Dalmışsın."

"Evet, sadece... hala olduğuma hâlâ inanamıyorum."

Nazlı Abay, "Evlenip anne olacak yaşa geldin, Aden. Buna mı şaşırıyorsun?" diye sordu.

Nazikçe kafamı salladım.

Sanırım henüz Aziz olayını duymamıştı.

"Aslında eşim senin için bir anlaşma önermişti ama baban kabul etmedi."

İmalı şekilde, "Sanırım turşunu kurmaya niyetli." dedi.

Yutkundum.

Annem araya girerek, "Hamza Bey yeni bir anlaşma için görüşme yapıyor, yakında biriciğim Aden de yuvadan uçacak." dedi.

Nazlı Hanım buna şaşırmıştı. Sanırım gerçekten babamın turşumu kuracağını düşünüyordu.

"Müsaadenizle." diyerek yerimden kalktım ve anneme başımla lavaboyu işaret ettim.

Kafasıyla beni onayladı. Hızlı gelmemi ima etmek için de gözlerini yumdu ve geri açtı.

Annemle yalnızca el işaretleriyle ya da mimiklerle anlaşabilirdik. Sanırım bunu çoğu anne-kız yapabiliyordu.

Annem Rusya'da bile her akşam arar ve durum raporu alırdı. Babam ise haftada bir kez beni arardı.

Yani... genel olarak aile ilişkimiz böyleydi.

Lavaboya girdikten sonra işimi hızlıca tamamladım.

Dışarıya çıkarken kapının önündeki aynadan, Devrim'in yansımasını gördüm.

Yine yakınımdaydı.

Derin bir nefes aldım ve bakışlarım yerde lavabodan çıktım. Sonra da doğruca koridora ilerledim.

"Aziz Timur, ha!"

Yanından uzaklaşmışken adımlarım durakladı. Kalbim duyduğum gür sesle anında sıkışmıştı.

Biz... birbirine yasak olan iki kişiydik. Aramızdaki yaş farkı da bir hayli fazlaydı.

Yani eğer Devrim'in böyle bir niyeti varsa bile... benden kesinlikle uzak durmalıydı.

Artık Aziz'in sözlüsü sayılırdım.

Bakışlarımı yerden kaldırmadan, "Henüz anlaşma yapılmadı ama," dedim ve sözlerime devam ettim.

"Aziz'le olacak gibi gözüküyor."

Sert adım seslerini duyunca kafamı kaldırdım ve hemen önümde duran Devrim Soypak'la göz göze geldim.

Yine bakışlarından ateş çıkarıyordu ve son derece öfkeliydi.

Aden ve Devrim arasındaki neler konuşulacak?

Aden'in Devrim'i gördüğü halde görmemezlikten gelmesi?

Devrim'in Aden'i kıskanması ama mutlu olacaksa izin vermeyi düşünmesi?

Devrim Aden'in aklını başından aldığı için Aden'in dinlemeden kafasıyla Adelina Hanım'ı onaylaması?

Aden ve Devrim arasındaki çekimi hissedebiliyor musunuz?

Bölüm sonu

3 yorum