İçeriğe geç

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 5 · 6 dk okuma

AİDİYET - ADEN & DEVRİM

Bölüm 5

4.0

Bölüme Başlamadan Önce En Az 10 Tane Emoji Yorumu Yapın; ⚜️ 🌸💜

❉⚜ADEN⚜❉

"Babana git Aden ve Aziz Timur'la evlenmek istemediğini söyle."

Yine aynı şeyi söylüyordu.

"Neden?" diye sordum.

"Niçin benden böyle bir şey istiyorsun?"

Zaten konsey toplantısında eğer kendisi onaylamazsa bu iş olmazdı. Amacı neydi?

"Baban senin hislerine daha fazla önem veriyor."

Birkaç saniye arkamdaki noktayı -Aziz'i- süzdü.

"Hem Rus bir kadına kafayı takmış bir adamla evlenmek isteyeceğini sanmıyorum."

"Tavisha, senin ev arkadaşın değil miydi?"

Sesindeki imayla ürperdim. Ne kadarını biliyordu?

"Ben buraya oturduğumdan beri, Aziz bir kere dönüp sana bakmadı. Sevdiği kadınla konuşmaya o kadar daldı ki varlığını unutmuş gibi gözüküyor."

Bakışlarındaki koyulaşmayla sessizce yutkundum.

"Böyle bir hayatı hak etmiyorsun."

"Nasıl bir hayatı hak ettiğimi düşünüyorsunuz?"

Devrim Soypak, ondan hiç beklenmeyecek en son şeyi yaptı ve... gülümsedi.

"Sevilmeli ve saygı duyulmalısın."

Bedenimdeki karıncalanmanın nedenini çözemezken tek yaptığım gözlerinin içine bakmak oldu.

"Ona bir daha sarılırsan ya da sana dokunmasına izin verirsen, bu sefer kendimi tutmam. Beni anladın mı, Aden?"

Ne!?

Beynimde yankılanan tehlike çanlarıyla kıpırdamadan bekledim.

Bu sözleri söylerken konunun nereye gittiğinin farkında mıydı?

Aziz'in az önce kurduğu cümle beynimde yankılandı.

'Bu adam senden hoşlanıyor olmasın?'

Gergince bacaklarımı birbirine bastırdım.

"Benden mi hoşlanıyorsun, Devrim?"

Bunu sormazsam kafayı yerdim. Nedenini öğrenmek zorundaydım. Yıllardır benimle böyle iletişime geçmemişken bir anda neler olmuştu? Değişen şey neydi?

Devrim Soypak'ın gülümsemesi genişledi. Bembeyaz dişlerini gördüm, sanırım sigara ya da alkol kullanmıyordu. Belki de düzenli aralıklarla dişini beyazlattırıyordu.

"Hoşlanmıyorum."

Beklediğim cevap tam olarak buydu. Ama nedense hayal kırıklığına uğramıştım.

"Beklediğin böyle bir cevap mıydı?" dedi.

O an ne düşüneceğimi bilemedim. Aklımı mı okuyordu? Ya da benimle mi oynuyordu?

"Ailelerimiz birbirine düşman." dediğimde omuz silkeledi.

Aklımda dönüp duran düşüncelerle anında bakışlarımı ondan kaçırdım ve tabağımdaki tatlıya göz attım.

"Yıllarca babalarımız dostmuş, bir anda neden düşman olduk? Hiç düşünmedin mi?"

Bunu merak etmiştim ama şu an ona sorabileceğimi sanmıyordum.

"Sebebi sensin."

Bakışlarım şokla Devrim'e döndü. Ne demek benim? İki aile benim yüzümden mi düşman olmuştu?

Hiçbir şey söyleyemedim.

Devrim bakışlarıyla önümdeki tatlıyı gösterdi.

"Afiyet olsun."

Sonra da yerinden kalktı ve gitti.

Öylece beni soru işaretleriyle bıraktı.

Aziz'e baktım, ardından da önümdeki tatlı tabağına, bir anda buradan kaçma dürtüsü benliğimi ele geçirdi.

Sandalyedeki torbaları alarak masadan kalktım ve kasaya ilerledim.

"Hesabınız ödenmiş, Aden Hanım."

Bu adam beni nereden tanıyordu? Devrim yüzünden miydi?

Kafamla onu onayladıktan sonra restorandan çıktım. Gaye'nin sesini duyduğumda durakladım.

"Evet, hayatım müsaade ettim."

"Rahatça konuşabilsinler diye yanlarına gitmedim, birazdan restorana gireceğim."

Gaye abime Aziz hakkında mı, yoksa Devrim hakkında mı bilgi veriyordu?

"Ceyhan, bence bunu Aden'le konuşmalısın."

"Evet..." derken beni gördü.

"Aden?"

"Gaye artık eve dönelim."

Kafasıyla beni onaylarken abime veda etti.

"Her şey yolunda mı?"

Tabii ki hiçbir şey yolunda değildi.

"Beni abime mi söyledin?"

Gaye birkaç saniye yüzüme baktı ve ardından konuştu.

"Abin birkaç kez beni aradı, Aziz'in burada olduğunu söylemek zorunda kaldım."

Gaye paniklemişti. Sanki söylediği doğru değilmiş gibi hissettim.

Acaba Aziz'le ilgili abime ne kadar şey anlatmıştı?

"Bana ulaşamayınca peşimize taktığı adamları aramış, onlara da ulaşamamış."

Ailemin adamlarını, Devrim Soypak satın mı almıştı?

Ama bu nasıl olurdu?

"Ben de abine Aziz'le karşılaştığımızı ve konuşmanız için size izin verdiğimi anlattım."

Gaye yalan mı söylüyordu? Bir an bana anlatmadığı şeyler olduğunu hissettim.

"Sinirlenmedi, sadece ona haber vermediğin için kırıldı."

Eve dönene kadar yaşadıklarımı düşündüm.

Devrim'le her göz göze geldiğimde içime akan sıcaklığın ve ona garip şekilde çekilmemin nedeni neydi?

Benden büyüktü.

Herkesin gözünü korkutuyordu.

İllegal bir sürü iş yönetiyordu.

Fazlasıyla tehlikeli ve güçlü bir adamdı.

Kesinlikle yakışıklıydı. Olağanüstü heybetli bir görünüşü vardı.

Gözlerimi sıkıca yumdum. Sana ne adamın görüntüsünden ve yakışıklılığından, Aden?

Evin otoparkına park ettiğimizde korumalar gelerek arabadan torbaları aldılar.

"Akşam yemeğine kadar çalışacağım."

Gaye beni kafasıyla onayladı ve sessizce yüzüme baktı.

Odama girdiğimde doğrudan yatağıma adımladım. Sonra da yorganı açarak içine girdim.

Gözlerimi sımsıkı yumdum. Uyumak benim için her şeyden kaçış yöntemiydi.

Bazen zaman algımı yitirir ve saatlerce uyurdum. Evet abartmıyorum, rekorum iki gündü. Ne banyo, ne yemek, ne de tuvalet için kalkmıştım. Sadece uyumuştum.

Öyle yatakta sağa sola dönme ya da takılma olmadan... arada uyanır ve ardından gözlerimi kapattığım gibi yeniden uyurdum.

𓆸𖧧DEVRİM𖧧𓆸

Aden gözlerimin içine bakarken, ilk defa orada bana karşı farklı duygular gördüm. Ama emin olmam gerekiyordu.

Çünkü benim için imkansız geliyordu.

Aziz'in dakikalardır Aden'i burada yalnız bırakıp sevgilisine odaklanması hoşuma gitmemişti. Kimse Aden'e saygısızlık yapamazdı, hiç kimse!

"Ona bir daha sarılırsan ya da sana dokunmasına izin verirsen, bu sefer kendimi tutmam. Beni anladın mı, Aden?"

Aden'in bedeninin gerginleştiğini ve bacaklarını daha sıkı bir şekilde birbirine bastırdığını fark ettim.

"Benden mi hoşlanıyorsun, Devrim?"

Hoşlanmak mı? Bu kız benimle dalga geçiyor olmalıydı.

Gülümsemem genişlerken onu bir kez daha inceledim.

"Hoşlanmıyorum." Sen benim cennetimsin, Aden.

"Beklediğin böyle bir cevap mıydı?" diye sordum.

"Ailelerimiz birbirine düşman." dediğinde omuz silkeledim.

Ailelerimiz düşman olmasa benimle olur muydu? Şu an tek sorunumuz bu muydu?

"Yıllarca babalarımız dostmuş, bir anda neden düşman olduk? Hiç düşünmedin mi?"

"Sebebi sensin."

Aden'in bakışları şokla bana döndü.

Birkaç saniye beni inceledi ama hiçbir şey söylemedi.

Gitme vaktim gelmişti. Fazlası Aden'i rahatsız etmek olurdu.

Önündeki tatlıyı göstererek, "Afiyet olsun." dedim.

Ardından yerimden kalktım ve mazeretim inandırıcı olsun diye müdürün odasına ilerledim.

Umarım Aden düşünür, sorgular ve cevabı kendisi bulurdu.

Ben kıskanç bir adamdım ve Aziz arkadaşı dahi olsa Aden'e böyle samimi şekilde dokunamazdı. Artık sınıra ulaşmıştım. Daha fazlasına tahammül edecek durumda değildim.

Kameralardan Aden'in gittiğini ve Aziz'in hâlâ telefonda konuştuğunu gördüm.

Biraz bekledikten sonra ben de restorandan ayrıldım ve otoparka ilerledim.

Tomris, "Ceset torbası lazım mı?" diye sordu.

Kafamı olumsuz olarak salladım.

"Nasıl lazım değil ya?"

Maxim'in sesi son derece şaşkındı.

Alex, "Abi?" diye sordu.

Alex'e bakarken istemsiz olarak dudağımın kenarı kıvrıldı. Keyfim yerindeydi çünkü Aden'i görmüştüm, onunla konuşmuştum.

Aden'in bana karşı bir şeyler hissettiğini düşünüyordum.

"Oo! Galiba abimin kafasına ağır bir şey düşmüş."

"Ne!?" Aybars arabadan kafasını çıkarıp merakla bana baktı. Yüzümü birkaç saniye inceledi, sonra da konuştu.

"Abi, iyi misin? Hastaneye gidelim mi?"

"İyiyim."

Cenk, "Aziz Timur iyi mi?" diye sordu.

"Evet, gayet iyi. En son bıraktığımda sevgilisiyle konuşuyordu. O kadar dalmıştı ki beni bile fark etmedi."

Hepsinin gözleri kocaman açıldı.

"Yengemle konuşmaya dalmıştı ama sen herife bir şey yapmadın mı?"

"Ay! Abi!"

Alex'in sesiyle irkildim.

"Yoksa Aziz'i denize mi attın?"

Tomris, "Ama cesedi öyle bulunur. Ayağına bir şeyler bağladın, değil mi?" diye sordu.

Maxim, "Sinir anında aklına gelmemiştir. Biz gidip alalım bir yere gömeriz, Tomris." dedi.

Gevezeliklerine artık katlanamıyordum. Arabaya ilerledim ve bindim.

"Abi, yengem peki? O sağlam mı?"

"İkisi de hayatta ve mutlular."

Ben keyifli şekilde konuştukça onların moralleri daha çok bozuluyordu.

"Oo Alex! Sonraki ayın bütçesiyle abime tam teşekküllü bir hastane ayarlamak farz oldu."

"Kesin gevezeliği amına koyayım! Hadi binin artık."

Ben sinirlenince anında harekete geçtiler.

"Tamam tamam, gerek kalmadı. Boşuna paramızı harcama, Alex."

Araba çalışınca AVM'den ayrıldık. İki de bir bana garip bakışlar attıkları için rahat hissedemedim.

"Maxim..." diye seslendim.

"Buyur, abi?"

"Hani fotoğrafta ayakta duran Rus bir kadın vardı, hatırladın mı?"

"Evet. Hatırladım. Yengemin ev arkadaşıydı."

Maxim'e dik dik baktım. Benim ona baktığım her saniye kasları daha da gerginleşti.

İkili bakış açısıyla yazılmış alanlar sizi rahatsız ediyor mu?

Aynı sahneyi hem Aden'den hem de Devrim'den dinlemeyi seviyor musun?

Devrim'in Aden'i, Aziz'in başka birini sevdiğini bildiği halde kıskanması?

Devrim, neden Aden'e gülümsedi?

Aden'in Devrim'e olan hisleri?

Gaye'nin Aden'den Devrim'le konuşmasını saklaması?

Bölüm sonu

7 yorum