Söyle bakalım nedendi sevgilinin koynumdan kaçtığı sebebi
sözler tutulmayacak mıydı
ve yıldızlar hiç olmayacak kadar parlak bu gece yatağımda
yapışkanlar komodin üstünde dururken
insan varlığıma bir poşet geçirmiştim
ve menekşelerim dans ederdi ay ışığında
süzülürken aşağıya
Böylelikle bombardıman başlamak üzereydi
Herhal kaltaklar da bu şehirde yaşıyordur bizimle
ve böylece yeni evler dikiliyor
kalbimin gezdirildiği sokaklara
ve böylece bizim egemenliğimiz elimizden alınıyor bir imam aracılığıyla
sonrasında ise hala kalbimi sürükleyorlar sokak aralarında, insanlıklarını yitirmezken
yeni diller öğretiyorlar fareden yapılma olanları yer ve böylece umut
umut doğuruyor benim kalp
sonuçlar ne olursa olsun doğuruyor o umudu
son nefeslerimde dahi çıkarken yokuşu
Ve zekeliğim gözüküyor yokuşun sonunda
gizliden gizliye bana her anımı sorgulatır ve onları ağlatır vaziyette gösteriyor, gösteriyor bana onları ve onlar bana saldırır
saldırır bana onlar her nefeste kendimle kaldığım için
ve
nedendir sevgilinin hayatımda olmadığı saat
öyle gelmiş diye beklemeli bir hayat
ve sıhattır tanlar yeri
ve açlığın bordasıdır tanrılar evi
Kyo
kyo nedendir küskün ruhuma şüpheci bakışlarla kalmışcasına
ve çıplak bir ev kadının kendisindeki hüznü gibi
yürütülüyor bendim
Sıradanlık bir hevesti zamansızlığımda
ılgaz zamanlarından kalma bir ev ahalisine misafir geleceği saat telaşlarının
ve onları uzaktan izleyen genç bir erkeğin
hissettikleri artık savaş sebebidir
benim ise memelerim kocamandı
dünyaya sığmaz
o genç ise ellerini çarpıtıyor göğüsüme, güm güm çarpıyor
çarpıyor ki geceleyin gelenlere karşılık hala o yokuşta durabileyim
O genç oğlan uzaklarda bekliyordu beni yeniden göğüsüme vurmak için
ama ben kalbimin süründürüldüğü topraklardan daha yeni gelmiştim
Böylelikle menekşeler dostum oluyor ve zekeliğimle bakışıyorum
burun buruna gelmiş
dudaklarımız birbirine sürterken bile
zekeliğim aslında benden uzakta
yetti denmeye zaman kalmadan zekeliğim bana güvercin hediye ediyor
bende onu sevip yukarıya hediye ediyorum
tanrı her zaman yukarıdaydı
Kış günleri yıkık evimde zamparalık yapıyorum
sıcak yatağıma ise pezevenklik yaparak kendimi satıyorum ki
yatağım hep sıcak kalsın
ve bir limonla beni bağışlayan o genç oğlan artık
artık sadece imamlar tarafından yönetilen minik bir kasta dönüştü
bipbip ederken de bir balkon
izlemek isterdim
ne yazık ki benim evim oraya çok uzak
Çay demliyorum şimdi zekeliğim ve kyo ile içeceğiz
menekşelerim hakkında bir münazara etmek namümkün gözükse de asla bundan geri durmayacağız
ve bana böylelikle zincirler vuruluyor
bunların ne olduğunu anlamlandırabiliyor musun
neden yapıldığını
gittiğim yerde de gardiyanlar göğüsüme çarpıtıyorlar ellerini
aradıklarını bulamıyorlar ama
ve zekeliğim peşimden yürüyor sabah olana kadar
kyo ise izliyor şimdi ben
ağaçlar altında tekmelenip ölürken
bir gün gelince kapıdan aynalarım gardiyanları geçip
o zaman uyanıksızlık ve fuhuş
ve böylelikle bir sürü zeke olabilecek insanı orda güvercinlerim
benliksiz kalınınca da
uyan
uyan ki dağlardan gelen nehirlerde yeni fuhuşlar yaşatalım
sadece yedi gün kaldı
Genç oğlanla konuşurum
sıradanlık hayat olmuştur artık sıhat daha 45
ve ölüm saattır artık saçlarının döküldüğü sahafda
ben ise bir kitabım artık
dikkatler üzerümde
