İçeriğe geç

Ağlayan Melek Beyaz Güller ve Bir O Kadar Tuhaf Gariplikler

Bölüm 16 · 2 dk okuma

Ağlayan Melek Beyaz Güller ve Bir O Kadar Tuhaf Gariplikler

Bölüm 16

16. Bölüm: Aldatılıyor muyum?

Eve girdiğimde babam hazırlanıyordu.

“Hadi, hemen hazırlan. Şeyma halanlara gidiyoruz,” dedi.

Gidip ona sarıldım.

Ellerini bir süre değdirmedi.

Sonra sıkıca sarıldı.

“Noldu?”

Gülümsedim.

“Seni çok özledim.”

Kahkaha attı.

“Demek ilk günden tekrar çocuk olacaktın.”

Teyzem kahvesini yudumladı.

“Çocuk zaten.”

Gidip ona da sarıldım.

Odama gittiğimde Selene yazdım:

“Gül de beni aldatsın.”

Cevap çabuk geldi:

“Oldu paşam, onu nasıl yapacağım?”

Serhat’a yazdım.

“Gel bana, hallederim.”

“Fotoğraf çek.”

Sinirlendim.

“Öpüşürken çek ha, sonra siktir git.”

Random attı.

“Erkek ya, nasıl koruyor…”

Aradım.

Açtı.

“Güneşcim.”

“Serhatcım.”

“Nasıl yapacaksın?”

“Bir etkinlik var, çok saçma. Kaynaşma etkinliği.”

Nefesim daraldı.

“Orada alkol içiririm, birine kakalamaya çalışırım.”

“Ben de o etkinliğe çağrıldım.”

Dışarıdan bir ses geldi.

Cam kırılma sesi,

Aldırmadım.

“Sakın gitme, bok gibi etkinlik.”

“Nereden biliyorsun?”

“Taşındığımızda buraya beni de çağırdılar.”

“Şimdi niye gidiyorsun?”

“Etkinlik şeyi oldum.”

Kahkaha attım.

“Tamam, konuşuruz.”

“Tamam.”

Kapattım ve hızlıca üstümü değiştirdim.

Evden çıktık.

Yolda 90’lardan bir şarkı çalıyordu.

Teyzemle babam bağıra çağıra söylediler.

İki kara kedi gördüm.

Oww.

Garip şeyler yapıyorlardı.

Babama gösterdim.

Güldü.

“Galiba bu şansın sikildi anlamına geliyor.”

Teyzem eliyle ağzını kapatıp güldü.

Elimi dizime vurdum, karşıdaki camdan dışarı baktım.

“Valla haklısın, baba.”

Yolun kalanı boyunca teyzem durup durup kıkırdadı.

Vardığımızda sustu.

Bu taşlı eve bir isim vermeliydim artık.

İkinci evim olmuştu çünkü.

Şeyma hala bana kollarını açtı.

Sarıldım.

Yavuz abi ve Şeyda abla oturuyordu.

İçeri girdim.

“Ben ne yapıyorum—”

Yavuz abinin orada olduğunu fark etmedim.

“Sen ne yapıyorsun?”

Yerimden sıçradım.

“Lan korkma, korkma.”

Bana yaklaştı ve kafamdan öptü.

Hiç düşünmedim.

Sol kolunu çektim.

Mosmordu.

Damar yolu açıla açıla mahvolmuştu.

Göz göze geldik.

Durdu.

Gözleri doldu.

Kolunu tuttum.

Damar yolu açılmış, delik deşik olan yeri kendime çektim.

Gözlerimi kapattım.

Öptüm.

Odadan çıktım.

Dışarıdaki masaya oturdum.

Şeyma hala, teyzem ve babam sohbet ediyordu.

Dinlemedim.

Dinleyemiyordum.

Bir an kendime sordum.

“ya uyuşturucu değilse?”

Bu soruya inanmadım.

Kendime de inanmıyordum.

Ona da

Şeyma hala benimle çok konuşmak istedi ama kaçamak cevaplar verdim.

Kalktığımızda Şeyda abla, Yavuz abi ve Şeyma halaya sıkıca sarıldım.

Arabaya bindik.

Eve doğru gidiyorduk.

Bir şeyler değişecekti.

Hemen.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.