İçeriğe geç

AĞAOĞLU

Bölüm 3 · 4 dk okuma

AĞAOĞLU

Bölüm 3

3.BÖLÜM

Ferzan ağanın yüzüne karşı söylediklerimden sonra bir hışımla kulübeden çıkmıştım. Ellerim titriyordu, belki sinirden belki de stresten. Ya da hissettiğim büyük korkudan. Saatler olmuştu... Belki de çoktan herkes olanları öğrenmişti.

Kapattığım kapı Ferzan ağa tarafından sertçe açıldı. Her zaman somurtan yüzüne çatılan kaşları da eklenince fazlasıyla öfkeli görünüyordu. Bakışlarını bana değdirmeden direkt kulübenin önündeki arabaya doğru yürüdü. Sanırım birine ulaşarak araba istemişti.

Şoför koltuğuna geçerken olduğu yerden "Arabaya bin!"diye seslendi. Ona olan öfkem ne kadar fazla olsa da şu an çaresizliğim ağır basıyordu. Dediğini yaparak arabaya bindim. Hiç beklemeden arabayı çalıştırdı ve sürmeye başladı. Acelesi varmış gibi hızlı bir şekilde sürüyordu.

Anayola çıkana kadar ikimiz de konuşmamıştık ama ben kendimle kavga edip durmuştum. Ferzan ağaya beni bırakmadığı için çok sinirlenmiştim ama dün beni Cihan ağanın elinden kurtaran da oydu. Eğer beni kurtarmasaydı işte asıl o zaman ne yapardım hiç bilmiyordum. Ona teşekkür etmem gereken yerde ben bağırıp çağırmıştım.

Yolu izlemeyi bırakıp yavaşça ona döndüm. Açık olan pencereye bur kolunu yaslamış diğeriyle ise direksiyonu tutuyordu. Kaşları hâlâ çatıktı.

"Teşekkür ederim,"diye mırıldandım. Az önce karşısında kolayca bağırıyordum oysa. Şimdi mırıldanmaktan öteye gidememiştim. "Dün gece beni Cihan ağanın elinden kurtardığın için."

Sertçe vitesi değiştirip gaza yüklendi. Bir anda hızlanan arabayla tutunacak bir yer aradım. Yavaş git de diyemiyordum ki! Hem ne olmuştu buna birdenbire?

Virajdan dönerken sonunda konuşmaya karar verdi. "Cihan,"dedi tıslayarak. "Seni daha önce rahatsız ediyor muydu?"

Bugüne kadar korkumdan hep susmuştum ama şimdi olanlar olmuştu zaten. Susmanın faydası yoktu. Ferzan ağa bilirse belki bir çözüm bulurdu. "Neredeyse bir yıldır beni rahatsız ediyordu ağam,"dedim çekinerek. "Suçlu ben çıkarım diye bir şey söylemekten korktum. Kimse Cihan ağaya toz kondurmazdı, kötü olan ben olurdum."

Ağzının içinde birkaç küfür mırıldandı. İyice sinirlenmişti. Ferzan ağanın bu konularda çok hassas olduğunu daha önce duymuştum. O diğer ağalar gibi değildi, farklıydı. Ondan bahsederken genelde hakkında iyi şeyler anlatırlardı. Yine de onunla ilgili çok az şey duymuştum.

"Ben onunla özel olarak ilgileneceğim,"dedi tehditkâr bir tınıda. "İçin rahat olsun, korkma."

Sözleri bana güven veriyordu. Rahatlamayla derin bir nefes aldım. "Teşekkür ederim ağam,"dedim yeniden. Belki de Cihan ağa artık peşimi bırakırdı. Her günüm o sapık yüzünden korkarak geçiyordu.

Arabada yayılan telefon sesiyle biraz frene bastı. Araba yavaşlarken çalan telefonunu cevapladı. "Söyle?"

Bir süre karşı tarafı dinledi. Hızlanan soluklarından anladığım kadarıyla pek güzel bir haber almamıştı.

"Tamam, geliyorum."deyip telefonu kapattı ve gelişigüzel fırlattı. Kesinlikle arayan kişi kötü bir şey söylemişti. Beni ilgilendirmediğini düşünerek başımı çevirdim ve pencereden dışarıyı izlemeye başladım. Araba yeniden hızlanmıştı.

"Öğrenmişler." Duyduğum sesle soluğumun kesildiğini hissettim. Başım hızla Ferzan ağaya döndü. Cevabını bilerek korka korka sordum. "Neyi?"

"Cihan'ın seni kaçırdığı duyulmuş. Babam aşiretlere haber salmış, iki saat sonra toplantı yapılıp karar verilecekmiş."

Korktuğum başıma gelmişti. Kalbime art arda hançer saplanıyordu sanki. Cihan'ın yüzünden hayatım mahvolacaktı!

"Ne yapacağım ben şimdi?" Tüm korkum sesime yansırken buğulanan gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. "Kimse bana inanmaz ki!"

Hıçkırarak ağlamaya başladığımda Ferzan ağanın dönüp bana baktığını hissettim. "Dinle Berçem,"dedi sakin bir şekilde. "Ben seni savunacağım. Bütün gece ben yanındaydım, olanları gördüm. Sana inanmazlarsa bile bana inanırlar. Elimden geleni yapacağım ama sen şimdi sakin ol."

Sözleri beni hiç rahatlatmamıştı çünkü ondan önce gelen ağalar vardı. Kararı sadece Ferzan ağa vermeyecekti ve diğer ağalar çok merhametsizdi. Yine de tek umudum Ferzan ağaydı.

"Ağam sen gördün, beni zorla kaçırıyordu. Kurtaran da sendin, sen her şeye şahitsin. Yalvarırım beni yakmalarına izin verme." Hıçkırıklarımın arasından zorlukla konuşmuştum. Neredeyse nefes alamıyordum. Gözüm hiçbir şeyi görmüyor kulaklarım duymuyordu sanki. "Geç kaldım,"dedim başımı iki yana sallayarak. "Bırakmadın gideyim. Belki de yetişecektim. Kimse öğrenmeden evimde olacaktım."

Ben ağlayarak mırıldanırken o hiçbir şey söylemedi. Sadece gaza bastı.

Devamı sessiz geçen yolculukta tek ses benim hıçkırıklarımdı. Kendimi durduramıyordum. Bir günde bütün hayatım mahvolmuştu. Kim bilir toplantıdan ne karar çıkacaktı?

Araba tanıdık sokakları geçerek evimin önünde durdu. Çaresizliğimi saklamadan ona baktım. "Benim elimden bir şey gelmez ağam, tek umudum sensin." Daha da bir şey söyleyecek gücüm kalmamıştı. Gözyaşlarımı silerek arabadan inip evin kapısını çaldım. Arkamdaki araba tozu dumana katarak caddeden kaybolduğunda önümdeki kapı açılmıştı. Karşımda ağlamaktan gözleri kızarmış annem vardı. "Kızım!"deyip boynuma sarılarak yine ağlamaya başladı. Arkadan babam göründü. Benim geldiğimi fark edince hızlı adımları yanımıza yöneldi. "Berçem!"dedi acıyla. Beni içeri alarak kapıyı arkamızdan kapattı.

"İyi misin kızım?"dedi annem yanaklarımı okşarken. Gözyaşlarım elini ıslatıyordu. "Sana bir şey yaptı mı o herif?"

Başımı iki yana sallayıp "Hayır,"dedim. "Ferzan ağa yetişip kurtardı beni anne. İyiyim, merak etme." Bunları söylerken bile ağlıyordum. Ne kadar iyi olduğum tartışılırdı.

Annem ve babama bütün olanları anlattıktan sonra ikisinin de bakışları acıya hapsolmuştu. Babam bakışlarını benden kaçırdı. "Birazdan toplantı yapılacak kızım,"dedi. "Senin için elimden geleni yapacağım ama babanın gücü seni kurtarmaya yeter mi bilmiyorum."

Elimi babamın elinin üstüne koydum. Onun sözünün bir hükmü olmazdı muhtemelen. Karşısında koskoca bir aşiret olacaktı, babamı kimse dinlemezdi. "Üzülme baba,"dedim içim kan ağlayarak. Sözlerimin faydası olmadı. Üçümüz de mahvolmuş durumdaydık.

Huzursuzlukla yerimde kıpırdandım. Ben hiçbir şey olmamış gibi öylece yerimde oturamazdım. Bir grup insan benim hakkımda kararlar verirken durup bekleyemezdim.

Annemi ve babamı bırakıp hışımla evden çıktım. Benim bir şekilde o toplantının yapılacağı yere gitmem lazımdı!

•••

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.