İçeriğe geç

AĞAOĞLU

Bölüm 4 · 4 dk okuma

AĞAOĞLU

Bölüm 4

4.BÖLÜM

Ferzan ağanın evinin önüne geldiğimde acele ettiğim için nefes nefese kalmıştım. Duvar kenarına saklanarak nefesimin düzene girmesini bekledim. Kapıdaki korumalar yerinde yoktu, bu tam da benim aradığım fırsattı. Fazla beklemeden kapıya yönelerek hızlıca içeriye girdim. Etrafta kimsenin olmamasına anlam veremeyerek merdivenlerin olduğu kısıma doğru yürüdüm. Toplantının terasta yapılacağını biliyordum. Terasa çıktığımda köşeye, eşyaların arkasına saklandım. Yeterince büyük olan terasta şu an beni kimsenin görmediğine emindim.

Ağalar yan yana dizilmiş toplantının başlamasını bekliyorlardı. Tam karşımda Ferzan ağanın babası Behram ağa vardı. O ağalar arasında en güçlü olandı, herkesin fikrini dinler ama son kararı o verirdi. Behram ağa ne derse o olurdu. Oğlu Ferzan ağa ise Behram ağanın tek oğluydu.Dolayısıyla fazlasıyla kıymetliydi. Herkes onu ağaoğlu olarak bilir, öyle hitap ederdi. Behram ağanın hemen sağ tarafında oturuyordu.

Ferzan ağanın tam karşısında ise Şiyar ağa oturuyordu, o Cihan'ın babasıydı. Hemen yanında da Cihan ağa oturuyordu. İkisi de gergin görünüyordu. Şiyar ağanın oğluna attığı öfke dolu bakışlar fazlasıyla göze batıyordu.

Terasa son giren babamdı. Omuzları düşük, gözleri korku doluydu. İlerleyerek boş olan bir yere oturdu. Babamın da gelmesiyle Behram ağa söze girdi. "Ağalar, toplantıya başlayalım artık." Behram ağanın keskin ses tonuyla bütün gözler ona çevrildi. Ben ise olduğum yere sinmiş korkuyla bekliyordum. Olduğum durumdan nefret ediyordum, elimden geldiğince kendimi kurtarmak için çabalayacaktım.

"Toplanmamıza sebep olan olay Cihan ağanın dün gece kız kaçırmış olmasıdır,"diyerek bakışlarını Cihan'a çevirdi Behram ağa. O ise pis pis sırıtıyordu.

"Evet kaçırdım,"dedi duruşunu bozmadan. Babası ters ters bakınca susmak zorunda kaldı. Sözü Şiyar ağa devraldı. "Yok öğle şey Behram ağa!"dedi. "Kaçırma falan yok. Oğlum kızı beğenmiş sadece konuşuyorlarmış. Her şey yanlış anlaşılmadan ibaret."

Olduğum yerde zor dururken sinirlerim tepeme çıkmıştı. Düpedüz yalan söylüyorlardı.

"Boşuna suçunuzun üstünü örtmeye çalışmayın Şiyar ağa, her şeye bizzat ben şahidim." Ferzan ağanın söze girmesiyle rahat bir nefes aldım. Bana yardım edeceğini biliyordum.

"Oğlun, kızı zorla peşinden sürüklüyordu. Eğer ben oradan geçmeseydim ve o kızı kurtarmasaydım şu an her şey çok daha kötü olabilirdi." Söylediklerinin doğruluğu bir kez daha nefesimi daraltırken zorlukla yutkundum. Ferzan olmasaydı eğer...İyi ki gelmiş ve beni kurtarmıştı.

"Ferzan doğru söylüyor baba, ben Berçem'le zaten evlenmek istiyorum." Cihan ağanın hevesle olan konuşması Şiyar ağaya dönünce durmuştu. Babası ona öyle kötü bakıyordu ki tek kelime bile edememişti.

"Ben o kızı asla gelin diye almam Cihan!" Şiyar ağanın yüksek çıkışı ortalığı iyice karıştırdı. Sanki ben ona gelin gitmeyi kabul ediyordum da!

"Hem gece boyu Ferzan ağanın yanındaymış kız," diyerek şüpheyle Ferzan ağaya döndü Şiyar ağa. İma ettiği şeyle dudaklarım şaşkınlıkla aralandı. Ne kadar kötü düşünceli insanlardı bunlar...

"Sen ne dersin Şiyar ağa?!" Ferzan ağa ayağa kalkıp Şiyar ağanın üstüne yürüyünce ortalık iyice karışmıştı. Diğerleri onları tutarak zorla durdurmuştu.

"Yalan mı Behram ağa? Oğlun madem kızı bulmuş, kurtarmış da niye evine getirmemiş?"

Diğerlerinin zoruyla herkes yerine oturmuştu ama öfkeler hâlâ tazeydi.

"Benim oğlum sana izahat verecek değil Şiyar ağa!"dedi Behram ağa. Aralarında önceden gelen bir husumet vardı, şimdi bu olayda daha da ileriye gidecek gibi duruyordu.

"Eğer imkan olsaydı kızı eve getirirdi. Ama kızı şehirden fazlasıyla uzakta bulmuş ve araba bozulunca da gelememişler. Açıklamam sana değildir Şiyar, kimsenin aklında şüphe kalmasın diyedir bilesin!"

Behram ağanın yaptığı küçük açıklamayı herkes dinledikten sonra bir sessizlik oluştu. Herkes birbirine bakıp duruyordu.

"Ne olacak peki?" diyen Cihan ağa oldu. Şükürler olsun ki Şiyar ağa beni beğenmiyordu yoksa bu Cihan'ın benim peşimi bırakmaya hiç niyeti yoktu.

"Madem Cihan Berçem'i kaçırmış ve bunu kendisi de kabul ediyor. O zaman en doğrusu ikisinin evlenmesidir." Behram ağanın verdiği karar nefesimi keserken bütün bedenimin ağırlaştığını hissettim. Olduğum yere çökerek gözyaşlarımın akmasına izin verdim.

"Asla iznim yoktur! Oğlun kızı bulduğu zaman evine götürmeliydi, ben o kızı gelin almam!" Şiyar ağanın reddetmesi şu an içimi ferahlatan tek şeydi. Ben bu işten nasıl kurtulacaktım?

"Şiyar ağa boş imalarda bulunma! Kimi neyle itham ettiğine dikkat et, karşında kimin durduğunu bil de konuş!" Ferzan ağa çok sinirlenmişti. Yerinde zor duruyordu. Benim durumum da ondan farksızdı.

"Ben son sözümü söyledim, o kız gelinim olamaz!" Şiyar ağa çok şükür ki geri adım atmıyordu. Behram ağa kadar olmasa da onun sözü de geçerdi. Behram ağadan sonra en çok sözü geçen oydu.

"Eğer siz almıyorsanız ben Berçem'i alırım," diyen altmış yaşına merdiven dayayan bir ağaydı. Bütün gözler ona döndü. "Ne dersin sen? Kızı kuma mı alacaksın?" Bu tepki Ferzan ağadandı. Konuşulan her söz soluğumu biraz daha kesiyordu. Ben buna dayanamazdım. O adam babamdan bile yaşlıydı. Bunlar ne pis zihniyetli insanlardı?!

"Ne var bunda? İlk kuma alan ben değilim ya?! Hem kız ortada mı kalsın?" Hevesle konuşan ağaya karşı Ferzan ağa kınayan bakışlar attı.

"Başka çare yoktur ağalar,"dedi Behram ağa. "Berçem ya Cihan'la evlenecek ya da kuma gidecek."

Her iki seçenek de benim ölümüm demekti. Ben buna dayanamazdım. Hıçkırıklarımı zorlukla tutuyordum.

Dayanamayarak babam konuşmaya başladı. "Etme, eyleme ağam! Benim kızım küçüktür. Ne kuma gitmesi?"

Babamın ağlamaklı sesiyle dudaklarımın arasından bir hıçkırık kaçtı. Elimi ağzıma kapatarak kendimi durdurmaya çalıştım.

"Herkes kuralları biliyor. Bu işin başka yolu yoktur. Artık karar vermemiz lazım. Berçem Cihan'la mı evlenecek yoksa kuma mı gidecek?"

Behram ağa yine noktayı koyuyor benim hayatımı bitiriyordu. Babamın sözleri kimin umurundaydı. Eğer benim babam da sözü geçen bir ağa olsaydı şimdi onu böyle ezip geçemezlerdi.

Herkes benim hayatım için karar vermeye çalışırken daha fazla dayanamıyordum. Konuştukları hayat benim hayatımdı ve ben burada susup oturmayacaktım. Tam kalkmaya hazırlanırken Ferzan ağanın kararlı sesi kulaklarıma ulaştı. "Bunların hiçbiri olmayacak," dedi. "Berçem'le ben evleneceğim!"

•••

Bölüm sonu

4 yorum