İçeriğe geç

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 4 · 2 dk okuma

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 4

Bölüm 4 – Geç Kaldın

Salondaki herkes kapıya döndü.

Piyanistin parmakları tuşların üzerinde durdu.

Müzik kesildi.

Kapının önünde duran adam siyah takım elbisesinin içinde nefes nefeseydi. Yağmurdan saçları ıslanmıştı.

Ha-rin'in yüzündeki gülümseme tamamen silindi.

"...Jae-min."

Adam birkaç adım yaklaştı.

"Konuşmamız gerekiyor."

Salondaki davetliler fısıldaşmaya başladı.

"Kim bu?"

"Ha-rin'i tanıyor galiba."

"Eski sevgilisiymiş."

Do-hyun, hiçbir şey söylemeden ikisini izliyordu.

Yüzünde yine o okunması zor ifade vardı.

Ha-rin derin bir nefes aldı.

"Konuşacak hiçbir şeyimiz yok."

"Var."

"Yok."

"Ha-rin, lütfen."

"İki yıl önce beni bırakıp giderken de böyle 'lütfen' dememiştin."

Adamın bakışları yere indi.

"Sana her şeyi açıklayabilirim."

Ha-rin hafifçe güldü.

Ama o gülüşün içinde hiç neşe yoktu.

"İki yıl."

Sessizlik.

"Tam iki yıl boyunca tek bir mesaj bile atmadın."

Jae-min konuşmaya çalıştı.

"Ben..."

"Doğum günüm geçti."

Ha-rin'in sesi titremeye başlamıştı.

"Annem hastalandı."

"İş değiştirdim."

"Hayatım altüst oldu."

"Sen ise... yoksun."

Salon tamamen sessizdi.

Ha-rin gözlerinin dolmasına izin vermedi.

Çünkü kendine yıllar önce bir söz vermişti.

"Beni terk eden biri için bir daha ağlamayacağım."

Jae-min cebinden küçük bir kutu çıkardı.

"Bu senin."

Ha-rin kutuya bile bakmadı.

"İstemiyorum."

"Lütfen."

"Üçüncü kez söylüyorum."

Jae-min şaşırdı.

"Ne?"

Ha-rin sakin bir ifadeyle konuştu.

"Hayatımda herkese üç şans veririm."

"Birincisi hata içindir."

"İkincisi pişmanlık."

"Üçüncüsü ise son uyarıdır."

Jae-min sessizce dinliyordu.

"Sen o üç şansı da yıllar önce bitirdin."

Kutuyu adamın eline geri itti.

"Artık bende yerin yok."

Arkasını döndü.

Tam yürümeye başlayacaktı ki...

Jae-min bileğini tuttu.

Ha-rin'in yüzündeki ifade anında değişti.

Sakin sesi bu kez buz gibiydi.

"...Elimi bırak."

Jae-min bırakmadı.

"Ha-rin, dinle."

Bir saniye...

İki saniye...

Üç...

Do-hyun ağır adımlarla yanlarına geldi.

Tek kelime etmedi.

Sadece Jae-min'in Ha-rin'i tutan eline baktı.

Sonra soğuk bir sesle konuştu.

"Bırakın."

Jae-min kaşlarını çattı.

"Bu sizi ilgilendirmez."

"Yanılıyorsunuz."

Do-hyun'un sesi hâlâ sakindi.

"Şirketimin çalışanına, şirketimin düzenlediği davette izinsiz dokunuyorsunuz."

Jae-min elini çekti.

"Demek patronusun."

"Evet."

"Aramıza girme."

Do-hyun bir adım daha yaklaştı.

"Ben aranıza girmedim."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Geç kaldınız."

Jae-min'in yüzü dondu.

"Ne?"

"Onu kaybetmek için iki yıl beklemişsiniz."

Do-hyun'un sesi ne yüksek ne de öfkeliydi.

Ama söylediği cümle salondaki herkesi susturmuştu.

"Şimdi geri gelip onu rahatsız etme hakkınız yok."

Ha-rin şaşkınlıkla CEO'ya baktı.

İlk kez biri, onun yerine konuşmuştu.

Do-hyun başını Ha-rin'e çevirdi.

"Siz iyi misiniz?"

Ha-rin birkaç saniye cevap veremedi.

"...İyiyim."

"Aslında değilsiniz."

"Nasıl anladınız?"

"Çünkü ilk kez gülmüyorsunuz."

Ha-rin istemsizce durdu.

Do-hyun onu sadece birkaç gündür tanıyordu.

Ama bunu fark etmişti.

Tam o sırada organizatör yeniden yaklaştı.

"Sayın Başkan..."

"Buyurun."

"Davetliler hâlâ ilk dansı bekliyor."

Do-hyun, Ha-rin'e baktı.

"Karar sizin."

"İsterseniz geceyi iptal ederiz."

"İsterseniz dans ederiz."

"İsterseniz de sizi hemen eve gönderirim."

Ha-rin ilk kez rahat bir nefes aldı.

Kimse ona ne yapması gerektiğini söylemiyordu.

Kararı tamamen ona bırakmıştı.

Ha-rin yavaşça gülümsedi.

"O zaman..."

Tam cevabını verecekken...

Salonun ışıkları bir anda söndü.

Ve karanlığın içinden bir kadının çığlığı yükseldi.

"Kolye... Kolyem çalındı!"

Bir anda salonda panik başladı.

Do-hyun'un bakışları keskinleşti.

"Kimse dışarı çıkmasın."

Ama o sırada bir kişi çoktan kalabalığın arasından kaçmaya başlamıştı...

Devam edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.