İçeriğe geç

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 11 · 2 dk okuma

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 11

Bölüm 11 – Ceza mı, Ödül mü?

Ertesi sabah...

Yoon Ha-rin şirkete her zamankinden on dakika erken geldi.

"Bugün sessiz geçsin."

Kartını okutup içeri girdi.

Tam masasına oturacakken...

İnterkomdan bir anons geldi.

"Proje Lideri Yoon Ha-rin, lütfen Başkan Cha'nın odasına."

Ha-rin derin bir nefes aldı.

"Daha kahvemi bile içemedim..."

Kapıyı çaldı.

"Girin."

Do-hyun her zamanki gibi bilgisayarının başındaydı.

Başını kaldırmadan konuştu.

"Oturun."

Ha-rin sandalyeye geçti.

"Bir hata mı yaptım?"

"Hayır."

"Kovuluyor muyum?"

"Hayır."

"Maaşım mı düşecek?"

Do-hyun sonunda başını kaldırdı.

"Sizce ben her sabah insanları kovalamak için mi geliyorum?"

Ha-rin omuz silkti.

"Sizden her şey beklenir."

Do-hyun istemsizce güldü.

"Bugün sizi çağırma sebebim farklı."

Masasının üzerinden kalın bir dosya uzattı.

"Bundan sonra Aurora Projesi'nin sorumlusu sizsiniz."

Ha-rin dosyayı açtı.

Gözleri büyüdü.

"Bu... şirketin en büyük projesi."

"Evet."

"Ama bunu normalde yöneticiler alır."

"Artık siz alıyorsunuz."

Ha-rin birkaç saniye sessiz kaldı.

"Neden ben?"

Do-hyun tek cümle söyledi.

"Çünkü bunu başarabileceğinizi düşünüyorum."

Odadan çıktıktan sonra bütün çalışanlar ona bakıyordu.

Ji-eun koşarak geldi.

"Ne oldu?"

Ha-rin dosyayı gösterdi.

Ji-eun dosyanın kapağını görünce çığlık attı.

"ŞAKA YAPIYORSUN!"

"Neden?"

"Bu projeyi almak şirkette terfi almak gibi bir şey!"

"Gerçekten mi?"

"Gerçekten mi mi?!"

Tam o sırada...

Lee Hye-jin uzaktan onları izliyordu.

Yüzündeki gülümseme bu kez hiç samimi değildi.

"Demek Aurora Projesi..."

Sessizce telefonunu çıkardı.

Birini aradı.

"Planı başlat."

Aynı gün akşam...

Ha-rin şirkette tek başına kalmıştı.

Masası dosyalarla doluydu.

Saat 21.40.

"Gözlerim artık harfleri seçemiyor."

Tam bilgisayarını kapatacakken...

Masasına sıcak bir kahve bırakıldı.

Başını kaldırdı.

Do-hyun.

"Siz hâlâ burada mısınız?"

"Ben de size aynı soruyu soracaktım."

Ha-rin kahveyi eline aldı.

"Bu sefer doğru kahve mi?"

Do-hyun başını salladı.

"Şekersiz."

Ha-rin bir yudum aldı.

Sonra şaşkınlıkla baktı.

"Gerçekten doğru."

"Bu kadar zor değildi."

"İlerleme kaydediyorsunuz Sayın Başkan."

Do-hyun hafifçe gülümsedi.

"Sizin sayenizde."

İkisi birlikte dosyalara bakmaya başladı.

Sessizlik vardı.

Ama bu kez rahatsız edici değildi.

Tam o sırada...

Ha-rin'in telefonu çaldı.

Ekranda tek bir isim yazıyordu.

Annem ❤️

Ha-rin hemen açtı.

"Anne?"

Karşı taraftan telaşlı bir ses geldi.

"Ha-rin..."

"Kızım, hastanedeyim."

Ha-rin ayağa fırladı.

"NE OLDU?!"

Telefon bir anda kesildi.

Ha-rin'in elleri titriyordu.

Çantasını almaya çalışırken dosyalar yere saçıldı.

Do-hyun hiç soru sormadı.

Sadece anahtarını aldı.

"Gidiyoruz."

"Hayır, ben taksi..."

"Vakit kaybetmeyin."

Ha-rin ona baktı.

Gözleri dolmuştu.

Do-hyun ilk kez yumuşak bir sesle konuştu.

"Annen seni bekliyor."

"O yüzden inat etmeyi sonra yaparsın."

Ha-rin başını sessizce salladı.

Ve ilk kez...

Do-hyun'un arabasına kendi isteğiyle bindi.

Devam edecek...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.