İçeriğe geç

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 10 · 2 dk okuma

After 6 PM(Akşam Altıdan Sonra)

Bölüm 10

Bölüm 10 – Üçüncü Uyarı

Ofisin içi bir anda sessizliğe gömüldü.

Kang Jae-min elindeki kırmızı güllerle gülümsedi.

"Ha-rin."

Ha-rin ise olduğu yerde kıpırdamadan duruyordu.

Şirket çalışanları bilgisayar başında çalışıyormuş gibi yapıyor ama herkes kulak kesilmişti.

Jae-min birkaç adım yaklaştı.

"Bunlar senin için."

Ha-rin bukete baktı.

Sonra tekrar Jae-min'e.

"İstemiyorum."

"En sevdiğin çiçeklerden."

"Artık değil."

"Ha-rin..."

"Buraya neden geldin?"

"Seni özledim."

Ha-rin acı bir gülümsemeyle başını eğdi.

"İnsan iki yıl boyunca özlediği birini hiç aramaz mı?"

Jae-min cevap veremedi.

Tam o sırada Do-hyun sessizce ayağa kalktı.

Ceketinin düğmesini ilikledi.

Ve ağır adımlarla yanlarına geldi.

Kimse nefes almıyordu.

Jae-min, Do-hyun'a dönüp alaycı bir şekilde gülümsedi.

"Patron olduğun için her şeye karışabileceğini mi sanıyorsun?"

Do-hyun'un sesi sakindi.

"Hayır."

"O zaman?"

"Burası çalışma alanı."

"Çalışanlarımın huzurunu bozmanıza izin veremem."

Jae-min güldü.

"Bu bizi ilgilendirir."

Do-hyun cevap vermedi.

Bakışlarını Ha-rin'e çevirdi.

"Kararı siz verin."

"Eğer konuşmak istemiyorsanız güvenliği çağırırım."

Ha-rin'in en sevdiği şey buydu.

Kimse onun yerine karar vermiyordu.

Bir süre sessiz kaldı.

Sonra Jae-min'e döndü.

"Birinci kez 'git' dedim."

Jae-min sustu.

"İkinci kez de söyledim."

Ofistekiler birbirine baktı.

Ha-rin bir adım daha yaklaştı.

Sesi hâlâ sakindi.

"Şimdi üçüncü kez söylüyorum."

"Git."

Jae-min olduğu yerde kaldı.

"Gitmeyeceğim."

Ha-rin'in yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.

Ofiste onu tanıyan herkes aynı şeyi düşündü.

"Bitti..."

Ha-rin çantasından telefonunu çıkardı.

Tek tuşla güvenliği aradı.

"Merhaba."

"Altıncı katta izinsiz biri var."

"Çıkmayı reddediyor."

"Lütfen yardımcı olur musunuz?"

Jae-min şaşkınlıkla ona baktı.

"Gerçekten güvenliği mi çağırdın?"

Ha-rin gözlerinin içine baktı.

"Sana üç şans verdim."

"Dördüncüsü yok."

İki dakika sonra iki güvenlik görevlisi geldi.

"Efendim, bizimle gelir misiniz?"

Jae-min öfkeyle Do-hyun'a baktı.

"Bu senin yüzünden."

Do-hyun sakince cevap verdi.

"Hayır."

"Bu, onun kararı."

Jae-min istemeyerek güvenlik görevlileriyle birlikte çıktı.

Asansör kapısı kapanırken son kez Ha-rin'e baktı.

"Açıklayacağım."

Ha-rin tek kelime söyledi.

"Geç."

Kapılar kapandı.

Ofiste ölüm sessizliği vardı.

Sonra...

Muhasebeden biri fısıldadı.

"Vay be..."

Diğeri cevap verdi.

"Üç şans kuralı gerçekmiş."

Ha-rin derin bir nefes aldı.

Tam masasına dönecekti ki...

Bir kahve bardağı uzatıldı.

Do-hyun.

"Sade."

Ha-rin şaşkınlıkla baktı.

"Benim sade kahve sevdiğimi nereden biliyorsunuz?"

Do-hyun omuz silkti.

"Her sabah aynı kahveyi alıyorsunuz."

Ha-rin birkaç saniye dondu.

"Bunu fark etmiş..."

Kahveyi aldı.

"Teşekkür ederim."

Do-hyun başını hafifçe salladı.

"Bugün güçlüydünüz."

Ha-rin gülümsedi.

"Ben hep güçlüyüm."

Do-hyun'un dudaklarında küçücük bir tebessüm oluştu.

"Bunu görüyorum."

Tam o sırada Ha-rin kahvesinden bir yudum aldı.

Yüzü bir anda buruştu.

"..."

Do-hyun kaşını kaldırdı.

"Bir sorun mu var?"

Ha-rin ona baktı.

Sonra bardağa.

Sonra tekrar ona.

"Sayın Başkan..."

"Evet?"

"Bu benim kahvem değil."

"Neden?"

"Ben şekersiz severim."

"Bu..."

Ha-rin kapağı açtı.

"...Vanilyalı, karamelli, ekstra kremalı."

İkisi de birkaç saniye bardağa baktı.

Do-hyun ilk kez hafifçe öksürdü.

"Sanırım..."

"Yanlış kahveyi aldım."

Ha-rin kahkahayı bastı.

"Bana sürekli kahveyle rezil olduğumu söylüyordunuz."

Do-hyun da istemsizce gülümsedi.

"Bu sefer sıra bendeymiş."

Ve ofiste ilk kez...

İkisi aynı anda güldü.

Bölüm Sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.