İçeriğe geç

Adaletsiz Aşk

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Adaletsiz Aşk

Bölüm 3

Aşkın gözleri 🎀✨

Hayat en doğru kararında yanında olur ama ben o doğru kararı kullandığından pek emin değilim. Biri bana sesleniyordu: “Mary! Mary! İyisin mi? Daldın gittin.”Chard’ın kahve rengi gözlerine baktım. “Ne oldu?” dedim.“Şey, en son adımı öğrenmek istemiştin,” dedi.Gözlerimi ondan kaçırarak, “Sadece bu kadar mı?”Chard başını onay verircesine salladı. İçinde bir hüzün vardı. Meğerse hepsi hayalmiş. Chard bana dik bir şekilde bakarak, “Efendim, iyisin mi? Moralin bozuk gibi. Daldın gittin.”Chard’a bakarak, “Yok bir şey. Saat geç olmuş. Sen nerede yatacaksın?”Chard şömineye bakmaya başladı. “Sanırım ben uyumayacağım,” dedi.Ona neden dercesine baktım ama cevap yoktu. Tepkisizdi. “Tamam,” diyerek kalktım.Bir oda vardı. Oradaki yatağa uzandım. Biraz içim rahat değildi. Sanki ruhum onun yanına gitmek istiyor gibiydi. Ama o düşüncelere düşünecek vaktim yoktu. Erken kalkmam gerekiyordu. Hemen uyuya kalmışım.Bir an kuş sesleri saat çalmaya başladı. Kalktım, hazırlandım. Saçımı yaptım. Dudağıma doğal bir kırmızılık verdim. Çıkar çıkmaz şövalyeyi gördüm. “Ne yapıyorsun?” dedim.Bana bakarak, “Şey, uyanmışsın,” derken hemen ona yaklaştım ama o biraz geri çekildi.Kahve rengi gözlerine bakarak, “Yemek yedin mi?” diye sordum.Gözlerini benim gözlerime bakarak kalın sesiyle, “Yemedim ama tanıdığım bir fırın var. İstersen oraya gidip orada yiyelim.”Kafamı onay verircesine salladım. Şatodan çıkıp fırına doğru ilerledik. İçimden, Acaba yemek yerken zırhını açacak mı? diye çok düşündüm. Ve fırına varmıştık.Masaya oturduğumuz anda bana, “Ne yemek istersin?” diye sordu.“Ben içinde kırmızı fasulyeli ay çöreği istiyorum.”Garson gelince Chard, “İki tane kırmızı fasulyeli ay çöreği lütfen.”Garson Chard’a bakarak, “Hay hay efendim. Portakal suyumuz var, taze. İster misiniz?”Bana dönerek kafamı tamam dercesine salladım. Chard, “İki tane de portakal suyu.”Garson masadan ayrılarak, “Tamamdır efendim,” diyerek gitti.Kafam bir an Chard’a döndü. Göz göze gelmiştik. Chard kalın ses tonuyla, “Sen de mi kırmızı fasulyeli ay çöreği seviyorsun?” dedi.Ona dikkatlice bakarak gülümsedim ve “Evet. Senin de sevdiğini hiç düşünmezdim.”Şövalye gözleriyle baktı. Gülümsediğini hissedebiliyordum. O kadar birbirimize bakakalmıştık ki çöreklerimiz ve içeceğimiz gelmişti. “Buyrun efendim. Bir şey olursa bana sorabilirsiniz,” diyerek garson masadan uzaklaştı.Chard’a bakarak, “Zırhını çıkaracaksın herhalde,” dedim.Birden zırhını çıkarınca yüzünü gördüm. O kadar yapılı bir yüzü vardı ki sanki heykel gibiydi. Sanki her yüz hatları özenle yapılmış gibiydi. Siyah saçları o kadar güzeldi ki sanki kara delik gibi kayboluyordu insanlar onun siyah saçlarına bakınca. Ona bakmaktan gözlerimi alamıyordum.Bana gülümseyip, “Hadi yemeye başlayalım,” dedi.O an ona o kadar hayran dolu baktığımı fark etti mi diye hep düşündüm. O yüzden gülümsedi bence. Off, resmen yerin dibine girdim. Hiçbir şey olmamış gibi çöreğimi yemeye başladım. Ama o anki duygu çok farklıydı. Sanki ona ikinci kez âşık olmuştum.

Bölüm sonu

3 yorum