İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 46 · 2 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 46

46🗡Affettin mi Beni?

"Yun Hee..."

"Kalk dedim sana Ha Ra! Bir daha bu uyarıyı yaparsam senli ya da sensiz fark etmez, buradan giderim."

Ha Ra yavaş yavaş ayağa kalkıp Yun Hee'ye doğru yaklaşırken, Yun Hee onun uyuşuk adımlarına daha fazla dayanamadı.

Uzun adımlar atarak Ha Ra'nın yanına geldi. Ardından onu bileğinden tutarak âdeta sürüklemeye başladı.

Tam çıkmaya yeltenmişti ki güçlü bir kişinin elinin Ha Ra'yı tuttuğu elini çekmesiyle bunu yapan kişiye baktı.

Bir de yetmezmiş gibi Ha Ra'yı sanki düşmanından koruyormuş gibi kendi arkasına almıştı. Şaşkınlığı giderek artıyordu.

Sessiz bir şekilde Lee Know'un arkasına aldığı arkadaşına baktı. Ama o, yere bakmaktan başka bir şey yapmıyordu.

Neredeydi sivri dilli, keskin zekâlı, düşünceli arkadaşı?

"Ne hâliniz varsa görün," dedi ve çıkmak için elini kapının koluna koydu. Neyse ki Ha Ra bu sefer konuşabilmişti.

"Keyfimden mi burada kaldığımı sanıyorsun? Keyfimden mi gitmek istemediğimi zannediyorsun? Ben hâlâ aynı Ha Ra'yım Yun Hee! Gerçekten senin arkadaşın olan! Üstelik şimdilik burada kalmak zorundayım. Annem ve kardeşlerim için."

"Seni hâlâ anlayamıyorum Ha Ra."

Bu sefer araya Ha Ra'yı arkasına alan Lee Know girdi.

"Ha Ra'nın evinin önünde şüpheli adamlara rastladık. Kim olduklarını teyit ettireceğiz. Ama Ha Ra'nın ve annesinin her daim peşinde oldukları kesin. Adamlar benim adamım değil. Hyunjin'in de olmadığına göre boş bulundukları bir anda onları etkisiz hâle getirip sorgulamamız gerekiyor. Üstelik bu kişiler her kimse Ha Ra'nın burada olduğunu da biliyor. Bunu ona düzgünce anlattım. Güvenliği için benim yanımda kalması daha doğru olur."

Bunları duyan Yun Hee büyük bir şaşkınlık daha geçirerek elini kapının kolundan çekti. Tamamen Lee Know'a döndükten sonra da:

"Peki ya Bayan Lee? O-" diye sordu.

"Merak etme, benim de adamlarım oradalar. Ona en ufak bir zarar dahi gelmesine müsaade etmeyecekler. Ayrıca ablam savcı olarak yarın emniyete çağıracak ve her şeyi Bayan Lee'ye anlatacak. Beni, yaşadıklarımızı, şu an olanları, kısacası her şeyi. Hatta ikna edebilirse onu da Ha Ra'nın yanına, yani buraya getirecek."

"Ben... Ben bilmiyordum. Ama daha önce bana bunları söyleyebilirdin Ha Ra. Davranış ve hareketlerimdeki haklılığı yine de kabul etmeli ve en azından bir özür dilemelisin."

"Dik başlı arkadaşım geri döndü. Bu sefer, sadece bu seferlik gerçekten haklı olduğun için, senden tüm kalbimle özür diliyorum," dedikten sonra iki elini de Lee Know'un kaslı kollarına koyarak arkadaşına bakmak için eğildi.

"Affettin mi beni?"diye Lee Know'un arkasından şirince tebessüm ederek sorusunu yöneltti.

Yun Hee de onun bu hâline tebessüm edip başını sallayarak onay verdi.

E tabii Lee Know'un ne hâlde olduğunu soran yoktu. Şu an Ha Ra'nın ellerinin olduğu kısımdan başlayarak tüm vücudunu saran ve kalbinde son bulan öyle bir gerilim vardı ki, anlatamazdı.

Bu his ona gerçekten çok tuhaf geliyordu. Üstelik şapşallaşıyordu da.

Lee Know'un donup kaldığını anlayan Ha Ra, ne yaptığının farkına varınca gözlerini irileştirerek ellerini yavaş yavaş çekti.

Ardından utanarak arkasına döndü ve kendilerini izleyen ev ahalisi ile yüz yüze geldi. Utandığı çok mu belli oluyordu acaba? Peki ya Lee Know'un şapşik hâli?

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.