İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 4

4🗡E Hani Benimdi?

🗡

"Bugün senin sayende çok eğlendim Ha Ra. Uzun zamandır böyle gülmemiştim. Çok özlemişim seni..."

Bu söz ile ikisi de sustu.

Uzun bir suskunluk, uzun bir sessizlik hüküm sürdü bulundukları ortamda.

Onların suskunluğunun yanında bir de kuşların cıvıldayışı, rüzgârdan dolayı sallanan yaprakların hışırtısı doluyordu kulaklara.

Ha Ra'nın korktuğu ise şu an Soobin'in kendisine karşı olan yoğun bakışlarıydı.

Neden bu kadar derin bakıyordu ki? Kendileri sadece arkadaştı, çocukluk arkadaşı.

Genç kız bu yoğun bakışlardan korkmaya başlarken şimdi korkusu daha da arttı. Çünkü Soobin'in bakışları yavaş yavaş dudaklarına kayıyordu. Yine yavaş yavaş da yaklaşıyordu kendisine.

En kötüsü ise şu an olduğu yerde taş kesmiş olmasıydı. Kıpırdayamıyordu. Ama demişti ya, çocukluk arkadaşıydı onlar. Hemen buna bir dur demesi, itiraz etmesi gerekiyordu.

Aralarında çok az bir mesafe kalmıştı ki Ha Ra'dan önce bunu görüp daha fazla dayanamayan Felix, onların olduğu tarafa var gücü ile koşmaya başladı.

Eğer abisi yerine koyduğu adam bunu duyarsa kendisini öldürürdü. Bu pek umurunda değildi gerçi. Bu kız, abisi yerine koyduğu Lee Know'un kendisine emanetiydi. Emanetine hıyanet ederse zaten Lee Know'dan önce o kendisini öldürürdü.

Bu yüzden koştu ve çardağa girerek Soobin'i omzundan tuttu.

Omzunda bir el hisseden Soobin irkilip gözlerini açtığı sırada Felix, tuttuğu omzu bir anda geriye doğru savurdu.

Soobin hızla sırt ürtü yere düşerken Ha Ra gözleri büyümüş, ağzı açılmış bir şekilde olanları şaşkınlıkla izliyordu.

Felix rahat durmadı. Yerde sırt üstü uzanıp acı içerisinde kıvranan Soobin'in üzerine çıkarak suratına üst üste yumruk geçirmeye başladı.

"Dur! Sen de kimsin, dur! Ne yaptığını zannediyorsun?"

Ha Ra sonunda kendisine gelip yakışıklı genç adamı durdurmaya çalıştı Felix durmuyor, üst üste vurmaya devam ediyordu.

Bu sefer onları gören bir diğer ikili Lee Know ve Bangchan oldu. Felix'i o şekilde görünce bir süre oldukları yerde donakaldılar.

"E hani bu adam benimdi? "diye itiraz eden Bangchan'a Lee Know karşılık verdi.

"Demek ki bir şey oldu. Felix boş yere kendini açığa çıkarıp saldırmamıştır."

Daha sonra ise Ha Ra'ya görünmemek için Felix'i aradı.

Yükselmeye başlayan melodik sesle Felix, Soobin'i yumruklamayı bıraktı ve elini ceketinin cebine attı.

Lee Know'un aradığını görünce de hiç beklemeden telefona karşılık verdi ve nefes nefese Soobin'in üzerinden kalktı.

Bunu fırsat bilen Ha Ra, hemen kanlar içerisinde yerde uzanan ve hâlâ acı içerisinde inlemeye devam eden çocukluk arkadaşının başına çömeldi.

"Soobin! Soobin, iyi misin? Beni duyuyor musun?"

"Efendim hyung?"

"Ne yapıyorsun sen Felix? Ne oldu da saldırdın herife?!"

"Hyung sen nas-?"

"Nasılını bırak şimdi! Buradayım, arka tarafında, arabaların bulunduğu yerde."

Felix, duyar duymaz hemen arkasındaki park alanına baktı. Gözleri abisiyle kesişince sert bir şekilde yutkundu ama bu herifin ne yaptığını öğrense, asıl boş durduğu zaman kendisini öldürürdü.

"Bakma buraya Felix. Ha Ra görecek. Sen de hemen çık oradan. Seninle evde hesaplaşacağız."

Felix bakışlarını çekmişti çekmesine ama çekmeden önce arkası hâlâ dönük olduğu için Ha Ra ona baktı.

Arka tarafa dönmüş bir yere bakıyordu bu tanımadığı yabancı adam. Bu yüzden arka tarafta ne olduğunu görebilmek için çömeldiği yerden, Soobin'in başından ayrıldı ve yavaş yavaş ayağa kalktı.

Yabancı adamın baktığı yere bakınca gözleri sadece bir çift gözle buluştu.

Bu gözleri, bu suratı bir yerden hatırlıyordu.

Kendisini görünce o adam da donakalmıştı zaten. Konuşmayı bırakmış, olduğu yerde ağaç gibi duruyordu. Önündeki yabancı adam da telefonla konuşup o tarafa bakıyordu.

O hâlde Soobin'e bunu yaptıran hâlâ gözlerinin değdiği gözlerin sahibiydi. İyi ama neden? Neden yaptırmıştı böyle bir şeyi? Kimdi bu adam? Kim?!

Onu görünce donakaldı Lee Know. Ha Ra'nın kahve hâreleri kendisininkiyle buluşmuştu. Bu mükkemmel bir şeydi. Ama o gözlerin şimdi olduğu gibi nefretle değil de, her zaman sevgiyle bakmasını hayal ederdi.

Ne yapacağını bilemedi. Yavaş yavaş telefonu kulağından indirdi. Sağ eli de yanına düşmüştü. Bitmişti işte, Ha Ra anlamıştı kendisinin yaptırdığını!

"Hadi,git! Git ve yüzleş artık. Kız her şeyi anladı."

Bangchan'ın sesini duymuştu duymasına ama daha bir adım bile atamadan yine durdu.

Çünkü Ha Ra son sürat kendilerine doğru geliyordu.

...

Felix😍👇🏻

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.