İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 37 · 3 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 37

37🗡Ben Yutmam Bu Numaraları

"Evet, Han ajusshi. Her şey anlattığım gibi işte. Lafın kısası Ha Ra hâlâ ortalarda yok."

"O hâlde hazırlan, hemen polise gidelim. Bana anlattıklarını bir bir polise de anlat. Ha Ra kızımızı bulalım bir an önce."

Yun Hee, Ha Ra ile yarı zamanlı çalıştığı kafenin sahibine gelmişti. Han ajusshileri... Babaları yaşlarında olsa da bir baba gibi değil de bir abi gibi yanlarında olmuştu hep.

Hatta Yun Hee kimsesiz olduğu için Han ajusshi ona evini bile vermişti. Kendisi evde rahat etsin diye kafesinde kalıyordu adamcağız.

Han ajusshi, üzerindeki önlüğü çıkarıp astı ve Yun Hee'yi önüne katarak kafeyi kilitledikten sonra karakola doğru yola koyuldu.

Sessiz sakin arabasını kullanırken arkasında onu takip eden araçtan habersizdi. Ta ki, bu araç gelip ona arkadan çarpana dek!

Han, her ne kadar frene bassa da arabanın hakimiyetini kaybetti ve yan tarafta boy boy sıralanan ağaçlardan birine çarptı.

İkisi de bu çarpışın etkisiyle öne doğru savrulurken emniyet kemeri onları sıkıca sarıp bir felaketin olmasını önlemişti.

Han ajusshi başını direksiyona vurmaktan alıkoyamadığı için hafif bir yarılma oluşmuştu başında. Genç kız ise yaşadığı şokun etkisiyle gözlerini büyütmüş, sağ elini de hıphızlı atan kalbinin üzerine koymuştu.

"Yun Hee, Yun Hee iyi misin?!"

"E-e-evet iyiyim. Ayyy! Senin başından kan geliyor ajusshi!"

Yun Hee emniyet kemerini rahat hareket edebilmek için çıkardı ve Han'a döndü. Ama o kanı gördükçe içi gidiyor, yüreği sızlıyor ve yine bakışlarını kaçırıyordu.

"Merak etme bir şeyim yok. İyiyim ben."

Bu esnada Han ajusshinin olduğu taraftaki cama birisi tıkladı.

Arabanın içindeki ikilinin bakışları hemen onu buldu. Bu Bangchan'dı!

Yun Hee'yi Lee Know'un emri ile takip etmişti ve polise gittiklerini anlayınca engel olmak için kasten çarpmak zorunda kalmıştı.

O da korkmuştu tabii ki. Onlar masumdu ve o hiçbir zaman masum insanlara zarar vermemişti.

Han, onlara endişeyle bakan gence parmağı ile '1 dakika' işareti yaptıktan sonra, sızlayan vücuduyla emniyet kemerini çıkardı. Sonra arabanın kapısını açtı ve aşağı indi.

Yun Hee de boş durmadı. O da diğer taraftan aşağı inip Han ajusshisinin yanına geldi.

"Çok özür dilerim. Hepsi benim hatamdı. Sizler iyisiniz değil mi? Ben... Ben nasıl oldu anlamadım gerçekten."

Han, gencin endişeli suratını görünce sızlayan vücuduna rağmen iç ısıtıcı bir tebessüm gönderdi ve elini gencin omzuna attı.

"Merak etme oğlum. Bir kazadır oldu işte. Neyse ki kimseye, hiçbir cana zarar gelmedi. "

Bangchan, adamın yarılan başına baktı önce. Daha sonra baştan aşağı baktı ona. Başka bir yerinde bir şey var mı diye ama görünmüyordu.

Daha sonra genç kıza döndü bakışları. Kendisine sinirle bakan bir çift gözü gördü ilk önce gözleri. O bakışlara mana veremedi başta ve bu yüzden gözlerini yere indirdi.

Ve işte o zaman genç kızın kolundan yere süzülen, oluk oluk kanı fark etti.

"Ko-kolunuz... Kolunuz kanıyor galiba, iyi misiniz gerçekten?"

Yun Hee yeni yeni acısını hissetmeye başlamıştı ama yine de bakışlarını karşısındaki adamdan çekmedi. Kanayan kolu umurunda bile değildi.

"Küçük hanım, gerçekten iyi misiniz?"

Yun Hee'nin sinirleri bunun üzerine daha çok gerildi ve:

"Sana ne?!"dedi sakin ama ürkütücü bir sesle. Bu cevabı beklemeyen Bangchan şaşkınlıkla:

"Anlamadım,"diye cevap verince Yun Hee ona doğru adım atarak tam karşısına geldi ve ateş saçan gözleriyle yeniden sakin ses tonuyla sordu.

"Sana ne?! Bu çok mu umurunda sanki?!"

Han ajusshi hemen genç kıza yaklaştı ve onu omzundan tutarak sakinleştirmeye çalıştı. Ama boşaydı. Çünkü Yun Hee saf bir kız değildi.

"Yun Hee, sakin ol kızım. Onun bir suçu-"

"Var! Ben yutmam bu numaraları ajusshi! Yutmam! Bu koskocaman, bu genişçe yolda nasıl oldu da bize çarpabildi? O herif taktı değil mi seni bizim peşimize. Polise gideceğimizi anlayınca da engel olmak için bilerek çarptın!"

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.