İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 36 · 2 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 36

36🗡Sen de Beni Seviyorsun

"Tamam, yeter artık bu kadar saçmalık. Gördüklerim bana yeter. Gitmek istiyorum. Ve mümkünse bir daha karşıma çıkmamanı. "

Lee Know bu kelimeleri duyunca dahi yüzündeki sırıtışı silmedi. Bu nasıl mümkün olabilirdi ki? Ondan resmen kendisini bırakmasını istiyordu bu kız. İmkânsızı...

"Söylediklerini hemen unutuyorum küçük hanım ve sen de bir daha tekrar etmiyorsun."

"Ne yani? Zorla mı halletmeyi düşünüyorsun? Zorla güzellik olmaz lafını hiç duymadın galiba "

"Kim demiş zorla olduğunu? Sen de beni seviyorsun."

Bunu nasıl söyleyebilirdi? Üstelik nasıl emin olabilirdi Ha Ra'nın hislerinden? Genç kız buna hiddetle atladı ve inatlaşma merasimi başlamış oldu.

"Sevmiyorum."

"Seviyorsun."

"Sevmiyorum."

"Seviyorsun."

"Sevmiyorum."

"Sevmiyorsun."

"Seviyoru-m."

İşte şimdi Lee Know istediğini elde etmişti. Yüzündeki gülüş daha da yayılırken:

"Biliyordum güzelim. Tekrar etmene gerek yoktu, "dedi ve gülmeye devam etti.

Bu yanıltma taktiğini genelde ablası kendi üzerinde kullanırdı. Denemek istemiş ve ilk denemesinde de başarılı olmuştu.

"Pislik! Seni sev-mi-yo-rum! Bir daha da tekrar etmeceğim. Gitmek istiyorum artık."

Ha Ra sinirlenip ayağa kalktı ve baş dönmesine aldırış etmeyerek odadan çıkmak üzere adım attı.

Ancak o anda Lee Know onu kolundan tutup kendisine çevirdi ve Ha Ra'nın dibine kadar girmesine izin verdi. Daha sonra diğer kolunu da tutup kendisine doğru çekerek alnını alnına yasladı.

Ha Ra yine hipnoz olmuş vaziyetteydi.

Lee Know, onun bu hallerine tebessüm etmeye devam ettikten sonra son noktayı koymak üzere konuşmasına devam etti.

"Seviyorsun çünkü seni ilk öptüğüm zaman bunu annene anlattığını ve garip şeyler hissettiğini söylediğini biliyorum."

"Sen nasıl-?" demeye kalmadan genç adam yeniden söze girmiş ve onu susturmuştu.

"Şşşşttt! O hissettiğin garip şeylerin ne olduğunu biliyor musun Ha Ra? Onlar sevdanın belirtileri be güzelim. Ben yıllarca bunun için bekledim ve gerekirse ömrüm yetene kadar da beklerim. Biliyorum ama senden de duymak istiyorum Ha Ra. Şimdi söyle bana, doğru değil mi? Sen de beni seviyorsun değil mi?"

"Hay-" demeye kalmadan Lee Know dudaklarını Ha Ra'nın dudakları ile ikinci kez birleştirdi.

Az önce bunu inkar etmek isteyen genç kız şimdi karşılık vermese de yine buna engel olmak istemiyordu. Yine onu itip, bağırıp çağırmak istemiyordu.

Sanki... Kendisini gerçekten böyle düşününce edepsizmiş gibi hissediyordu ama sanki dudaklarına kapanan o dudakları özlemişti. Zaten ilki bir türlü de aklından çıkmak bilmemişti.

"Evet bakalım. Şimdi gerçekten sorgu zamanı. Hepiniz karşıma geçin şöy-"

Bir anda odadan içeri 'pat' diye dalan Jiwoo onları bu hâlde görünce içinden kendisine sövmeye çoktan başlamıştı bile.

Onun sesiyle aniden birbirinden ayrılmak zorunda kalan iki genç de ilk önce birbirlerine bakmışlardı.

Ha Ra utanıp bakışlarını yere eğdiğinde Jiwoo yine şebekçe sırıttı ve:

"Ay ben çok özür dilerim. Çok yanlış bir zamanda geldim galiba. Neyse, siz devam edin yaa," dedikten sonra geri geri giderek kapının kolunu aradı ve bulduğunda da son bir defa daha sırıtarak odadan çıktı.

Çıktığında da söylediği kelimeleri tarttı ve son cümlesine yeniden gülerek merdivenlerden aşağı inmeye başladı.

İki genç ise sürekli bir yandan birbirlerine, bir yandan da yere sırayla bakmaya devam ediyordu.

Lee Know sırıtışla, Ha Ra utanışla.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.