🗡
Jiwoo evinin içinde, elinde tabancayla bir oraya bir buraya gidiyor ve sayıklanıp duruyordu.
"Nerede kaldı bu? Nerede?! "
Hyunjin ise koltuğa oturmuş, ayaklarını sehpaya uzatmış ve başını da geriye doğru atmıştı.
Elleri karın kaslarının üzerinde birleşmiş, gözleri kapanmış bir vaziyetteydi.
Jiwoo onun bu rahat tavırlarını görünce bir kere daha gözlerini devirdi ve evin içinde volta atmaya devam etti. Ta ki evin kapısı açılıncaya dek!
Kapı açıldı ve içeri ilk önce Felix, daha sonra da kucağında Ha Ra ile beraber Lee Know girdi.
Jiwoo'yu karşısında gören ilk önce Felix olmuş ve gözleri şaşkınlıktan büyümüştü. Aynı hareketi Lee Know da Felix'ten sonra eve girince yapmıştı.
"Noona..." diye fısıldadı yeniden şaşkın şaşkın.
Onun kucağında uyuyan prenses sayesinde fısıldamaya alışması Jiwoo'yu gülümsetti. Çünkü çok komik görünüyordu.
"Noona sen... Sen...?"
Şaşkınlıktan dili tutulmuştu kardeşinin. Aşk insana neler yaptırıyordu? Kardeşini bile bu kadar değiştirdiğine göre...
"Hoş geldin kardeşim. Ben de iki saattir seni bekliyordum. Ha Ra'ya ne oldu?" diye sordu fısıldaşma seromonisine ayak uydurarak.
"U-uzun mesele."
Birde kekelemişti. Kardeşinin bu hâlleri cidden görülmeye değerdi.
Bu arada sesleri işiten Hyunjin de tebessüm ederek hiç istifini bozmadı ve burada olduğunu belli etmek istercesine, aynı pozisyonda:
"Hoş geldin Lee Minho," diye seslendi.
Özellikle sesli bir şekilde, bağırarak söylemişti bu ismi ve hemen dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı.
Felix onu görünce belindeki tabancayı çıkardı ve hemen Hyunjin'e doğrulttu.
Lee Know da gerilen yüzü ve çatılan kaşları ile bakıyordu ona.
"Ne işi var bunun burada noona?"
"Sen önce Ha Ra'yı bırak da gel. Öyle konuşalım. "
Lee Know, Hyunjin'in üzerinden bakışlarını ayırmayarak başını salladı ve yönünü merdivenlere çevirdi.
Merdivenlerden çıkarken de:
"Felix, ayrılma buradan," diye seslendi sadık kardeşine.
O da aynı abisi gibi bakışlarını Hyunjin'den ayırmayarak başını salladı ve abisini onayladı.
"Noona sen iyisin değil mi?"
"Kötü gibi mi görünüyorum? Turp gibiyim."
Jiwoo'nun bu neşeli hâlleri Felix'i de güldürmeye yetti.
🗡
Lee Know, Ha Ra'yı kendi yatağının üzerine yavaşça bıraktı ve koltuğun üzerine fırlatıp attığı pikeyi alarak üzerine örttü. Ardından kendisi de yatağının ucuna oturdu.
Sağ elini kaldırdıktan sonra hemen genç kızın yanağına indirdi.
O pürüzsüz yanakları okşamaya devam etti. Daha sonra uyuyan meleğinin bu hâline tebessüm etti ve yanağına dudaklarını kondurdu.
Kokusunu ciğerlerine çeke çeke, yumuşacık bir öpücük bahşetti ve hiç istemese de çözülmesi gereken mesele yüzünden, genç kızın telefonunu da alarak aşağı indi.
Felix ile Jiwoo kahkahalara boğularak birbirlerine bir şeyler anlatıyor, Hyunjin ise hâlâ aynı vaziyette; sargılı olduğu belli olan koluyla yatıyordu.
Genç adam hiç sesini çıkarmadan arkası kendisine dönük olan ablasına yaklaştı. Onu ani bir hareketle kendisine çevirdi ve sıkıca sarıldı ailesinden kalan tek varlığına.
Jiwoo ani bir hareketle kardeşine dönmeden önce, ufak çaplı bir çığlık kaçırmıştı ağzından.
İşte bu çığlıkla Hyunjin vaziyetini bozmuş ve gözlerini açarak çığlığın geldiği yöne endişeyle bakmıştı.
O çığlıktan sonra bu tabloyu görmeyi hiç beklemiyordu tabii. İkisi de birbirlerine gülmeye devam ederek sarılıyordu.
Lee Know Jiwoo'nun kardeşiydi ama... Kıskanıyor muydu ne? Cidden şu an onun yerinde olabilmeyi çok istemişti.
İki kardeşin sarılma faslı bittiğinde Lee Know, onları tebessümle izleyen kardeşine döndü.
"Şunu götürün ve bir an önce işini bitirin Felix."
Bunu duyunca Jiwoo hemen:
"Hayır! "diye atladı.
"Ona bir sözüm var ve sözümü tutarak onu serbest bırakacağım."
"Ne saçmalıyorsun sen noona?! Sıkalım kafasına gitsin. Dünya bir pislikten daha kurtulmuş olur."
Onlar tartışmaya devam ederken Hyunjin iki kardeşi keyifle dinliyor ve bu kıza olan güveninin boşa olmadığına kanaat getiriyordu.
"Hayır dedim, Lee Know! O serbest kalacak. Bir sonraki sefere kendin yakalarsın artık."
Bu esnada Felix pencereden gördüğü kişilerle tartışmaya virgülü koydu.
"Buna bile gerek kalmadı. İşimiz bitti. Polis kapıda hyung."
Hepsi sustuğu sırada kapı zilinin sesi evin içinde yankılandı. İşte, şimdi nokta koyulmuştu.
...
Sizce polis neden kapıda?😏😉
