İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 14 · 3 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 14

14🗡Damadın Lee Know`a Selam Söyle

"Bana bunu neden daha önce söylemediniz?! Neden söylemedin Ha Ra?!"

Bayan Lee bir anda bağırmayı bıraktı ve sinirli surat ifadesi yüzünden silindi. Yerini anne şefkati aldı. Kızının oturduğu tekli koltuğun kenarına oturarak bu sefer de:

"Canın yanıyor mu kuzum?" diye sordu. Ha Ra annesine tebessüm etti ve endişelenmemesi için birazcık yalan da olsa cevap verdi.

"Hayır, geçti omma. Yanmıyor artık."

Birbirlerine bakıp tebessüm ettiler uzun bir süre. Sonra Bayan Lee dikkatlice kızını kendisine çekti ve onu sararak saçlarına ardı ardına öpücükler kondurdu.

🗡

"Omma, ben savcılığa falan gitmek istemiyorum."

"Ne demek istemiyorum? Bacaklarını kırarım senin Ha Ra! Hemen gidip o adamı şikayet ediyorsun. Ben seni sokakta bulmadım. Çabuk giy şu ayakkabıları!"

Ha Ra yere eğildi ve başında dikilen annesine göz devirerek ayakkabılarını ayağına geçirdi.

Gerçekten ondan şikayetçi olmak istemiyordu. Sonuçta çocuk mertçe karşısına çıkıp kendisini sevdiğini söylemişti. Zorla alıkoymamıştı ki.

Vurulma konusunda da kaşınan kendisiydi. En başından o buluşmayı hiç ayarlamaması gerekiyordu. Ayarlasa bile başkasını göndermemeli ve o çocuk gibi mert davranıp karşısına çıkıp konuşmalıydı.

Annesi ile sabahın köründe evden çıktılar. Bayan Lee evin kapısını kilitlerken Ha Ra da asansörü çağırmış ve çoktan gelen asansöre binmişlerdi.

"Gelince de Soobin'e bir uğrayalım Ha Ra. Ailesi burada değil. Yalnız hissetmesin kendisini çocuk. Ama önce bu iş bitecek."

İki hanım asansörden indiler ve sitenin önündeki açık park alanında duran arabalarına doğru ilerlediler.

Bayan Lee cebindeki anahtara basarak arabayı açarken kızından daha erken gidip arabanın sürücü koltuğuna yerleşti.

Ancak Ha Ra ayakkabısının rahatsız etmesinden dolayı bir defa daha yere çömelmiş, ayakkabısını yeniden çıkarmış ve giymeye uğraşıyordu.

"Hadi Ha Ra, hadi!" sesi yükselince genç kız:

"Geliyorum omma," diye bağırdı ve ayağa kalkarak ayakkabının hâlâ rahatsız edip etmediğini kontrol etti.

Evet, hiçbir rahatsız edici durum yoktu.

Tebessüm etti.

Arabalarına doğru ilerlemek istedi. Ama daha ne olduğunu bile anlayamadan arkasından bir kol boynuna dolandı.

O anki korkuyla:

"Ommaaa!" diye bağırdı.

Ama bağırır bağırmaz arkasındaki adam bir de başına silahın namlusunu dayayınca susmak zorunda kaldı.

Bayan Lee kızının çığlığı ile hemen endişeyle indi arabadan. Gördükleri ile şoka uğrarken sağ eli hızla ağzına kapandı. Tam bağırmak için ağzını açacaktı ki kızının kafasına silah dayayan adam ondan önce davrandı.

"Sakın bağırayım deme! Aksi takdirde gözlerinin önünde kızının beyninin nasıl etrafa dağıldığını izlersin. Sessiz ol... Anladın mı beni? Sessiz!"

Bayan Lee adamın ciddiyetini anlayınca sustu. Gözünden firar eden yaşların birini siliyor biri doluyordu. Bu kadar çaresiz olmak çok kötüydü. Kızı ölümle burun burunayken onu oradan çekip çıkaramamak...

Sadece:

"Ne istiyorsun kızımdan? Bırak onu, lütfen," diyebildi.

Bunun üzerine adam sırıttı.

İğrenç nefesini Ha Ra'nın yüzüne üfüre üfüre konuşmaya başladı.

"Damadın Lee Know'a, Hwang Hyunjin'den selam söyle analık! Ona de ki; Hwang Hyunjin'in işlerini daha fazla kurcalarsa sevdiği kızı elinden almakla kalmaz, onu bir çöpmüş gibi atıverir kenara. O çöplükten bu çöplüğe koşarak didik didik kızının cesedini arar her yerde. Aynen böyle söyle!"

Ardından Ha Ra ile birlikte geri geri arabasına doğru gitmeye başladı.

Onu bekleyen adamı arabanın arka kapısını açarak Ha Ra'yı içine ittirdi ve hemen yanına oturarak kaçmasını engelledi.

O da sürücü koltuğuna yerleşerek arabayı çalıştırdı. Son sürat siteden ayrıldı.

"Hwang Hyunjin de kim?! Neden beni kaçırıyorsunuz?!"diye bağırdı genç kız arabanın içinde.

Ama ona cevap veren olmadı.

Bir daha aynı soruyu sordu ama yine onu tınlayan olmadı.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.