🗡
Ha Ra ve Yun Hee anahtarı kapı deliğinden sokup eve girdiler ve sessiz olmaya özen göstererek yeniden kapıyı kapattılar. Her ne kadar sessiz olurlarsa olsunlar yine de Bayan Lee'ye yakalanmaktan kurtulamamışlardı.
"Ha Ra nerede kaldın? Yun Hee... Siz ne işler karıştırıyorsunuz gece gece? Benim yüreğime inme mi indireceksiniz?! Geçin içeri! Geçin çabuk, her şeyi anlatacaksınız bana!"
Ha Ra ile Yun Hee birbirlerine kısa bir süre baktıktan sonra ayakkabılarını çıkarmak için yere eğildiler.
Yun Hee, Ha Ra'ya da yardım edip içeri girdiğinde Bayan Lee'nin işaret ettiği tekli koltuğa oturdu. Arkasından gelen arkadaşı Ha Ra da diğer koltuğa aynı şekilde oturduğunda Bayan Lee:
"Sizi dinliyorum," diyerek kollarını birbirine bağladı. Bir şeyler olduğunu biliyordu. Kızının bu hâllerinden çok şüpheliydi.
Ha Ra ise şimdi ne diyeceğini bilemiyordu. Ne annesine ne de babasına bugüne kadar hiç yalan söylememişti. Zaten söylese bile annesi hemen anlardı. Erkek kardeşlerinden tecrübeliydi. Bu yüzden annesine her şeyi dosdoğru anlatmaya karar verdi.
Nereden başlayacağını bilemiyordu ama bir yerden başlamalıydı işte.
Onu ilk gördüğü zamandan, okulda futbol izlerken yanına gelmesinden itibaren anlatmaya başladı. Yun Hee de arada konuşmaya katılıp arkadaşına yardım ediyordu. Bu iş mutlaka bitmeli ve yalansız hallolmalıydı.
🗡
"İşte patron, Lee Know'un dosyası. Çok uzun bir dosyaya sahip. Ama en son öğrendiğimiz bilgi şu doğrultuda. Onu çökertebileceğimiz iki kişi var. Birini tanıyorsunuz. Kim Jiwoo. "
Hwang Hyunjin oturduğu koltukta iyice yayıldı ve sırıtarak:
"Hani şu beni sürekli içeri attırmaya çalışan güzellik mi?" diye sordu. Adamı da aynı şekilde sırıttı ve cevap verdi.
"Evet, efendim. O kadın Lee Know'un öz ve öz ablası. "
"Whoa! İşte bu çok ilginç. Ama... Soy isimleri neden farklı?"
"Ailevi meseleler diye biliyorum. Lee Know babasının soyadını değil, annesinin soyadını almak istemiş."
"Demek öyle. Her neyse... Eee başka?"
"Bir diğer kişi de kendisinin yıllardır kafayı takmış olduğu bir kız. Kızın görüntülerine ulaştık ama henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Lâkin onun için gerçekten çok değerli."
Hwang Hyunjin oturduğu koltuktan kalktı ve ellerini cebine sokarak manzarayı izlemeye başladı. Derin bir nefes alıp verdikten sonra da konuşmasına son noktayı koydu.
"O zaman birinden başlamalıyız. Lee Know benim işlerime daha fazla burnunu sokamamalı! Ya sevdiği kızı ya da ablasını bana getirin! Onunla çok eğleneceğim. Çok..."
...
