İçeriğe geç

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Adaletin Yanında //FanFiction

Bölüm 12

12🗡 Savcı Hanım

"Savcı hanım. Çete yeniden ayaklanmış. Bu seferki alışverişleri daha çok Bonzai'ye dayalı. Biz yakalarız sizin emrinizle lâkin biliyorsunuz... Hwang Hyunjin'in çetesini çökertebilmemiz için herhangi bir delilimiz yok. Çok iyi çalışıyor ve arkasında hiçbir iz bırakmıyor. Ne yapmamızı istersiniz?"

Kim Jiwoo, masası başında uzun saçlarının çıkan kısımlarını kulaklarının arkasına tıktı ve önündeki dosyayı kapatarak sağ kolu sayılabilecek adamına döndü.

"Hwang Hyunjin..."dedi âdeta dişlerinin arasından tıslarcasına. Ardından devam etti.

"Onu Lee Know'a bırakın Jeongin."

"Kardeşiniz Lee Know'a mı?"

"Evet. Onunla iletişime geçeceğim. Bir işe yarasın bari sıpa."

"Emredersiniz, savcı hanım. "

Jeongin çıkınca genç savcı sabahtan beri oturduğu koltuğundan kalkararak telefonunu eline aldı ve boydan boya cam olan köşesine geçip manzarayı izlerken kardeşini aradı.

Ama tabii ki yine kapalıydı telefonu. Yine ne işler peşinde koşuyor acaba diye düşünürken 'pat' diye kapısı açıldı.

Adliyede kimse böyle bir saygısızlık yapmazdı. Bunu yapsa yapsa tek bir kişi yapabilirdi. O da...

"Lee Know," dedi bezgin bir sesle arkasına dönerek. Ve yanılmadığını anladı.

Kendisine sırıta sırıta yaklaşan aynı zamanda da kollarını açmış konuşmaya başlayan yakışıklı kardeşine baktı.

"Kokumu taaa nerelerden alırmış canım noonam benim."

Sırıttı genç savcı. Ardından tam karşısında duran kardeşinin kollarının arasına girdi. Başını onun sıcacık göğsüne koyup bütün yorgunluğunu üzerinden atmak, uyumak istemişti bir an. Ama nâfile!

"Sana ihtiyacım var yine Lee Know. Bana yardımcı olmalısın."

"Hangi konuda?"

Jiwoo başını kaldırarak kardeşinin yüzüne baktı. Daha sonra oturması için koltuğu işaret ederek kendisi oturdu. Kardeşi de oturunca hemen söze girdi.

"Hwang Hyunjin. Eroin-esrar kaçakçılığından çoğu kez içeri attırmayı becerdim. Ama her defasında ya 2 ya da 3 güne kalmadan çıktı içerden. Şimdi Bonzai ticareti yapmayı geçmiş, satışına başlamış bile. Ama bu sefer de onu içeri tıktıramam. Ekibimle onu öldürme yetkisine de sahip değilim. Zaten şimdi köstebek gibi saklanıyordur. Daha önce yaptığım gibi bu işi sana vermek istiyorum. Bu sefer de bizlerle işbirliği yapar mısın?"

Lee Know ablasını duyunca gülmeye başladı. Çünkü ablasının söyledikleri bugün yaptıklarına 'cuk' oturmuştu.

"Sen ne ballı bir noona olduğunu biliyor musun?"dedi ablasına.

"Daha bugün bu adamla uğraştım. Aslında daha çok adamlarıyla. Bangchan adamlarını ticaret yaparken yakaladı ve göz korkutmak için gitmek istedi. Ben de onunla beraber gittim. Adamlarını iyi eğitmiş. O kadar işkenceye rağmen konuşturamadık. 2 adamı daha var elimde. Ümidimi kesmeden onları da konuşturmaya çalışacağım. Merak etme noona. En kısa zamanda o adamı bulup geberteceğim."

Genç savcının yüzünde bir tebessüm oluşurken:

"Aslansın sen be!"dedi kardeşine.

Bugüne kadar kardeşini mafya olarak bildiği için onunla konuşmamış, neredeyse düşman kesilmişti. Kendisi vatan için çalışırken kardeşinin pis işler içinde yüzdüğünü öğrendiğinde onu öldürmek bile istemişti. Ama kardeşi harika rol yaparak onu da uyutmuştu.

Meğersem o da vatanı için çalışan, adaletin yapamadığını bazen kanunların dışına çıkarak gerçekleştiren bir kimliğe sahipti.

Bunu öğrendiğinde kardeşi ile barışmak bir hayli zor olmuştu. Ama geçmişti o günler. Mazide kalmıştı ve Lee Know şimdi kendisiyle çalışıyordu.

"Gel buraya," dedi kardeşine yeniden ve ona sıkıca sarıldı. Kokusunu doya doya içine çekti.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.