Efsun’dan;
Karan’ın verdiği haberin şoku henüz zihnime ulaşmamıştı ki, deponun büyük, paslı demir kapısı korkunç bir gürültüyle yerinden söküldü. İçeri sızan soğuk rüzgarla birlikte, arkasında bir düzine adamla birlikte adeta bir duvar gibi dikilen o gölgeyi gördüm.
Gelen adam, hayatımda gördüğüm en devasa, en ürkütücü insandı. Adeta mermerden oyulmuş gibi duran devasa kasları, yüzündeki vahşi yara izi ve gözlerindeki acımasızlıkla tam bir ölüm makinesini andırıyordu. Düşmanlarımızın Asaf’ı bitirmek için gönderdiği en güçlü, en ölümcül koz buydu.
"Asaf!" diye çığlık attım, sargılı ellerimi gayriihtiyari göğsüme bastırarak.
Asaf beni saliseler içinde arkasındaki tütün balyalarının arasına, güvenli bir köşeye doğru itti. "Efsun, sakın kafanı kaldırma!" diye kükredi.
O andan sonra deponun içi tam bir cehenneme döndü. Asaf ve Karan, üzerlerine gelen adamları birer birer yere sererken, o devasa adam doğrudan Asaf’a doğru hamle yaptı. Bu sıradan bir kavga değildi; bu, hayatta kalma savaşıydı.
Asaf, dev adamın savurduğu ölümcül yumruklardan sıyrılmaya çalışırken her hareketinde canını ortaya koyuyordu. Adamın indirdiği bir darbe Asaf’ın yüzünde patladığında dudaklarından süzülen kanı gördüm. O an, kalbimin tam ortasında bir şeylerin koptuğunu, canımdan can gittiğini hissettim.
Yerdeki eski bir tahta kasanın üzerine çökmüş, sargılı ellerim göğsümde, gözlerimi ondan ayıramıyordum. Korkuyordum ama bu kez korkum kendi canım için değildi.
Onun için korkuyordum.
O an, tüm o kaçırma hikayesinin, zincirlerin, tutsaklığın anlamsızlaştığı o kırılma noktasını yaşadım. Karşımda benim için, benim hayatım için kendi canını hiçe sayan bir adam vardı. Yüzündeki her bir yara izinde, her bir kan damlasında bana olan o hastalıklı ama bir o kadar da derin, korumacı sevgisini görüyordum. Ve içimdeki o son direnç duvarı da büyük bir gürültüyle çöktü.
Ben bu adama aşıktım. Beni kaçıran, beni bu karanlık dünyasının içine çeken celladıma sırılsıklam, geri dönülmez bir şekilde aşıktım. Onun o vahşi, tavizsiz gücü içimde korkudan ziyade, hayatımda hiç hissetmediğim kadar büyük, sıcak bir sığınma arzusu uyandırıyordu. Gözlerimden süzülen yaşlar bu kez çaresizlikten değil, bu tehlikeli adama karşı duyduğum o yoğun, yakıcı aşktandı.
"Asaf..." diye fısıldadım, sesim bir dua gibi döküldü dudaklarımdan. "Lütfen... Yalvarırım ölme."
Asaf, sanki fısıltımı duymuş gibi, göz ucuyla bana baktı. Gözlerimiz saniyeliğine çakıştığında, o koyu harelerdeki koruyucu ateşin daha da parladığını gördüm. Benim ona bakan aşık, endişeli gözlerim ona ihtiyacı olan o vahşi gücü vermişti.
Büyük bir kükremeyle dev adamın üzerine atıldı. Çelik gibi sert yumruklarını adamın yüzüne, gövdesine ardı ardına indirmeye başladı. Asaf’ın her darbesinde düşmanlarının bu depoda bıraktığı son umutlar da un ufak oluyordu. En sonunda, o devasa adam büyük bir gürültüyle yere yığıldı ve bir daha hareket etmedi.
Deponun içindeki o barut, kan ve toz bulutu yavaşça dağılırken etraf tamamen sessizliğe gömüldü. Karan, köşede kalan son birkaç adamı bağlarken derin bir nefes aldı.
Asaf ise soluk soluğa, üstü başı yırtılmış, yüzü kan içinde öylece duruyordu. Bakışları yavaşça bana döndü.
Aradaki mesafeyi umursamadan tahta kasanın üzerinden fırladım. Sargılı ellerimin acısını tamamen unutmuştum. Koşarak aramızdaki mesafeyi kapattım ve kendimi onun o sıcak, kan kokan göğsüne bıraktım.
Asaf beni kollarıyla sımsıkı sarıp havaya kaldırdı. Başımı boynuna gömdüm, kokusunu içime çektim. Titreyen, sargılı ellerimi yavaşça onun kanayan yanağına koydum. Gözlerimizin içine bakarken, içimdeki o büyük aşkı artık saklama gereği duymuyordum.
"Seni seviyorum," diye fısıldadım hıçkırıklarımın arasından. "Beni nereye götürürsen götür, hangi cehenneme hapsedersen hapset... Ben sadece senin yanında olmak istiyorum Asaf."
Asaf’ın gözlerindeki o sert, karanlık ifade bir anda un ufak oldu. Dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı, bakışlarında daha önce hiç görmediğim bir huzur belirdi. Eğilip sargılı ellerimin üzerine derin, sıcak bir öpücük kondurdu.
"Ben seni bu cehennemden çıkaracağım Efsun," dedi, sesi ilk kez bu kadar emin ve sevgi doluydu. "Bizim hikayemiz burada bitmeyecek."
Yorum yapmayı unutmayın 🌹🥰